19. bölüm · Karanlıktaki Aydınlık
Bölüm 18
Alex, koridoru inletecek sert adımlarla Gabriel'in adamına doğru yürürken, arkada kalan Arya'nın kalbi yerinden çıkacak gibi çarpıyordu. Tam o sırada amfi binasının büyük kapısından içeri bir gölge daha girdi. Gelen kişi bizzat Gabriel'di! Adamının hemen arkasında durmuş, pis pis sırıtarak Alex'e bakıyordu.
Alex, Gabriel’i karşısında gördüğü an adımları aniden durdu. Evdeki o sakin halinden eser kalmamıştı; gözleri nefretle kısıldı, çenesi kasıldı. Yeraltı dünyasını tir tir titreten o acımasız mafya lideri kimliğiyle Gabriel’e dik dik baktı.
Gabriel ellerini cebine atıp alaycı bir şekilde güldü. "Ooo, koskoca Alex... Seni buralarda, böyle öğrenci kaynatılan ezik yerlerde görecek miydim?" dedi.
Alex buz gibi, derinden gelen korkutucu bir sesle karşılık verdi: "Bölge ihlali yapıyorsun Gabriel. Benim sınırlarımın içine, hele ki bir üniversiteye kadar sızacak cesareti nereden buldun? Bu kampüsten sağ çıkamayacağını biliyorsun değil mi?"
Gabriel tek kaşını kaldırdı, yüzündeki pis sırıtış hiç bozulmadı. "Sakin ol şampiyon, sadece eski bir dostu ziyaret edeyim dedim. Duyduğuma göre yanına küçük bir kuş almışsın, onun kaydını yaptırmaya gelmişsin. Ben de bir göreyim istedim."
Alex adama doğru ölümcül bir adım attı, sesi adeta koridoru titretti: "Eğer o pis ağzına bir daha Arya’nın adını alırsan, yemin ederim seni buraya gömerim Gabriel. Burası benim bölgem, kurallarımı biliyorsun."
Arya, Gabriel’in bu tehditkar sözlerini duyunca arkada daha fazla duramadı. Alex'e bir şey olacağı korkusuyla deliye dönmüştü. Öne doğru bir adım attı ama Nick hemen kolunu tutup onu durdurdu.
"Yenge dur! Abim bana kesin emir verdi, seni bırakamam," dedi Nick, sesi son derece ciddiydi.
Arya panikle Nick'in gözlerinin içine baktı. "Nick, görmüyor musun? Gabriel de geldi! Alex tek başına, ona bir şey yapacaklar, bırak beni gideyim!"
Nick kafasını iki yana salladı. "Olmaz yenge, abimi duydun. Seni korumak zorundayım, orası çok tehlikeli."
Arya, Nick'i normal yollarla ikna edemeyeceğini anladı. Hemen aklına tehlikeli bir plan geldi. Birden elini başına götürdü, gözlerini hafifçe kapatıp sendeledi. "Nick... Başım... Başım çok kötü dönüyor..." dedi ve kendini geriye doğru bıraktı.
Nick panikle ne yapacağını bilemedi. "Yenge! Yenge iyi misin?!" diyerek hemen atıldı ve düşmesin diye Arya'yı belinden yakaladı.
Arya tam o saniyede, Nick'in ona odaklanmasını fırsat bilip elini hızla Nick'in beline attı. Nick daha ne olduğunu anlamadan, belindeki silahı tek bir hamlede çekip aldı! Bir anda gözlerini açıp Nick'ten sıyrıldı.
Nick şok içinde elini beline götürdü. "Ne... Yenge, silahımı geri ver! Delirdin mi sen?!" diye bağırdı.
Arya silahı sıkıca kavrayıp iki adım geriledi. "Özür dilerim Nick ama Alex'i orada yalnız bırakamam!" dedi ve Nick daha arkasından hamle yapamadan bütün gücüyle koridorda Alex'e doğru koşmaya başladı.
