30. bölüm · KUTLU YEMİN
📖 30. Bölüm – Hançer Kalesi
Yasir için Palermo ve Kara Kale artık geride kalmıştı.
Ama sefer bitmemişti.
Çünkü önünde hâlâ düşmesi gereken kaleler vardı.
Harita açıldığında herkes sustu.
Emir Baran kaşlarını çattı:
“Bu kalenin adı boşuna değil…”
Melikşah yavaşça söyledi:
“Hançer Kalesi…”
Bu kale diğerlerinden farklıydı.
Sur duvarları ince ama keskin kulelerle doluydu
Her köşe bir tuzak gibiydi
Ve en önemlisi…
içeriden savaşan bir kale gibiydi
Ordu kaleye yaklaştığında…
garip bir sessizlik vardı.
Ne bağırış…
ne hareket…
“Bu sessizlik… iyi değil.”
Koçbaşı hazırlandı.
Okçular dizildi.
Emir verildi:
“Saldır!”
Ama tam o anda…
Surların üstünden bir anda ok yağmuru başladı.
Ama bu sıradan oklar değildi.
Bazıları alevliydi
Bazıları zehirliydi
Askerler birer birer düşmeye başladı.
Emir Baran bağırdı:
“Geri çekilin! Bu bir tuzak!”
Ama Yasir geri çekilmedi.
Yasir ileri çıktı.
Gözleri sertti.
“Bu kale… korku ile savunuluyor.”
“Biz korkuyu yıkarız.”
👉 Melikşah yaklaştı
:
“Düz saldırı kayıp demek.”
Yasir başını salladı.
“O zaman… içeriden kıracağız.”
🌑 GECE
Gece çöktü.
Bu sefer sessiz bir plan vardı.
Emir Baran seçilmiş askerlerle birlikte gizlice kalenin arkasına geçti.
Duvarlar yüksek değildi…
ama ölümcül keskin kulelerle korunuyordu.
Bir asker düştü.
Sessizce…
Ama Baran durmadı.
Nöbetçiler indirildi.
Kapıya ulaşıldı.
Kilidi açtılar.
Kapı açıldı.
Yasir bağırdı:
“ŞİMDİ!”
Askerler içeri doldu.
Dar sokaklar…
kanlı çatışmalar…
çığlıklar…
Kalenin komutanı ortaya çıktı.
Elinde çift hançer vardı.
“Burası Hançer Kalesi…”
“Buradan sağ çıkamazsınız!”
Yasir yürüdü.
Hiç durmadan.
Bir hamle…
iki hamle…
Ve komutan yere düştü.
Şafak söktüğünde…
Hançer Kalesi düşmüştü.
Yasir surlara çıktı.
Aşağı baktı.
Ordu sessizdi.
“Bir kale daha…"
“Ama bu daha başlangıç.”
