60. bölüm / 75
Karanlıktaki AydınlıkBölüm 56
Bölümler 75Şu an: Bölüm 56
- 1 Aydınlık194 kelime
- 2 Karanlık120 kelime
- 3 Karanlık ve aydınlığın tanışması218 kelime
- 4 Bölüm 3239 kelime
- 5 Bölüm 4358 kelime
- 6 Bölüm 5268 kelime
- 7 Bölüm 6260 kelime
- 8 Bölüm 7316 kelime
- 9 Bölüm 8145 kelime
- 10 Bölüm 9145 kelime
- 11 Bölüm 10136 kelime
- 12 Bolüm 11152 kelime
- 13 Bölüm 12170 kelime
- 14 Bölüm 13209 kelime
- 15 Bolum 14134 kelime
- 16 Bölüm 15318 kelime
- 17 Bölüm 16325 kelime
- 18 Bölüm 17400 kelime
- 19 Bölüm 181.214 kelime
- 20 Bölüm 19630 kelime
- 21 Bölüm 20481 kelime
- 22 Bölüm 21457 kelime
- 23 Bölüm 22463 kelime
- 24 Bölüm 23320 kelime
- 25 Bölüm 24419 kelime
- 26 Bölüm 25328 kelime
- 27 Bölüm 26420 kelime
- 28 Bölüm 27402 kelime
- 29 Bölüm 28390 kelime
- 30 Bölüm 29287 kelime
- 31 Bölüm 30536 kelime
- 32 Bölüm 31(SEZON FİNALİ)425 kelime
- 33 FRAGMAN240 kelime
- 34 2.FRAGMAN325 kelime
- 35 Yenı sezon 32. Bölüm357 kelime
- 36 Bölüm 33315 kelime
- 37 Bölüm 34322 kelime
- 38 Bölüm 35273 kelime
- 39 Bölüm 36347 kelime
- 40 Bölüm 37265 kelime
- 41 Bölüm 38494 kelime
- 42 Bölüm 39328 kelime
- 43 Bölüm 40416 kelime
- 44 Bölüm 41396 kelime
- 45 Bölüm 42519 kelime
- 46 Bölüm 42(devamı)311 kelime
- 47 Bölüm 43411 kelime
- 48 Bölüm 44407 kelime
- 49 Bölüm 45313 kelime
- 50 Bölüm 46297 kelime
- 51 Bölüm 47280 kelime
- 52 Bölüm 48308 kelime
- 53 Bölüm 49231 kelime
- 54 Bölüm 50(+18)1.465 kelime
- 55 Bölüm 51484 kelime
- 56 Bölüm 52278 kelime
- 57 Bolum 53489 kelime
- 58 Bölüm 54383 kelime
- 59 Bölüm 55500 kelime
- 60 Bölüm 56433 kelime · Okuduğun bölüm
- 61 Bölüm 57321 kelime
- 62 Bölüm 58654 kelime
- 63 Bölüm 59501 kelime
- 64 Bölüm 60334 kelime
- 65 Bölüm 61(+18 bölüm)663 kelime
- 66 Bölüm 62418 kelime
- 67 Bölüm 63503 kelime
- 68 Bölüm 64359 kelime
- 69 Bölüm 65922 kelime
- 70 Bölüm 66522 kelime
- 71 Bölüm 67661 kelime
- 72 Bolum 68581 kelime
- 73 Bölüm 69425 kelime
- 74 Bölüm 70600 kelime
- 75 Bölüm 71515 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Arya, Alex’in devasa ve kalıplı cüssesini neredeyse tamamen kendi üzerine yıkmış bir halde, antreponun devasa demir kapısından içeri adım attı. İçerisi zifiri karanlıktı ve paslı metal ile eski ahşap kokuyordu. Dışarıdaki silah sesleri, patlamalar ve bağırtılar bu devasa deponun kalın duvarlarında boğuk yankılara dönüşmüştü.
