29. bölüm · Karanlıktaki Aydınlık
Bölüm 28
Hastane koridorları, deponun o kaotik ve ölüm kokan havasından sonra çok daha huzurlu ama gergin görünüyordu. Nick ameliyathaneye alındıktan sonra, Alex ve Arya hastane koridorunun iki ayrı ucunda oturuyorlardı. Aralarında aşılması imkansız görünen uçurumlar, buzdan duvarlar vardı.
Alex, Arya’nın yüzüne bakmaya cesaret bile edemiyordu. Aklında sadece tek bir düşünce vardı: Arya artık beni sevmiyor. Depoda o silah patladığında Arya’nın sadece Nick için ağladığını, ona "Nick, beni duyuyor musun?" dediğini hatırlıyordu. Alex’in orada olup olmadığı bile umurunda değildi sanki.
Arya ise yanına oturan Alex’in omzuna, elleri titreyerek bir göz attı. Çarpışmanın etkisiyle omzunda morluklar oluşmuştu. "Alex..." dedi fısıltıyla, "Omzun... Nick seni ittiğinde çok sert çarptın. Bir şeyin var mı?"
Alex, Arya’nın sesindeki o anlık yumuşamayı fark etmedi bile, çünkü kırgınlığı gözlerini kör etmişti. Hemen uzaklaştı ve "İyiyim. İlgilenmene gerek yok, Nick'e olan borcunu ödedin sanırım," dedi sertçe.
Arya bir an duraksadı, gözlerinde o eski, kırgın ifade belirdi. "Öylesine baktım sadece. Sonuçta o anki kargaşada Nick'in senin hayatını kurtardığını görmek yeterince şok ediciydi," dedi ve önündeki boşluğa bakmaya başladı.
O sırada Burak, hastanenin kafeteryasından elinde iki kahveyle çıkıp geldi. Alex’i köşede tek başına otururken görünce yanına oturdu. Alex, Burak'ı görür görmez yüzünü ekşitti. "Burada ne işin var? Git Arya ile ilgilen, nasıl olsa artık planlarınızın ortağısın."
Burak derin bir nefes aldı ve sesini alçalttı. "Alex, dur bir dakika. Şu an ikinizin de ne kadar aptalca davrandığını görüyorum. Senden nefret ettiğini mi sanıyorsun? Depoda o ses duyulduğunda Arya’nın nasıl 'Alex, Alex ölemezsin!' diye çığlık atarak koştuğunu görmen lazımdı. Seni korumak için hayatını hiçe sayıp o merkeze nasıl daldığını görmedin."
Alex’in gözleri şaşkınlıkla büyüdü. "Ne? O Nick'in yanına koşuyordu..."
"Hayır, o sadece seni gördü," dedi Burak ciddiyetle. "Arya benim çocukluk arkadaşım, onu küçüklüğünden beri çok iyi tanırım, arkadaş olarak söylüyorum; seni hala çok seviyor Alex. Ama senin onun arkasından iş çevirdiğini, onu bu oyunun dışında tutarak tehlikeye attığını düşündüğü için canı yanıyor. Barışmanızı, bu anlamsız soğukluğun bitmesini her şeyden çok isterim."
Alex bir an sustu. Nick’in o ameliyat masasında yatan yiğitliğini hatırladı. "Nick... O hayatımı kurtardı," dedi Alex, sesi ilk defa titreyerek.
Burak gülümsedi. "Nick, Arya'nın sana olan o gizli sevgisini benden bile daha iyi biliyordu. O yüzden kendini feda etti."
Alex’in içindeki o "beni sevmiyor" korkusu, Burak’ın sayesinde yerini derin bir suçluluk ve umuda bırakmaya başladı. Arya ise hala duvarlarını korumaya devam ediyor ama Alex’in omzunu sorması bile aralarındaki bağın tamamen kopmadığını gösteriyor.
