66. bölüm / 75
Karanlıktaki AydınlıkBölüm 62
Bölümler 75Şu an: Bölüm 62
- 1 Aydınlık194 kelime
- 2 Karanlık120 kelime
- 3 Karanlık ve aydınlığın tanışması218 kelime
- 4 Bölüm 3239 kelime
- 5 Bölüm 4358 kelime
- 6 Bölüm 5268 kelime
- 7 Bölüm 6260 kelime
- 8 Bölüm 7316 kelime
- 9 Bölüm 8145 kelime
- 10 Bölüm 9145 kelime
- 11 Bölüm 10136 kelime
- 12 Bolüm 11152 kelime
- 13 Bölüm 12170 kelime
- 14 Bölüm 13209 kelime
- 15 Bolum 14134 kelime
- 16 Bölüm 15318 kelime
- 17 Bölüm 16325 kelime
- 18 Bölüm 17400 kelime
- 19 Bölüm 181.214 kelime
- 20 Bölüm 19630 kelime
- 21 Bölüm 20481 kelime
- 22 Bölüm 21457 kelime
- 23 Bölüm 22463 kelime
- 24 Bölüm 23320 kelime
- 25 Bölüm 24419 kelime
- 26 Bölüm 25328 kelime
- 27 Bölüm 26420 kelime
- 28 Bölüm 27402 kelime
- 29 Bölüm 28390 kelime
- 30 Bölüm 29287 kelime
- 31 Bölüm 30536 kelime
- 32 Bölüm 31(SEZON FİNALİ)425 kelime
- 33 FRAGMAN240 kelime
- 34 2.FRAGMAN325 kelime
- 35 Yenı sezon 32. Bölüm357 kelime
- 36 Bölüm 33315 kelime
- 37 Bölüm 34322 kelime
- 38 Bölüm 35273 kelime
- 39 Bölüm 36347 kelime
- 40 Bölüm 37265 kelime
- 41 Bölüm 38494 kelime
- 42 Bölüm 39328 kelime
- 43 Bölüm 40416 kelime
- 44 Bölüm 41396 kelime
- 45 Bölüm 42519 kelime
- 46 Bölüm 42(devamı)311 kelime
- 47 Bölüm 43411 kelime
- 48 Bölüm 44407 kelime
- 49 Bölüm 45313 kelime
- 50 Bölüm 46297 kelime
- 51 Bölüm 47280 kelime
- 52 Bölüm 48308 kelime
- 53 Bölüm 49231 kelime
- 54 Bölüm 50(+18)1.465 kelime
- 55 Bölüm 51484 kelime
- 56 Bölüm 52278 kelime
- 57 Bolum 53489 kelime
- 58 Bölüm 54383 kelime
- 59 Bölüm 55500 kelime
- 60 Bölüm 56433 kelime
- 61 Bölüm 57321 kelime
- 62 Bölüm 58654 kelime
- 63 Bölüm 59501 kelime
- 64 Bölüm 60334 kelime
- 65 Bölüm 61(+18 bölüm)663 kelime
- 66 Bölüm 62418 kelime · Okuduğun bölüm
- 67 Bölüm 63503 kelime
- 68 Bölüm 64359 kelime
- 69 Bölüm 65922 kelime
- 70 Bölüm 66522 kelime
- 71 Bölüm 67661 kelime
- 72 Bolum 68581 kelime
- 73 Bölüm 69425 kelime
- 74 Bölüm 70600 kelime
- 75 Bölüm 71515 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Odanın içindeki o yoğun, kor gibi yanan tutku dalgası yavaş yavaş yerini yorgun bir sessizliğe bırakırken, şafak vakti İstanbul'un o gri sabahıyla birlikte pencerelerinden içeriye sızmaya başlamıştı. Gece boyunca dışarıda gürleyen fırtına dinmiş, yerini şehrin o tanıdık, soğuk ve nemli havasına bırakmıştı. Uzaktan uzağa vapur düdüklerinin boğuk sesleri odaya kadar ulaşıyordu.
Arya, darmadağın olmuş siyah saçları yastığa dağılmış halde, başını Alex’in göğsüne yaslamış uyuyordu. Alex ise sol elini onun çıplak omzuna koymuş, gözlerini tavana dikmişti. Sağ omzundaki sargılar hafifçe sızlasa da içindeki o büyük rahatlama, vücudundaki tüm fiziksel acıları bastırıyordu. Tarık artık yoktu. Yıllardır süren o lanetli bağ, dün gece o taş ocağında çamura gömülmüştü.
Kapının dışından gelen hafif ayak sesleri ve mutfaktan yükselen taze kahve kokusu, evin geri kalanının da nihayet kendine geldiğini haber veriyordu. Arya gözlerini yavaşça araladı, yeşil gözleri doğrudan Alex’in yüzüne tırmandı. Dudakları, gecenin o hırçın dokunuşlarından dolayı hala hafifçe kızarıktı.
"Günaydın," diye fısıldadı Arya, sesi uykudan dolayı boğuk ve sıcaktı.
Alex eğilip onun alnına derin bir öpücük kondurdu. "Günaydın sevgilim. Hadi toparlanalım, aşağıda bizi bekliyorlar."
Üzerlerini değiştirip hangarın alt katındaki ortak alana indiklerinde, masanın etrafında sessiz bir hava hakimdi. Burak, köşedeki tezgahta kahve kupalarını dolduruyordu; gözlerinin altı uykusuzluktan çökmüş olsa da omuzlarındaki o dik duruş geri gelmişti. Masanın ucunda ise Nick oturuyordu. Üzerindeki o çamurlu kıyafetleri değiştirmiş, temiz bir siyah tişört giymişti ama bakışları önündeki boş bardağa kilitlenmişti. İstanbul'un sabah güneşi, pencerelerden sızıp Nick'in yüzündeki yorgun hatları aydınlatıyordu.
Alex, Arya ile birlikte merdivenlerden inip masaya yaklaştı. Nick, botlarının sesini duyduğu an başını kaldırdı. İki kardeşin koyu kahve gözleri, İstanbul'un ilk ışıklarında yeniden buluştu. Nick ayağa kalktı, abisine doğru bir adım attı.
"Daha iyi misin abi?" diye sordu Nick, sesinde dün gecenin o sert, tavizsiz duruşundan eser yoktu; sadece kardeşçe bir endişe vardı.
Alex sağlam olan sol elini Nick’in omzuna koydu ve hafifçe sıktı. "Sen yanımda olduğun sürece her zaman iyiyim," dedi sesi net bir güvenle. "Dün gece yapman gerekeni yaptın. Kendini sakın suçlama."
Nick hafifçe gülümsedi, gözlerindeki o hüzünlü bulutlar biraz olsun dağıldı. "O telsizde söylediğim her kelimenin arkasındayım. O adam hiçbir zaman bizim babamız olmadı. Bugün yeni bir gün, ve biz ilk defa bu şehirde arkamıza bakmadan yürüyeceğiz."
Burak elindeki kahve kupalarıyla masaya yaklaşıp birini Nick’in, diğerini de Alex’in önüne bıraktı. Arya da masanın kenarına ilişip Alex’in elini sımsıkı kavradı. Masanın etrafındaki bu dört insan, dökülen kanın ve arkalarında bıraktıkları o büyük enkazın farkındaydı ama ilk defa, İstanbul'un sokaklarında gezinirken korumak zorunda oldukları tek şeyin birbirleri olduğunu biliyorlardı. Tarık efsanesi bitmiş, iki kardeşin hikayesi bu koca şehirde tertemiz bir sayfayla yeniden başlamıştı.
Bölüm etkileşimi
