4. bölüm · KUTLU YEMİN
4.Bölüm (erzuzum kalesi)
Yasi-r kendi köyünü kuralı henüz iki ay olmuştu. Ancak bu iki ay, sıradan iki ay değildi. Bu kısa sürede Yasi-r’in ordusu iki yüz askere ulaşmış, onun kılıcıyla ölen eşkıya sayısı ise iki bine dayanmıştı.
Artık eşkıyalar geceleri uyuyamaz olmuştu. Yasi-r onların rüyalarına giren bir korku, karanlıkta duydukları bir isim olmuştu.
Bir gün Yasi-r, yine bir eşkıya baskını için yola çıkmıştı. Uzakta büyük bir eşkıya topluluğu gördü. Bunlar Eşkıya Kralı Robers’in kardeşi ve sağ kolu olan Eroupean ve adamlarıydı.
Yasi-r askerlerine dönerek savaş hazırlığı yapmalarını emretti. Ancak Eroupean savaşmak istememişti ve Yasi-r’e bir haberci gönderdi.
Haberci Yasi-r’in karşısına geldi ve diz çökerek şöyle dedi:
“Ne olur bizim canımızı bağışla, savaşmak istemiyoruz.”
Yasi-r habercinin gözlerinin içine bakarak tek bir soru sordu: “Melikşah nerede?”
Haberci, “O yaşıyor ama köle olarak satıldı.” dedi.
Tam o sırada arkadan bir ses yükseldi: “Yalan söylüyor! Melikşah öldü. Onu köle olarak satmaya götürdüklerinde Melikşah, ‘Beni asla köle yapamazsınız’ dedi. Eroupean onu bir kılıç darbesiyle öldürdü.”
Bu sözleri söyleyen kişi, Yasi-r’in daha önce kale gezintisi sırasında tanıştığı gezgin Lusifer’di.
Bu sözleri duyan Yasi-r’in yüzü karardı. Hiçbir şey söylemedi. Habercinin kollarını ve bacaklarını kestirdi, ardından başını gövdesinden ayırdı ve o başı Eroupean’ın önüne attırdı. Sonra kılıcını kaldırarak şöyle dedi: “Melikşah’a ne yaptıysan, iki katını sana yapacağım. Hücum!”
Savaş uzun sürdü ama kazanan Yasi-r oldu. Eroupean’ı paramparça ettirdi ve parçalarını Robers’e gönderdi. Robers’e gönderdiği mesaj kısa ve netti: “Sıra sende.”
Yasi-r ordusunu büyütmek ve farklı medeniyetlerin savaş tekniklerini öğrenmek için farklı krallıklardan askerler getirtti. Lehistan, Kutsal Roma ve Bizans’tan gelen askerlerle ordusu artık daha disiplinli ve daha güçlüydü.
Bir gün bir eşkıya, ölümü göze alarak Yasi-r’in önünü kesti. Yasi-r ona adını sordu. Eşkıya bağırarak: “DERST BANDİST!” dedi.
Sonra Yasi-r’e haraç vermesini söyledi ve vermezse kellesini alacağını söyledi. Yasi-r hiç düşünmeden kılıcını çekti ve tek hamlede onun kafasını kesti.
Bu olaydan sonra Eşkıya Kralı Robers korktu ve Kamruka Şah Krallığı’na sığındı. Yasi-r iki köy fethetmişti ancak Kamruka Şah Krallığı onun köylerine saldırdı ve Yasi-r’e savaş ilan etti.
Kamruka Şah’ın komutanı Taka Kura, Yasi-r’in köyünü yağmalamaya gelmişti. Gün batımına kadar süren savaşta Yasi-r, Taka Kura’nın kafasını kesti ve cansız bedenini yaktırdı. Ancak bu savaşta iki taraf da ağır kayıplar verdi.
Yasi-r ordusunu yeniden kurmak için Harezm Krallığı’na gitti ve bir süre sonra 250 asker ile geri döndü. Döndüğünde ona ağır hakaret eden Harezm askeri Cihilaun ile savaştı ama sonunda onun canını bağışladı ve geçmesine izin verdi. Daha sonra Harezm’den üç köy ele geçirdi ve tekrar Erzurum’a döndü.
Ancak Harezm komutanı Celaleddin Mingurburun onu kovalamaya başladı. Yasi-r esir düşmemek için bir mağaraya saklandı. Mingurburun gittikten sonra Yasi-r Erzurum’a gidip ordusunu aldı ve geri döndü.
Bu sırada Bizans ile Harezm arasında Tarbizi Kalesi kuşatması vardı. Yasi-r Bizans’a yardım etti ve kale ele geçirildi. Daha sonra Harezm askeri İzin Din Cildak ile savaştı ama onun da canını bağışladı.
Yasi-r’in ordusu artık 400 kişiye ulaşmıştı. Yaralılar iyileştikten sonra hedefi olan Erzurum Kalesi’ni fethetmeyi planladı. Ancak yaralılar iyileşene kadar kale dört kez el değiştirdi: Selçuklular, Moğollar, korsanlar ve Norveçliler kaleyi aldı.
Yasi-r kaleyi kuşatmaya gideceği sırada Delihu Sultanlığı gelip kaleyi kuşattı ve ilk günden kaleyi aldı. Bunun üzerine Yasi-r 300 kişilik ordusuyla köyüne geri döndü ve askerlerine “Ne yapacağız?” diye sordu.
Tam o sırada akıl hocası Malik bin Cesdi ortaya çıktı. Yasi-r onu görünce büyük saygı ile karşıladı ve onun kaleyi fethetme planını dinledi. Malik’in planına göre önce kalenin su yolları kesilecek, sonra gece küçük birlikler kaleye gizlice girecek, kapıları içeriden açacak ve aynı anda dört taraftan saldırı başlayacaktı.
Malik, Yasi-r’e 100 asker daha bulmasını söyledi. Yasi-r asker bulmak için yola çıktı. Bu sırada askerler kendi aralarında konuşuyordu: “Biz bu kaleyi altın için değil, Yasi-r için alıyoruz.” “Yasi-r askerlerini asla bırakmaz.” “O sadece bir kral değil, bizimle savaşan bir komutan.” “Bir gün herkes kralların adını unutacak ama Yasi-r’in adını unutmayacaklar.”
Yasi-r 100 asker ile geri döndüğünde kale Malik’in planı ile kuşatılmıştı ve plan başarılı olmuştu. Yasi-r sonunda hayali olan Erzurum’u fethetti.
Ancak Yasi-r iki yeni düşman kazanmıştı: Norveç Krallığı ve Kamruka Şah Krallığı. Delihu Sultanlığı ise aldığı ücret karşılığında Yasi-r ile barış imzalamıştı.
Yasi-r Erzurum halkının karşısına çıkmadan önce akıl hocası ona halkın bekar bir kral istemeyeceğini ve evlenmesi gerektiğini söyledi. Yasi-r istemese de kabul etti.
Sonunda Yasi-r halkın karşısına çıktı ve şöyle konuştu:
“Ey Erzurum halkı! Ben buraya yıkmaya değil, kurmaya geldim. Ben buraya zulmetmeye değil, adalet getirmeye geldim. Bu şehir artık korkunun değil, adaletin şehri olacak. Ve size bir haberim daha var… Ben sizin içinizden biriyle evleneceğim. Artık ben sadece bir kral değil, sizden biri olacağım. Hepiniz düğünüme davetlisiniz.”