"Buraya... Şuraya geçelim," diye fısıldadı Arya. Nefes nefese kalmıştı, bacakları o muazzam ağırlığı taşımaktan titriyordu.
Alex’i büyük ahşap kasaların arkasındaki korunaklı bir köşeye yavaşça indirdi. Alex sırtını kasaya yaslarken acı dolu, derin bir hırıltı çıkardı: "Hhh... Arya..." Sol eliyle sağ omzunu sımsıkı bastırıyordu ama parmaklarının arasından süzülen o koyu, sıcak kan durmak bilmiyordu.
Arya anında dizlerinin üzerine çöktü. Dışarıdan sızan zayıf ışıkta Alex’in o her zaman sert ve tavizsiz olan yüzünün acıdan beyazladığını, alnının boncuk boncuk terlediğini gördü. İçindeki korku bir çığ gibi büyüyordu; Nick ve Burak hâlâ ortalıkta yoktu. Dışarıdaki kargaşada yollarının kesilip kesilmediğini, başlarına bir şey gelip gelmediğini bilmiyordu. Şu an bu karanlıkta tamamen yapayalnızdılar.
"Tamam, sakin ol... Bak bana," dedi Arya. Sesi titriyordu ama elleri hızla Alex’in yarasını incelemek için hareket etti. Kendi tişörtünün alt kısmını gözünü bile kırpmadan sertçe yırttı, uzun bir kumaş parçası elde etti. "Mermi saplanmamış, sıyırmış... Ama çok derin. Çok kan kaybediyorsun."
Alex, sol elini uzatıp Arya’nın titreyen elini tuttu. Gücü tükeniyordu ama bakışlarındaki o koruyucu, deli aşık adam hala oradaydı. "Arya... Burak ve Nick gelemedi... Plan patladı. Adamlar burayı da saracak. Beni bırakıp o deniz tarafındaki bota ulaşman lazım."
"Sana susmanı söylemiştim!" diye çıkıştı Arya, gözlerinden akan yaşlar Alex’in elinin üzerine düşerken. Kumaş parçasını Alex’in parçalanmış omzuna yerleştirip tüm gücüyle sıkmaya, tampon yapmaya başladı.
Alex acının şiddetiyle dişlerini birbirine vurdu, başını geriye vurarak inledi: "Ahhh! Hhh... Arya..."
"Özür dilerim, özür dilerim canını yakmak istemiyorum," diye ağladı Arya, bir yandan baskı uygulamaya devam ederken. "Ama durdurmak zorundayım. Dün gece... daha birkaç saat önce bana 'seni canım pahasına koruyacağım' demiştin. Şimdi beni yalnız bırakamazsın Alex. Bu senin ilkin olduğum günün sabahı... Beni böyle bırakıp gidemezsin."
Alex, onun bu çaresiz ama bir o kadar da dik durmaya çalışan halini görünce sol eliyle Arya’nın ensesini kavradı ve onu kendine doğru çekti. Dudaklarını Arya’nın alnına bastırdı, kan kokusunun arasına karışan o tatlı kokusunu içine çekti. "Gitmiyorum," diye fısıldadı acıyla karışık bir kararlılıkla. "Ölsem de seni bu şerefsizlerin ortasında bırakıp gitmem."
Tam o sırada, antreponun uzak kapısının gıcırdayarak açıldığını duydular. İçeriye giren ağır postalların ve metalik kurma kollarının sesi karanlıkta yankılandı. Gelenler ne Burak’tı ne de Nick. Tarık’ın kiralık katilleri antrepoyu aramaya başlamıştı.
Arya göz yaşlarını eliyle sildi, yerdeki hafif makineli silahını sıkıca kavradı ve namluyu karanlığa doğru çevirdi. Alex’in önüne siper olurken, dün gece kollarında eridiği adamı korumak için bu kez kendisi bir canavara dönüşmeye hazırdı.
Bölüm etkileşimi
