42. bölüm · KUTLU YEMİN
📖 42. Bölüm – Kara Bayraklar
Paris Kalesi surlarında nöbet tutan askerler uzak ufka bakıyordu.
Ve sonra…
bir asker bağırdı:
“GEMİLER!”
Bir anda bütün surlar hareketlendi.
Çanlar çalmaya başladı.
Ufukta siyah noktalar görünüyordu.
Ama onlar yaklaştıkça…
herkesin yüzü değişti.
Çünkü bu sıradan bir filo değildi.
İngiltere Krallığı bütün gücüyle gelmişti.
Denizin üstü savaş gemileriyle dolmuştu.
Yüzlerce gemi…
Siyah bayraklar…
Demir zırhlı askerler…
En öndeki geminin burnunda altın işlemeli bir arma vardı.
Ve o geminin üzerinde duran adam…
soğuk gözlerle kaleye bakıyordu.
“Sonunda…”
“Yasir.”
Haber kısa sürede taht salonuna ulaştı.
Emir Baran kapıları açarak içeri girdi:
“İngiltere geldi!”
Bir anda herkes ayağa kalktı.
Melikşah şaşkındı:
“Bu kadar hızlı mı?”
Ama Yasir sessizdi.
Hâlâ elinde Zeynep’in mektubu vardı.
Emir Baran ona baktı.
“Yasir…”
Yasir yavaşça mektubu masaya bıraktı.
Sonra ayağa kalktı.
Ve gözleri yeniden değişti.
Acı…
yerini öfkeye bırakıyordu.
“Demek savaş istiyorlar.”
Öğlene doğru İngiliz donanması tamamen kıyıya ulaştı.
Kale artık kuşatma altındaydı.
Deniz kapatılmıştı.
Ticaret durmuştu.
Ve uzaktan dev mancınıklar taşınıyordu.
İlk kez…
Yasir kendi kalesinde savunmadaydı.
Akşama doğru beyaz bayraklı küçük bir gemi yaklaştı.
Bir elçi gönderilmişti.
Elçi surların önünde yüksek sesle bağırdı:
“İngiltere Krallığı adına konuşuyorum!”
Surlar sessizleşti.
“Kral Alfred’in emriyle…”
“Teslim olun.”
Emir Baran sinirle öne çıktı:
“Cevabı şimdi vereyim mi?!”
Ama Yasir elini kaldırdı.
Sonra ağır adımlarla surların önüne geldi.
Aşağıdaki İngiliz ordusuna baktı.
Ve tek bir cümle söyledi:
“Ben diz çökmem.”
Elçi sessizce geri çekildi.
Gece çöktüğünde…
İngiliz kampında büyük ateşler yanıyordu.
Davullar duyuluyordu.
Kalede ise sessizlik vardı.
Askerler yaklaşan saldırıyı bekliyordu.
Yasir yalnız başına surlarda yürüyordu.
Tam o sırada arkasından bir ses geldi:
“Kırılmış görünüyorsun.”
Yasir döndü.
Kör Bilge
Bir anda ortaya çıkmıştı.
Yasir sessizce konuştu:
“Her şey dağılıyor.”
Kör Bilge hafifçe güldü.
“Hayır.”
“Asıl şimdi başlıyor.”
Tam o anda…
denizden ilk mancınık ateşi geldi.
Devasa alev topu geceyi yararak kaleye doğru ilerledi.
Ve savaş…
nihayet başlamış oldu.
🔥 BÖLÜM SONU
