40. bölüm / 43
Kaderin Kitabının Efsanesi🐺FİNAL🐺
Bölümler 43Şu an: 🐺FİNAL🐺
- 1 🐺1.Bölüm🐺1.431 kelime
- 2 🐺2.Bölüm🐺1.147 kelime
- 3 🐺3.Bölüm🐺1.755 kelime
- 4 🐺4.Bölüm🐺1.281 kelime
- 5 🐺5.Bölüm🐺1.755 kelime
- 6 🐺6.Bölüm🐺2.208 kelime
- 7 🐺7.Bölüm🐺1.264 kelime
- 8 🐺8.Bölüm🐺2.052 kelime
- 9 🐺9.Bölüm🐺1.683 kelime
- 10 🐺10.Bölüm🐺1.453 kelime
- 11 🐺11.Bölüm🐺1.449 kelime
- 12 🐺12.Bölüm🐺2.175 kelime
- 13 🐺13.Bölüm🐺1.418 kelime
- 14 🐺14.Bölüm🐺1.092 kelime
- 15 🐺15.Bölüm🐺1.851 kelime
- 16 🐺16.Bölüm🐺1.539 kelime
- 17 🐺17.Bölüm🐺1.136 kelime
- 18 🐺18.Bölüm🐺1.732 kelime
- 19 🐺19.Bölüm🐺1.807 kelime
- 20 🐺20.Bölüm🐺3.115 kelime
- 21 🐺21.Bölüm🐺2.200 kelime
- 22 🐺22.Bölüm🐺1.578 kelime
- 23 🐺23.Bölüm🐺1.087 kelime
- 24 🐺24.Bölüm🐺1.332 kelime
- 25 🐺25.Bölüm🐺1.419 kelime
- 26 🐺26.Bölüm🐺1.140 kelime
- 27 🐺27.Bölüm🐺1.633 kelime
- 28 🐺28.Bölüm🐺810 kelime
- 29 🐺29.Bölüm🐺800 kelime
- 30 🐺30.Bölüm🐺1.683 kelime
- 31 🐺31.Bölüm🐺1.547 kelime
- 32 🐺32.Bölüm🐺1.640 kelime
- 33 🐺33.Bölüm🐺1.902 kelime
- 34 🐺34.Bölüm🐺1.345 kelime
- 35 🐺35.Bölüm🐺2.037 kelime
- 36 🐺36.Bölüm🐺725 kelime
- 37 🐺37.Bölüm🐺676 kelime
- 38 🐺38.Bölüm🐺804 kelime
- 39 🐺39.Bölüm🐺2.284 kelime
- 40 🐺FİNAL🐺1.324 kelime · Okuduğun bölüm
- 41 🐺Teşekkür🐺708 kelime
- 42 🐺İsimler ve Anlamları🐺513 kelime
- 43 🐺Duyuru🐺653 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Barlas hayata gözlerini yuman sevdiğinin ardından hiç ağlamadığı kadar dehşetli ağladı. Sevdiğinin hâlâ sıcacık olan ellerini tuttu.
"Hayır! Hayır Asena'm aç gözlerini! Hayır!"
Kendisini ne kadar buna hazırlamış olsa da zordu. İnanması çok güçtü. Onun gittiğine, bir daha geri gelmeyeceğine, güzel gözlerini açmayacağına, canına can katan gülüşünü göremeyeceğine inanmak istemiyordu.
Sesi... Huzur veren sesini kulakları bir daha işitemeyecek miydi? Güzel ve eşsiz kokusunu bir daha solumayacak mıydı? Oysa o, Asena hayattayken bile ondan ayrı kaldığı her saniye özlerdi her şeyini. Bir an önce ona kavuşabilmek için tutunurdu hayata. Ona kavuşabilmenin hayaliyle işleri zor da olsa zorluğunu hissetmez ve akşam eve gittiğinde hayatının anlamına kavuşurdu.
Asena kendisini çok tembihlemişti. Bu yüzden kendisini hazırladı.
