25. bölüm · Karanlıktaki Aydınlık
Bölüm 24
Ece ve Doğan’ın, Arya’nın geçmişindeki en yakın dostu Burak’ı tehdit ederek başlattıkları oyun, hiç de bekledikleri gibi gitmemişti. Burak, holdingin o saygın CEO'su, önüne koyulan tehditlere ve şantajlara rağmen Arya’yı arkadan vurmayı reddetmişti. Onların planına boyun eğmiş gibi yapıp, aldığı gizli adresi kullanarak soluğu doğrudan ormanın derinliklerindeki dağ evinde almıştı.
Ertesi gün öğleden sonra, dağ evinin kapısı Burak tarafından çalındığında içerideki hava bir anda buz kesti. Alex kapıyı açıp karşısında Burak’ı gördüğünde gözleri nefretle kısıldı. Bir CEO’nun onun gizli koordinatlarını nasıl bulduğunu sorgulayan o sert bakışlarını adama dikti.
Arya, salondan Burak’ın sesini duyduğu an hızla kapıya koştu. "Burak?! Senin ne işin var burada?" dedi, şaşkınlığı yüzünden okunuyordu.
Burak nefes nefeseydi, yüzü bembeyaz olmuştu. Alex’in o korkutucu heybetine aldırmadan doğrudan Arya’ya baktı. "Arya... Çok büyük bir belanın içindesiniz. Ece ve... ve senin baban Doğan. Beni şirkette sıkıştırdılar. Eğer seninle iletişime geçip seni onların istediği bir tuzağa çekmezsem beni ve şirketimi bitirmekle tehdit ediyorlar."
Arya "Babam mı?" diye fısıldadı, kalbine bir bıçak saplanmış gibi hissetti. Gabriel’in dün gece söyledikleri bir bir doğru çıkıyordu.
Burak, Arya’nın ellerine doğru uzanacakken Alex bir adım öne çıkıp Burak ile Arya’nın arasına girdi. Sesi buz gibi ve mesafeliydi. "Sen burayı nasıl buldun Burak? Ve benim karımı korumak senin işin mi?"
Burak, Alex’in gözlerinin içine baktı. Bir mafya lideri karşısında geri adım atmamaya çalışarak, "Ben yeraltı dünyasından anlamam Alex. Ben sadece bir CEO'yum, benim adamlarım veya silahlarım yok. Onlara karşı kendimi koruyamam. Ama Arya benim dostum. Onu satamazdım. Beni koruyun ama Arya’yı da o canavarların eline bırakmayın diye geldim," dedi dürüstçe.
Arya, Alex’in arkasından Burak’a baktı. "Teşekkür ederim Burak. Gel içeri," dedi.
Alex, Burak’ın içeri girmesinden nefret etmişti. Karısının onun korumasına sığınmak yerine geçmişinden gelen bu adamın sözlerine inanması ve onu içeri davet etmesi canını sıkmıştı. Ama bir yandan da zihni hızla çalışıyordu. Ece’nin kendi arkasından böyle bir oyun çevirdiğini, üstelik Doğan’ı da yanına aldığını Burak sayesinde kesin olarak öğrenmişti.
Burak salondaki koltuğa yerleşip derin bir nefes alırken, Alex mutfak tezgahına yaslanmış, cebinden Nick’e kısa bir mesaj atıyordu. Ece’nin onun arkasından iş çevirmesine direkt bir tepki vermeyecekti; Ece kendini güvende hissetmeliydi. Ama yavaş yavaş, onun ruhu bile duymadan işleri hızlandıracaktı. Ece’ye hayatının en büyük ihanetini hazırlamak için operasyon başlamıştı.
Arya ise Burak’ın yanına otururken, gözlerini Alex’ten kaçırdı. Çay bardağını Burak’a uzatırken parmakları titriyordu ama bu kez korkudan değil, üzerine çöken o devasa yalanlar zincirinden sıyrılma isteğindendi. Alex’e dönüp sadece, "Bize biraz izin verir misin? Burak’la yalnız konuşmak istiyorum," dedi.
Alex hiçbir şey söylemedi. Ceketini alıp, arkasında büyüyen o sessiz ve soğuk dalgayı hissederek evden dışarı adım attı.
