27. bölüm / 48
KİRAZLI TURTA -Yaz Kurgusu-27 🥧
Bölümler 48Şu an: 27 🥧
- 1 1 🥧1.768 kelime
- 2 2 🥧1.128 kelime
- 3 3 🥧1.524 kelime
- 4 4 🥧1.510 kelime
- 5 5 🥧1.681 kelime
- 6 6 🥧1.617 kelime
- 7 7 🥧889 kelime
- 8 8 🥧1.760 kelime
- 9 91.755 kelime
- 10 101.635 kelime
- 11 111.793 kelime
- 12 121.416 kelime
- 13 131.636 kelime
- 14 141.867 kelime
- 15 151.473 kelime
- 16 162.077 kelime
- 17 171.133 kelime
- 18 181.721 kelime
- 19 191.671 kelime
- 20 201.865 kelime
- 21 211.804 kelime
- 22 221.556 kelime
- 23 23🥧1.617 kelime
- 24 24 🥧1.507 kelime
- 25 25 🥧2.109 kelime
- 26 26 🥧2.640 kelime
- 27 27 🥧1.333 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 28 🥧 -Magazinsel1.848 kelime
- 29 29 🥧1.276 kelime
- 30 30 🥧1.924 kelime
- 31 31 🥧1.996 kelime
- 32 32 🥧1.511 kelime
- 33 33 🥧1.999 kelime
- 34 34 🥧1.800 kelime
- 35 35 🥧1.764 kelime
- 36 36 🥧1.433 kelime
- 37 37 🥧1.900 kelime
- 38 38 🥧1.655 kelime
- 39 39 🥧1.322 kelime
- 40 40 🥧1.255 kelime
- 41 41 🥧1.651 kelime
- 42 42 🥧1.681 kelime
- 43 43 🥧1.902 kelime
- 44 44 🥧1.732 kelime
- 45 45 🥧1.712 kelime
- 46 46 🥧1.826 kelime
- 47 47 🥧2.368 kelime
- 48 48 🥧 - FİNAL- Vedalar Her Zaman Ağlatır Mı?2.356 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yeni bölüme hoş geldiniiizzz
Kitabımın şehitlerle pek alakası olmadığını biliyorum ama 15 temmuz da şehit verdiğimiz vatandaşlarımızı ve askerlerimizi anmadan geçemem, bu bölümü tüm kahramanlarımıza armağan ediyorum, sizlere minnettarız, umarım cennetin en güzel köşelerinde mutluluk ve refah içinde geçiriyorsunuzdur ikinci hayatınızı.
🇹🇷
Fetih'in beni tercih etmiş olmasına ne kadar sevinsem de annesi için söyledikleri kafamda soru işaretlerinin oluşmasına sebep olmuştu, bir anne ne yapmış olabilirdi de evladının ilk seçeneği olma hakkını kaybederdi ki?
Ve evet, ben senin için bir seçenek miyim klişesine pek değinmeyeceğim, bu hayatın bazı gerçekleri varsa onlardan bir tanesi de bazen çok sevdiklerimiz mevzu bahis bile olsa onlar hakkında seçimler yapmamız gerektiğiydi. Neyse ki Fetih, annesine hala saygılı davranırken gönlünde en baş köşeye beni koymuştu, bu kadar kısa sürede onun için yüksek bir değere sahip olmak beni mutlu etmişti, birisi bana değer veriyordu sonunda, üstelik benden hiçbir şey talep etmeden bunu yapıyordu.
Onun bana söylediği sözlerin üzerinden bir dakika bile geçmemişti ki hemen boynuna sarıldım, annesinden yara alanlar her zaman boynu bükük gezerdi, ikimizde annemizi çok sevmemiz rağmen hep onlar tarafından paramparça edilmiştik demek ki.
Hem yabancı ne bilsin canının en çok yanacağı yarayı nereden açacağını?
"Fetih..." Kollarını bana sıkıca dolayıp başını saçlarımın arasına gömdü. "Şimdi değil güzelim, belki daha sonra anlatırım." Belli ki yarası çok derine inmişti, tekrar deşmeye hazır değildi. "Nasıl istersen aşkım."
Bir müddet böyle kaldık, rügâr estikçe saçlarım savruldu, onun yüzüne doldu ama o bundan hiç şikayetçi değildi, aksine hoşuna bile gidiyordu belkide. Denizin dalgası dile getiremediğimiz dertlerimizi alıp götürmek istermiş gibi sıkça kıyıya vurmaya başlayınca istemeyerekte olsa ayrıldık, el ele tutuşup kumsal alandan çıktık. Ayaklarım hep kum olduğu için çıkıştaki çeşmede yıkayıp ayakkabılarımı giyinirken yarım saat öncesine nazaran daha iyi hissediyordum.
Arabanın kapısını açmışken, Fetih elimi tutup binmeden önce beni durdurdu, "Kiraz," derkenki sesinden bile ne söyleyeceğini anlamıştım. "Eve döndüğünde Kiraz gibi davranman lazım, benim yüzümden bu hale gelen kadın gibi değil." Kendini mi suçluyordu bu durumda? Çünkü suçlu olması gibi bir durum aklımın ucundan bile geçmemişti.
