Bölümler 15Şu an: -9.BÖLÜM- Hatırlaman Gereken Gece
- 1 Bölüm 1- TANIŞMA262 kelime
- 2 Bölüm 2 - İlk Mesaj300 kelime
- 3 Bölüm 3 — İsimsiz Paket387 kelime
- 4 Bölüm 4 — İlk Karşılaşma490 kelime
- 5 Bölüm 5 — Gölgedeki Adam451 kelime
- 6 Bölüm 6 — Saklanan Gerçekler571 kelime
- 7 Bölüm 7 — Kayıp Tanık463 kelime
- 8 -8. BÖLÜM - Güven Kırıkları582 kelime
- 9 -9.BÖLÜM- Hatırlaman Gereken Gece668 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 - 10. BÖLÜM - Karanlığın Bedeli457 kelime
- 11 -11. BÖLÜM - Küllenmiş Sırlar568 kelime
- 12 Bölüm 12- Kan Bağı ve Kül832 kelime
- 13 -13. BÖLÜM- Kırılan Masal1.055 kelime
- 14 -14. BÖLÜM- Kırılan Parçalar ve İtiraf659 kelime
- 15 -15. BÖLÜM - Maskelerin Düşüşü721 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Eliz'in gözleri bir anlığına boşluğa daldı.
Yağmur...
Siren sesleri...
Bir kadının çığlığı...
Sonra her şey tekrar karardı.
Noah bunu fark eder etmez omzuna hafifçe dokundu."Eliz... İyi misin? Bir anda bembeyaz oldun. Bana bak, nefes alışın hızlandı. Az önce ne gördün? Lütfen hiçbir şeyi içinde tutma, çünkü şu anda aklına gelen en küçük ayrıntı bile bütün dosyanın yönünü değiştirebilir."
Eliz gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı."Bilmiyorum... Daha doğrusu emin değilim. Sanki bir anı geri gelmeye çalışıyor ama tam hatırlayamıyorum. Her şey sisin içindeymiş gibi. Yağmur yağıyordu... Birileri bağırıyordu... Sonra uzun boylu biri bana doğru yürüyordu. Yüzünü seçemiyorum ama üzerimde garip bir his bıraktı. Onu tanıyormuşum gibi geliyor ama aynı zamanda hiç tanımamışım gibi."
Noah dikkatle onu dinledi."Travma yaşayan insanların bastırdığı anılar bazen böyle geri döner. Önce küçük parçalar gelir, sonra diğerleri onları takip eder. Kendini zorlamanı istemiyorum. Yanlış hatırlamaya başlarsan gerçek ile hayal birbirine karışabilir."
Eliz dudaklarını ısırdı."En çok korktuğum şey de bu zaten. Ya gerçekten yaşanmamış şeyleri yaşamış gibi hatırlarsam? Ya da tam tersi olursa... Gerçekten yaşanan en önemli şeyi yıllardır unuttuysam? Kendime bile güvenemiyorum artık."
Tam o sırada arşiv odasının kapısı açıldı.İçeri Violet girdi.Beyaz önlüğünün cebinde birkaç dosya vardı.İkisini görünce hızla yanlarına geldi.
"Nihayet sizi buldum. Sabahın erken saatlerinden beri laboratuvardayım. Size ulaşmaya çalıştım ama ikiniz de telefonlara cevap vermediniz. O yüzden doğrudan buraya geldim."
Noah kaşlarını kaldırdı."Bir şey mi buldun?"
Violet dosyalardan birini uzattı."Sadece bir şey değil. Sanırım çok önemli bir ayrıntı buldum. Dün Eliz'in evine bırakılan kutunun içindeki eski fotoğraf makinesini tekrar inceledim. İlk incelemede boş sanmıştık ama makinenin içinde eski tip bir film varmış. Film zarar görmüş ama birkaç kareyi kurtarmayı başardık."
Eliz heyecanla bir adım attı."Fotoğraflarda ne var? Lütfen bana 'henüz emin değiliz' deme. Artık belirsizlikten yoruldum."
Violet yavaşça zarfı açtı." Fotoğraflar tam net değil. Bazılarında sadece gölgeler var. Ama bir kare diğerlerinden çok farklı."
