18. bölüm / 48
KİRAZLI TURTA -Yaz Kurgusu-18
Bölümler 48Şu an: 18
- 1 1 🥧1.768 kelime
- 2 2 🥧1.128 kelime
- 3 3 🥧1.524 kelime
- 4 4 🥧1.510 kelime
- 5 5 🥧1.681 kelime
- 6 6 🥧1.617 kelime
- 7 7 🥧889 kelime
- 8 8 🥧1.760 kelime
- 9 91.755 kelime
- 10 101.635 kelime
- 11 111.793 kelime
- 12 121.416 kelime
- 13 131.636 kelime
- 14 141.867 kelime
- 15 151.473 kelime
- 16 162.077 kelime
- 17 171.133 kelime
- 18 181.721 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 191.671 kelime
- 20 201.865 kelime
- 21 211.804 kelime
- 22 221.556 kelime
- 23 23🥧1.617 kelime
- 24 24 🥧1.507 kelime
- 25 25 🥧2.109 kelime
- 26 26 🥧2.640 kelime
- 27 27 🥧1.333 kelime
- 28 28 🥧 -Magazinsel1.848 kelime
- 29 29 🥧1.276 kelime
- 30 30 🥧1.924 kelime
- 31 31 🥧1.996 kelime
- 32 32 🥧1.511 kelime
- 33 33 🥧1.999 kelime
- 34 34 🥧1.800 kelime
- 35 35 🥧1.764 kelime
- 36 36 🥧1.433 kelime
- 37 37 🥧1.900 kelime
- 38 38 🥧1.655 kelime
- 39 39 🥧1.322 kelime
- 40 40 🥧1.255 kelime
- 41 41 🥧1.651 kelime
- 42 42 🥧1.681 kelime
- 43 43 🥧1.902 kelime
- 44 44 🥧1.732 kelime
- 45 45 🥧1.712 kelime
- 46 46 🥧1.826 kelime
- 47 47 🥧2.368 kelime
- 48 48 🥧 - FİNAL- Vedalar Her Zaman Ağlatır Mı?2.356 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kitabımız bu bölümde reşit oluyor hdbdjebjebdıe
Oy verip yorum yaparsanız sevinirimmmm
Keyifli okumalarrr
🍰
Ablam bindallısını giyinirken bizde bekleme salonunda koltuklara yerleşmiştik, günün ikinci kıyafetini denerken buradaki hizmetçiler bize birer Türk kahvesi ikram ettiler, annem ve müstakbel dünürü Elif hanım düğün hakkında konuşuyorlardı, Şeker ablam da Asel'e telefon vermemek için onunla beraber gelinliklere bakıyordu.
Elime telefonumu aldım, saat 14:15 civarındaydık, acaba malum beye yazmalı mıydım?
Kilidini açacakken Çilek ablamın adım seslerini duydum, telefonumu kapatıp onun gelişini izledim, yavaş adımlarla karşımıza geçti, üzerinde baskılayamadığı bir heyecan ve stres vardı, saçlarını geriye attı.
"Nasıl olmuş?" annemin gözlerindeki hayranlık duygusunu net bir şekilde görebiliyordum, telefonu kapatmış kızını süzüyordu, bende onu dikkatlice inceledim.
Bordo renkli bindallısının üzerinde altın sarısına bürünmüş dantel süslemeler vardı, belinden oturup aşağıya doğru açılan kabarık bir kıyafetti, kolları uzundu, V şeklinde göğüs dekoltesi vardı.
"Çok güzel olmuş kızım," diyen annemin lafını ben tamamladım. "Her zamanki gibi..." öyle güzel görünüyorduki anlat anlat bitmezdi, birde makyaj, saç ve topuklu eklenince fevkaladenin de fevkinde bir şey olurdu.
Şeker ablam nihayet yanımıza gelebilmişti, o da ablasını hayranlıkla süzdü, "Yakışmış kız, fıstık gibi olmuşsun, değil mi bal kızım benim?" kucağındaki kızı başını salladı. "Valla çıtır gibi olmuşsun teyze." diyen ağzını yemek istiyordum, bal akan yanaklarından öpmemek için kendi içimde mücadele vermem lazımdı.
"Benimde içime sindi gibi." sol tarafında kalan aynaya baktı, biraz uzağında olsa da kendini net seçebilirdi. "Ben birde Eymen'e sorayım." aslında kırgınlıkta vardı üzerinde, müstakbel kayınvalidesi ve eşi düğün alışverişine çıkarken yanında olmamışlardı.
