15. bölüm · KATLİAM ÜÇLÜSÜ

15. Bölüm

Aslı Ecrin

Gece karanlığında ilerleyen dört gölge, sessiz adımlarla terk edilmiş fabrikanın etrafına yayıldı. Yağız, Azra, Arda ve Selin silahlı birkaç adamın girişte devriye gezdiğini fark ettiğinde birbirlerine bakarak başlarıyla onay verdiler. İçeri sessizce sızmaları gerekiyordu. Ama her şeyin bir tuzak olduğunu bilmiyorlardı…

İçeri girdiklerinde soğuk bir metal kokusu havada asılıydı. Loş ışıklar arasında ilerlerken, bir şeylerin ters gittiğini anlamaları uzun sürmedi. Bir kapı açılır açılmaz, silahlı adamlar üzerlerine çullandı. Yağız kavgaya tutuştu, Azra bıçaklarını çekti, Arda yumruklarıyla adamlara saldırdı. Ama bir anda bir ses duyuldu.

"Selin!"

Yağız, sesin geldiği yöne döndüğünde donakaldı. Selin, fabrikanın ortasında kafasında silahla karşısında duruyordu Daha Yağız bir adım atmadan silah kafasına dahada yakınlaştı Yağız ne yapacağını bilmiyordu tek bildiği şey Selin in kafasına dayalı silahla uzaklaşıyordu.

“Geç kaldım,” dedi soğuk bir sesle...

Dağ Evinde:

Yağız, yumruğunu masaya geçirdi. Arda ve Azra şaşkınlıkla ona bakarken, Yağız’ın yüzü öfkeyle gerilmişti. Günlerdir buradaydılar ve yaptıkları her planda Selin’in zarar görebileceği gerçeği Yağız’ı delirtiyordu.

“Bunu yapamam,” dedi sert bir sesle. “Ona zarar gelmesini izleyemem.”

Azra gözlerini kıstı. “Yağız… Senin için Selin’in ne ifade ettiğini biliyoruz.”

Yağız, bakışlarını ona çevirdi. “Ne demek istiyorsun?”

Arda, derin bir nefes aldı ve bir adım ileri çıktı. “Sen ona âşıksın.”

Yağız önce bir şey demedi. Gözleri Arda’ya odaklandı, kasları gerildi. Sonra soğuk bir kahkaha attı. “Saçmalama.”

Azra kollarını bağladı. “Gerçekten mi? Onun için nasıl delirdiğini görmüyor muyuz sanıyorsun?”

Yağız başını iki yana salladı. “Bu… böyle bir şey değil.”

Ama Arda devam etti. “Ben de ona âşığım.”

Yağız’ın gözleri bir anda karardı. Yumruğunu sıktı ama sonra kendini tuttu. “Konuyu kapat.”

Azra kaşlarını kaldırdı. “Yani kabul ediyorsun?”

“Kapattım dedim!” diye bağırdı Yağız ve hızla dışarı çıktı.

Arda ve Azra birbirlerine baktılar. Azra hafifçe güldü. “Bence farkında bile değil.”

Kurtarma Operasyonu:

Saat gece yarısına yaklaşıyordu. Azra ve Arda, içerideki görevlileri oyalamak için harekete geçti. Yağız ise, Selin’i bulmak için odalara bakıyordu. Bir kapıyı açtığında kalbi sıkıştı.

Selin, havuzun üstüne bağlıydı. Gözleri kapalıydı, soluk alıp almadığı bile belli değildi. Yağız bir adım attığında, Ordo Lux’un başındaki adam uzaktan gülümsedi ve bir düğmeye bastı.

Halat kesildi.

Selin, bilinçsiz bir şekilde suya düştü.

Yağız’ın nefesi kesildi. Daha hareket edemeden içeri silahlı adamlar doluştu. “Onu kurtaramayacaksın,” dedi biri.

Ama Yağız çoktan kararını vermişti. Adamları hızla saf dışı bıraktı, yumruklarını konuşturdu. İçindeki öfke daha önce hiç olmadığı kadar yüksekti. Adamların yere serildiğini görünce, üzerindeki ceketi fırlattı ve hızla suya atladı.

Selin havuzun dibine batıyordu. Saçları suyun içinde dalgalanıyordu. Yağız hızla ona doğru yüzdü, bileklerinden kavrayarak yukarı çekti. Yüzeye çıktığında, onu kenara yatırıp nefesini kontrol etti.

Hiçbir şey yoktu.

Panikle ellerini Selin’in göğsüne koydu ve kalp masajına başladı. “Hadi, Selin… Bunu yapamazsın. Gözlerini aç!”

Sonra, suni teneffüs yaptı. Bir… İki…

Ve bir anda Selin öksürdü. Suyun fazlasını tükürdü ve nefes almak için ciğerleri hava ile doldu. Gözleri bulanık bir şekilde açıldığında, bir şey fark etti.

Yağız’ın dudakları onun dudaklarına değiyordu.

Ve o an, içgüdüsel olarak karşılık verdi.

Yağız fark ettiğinde, geri çekilmek istedi ama olayın büyüsüne o kadar kapılmıştı ki bir anda Selin in omzunu yumrukladığını bile fark ermemişti, hızla geri çekildi. Selin’in yüzü kızarmıştı, ama hâlâ nefes nefeseydi.

İkisi de birbirine baktı.

Arda ve Azra odaya girdiklerinde, yerde baygın adamları, su içindeki Selin ve Yağız’ı gördüler. Ama en önemlisi, Yağız’ın ilk defa gerçekten korkmuş ve kaybetmekten çekinmiş yüzüydü.

Ve Selin, o an anladı.

Yağız sadece onu kurtarmamıştı.

Ona sahip çıkmıştı.