Noah fotoğrafı eline aldı.Yüzündeki ifade anında değişti."Bu..."
Eliz sabırsızlandı."Noah, lütfen bana sadece bakıp durma. Fotoğrafta ne görüyorsun?"
Noah fotoğrafı ona uzattı."Sen de bak."
Eliz titreyen elleriyle fotoğrafı aldı.Eski, solmuş görüntüde küçük bir kız çocuğu vardı.Yağmurun altında ağlıyordu.Yanında diz çökmüş bir adam görünüyordu.Adamın yüzü net değildi.Ama boynundaki gümüş renkli kurt başı kolyesi açıkça seçiliyordu.
Eliz'in nefesi kesildi."Bu kolye..."
Violet hemen sordu."Tanıyor musun?"
Eliz gözlerini fotoğraftan ayırmadan konuştu."Evet... Çocukken bu kolyeyi bir yerde görmüştüm. Nerede gördüğümü hatırlamıyorum ama eminim. Bu kolye bana yabancı değil. Hatta... Bir dakika..."
Bir anda başını tuttu.Gözlerinin önüne kısa bir görüntü geldi.
Küçük bir çocuk odası...
Yerde kırık oyuncaklar...
Ve aynı kolyeyi taşıyan bir adamın sesi.
"Korkma Eliz. Gözlerini kapat ve ne olursa olsun arkana bakma."
Eliz istemsizce geri çekildi."Bu sesi... Daha önce duydum."
Noah endişeyle yaklaştı."Kimin sesi? Hatırlayabiliyor musun? Kendini zorlama ama aklına gelen her şeyi anlat."
Eliz gözlerini kapattı."Hayır... Yüzünü hâlâ göremiyorum. Ama sesi çok netti. Sanki beni korumaya çalışıyordu. Fakat aynı anda bir başkası bağırıyordu. Sonra silah sesi duydum... Ondan sonrasını ise hatırlamıyorum. Sanki biri hafızamın o kısmını tamamen silmiş."
Odanın içini ağır bir sessizlik kapladı.Tam o sırada Noah'ın telefonu yeniden çaldı.Arayan numara gizliydi.
Noah hoparlörü açtı."Konuş."
Telefondaki boğuk erkek sesi yavaşça konuştu."Dedektif Reed... Gerçek sandığınız şey sadece size gösterilen kısmı. Eğer Eliz'i gerçekten yaşatmak istiyorsanız Adrian Crowe'dan uzak tutun."
Noah sert bir ses tonuyla karşılık verdi."Kimsin sen? Günlerdir bizi izliyorsun, mesajlar gönderiyorsun. Cesaretin varsa saklanmayı bırak ve karşımıza çık."
Telefondaki kişi hafifçe güldü."Henüz zamanı değil. Çünkü oyun daha yeni başladı. Eliz hâlâ ilk hamleyi bile görmedi. Ona anlattığınız her şey eksik. Asıl sır, on altı yıl önceki yangında saklı."
Eliz bir adım öne çıktı."Benimle ne istiyorsun? Madem beni izliyorsun, madem beni bu kadar iyi tanıyorsun, neden sürekli bilmecelerle konuşuyorsun? Eğer söyleyecek bir şeyin varsa açık açık söyle. Hayatımla oynuyorsun ve ben artık bundan yoruldum."
Karşı tarafta birkaç saniye sessizlik oldu.
Sonra adam sakin ama ürpertici bir sesle cevap verdi."Çünkü sen gerçeği duyduğun gün yalnızca hayatın değişmeyecek, etrafındaki herkesin gerçek yüzünü de göreceksin. O gün geldiğinde Noah'a da, Adrian'a da aynı gözlerle bakamayacaksın. Ve en acısı... Kendine bile güvenemeyeceksin."
Telefon aniden kapandı.Noah yumruğunu sıktı.Eliz ise hâlâ aynı cümleyi düşünüyordu.
"On altı yıl önceki yangın..."
Çünkü o ana kadar...Ailesinin evinde hiç yangın çıktığını hatırlamıyordu.
Bölüm etkileşimi