Eniştem yoğundu, belki ona göz yumardı çünkü adam işten çıkıp bir lokantada gece yarısına kadar çalışıyordu, borçlarını ödemek için dişini tırnağına takıp çabalıyordu, ama fazla elit bir aileye gelin gitmesinin eksileriydi bunlar, bizde dükkandan dolayı yoğunduk ve ancak şimdi kıyafetleri alacak vakti bulabilmiştik, en azından annem, kendisi ve Elif hanımla daha önceden gelip alabilirdi.
Bu gibi durumlar yüzünden kınasında sadece eniştemle dans edecekti, sonrasında da prova yapıp arkadaşlarıyla dans etme hayalleri kuruyordu ama maalesef gelin gideceği aile bazı isteklerini suya düşürmüştü.
Çilek ablam kabine gidince Şeker ablam yanımıza oturdu, Aselde ortada kendince oyun oynayıp dans ediyordu. "Kızın hevesini kırıyorlar, insan hiç mi örf adet bilmez, sadece kıyafetlerin ücretini ödeyelim diye para göndermişler, çok görgüsüzler bu konuda." Annem sıkıntıyla ofladı, onunda bu konuda dert yakındığını biliyordum. "Ne diyeyim kızım haklısın, ama yok! Kadının inadı katır gibi, gelmiyor!"
Evlilik konusu çok karmaşıktı, dünürler, kayınlar, gelinlik, düğün, stres... Şeker ablam evlenirken daha küçük olduğum için işin aslını pek göremiyordum ama şu an net bir şekilde evlenmek istemediğime kanaat ettim. Mükemmel bir eş adayı bulursam sakin sakin resmi ve dini nikahlarımı kıyar köşeme çekilirdim.
Ablam beş dakika sonra tekrar yanımıza geldi, "Eymende beğendi." eniştemin kıyafetleri hazırdı tabii, biz de orada oraya koşturup yetişmeye herşeye çalışıyorduk işte.
"Ben zaten bundan daha fazlasını istemiyorum, bir tane yeter, gelinlik bakalım biz." aslında hayali iki tane almaktı, kınası yakıldıktan sonra dans etmek için de bir tane alacaktı ama artık istemiyordu. Onun hevesini kursağında bırakan herkes benim için şu andan itibaren düşmandı.
"Öyle deme kızım, ikinciyi de bakabilirsin." ablam kesin bir dille reddetti. "İstemiyorum, bunu alalım." kimseye söz hakkı tanımadan kabine döndü, ne dese haklı olduğu için sesimizi çıkaramıyorduk.
Üzerini değiştirip yanımıza geldi, gelinliğide buradan bakacaktık, dün geldiğimiz mağazaydı burası, öyle geniştiki içinde kaybolurum diye korkuyordum.
Görevliler, ablamı gelinliklerin olduğu yöne doğru geçirdi, bizde dedikodumuza devam ettik, aslında konuşmalardan yine kopuyordum, sürekli olarak Fetih'e yazma isteğimi bastırmak zordu. Bence kısacık bi' mesajın kimseye zararı olmazdı.
Siz: Biz bindallıyı aldık şimdi sıra gelinlikte
Siz: Bende birazdan kendime kıyafet bakacağım
Siz: Banada hiç bir renk yakışmaz biliyor musun
Siz: Gelinin kız kardeşi olmak zor...
Allah'tan kısa mesaj atacaktım, biraz daha zorlasam sicilimi dökerdim o mesaj kutusuna...
Annemin elbiseleri ta nişandan beri hazırdı, ablamda kıyafetlerini alıp gelmişti, e babam ve Meriç'te evdeki takım elbiselerinden giyinecekti, sonuç olarak kıyafet bakmaya kalkıyordum, bildirim sesini duydum ama bakmadım, çünkü kendim için elbise arıyordum.
Aslında ne kadar şatafatlı şey varsa bende oradaydım, şıkır şıkır olmam lazımdı!
(Aslında giydikleri kıyafetleri hayal gücünüze bırakmak istiyorum, sizde hayal ettiğiniz abiyelerin pinterest linklerini bırakırsanız onlarda bakarız.)
Reyonlarda gezerken elime pembe, saten kumaşlı, derin yırtmaçlı bir elbise geldi, dört saatlik kınanın ilk iki saati kadınlar arasında olduğu için bu tarz bir kıyafet iyi olurdu, tabii elimde başka abiylerde vardı, kabine girip hepsini tek tek denedim, bazıları cilt alt tonuma uymadı, bazısı beni yaşlı gösterdi, bazısı fazla uzun yada kısaydı.
Sonunda o pembe elbisede karar kıldım, sıra düğünde giyineceğim kıyafetteydi, gün sonuna kadar ablam gelinlik denedi bende elbise baktım, daha denemek istediğim çok fazla kıyafet vardı fakat zaman yoktu, ertesi gün buraya son kez gelecektik, sonrasında başka mağazalara gidebilirdik, ablam denediği gelinliklerden sadece bir tanesini beğenmiş olsada arkadaşlarına da danışacağını söyleyince mağazadan ayrılıp eve döndük.