Nick arkasından çaresizce fırladı. "Yenge dur! Koşma, yalvarırım dur!" diyerek o da peşinden koşuyordu.
Gabriel tam Alex’e cevap verecekken, arkadan bir elinde silahla koşan Arya'yı ve peşindeki Nick'i gördü. Alex de arkasındaki gürültüyü duyup kafasını çevirdi. Arya'nın elindeki silahı ve Nick'in panik halini görünce şok oldu.
Arya nefes nefese Alex'in yanına vardı, silahı Gabriel'e doğru doğrulttu. Ellerinin titremesine engel olmaya çalışarak, "Alex'ten uzak dur Gabriel! Bir adım daha atarsan yemin ederim ateş ederim!" diye bağırdı.
Alex bir anda deliye döndü. Arya'yı hemen kolundan tutup kendi arkasına çekti ve o sırada arkalarından nefes nefese yetişen Nick’e döndü. Alex'in gözlerinden adeta ateş fışkırıyordu, sesi koridoru titretti:
"Nick! Ben sana ne dedim lan?! Arya'nın yanından ayrılma demedim mi?! Nasıl silahını kaptırırsın, nasıl arkasından koşturursun bu kızı buraya?!" diye kükredi.
Nick suçlu bir şekilde başını eğdi, nefes nefese kalmıştı. "Abi... Yenge bir anda bayılıyor gibi yaptı, tutmaya çalışırken belimden çekip aldı. Çok hızlı oldu, engel olamadım..."
Gabriel ise karşılarında bu manzarayı izlerken kahkahayı patlattı. "Vay vay vay... Koskoca yeraltı dünyasının lideri Alex, küçük bir kıza söz geçiremiyor demek. Üstelik senin emanetinle bize racon kesiyor."
Alex, Gabriel'in bu lafları üzerine dişlerini sıktı. Çenesi kasıldı, bakışları tamamen ölümcül bir hal aldı. Arya'yı arkasında iyice gizleyerek Gabriel'e doğru bir adım attı.
"Gabriel..." dedi, sesi fısıltı gibi ama çok korkutucuydu. "Eğer bir kelime daha edersen, bu okul senin mezarın olur. Nick, Arya'yı al ve arabaya götür. Şimdi!"
Arya, Alex'in ceketini arkadan sıktı. "Alex, bırakma beni, seninle geleceğim..." diye fütursuzca direndi.Alex, "Nick, Arya'yı al ve arabaya götür. Şimdi!" diye kükrerken, koridorun diğer ucundan topuklu ayakkabı sesleri yankılandı. Herkes o tarafa döndü. Gelen kişi, Alex’in şirketinde çalışan ve uzun süredir Alex’e takıntılı olan Ece’ydi!
Ece, bizzat Gabriel’in yanına kadar yürüdü ve herkesin şaşkın bakışları arasında elini Gabriel’in omzuna koyup sırıttı. "Sakin ol Alex... Bu ne şiddet bu celal?" dedi. Sonra Gabriel'e dönüp ekledi: "Aşkım, baksana şunlara, nasıl da panik olmuşlar."
Arya gördüğü manzara karşısında şok olmuştu. Silahı hala havada tutuyordu ama şaşkınlıkla bağırdı: "Ece?! Senin ne işin var burada? Gabriel’e aşkım mı dedin?!"
Ece yapmacık bir kahkaha attı. "Niye demeyeyim Yenge? Alex senin gibi ezik bir kızı seçip beni reddettiğinde düşünecekti bunu. Biz Gabriel’le birbirimizi bulduk. Değil mi hayatım?"
Gabriel, Ece’nin belinden kavrayıp Alex’e baktı. "Görüyorsun ya Alex, senin elinden her şeyi alabilirim. Şirketindeki kızı da, bölgendeki huzuru da."
Alex’in gözü döndü. "Ece, sen bittin kızım. Gabriel, seni de o yellozu da buraya gömeceğim!" diyerek bir anda ileri atıldı ve Gabriel’in yakasına yapışıp yüzüne okkalı bir yumruk indirdi!