"Senin yüzünden mi?" Başımı yana eğip en üzgün şekilde baktım. Elimi yanağına yaslayıp parmaklarımı gıdıklayan hafif kirli sakalını okşadım. "Seni bir saniyeliğine dahi suçlamadım Fetih, bize bunu kimin yaptığını biliyorum, ikimizde biliyoruz." Uzanıp yanağına minicik bir buse kondurdum, geri çekildiğimde maviye bürünmüş gözlerinden minnet duygusunu okudum.
"Sen bana kızmadın, gözlerinin önünde bunu yapmama rağmen benimle yollarını ayırmak yerine sana daha sıkı bağlanmamı sağlayacak şekilde davrandın. Sana güveniyorum Fetih, hemde sonsuz bir güvenle. Beni bu beladan kurtaracağını çok iyi biliyorum, nedenini sorma hissediyorum sadece. Ben de dediğini yapıp unutacağım bu yaptığımı."
O kadar güzel bakıyordu ki biraz daha böyle kalsak gerçekten yediğim en büyük haltı unutabilirdim.
"Bana bu denli güvenmen çok kıymetli Kiraz, sen bunları söyledikten sonra canım pahasına da olsa seni korurum."
Oysa içimde sayamayacağım kadar çok endişe varken bunu ona söylediği bilse şu andan daha çok korurdu beni. Anksiyetik biri değildim, en fazla ölürdüm ama bu aklımdan her ihtimalin geçmediği anlamına gelmezdi, belki birini vurduğum o anlar gerçekten de kayıt altına alınmıştı ve onu polise verip beni hapislerde sürüm sürüm süründürürdü, ama aşık olmak böyle bir şeydi, ona tamamen güvenmezsem kendi kendimi yer bitirirdim.
Biraz geri çekilip kapıyı benim için tamamen açtı. "Arabaya geçelim, hava iyice soğudu." başımla onaylayıp yerime oturdum, kapıyı kapatıp kendi yerine geçince aracı çalıştırdı ve sahilden uzaklaşmaya başladık.
🍰
Eve geleli sadece iki dakika olmuştu ama çoktan ruhum daralmaya başlamıştı bile, nasıl rol yapacaktım damarımda akan kanın hızını bile bile insanlara karşı?
Ayakkabılarımı çıkartıp elime aldım, sessizce odama çıkıp hızlıca üzerimi değiştirdim, pijamalarımla daha rahattım, işin komik kısmı boğazlanmadan önce makyajımı tazelediğim için hala güzel ve kusursuz kalmasıydı.
Makyaj temizleme suyu ile cildimi güzelce arındırıp saçlarımı taradım, uyku tutmazdı beni bu saatten sonra, fakat çok acil tuvalete gitmeliydim, onca adrenalin dolu sahneyi yaşadıktan sonra şimdiye kadar kendimi sıkmış olmam mucize gibiydi.
Tuvalette işimi hallettikten sonra aynanın karşısında boynumu inceliyordum, harbiden izler kalmamıştı, tek tük ama dikkatli bakmadan görünmeyecek izlerde sabaha geçerdi, gerçi yaralar onları önemsedikçe bize tutunurdu, iz kalsa bile ablamın hain kolyesini taktığımı söylerdim, bende artık yalandan bol ne olabilirdi ki?
Banyonun kapısı çat diye açılınca irkilip geriye doğru sendeledim, kalbim pata küte göğüs kafesime çarpıyordu, gelen kişiyi görmek ise ensemden sırtıma yayılan bir ürpertiye neden oldu, annem bana uykusuzluktan kızaran gözleriyle bakıyordu.
"Anne?"
"Neredesin sen?!"
Gecenin bu saatinde mikrofon yutmuşcasına bağırması ne kadar doğruydu? "Anne neden bağırıyorsun?" Üzerime doğru bir adım attı, elini kaldırınca tokat atacak sanmıştım, bu yüzden gözlerimi kapatıp ellerimi yüzümü korumak için siper ederken kolumdan çekip bana sarılması beklenmedikti.
"Neredesin sen kızım? Neredesin! Gece gündüze dönecek neredeyse sen neredesin?" Annemin sesi mi titriyordu? Bugün benim için ağlayan kişi yalnızca Fetih değildi sanırım, sonuçta ne olursa olsun annemdi o benim, hissetmişti başımın belada olduğunu.
"Fetih'le sahildeydik anne," Gözyaşlarını omuzuma akıtırken sırtımı sıvazlıyordu. "Manyak mısın kızım sen? Bir adamla gece yarılarına kadar tek başına dolaşman ne kadar tehlikeli haberin yok mu?" Annem Fetih'e güvenmemekte haksızdı, o bana zarar verecek son kişi bile olamazdı, buna cüret ederse karabasan gibi çökerdim üstüne.