Yedik içtik derken odalarımız çekildik, pijamalarımı giyinip yatağa oturdum. Malum beyin mesajına saatlerdir bakmamıştım.
Malum bey: Hayırlı olsun
Malum bey: Bence sana bebek mavisi yakışır
Siz: Kusura bakma ya bugün hep elbise baktık mesajına dönemedim
Siz: Ama sorarsan sadece bindallı ve benim kına kıyafetimi aldık
Siz: Ben düğüne pantolon t-shirt ile gideceğim bu gidişle
Siz: Uzun boylu olmak zor, elbiseler kısa geliyor, ama düğünde dekolte giyinmek istemiyorum
Siz: Baba tarafımda gelecek çünkü
Siz: Kınaya da gelenler olacak ama onların şerrinden Yaradana sığınacağım artık yapacak bir şey yok
Siz: Dekolteme laf ederlerse içimdeki canavarı tutamam
Siz: Ablamın kınasında elimi kırmızı sıvıya boyamak istemem
Malum bey: Kırmızı sıvı mı?
Siz: Beni Kırmızı sıvı tutuyorda...
Malum bey: yazıyor...
Malum bey: çevrimiçi
Malum bey: Kırmızı sıvı tutması için psikolojik destek alınıyormuş, istersen sende bir git, belki iyi gelir, kırmızı sıvı tutmaz seni artık.
Siz: Beş dakikadır bunu mu araştırıyordun nkdndke beni bundan kurtarabiliyorlarsa kapılarında yatarım
Malum bey: Düğünden sonrası için randevu al o zaman hemen
Siz: Alrım, bilgilendirdiğin için sağol
Malum bey: Rica ederim, her zaman
Siz: Senin işlerin var mı? Oyalamıyorumdur umarım
Malum bey: İşim yok, Oteldeyim
Siz: Zaten dün gecede uyumadın, sen yat artık
Malum bey: Sen uyumayacak mısın?
Siz: Burada hava çok sıcak, terasa yatak serip orada yatacağım
Malum bey: Üşümez misin orada
Siz: Yok ya, etrafı camla kapalı
Malum bey: Sen de düğün için heyecanlı mısın
Siz: Hemde nasılll
Siz: Süslenip halay çekmek için sabırsızlanıyorum
Siz: Sen geleceksin değil mi düğüne
Malum bey: Annemler gelir herhalde, ben sana bağlıyım
Siz: Bana bağlısın mı? O nasıl oluyor?
Malum bey: Sen, eğer bana karşı bir şeyler hissetmiyorsan gelmem manasız, sonuçta ailemizden biri bizi temsilen katılsa yeter
Siz: Ha o konu,
Malum bey: Evet o konu
Malum bey: Yanlış anlama amacım seni darlamak değil, karar verdiğinde tek bir mesajını yada aramanı bekliyor olacağım
Siz: Bana kalırsa, ben çok kararsızım, yıllarca sürebilir
Malum bey: Ben beklerim, acelem yok. Ama hayat işte, akıp gidiyor
Siz: Ben nasıl anlayacağımı bile bilmiyorum ki
Malum bey: Hislerinden emin değilsindir
Siz: Sanırım bir arkadaşımla oturup konuşsam iyi olacak
Siz: Ama bu konuları konuşacağım arkadaşım yok
Malum bey: O gece yanında olan arkadaşların değil miydi
Siz: Yakın arkadaşım değillerdi
Malum bey: Yalnız takılanlardan mısın?
Siz: Hayır, takılmak zorunda bırakılanlardanım
Siz: Düşünce yapım insanlara uymuyor, ben sürekli hoplayıp zıplayan, yerinde duramayan, enerjik biriyim ama etrafımdaki herkes ölü gibi, hareket ederken üç kez düşünüyorlar, bende darlanıyorum.
Malum bey: Hiç enerjikliğini görmedim sanrım
Siz: O yanımı kimseye göstermeyeli uzun zaman oldu
Siz: Mesela ben hala parka gidip oyun oynamak istiyorum
Siz: Ne bileyim saklambaç, ebelemece, ip atlama falan oynamak istiyorum
Siz: Evcilik oynamak istiyorum, ama yetişkin olduğum için yapamıyorum
Malum bey: Oyuncak evleri sever misin
Siz: BAYILIRIM
Siz: Küçükken hep Barbie dream haouse isterdim, tüm bebekleri, kıyafetlerini, tüm setleri isterdim ama her eşyamı okula götürüp kaybettiğim için almamışlardı
Malum bey: Ben sadece ödev yapardım, oyuncaklarla oynamak pekte cazip gelmiyordu
Siz: Sen çocuk olduğuna emin misin?
