36. bölüm · KUTLU YEMİN

📖 36. Bölüm – Sessizlikteki Çatlaklar

Yasin Sarp

Bölümler
1 KUTLU YEMİN (Bölüm 1) 2 2.Bölüm ( çöküş ) 3 3.Bölüm( Kendi yolumu çiziceğim) 4 4.Bölüm (erzuzum kalesi) 5 5.bölüm ( evlilik - yeni dosltuk) 6 6.Bölüm( yükseliş) 7 7.Bölüm ( yenilgi) 8 8.Bölüm ( Gece sahnesi žrâ ve Yasi-r 9 9.Bölüm (sesiz kale ) 10 10.Bölüm( ihtnet ve yeni toprak) 11 11.bölüm (intikam) 12 12.Bölüm( selahdinin başarısı) 13 13.Bölüm ( beytü'l müslimîn doğuşu) 14 14. Bölüm –İki Cephede Savaş 15 15. Bölüm – Gölgeden Gelen Ses 16 📖 16. Bölüm – Üç Cephe, Tek Yürek 17 📖 17. Bölüm – Üç Cephe, Tek Yürek ( devamı) 18 📖18. Bölüm – Kör Bilgenin Sözü 19 📖 19. Bölüm – Sesin Ardındaki Gerçek 20 📖 20. Bölüm – İhanet ve Kurtuluş 21 📖 21. Bölüm – Bekleyiş 22 📖 22. Bölüm – Uyanış 23 📖 23. Bölüm – Gölgelerde Kurulan Plan 24 📖 24. Bölüm – Yüzdeki Yara 25 📖 25. Bölüm – Zagros’un Aslanı Gece… 26 📖 26. Bölüm – Kesilen Hesap 27 📖 27.Bölüm büyük sefer 28 📖 28. Bölüm – Ayub seferi -Zahran’ın Karanlığı 29 📖 29. Bölüm – Ateşin Yolu 30 📖 30. Bölüm – Hançer Kalesi 31 31. Bölüm - Sessiz Zekânın Zaferi 32 📖32. Bölüm – Küçük Kıvılcım 33 📖 33. Bölüm – Son Kale (I) 34 📖 34. Bölüm – Son Kale (II 35 📖 35. Bölüm – Barışın Bedeli Son kale düşmüştü. 36 📖 36. Bölüm – Sessizlikteki Çatlaklar 37 📖 37. Bölüm – Gölgelerin toplantısı 38 📖 38. Bölüm – Siyah Mühür 39 📖 39. Bölüm – Fırtına Öncesi Günler geçiyordu. 40 📖 40. Bölüm – Sessizliğin İçindeki Kıvılcım 41 📖 41. Bölüm – Kırılan Güven 42 📖 42. Bölüm – Kara Bayraklar 43 📖 43. Bölüm – Paris Kuşatması: Kara Fırtına 44 📖 44. Bölüm – Gece Baskını 45 📖 45. Bölüm – Bir Krallığın Sonu

Yasir uzun yıllardan sonra ilk kez büyük bir savaşın ardından duruyordu.
Ayub seferi sona ermişti.
Kılıçlar susmuştu.
Ama insanın içindeki savaş…
kolay bitmiyordu.

Ordu Paris Kalesi’ne döndüğünde halk sokaklara döküldü.
Kapılar açıldı.
Askerler yorgundu.
Bazıları yaralı…
bazıları eksikti.
Ama yine de herkes aynı şeyi haykırıyordu:
“Yasir!”
“Yasir!”

Emir Baran atından inerken çevresindeki askerler ona farklı gözlerle bakıyordu artık.
Fısıltılar yayılıyordu:

“Zagros Dağları’nın Aslanı…”

Baran bunu duydu.

Ama hiçbir şey söylemedi.

Gece olduğunda büyük salon yeniden toplandı.
Masanın etrafında:
Yasir
Emir Baran
Melikşah
Selahattin
Zeynep
vardı.
Sessizlik hakimdi.
İlk konuşan Melikşah oldu:

“Askerler yorgun.”

“Yeni sefere hazır değiller.”

Selahattin başını salladı:

“Halk da öyle.”

Yasir sustu.

Çünkü haklıydılar.

Tam o sırada içeri bir asker girdi.
Yüzü gergindi.

“Efendim…”

“Sorun var.”

Yasir gözlerini kaldırdı.

“Ne oldu?”

Asker yutkundu.

“Bazı beyler…”

“Vergileri ödemeyi reddediyor.”

Salondaki hava değişti.
Ayub seferi büyüktü.
Ama uzun savaşlar…
her zaman içeride çatlaklar bırakırdı.

Zeynep sessizce konuştu:

“Bu beklenirdi.”

Herkes ona baktı.

“Uzun savaşlar halkı korkutur.”

“Korkan insanlar da güçsüz
liderler arar.”

Yasir düşünceliydi.

“Yani?”

Zeynep gözlerini ona çevirdi:
“Bu artık kılıç meselesi değil.”

“Devlet meselesi.”

Toplantı bittikten sonra herkes ayrıldı.
Yasir kalenin balkonunda yalnız kaldı.
Aşağıda sessiz şehir vardı.
Bir süre sonra yanına biri geldi.

“Yorgunsun,”
dedi Zeynep.

Yasir hafifçe güldü.

“İlk kez mi belli oluyor?”

Zeynep de hafifçe gülümsedi.
Sonra ciddi bir şekilde konuştu:

“İnsanlar seni yenilmez sanıyor.”

Yasir gözlerini uzaklara dikti.

“Değilim.”

Kısa bir sessizlik oldu.

“Ama olmak zorundayım.”

Zeynep bu sözlerden sonra sustu.
Sonra yavaşça:

“Bazen…”

“Bir insanın yükünü paylaşması gerekir.”

Yasir ona baktı.

Uzun süre…

hiç konuşmadan.

Rüzgâr esiyordu.

Meşaleler hafifçe sallanıyordu.
Ve ilk kez…

Yasir savaş dışında bir şeyi düşünüyordu.

Ama uzakta…
karanlığın içinde biri onları izliyordu.
Yüzü görünmüyordu.
Sadece tek bir şey duyuldu:
“Yakında başlayacak…”