Yada çökemezdim. Çantamdaki minicik maket bıçağı beni bir erkekten korumaya yetmezdi, günümüzde erkek milletinin çoğu kötü niyetli canavarlara dönüşmüşlerdi, bana zarar vermeye kalksalar muhtemelen acıyla yitip giden binlerce kadının arasına karıştırdım ve bu çok korkunç olurdu, annem bir erkek demişti üstelik, Fetih değil. Ama yinede ona güvenmiyordu.
"Sandığın gibi korkulacak biri değil o anne." Hayatımda sayısız defa arkadaşlarım için bu cümleyi ona kurmuştum ve hepsi benim için hüsranla sonuçlanmıştı. Kimi ölümüne savunsam işin sonunda rezil olan ben olmuştum, ama işler bu defa farklıydı çünkü ben şimdi aşık olduğum adamı savunuyordum, daha önce hiç aşık olmamıştım, belki onu savunmakta haklı çıkacaktım, belki annem ilk defa haklıymışsın kızım diyecekti.
Sarılmasına karşılık vermediğim için olsa gerek benden ayrılıp gözyaşlarını sildi, baştan aşağı beni süzerken endişesi dinmemiş gibiydi. "Boynundakiler ne?" İzleri geçmemiş miydi onların? "Ablanın kolyesini taktın değil mi? O kolye hep cildinizi çiziyor yavrum takacak başka kolye mi kalmamıştı?" Keşke annem bazen zihinlerimiz klonlanmış gibi hissetmemi engel olacak şekilde beni şaşırtsaydı.
"Hem asıl konuya dönelim, o adama nasıl bu kadar güvenebiliyorsun?" Hay ben benim aklıma...
En son annemin Fetih konusunu bir daha açmayacağım söylemiştim değil mi? Gereken cevabı vermek zor olsa da cesaretimi toplayıp o kelimeleri birleştirdim. "Aşığım çünkü anne." Vereceği tepkinin büyüklüğünden korkarken kıkırdamaya başlaması beni bozguna uğrattı, sinirlenip bağırıp çağırması lazımdı şu an.
"İlahi Kiraz, hiç güleceğim yoktu." Aile üyelerimin ciddiyetle ilgili ciddi problemleri vardı. Yanından geçip banyodan çıktım, gece gece kafası güzeldi her helde annemin, yoksa tutarsız tavırlarını binde bir ihtimalle içmiş olmasına verecektim. Ki söz konusu annemdi, içkiden ölesiye nefret eden...
🍰
Bir sabahın köründen merhaba ve uyuyamadım evet, hayatımda ilk defa endişeden uyuyamıyordum, unutmam gereken hatam her saniye vicdanımı sızlatırsa tabii ki uyuyamazdım, gece boyu yatakta dönüp durmuştum, içimde kötüden kötüye büyüyen huzursuzluk devasa bir boyuta ulaşmıştı artık.
Her gece, gündüze bağlandığı için Yaradana minnettardım. Güneş doğunca bu işin bi' hal çaresinin bulunacağına dair ümitlerim de çoğalmaya başlamıştı.
Kıymalı yumurtayı pişirdiğim tavanın sapını bezle tutup masanın ortasına bıraktığım nevalenin üzerine koydum, çayda demlendiğine göre sofra hazırdı, aile üyeleri tek tek uyanıp mutfağa gelirken bende salona indim, terliklerim kaybolduğu için girişteki dolaptan yeni bir çift terlik alacaktım, bu sırada eniştem ile Asel'in tatlı atışmasına kulak misafiri oldum.
"Baba! Mazazin aç bana!"
"Mazazin değil! Magazin."
"Tamam. Magazin aç baba lütfen hadiiii, Hadise izlemek istiyorum."
Ballı lokmamın Hadise aşkı ebeveynlerini çıldırtıyordu, çünkü doğum gününde Hadise'yi çağırmadıkları için kıyameti koparan, Hadise'li uçan balon isteyen, Hadise'li elbise isteyen Aseldi ve onun isteklerine yetişemeyenler ise ablam ile eniştemdi.
Eniştem pes edip magazin kanalını açınca Asel mutluluktan dans etmeye başlamıştı, gerçekten de Hadise'nin konser görüntüleri vardı ekranda.
Terliklerimi giyinmiş yukarıya çıkacakken televizyondan kalp ritimlerimi bozan bir kadın sesi yükseldi.
"Evet sevgili izleyiciler şimdide bir başka skandalla programımıza devam edeceğiz. Ünlü iş insanı Fetih Mumcu'nun son zamanlarda Fethiye'de olduğunu biliyoruz ve Mumcu Restoran adıyla açtıkları ilk restoran da sevgilisi olduğu iddia edilen, Kiraz Kumsal isimli bir kadınla görüntülendi... "
Mutfağa girmek üzere olan annem ve babamla göz göze geldiğimde başıma gelecekleri az çok tahmin edebiliyorum.
🍰
Bölüm sonuuuuu
Kiraz'ın iç sesi; Yeni rezilliklere yelken açacağım yeni gündemler oluşturacağım, böyle sakin durmak bize göre değiiiillll değiiiillll
Magazinsel bombelerle devam edeceğiz oy verip yorum yapmayı unutmayın
Takipte kalınnnn
Bölüm etkileşimi