Siz: Ya da ben çok fırlamaydım, sürekli okuldan kaçıyordum
Siz: İyiki Lise zamanıma denk gelmedin
Siz: Hatırlamak istemeyeceğim kadar vukuatlı, faciatik bir öğrenciydim...
Malum bey: Tam senden beklediğim türden bir hareket, okul sıralarında oturduğundan bile şüpheliyim
Siz: Sıraların üzerinde oturdum
Malum bey: Ben efendi efendi ders çalışırdım sesim çıkmazdı
Siz: İçimden bir ses serseri olduğunu söylüyor
Malum bey: Yorumsuz
Siz: Kesin deri ceket giyinip okul çıkışında sınıftaki hasımını dövenlerdendin!
Malum bey: Efendi efendi oturuyordum diyorum nasıl serserilik yapayım
Siz: O zaman senin emir verdiğin kişiler dövüyordu
Malum bey: Niye birilerini dövdürteyim
Siz: Hoşlandığın kıza falan bakmışlardır
Malum bey: Hoşlandığım bir kız yoktu
Siz: Neden
Malum bey: Çünkü Okula sevgili yapmaya değil ders çalışmaya gidiyordum
Siz: Ben önüme gelenle laf dalaşına girip, hocadan gizli makyaj yapıp arkadaşlarımla dedikodu yapmaya gidiyordum
Malum bey: Lisede tanışsak en çok seninle tartışırdım bu arada
Siz: Neden ki sana ne yaptım ben :(
Malum bey: Tek bir kişi bile ders çalışmayıp ses çıkarırsa müdüre şikat ederdim, onlarda annemle babama okulda rahatsız olduğumu söylemeyeyim diye şikayet ettiklerimi okuldan atardı
Malum bey: Çok kötü bir davranıştı yaptığım ama, o zamanlar okuldan atmakla bir sürü kişiyi tehdit ederdim
Siz: İnanmıyorum gizli zorbasın resmen!
Malum bey: Tabii Liseden mezun olmadan önce tüm o attırdığım arkadaşlarımı arayıp özür diledim
Malum bey: Hiç biride beni affetmedi
Siz: İnşallah şimdi affetmişlerdir
Malum bey: Pek sanmıyorum, ama inşallah öyledir
Siz: Sen Liseyi Muğla'da mı okudun?
Malum bey: Evet, Kazanlar lisesindeydim
Malum bey: Düz liseye gitmeyi ben istedim çünkü özel okullarda sınavda yanlış cevapladığım sorulara bile eksi puan vermeyip geçiriyorlardı beni
Malum bey: Bende sinirlenip düz liseye geçtim ve hayatımın kültür şokunu yaşadım
Siz: Sen süzme salaksın
Siz: Sen ciddi olamazsın
Siz: Seni engellerim herif!
Siz: Okuldan ayrılma sebebine bak!
Malum bey: Ben adalet takıntılı biriyim, ne yapsaydım?
Siz: Ben bu gerçekle yaşayamam...
Malum bey: Ama yinede güzeldi Lise
Siz: Benim için de güzeldi
Malum bey: Saat çok geç olmuş çabuk uyu, Fırlama!
Siz: Sensin Fırlama!
Malum bey: Ben hiç Fırlamaya benziyor muyum?
Siz: Hayır, katıksız mala benziyorsun!
Malum bey: Alınıyorum ama
Siz: Bana üniversiteyi özel okumadım dersen banka hesabını patlatırım
Malum bey: Sakin ol Amerika'da okudum özel üniversitemi
Siz: Neyse ki bir yerlerde kafanı kullanmışsın
Malum bey: Kafamı kullanamadığım tek şey sensin Kiraz
Malum bey: Aklımın durduğu tek nokta sesin
Siz: Gece yarısı romantikliği mi bu?
Malum bey: Sen nasıl görmek istersen
Siz: Uyuyalım bence
Siz: Uyumazsak büyüyemeyiz
Siz: Hem benim Terasta kuşum var
Siz: İyi geceler
Malum bey: İyi geceler
BENİM TERASTA KUŞUM YOK!
Ağlar gibi sesler çıkardım, "Allah'ım niye beyinsizim ben ya?" yataktan çıkıp kendim yere attım, hava o kadar sıcak olmaya başlamıştı ki buharlaşacaktım!
Yastığımı alıp terasa çıktım, camlardan bir iki tanesini açıp yatacağım yere adımladım, çekyatı açıp altından çarşaf ve pike çıkardım, yatağımı serip serin bir uykunun tadını çıkardım.
Yarın sabah uyandığımda karşılaşacağım sürprizden bi' haberdim.
🍰
Bölüm sonuuuu
Oy verip yorum yaparsanız sevinirimmmm
Takipte kalınnn
Bölüm etkileşimi