İşte o an kampüste kıyamet koptu. Gabriel geriye doğru savrulurken, "Vurun şunları!" diye bağırdı. Koridordaki yüzlerce öğrenci çığlık çığlığa kapılara doğru koşmaya, okuldan kaçmaya başladı. Tam bir kargaşa çıkmıştı.
Nick, Gabriel'in harekete geçen iki adamının üstüne atladı. "Gelin ulan buraya! Abime dokunamazsınız!" diyerek adamlara kafa göz daldı. Bir yandan da bağırıyordu: "Abi yapma, okuldayız! Katil olacaksın!"
Alex, Gabriel’i yere yatırmış, deliler gibi yumrukluyordu. Gabriel de ona karşılık vermeye çalışıyordu ama Alex öfkeden adeta bir canavara dönüşmüştü. Nick araya girip Alex'i arkadan tutmaya çalıştı. "Abi dur, polisler gelecek, ayrılın!"
O sırada Ece fırsattan istifade Arya’ya doğru yürüdü. Yüzünde nefret dolu bir ifade vardı. "Sen kendini ne sanıyorsun be ezik şey? O silahı indir hemen, yoksa seni kendi ellerimle boğarım!"
Arya o an, içindeki tüm korkunun uçup gittiğini hissetti. Artık elleri titremiyordu. Her şeyin farkındaydı ve Alex'i korumak zorundaydı. Silahı bu sefer doğrudan Ece’nin yüzüne doğrulttu. Gözleri buz gibi sertti.
"Bana bak Ece!" dedi Arya, sesi o kadar net ve güçlü çıkmıştı ki Ece bir an duraksadı. "Bana yenge derken iyi düşün. Bir adım daha atarsan, o tırnaklarını bile sökemeden seni burada delik deşik ederim. Çekil önümden!"
Ece korkuyla bir adım geri kaçtı. "Sen... sen delirdin mi?" diye kekeledi.
Arya, Ece'yi umursamadan hızla kavga eden Alex ve Gabriel’in yanına gitti. Nick barda kavga eder gibi iki adamı birden yumrukluyordu. Arya silahın namlusunu tam yerdeki Gabriel’in kafasına dikti.
"Alex, bırak onu!" diye bağırdı Arya. "Gabriel, bana bak!"
Gabriel kafasını kaldırıp Arya’nın gözlerindeki o ölümcül ciddiyeti görünce donakaldı. Artık karşısında o ürkek kız yoktu. Arya tetiğe parmağını koydu. "Sana yemin etmiştim Gabriel, Alex'ten uzak duracaksın!"
Tam o saniyede Gabriel hile yaptı. Arya'nın tetiği çekeceğini anladığı an, yerdeki gücüyle doğrulup arkasında duran Ece'yi kolundan tuttuğu gibi kendi önüne siper etti!
GÜÜÜÜM!
Silah sesi bütün boş koridorda yankılandı. Ama mermi Gabriel’e değil, onun canlı kalkan olarak önüne çektiği Ece’nin göğsüne isabet etti.
Ece gözleri fal taşı gibi açık bir şekilde Gabriel’e baktı. "G-Gabriel... ne yaptın?" diye fısıldayabildi ve bir anda yere yığıldı. Göğsünden kanlar sızıyordu.
Arya silahı elinde tutarken şok içinde donakaldı. "Ben... ben onu vurmayacaktım... Gabriel onu önüne çekti!" diye bağırdı.
Alex hemen yerden kalkıp Arya’yı belinden kavradı, silahı elinden aldı. "Arya, yürü gidiyoruz! Nick, hemen arabayı getir!" diye bağırdı.
Gabriel ise yerde kanlar içinde yatan Ece’ye bakıp pis pis sırıttı. "Gördün mü Alex? Kadının bir katil oldu," dedi acı içinde doğrulmaya çalışırken.
Nick, Gabriel’in adamlarından birini yere serip öfkeyle bağırdı: "Abi araba hazır, çabuk yengemi kaçıralım!"
