13. bölüm · KATLİAM ÜÇLÜSÜ

13. Bölüm

Aslı Ecrin

Balkondaki sessizlik, odadaki yoğun düşüncelerin ardından daha da derinleşmişti. Azra'nın sorusu havada asılı kaldı, kimse hemen cevap vermedi. Hep birlikte, Ordo Lux'un onları birer birer bulup peşlerine düşeceğini düşünmeden duramıyorlardı. Bunu bilmek, içinde bir yerde bir korku yaratıyordu. Ama aynı zamanda bir belirsizlik vardı; hem kaçışın hem de bir gün karşılaşacaklarının ne anlama geleceği hakkında herkesin kafasında aynı soru dönüp duruyordu: Ne yapacaklardı?

Selin, az önce Yağız’ın söylediklerini tekrar düşündü. ‘Ben sadece kendi yolumu çizmek istiyorum’ demişti. Selin buna inanmak istiyordu, ama bir an için Yağız’ın gözlerinde gördüğü karanlık, içini korkutuyordu. Yağız gerçekten mi istediği şeyi arıyordu, yoksa başka bir amacı mı vardı? Aralarında, her şeyin ötesinde bir şey vardı; ikisi de birbirine doğru çekiliyordu, ama ikisi de birbirini test etmekteydiler.

Azra'nın bir kez daha seslenmesiyle, Selin kendini düşüncelerinden sıyırarak geri döndü. "Ordo Lux'un bizi bulması sadece zaman meselesi," dedi Azra. "Ve ben, bu kez gerçekten yalnız kalmamızı istemiyorum."

Yağız’ın gözleri bir an için parladı, ancak bakışlarını hemen kaçırdı. İçinde bir şey kıpırdamıştı ama ne olduğunu kendine bile açıklayamıyordu. “Evet, yalnız kalmak en tehlikelisi,” diye mırıldandı, “Ama birbirimize güvenerek, kendimizi en azından bir süre daha koruyabiliriz. Ancak bu, tek başına yetmez.”

“Peki, Yağız," dedi Selin, "sana bir şey soracağım. Eğer Ordo Lux senin peşine düşse, ne yaparsın? Beni korur musun? Yoksa tüm bu kargaşada sen de kaybolur musun?”

Yağız, Selin'in sert bakışlarını gördü ve bir adım geri gitti. “Benim yolum zaten belli. Ama senin yolun…” Yağız bir an duraksadı, kafasında bir şeyler dönüyordu. “Senin yolun bambaşka. Ordo Lux seni değiştirdi, değil mi? Bir şekilde onları alt edebilirsin. Ama o zaman senin içindeki kişi de kaybolabilir.”

Selin’in içindeki duygular çalkalanmaya başladı. Yağız’ın söyledikleri, bir yanda ona güvenmesi gerektiğini, diğer yanda ise ondan uzak durması gerektiğini söylüyordu. Ama Selin, hem korkuyordu hem de merak ediyordu. Yağız neye sahipti? Bu kadar karanlık bakabilen birinin gerçekte kim olduğunu kim bilebilirdi?

Azra bir adım ileri gitti ve konuşmayı kesmeye çalıştı. “Bunları sonra tartışırız. Şu anda birlikte olmamız gerek. Ordo Lux’a karşı bir plan yapmamız lazım. Onlar sadece bir organizasyon değil, bir ideoloji; ve biz onların karşısında yalnızca birer piyon değiliz."

Azra'nın sözleri, ortamda kısa bir sessizlik yarattı. Arda, bir süre hiçbir şey söylemeden başını salladı ve ardından, odada bulunan herkesin dikkatini çekmek için, "Bir plan yapmamız gerekiyor, evet," dedi. "Ama bu geceyi sağ salim atlatmak, en büyük hedefimiz olmalı."

O sırada, Yağız bir adım daha ileri giderek sesini yükseltti. "Ve biz her ne kadar kaçmayı denesek de, Ordo Lux'un bizi bulması, kaçınılmaz bir son olabilir. Ama kaçmak da bir seçenek değil. Onlarla doğrudan savaşmaya hazırlıklı olmalıyız."

Selin derin bir nefes aldı. İçinde korku ve öfke birbirine karışıyordu. "Ama savaşmak, her şeyin sonu olabilir. Herkesin hayatını riske atmak zorunda mıyız?" diye sordu.

Yağız, Selin’e dönerek ona baktı. "Bazen bir adım geri atmak, en iyi hamle olabilir. Ama senin bu kadar iyi olman, bazen en tehlikeli silah olmanı sağlıyor. Ordo Lux, senin içindeki gücü hissediyor. Ve seni kaybetmek istemiyorlar."

Azra'nın gözleri belirgin şekilde parladı. "Yağız doğru söylüyor. Senin ne kadar güçlü olduğunu, Ordo Lux çok iyi biliyor. Ama senin içindeki gücü, bizim için kullanmamız gerek. Eğer seninle birlikte hareket edersek, belki onların sistemine karşı daha güçlü olabiliriz.”

Selin’in içinde bir ağırlık vardı. Bu baskıyı hissetmek, bir noktada ona soğuk bir korku gibi geliyordu. Ama aynı zamanda, bu savaşın içinde kendi yerini bulma düşüncesi de vardı. Kendini kanıtlamak, bu karanlık sistemin içinde bir anlam bulmak… Ve bir noktada, onlara karşı durmak.

Bir süre sonra, dörtlü yeniden bir araya geldi. Her birinin kafasında aynı düşünceler dönerken, sadece bir şey kesin gibiydi: Ordo Lux onları nereye sürüklerse sürüklesin, birlikte hayatta kalmak için savaşacaklardı.

Ve böylece, geceyi geçirecekleri bir plan için odalarına dağıldılar. Ama hepsi biliyordu ki, bu gece son olmayacaktı. Yarın, Ordo Lux onları bir adım daha yakalayacak ve gerçek bir sınav başlayacaktı.