Güçlükle yutkundu. Sonra tebessüm etti. Bitkisel hayata girmiş olduğundan emin olduğu biricik görklüsünün fişine uzandı elleri.
O fişi çekmeden önce gülüşünü artırdı. Eğilip Asena'nın kokusunu ciğerlerine doldurdu. Sonra kulağına, sanki onu duyabilecekmişçesine fısıldadı.
"Kitapta görünmüyor ama ben hatırlıyorum görklüm. Seni kalbinden hançerledikten sonra ne olduğunu biliyor musun?"
"Sana kavuşabilmek ve sensiz kalmışken çektiğim acının bir son bulması için hep dua etmiştim. Benim de dualarım kabul oldu. Ling Çov'a yaptığımız bir sonraki seferde şehit düştüm."
"Çok değil, sadece 1 ay sonra yanına geleceğim. Hatta belki de daha kısa bir sürede. Kavuşacağız görklüm. Ve orada Rabbim kavuşmamıza müsaade ettiği müddetçe, bizi hiç kimse ayıramayacak. Kavuşacağız... Kavuşacağız..."
Alnına eğilip upuzun bir öpücük daha kondurdu. Makinenin fişini çekti. Kitap son sayfasını da doldurdu. Çizilen son resimde damlayan kanlı göz yaşları vardı. Damladıkları yer de bir göl oluyordu.
Kitap bitti. Efsane tamamlandı. Ancak Barlas durmadı. Sevdiğini toprağa verip onun acısıyla yanıp tutuşurken Kaderin Kitabını aldı. Bir editör ile anlaştı. Kitabı aynen bastırttı.
"Kaderin Kitabının Efsanesi" ismiyle piyasaya sürülen bu kitap milyonlar tarafından okundu. Barlas ve Asena'nın efsanesi tüm dünyaya yayıldı. Dillerden dile düştü.
Kaderin Kitabı bitse de, efsane asla son bulmadı. Barlas ve Asena'nın efsanesi tüm kalplerde yerini aldı.
SON.
Genç kız elindeki kalemi bıraktı.
"Özür dilerim Asena. Özür dilerim Barlas. Ama dünya gerçekten çok acımasız. Eğer yaşasaydınız bile mutlu olamayacaktınız. Ben sadece ikinizin de mutlu bir hayat yaşamasını istedim. Kısa ama mutlu. Bunu size yapmayı hiç istemezdim. Özür dilerim..."
Boncuk boncuk incileri yanaklarından döküldü ve son çizdiği resimde bulunan kanlı gözyaşlarının doldurduğu gölün üzerine düştü. Orayı dağıttı.
Sonra başını yatakta yatmakta olan sevdiğine çevirdi. Biliyordu. Barlas kendisini duyuyordu. Yani o... Buna inanıyordu.
"Uyanmayacak mısın artık Barlas? Gerçekten... O güzel gözlerini hiç açmayacak mısın bir daha? Yalvarırım uyan! Yalvarırım!"
Yatağın ucunda oturuyordu. Sakinleşti. Mutlu olmaya çalıştı. Kitabı sevdiği adamın karnının üzerine bıraktı. Ellerinin tersiyle göz yaşlarını sildi. Gülümsedi.
"Bizi ve sevdiklerimizi içine koyarak yazdım bu kitabı Barlas. Bol bol tarih ekledim. İkimiz de tarihimize âşığız ya hani? Hem de Göktürk Dönemi'ne indik. İçine aksiyon koydum, gizem koydum, fantastik öğeler zaten dolu. Sence güzel olmuş mudur? Okurlarım bu kurgumu da beğenirler mi? Bizim efsanemiz... Onların hoşuna gider mi?"
"Her bölümü sana anlattım. Ama haklısın. Ben de biliyorum. Sonlara doğru çok tekrara düştüm. Zaten Asena, yani ben, yani kendi yerime koyup kendi ismimi verdiğim karakterim kaderini biliyordu. Cümleler biraz kopyala yapıştır gibi oldu. Buraları silip düzeltmeliyim."
Kitabın sayfasını bir geri çevirdi. Sonra Barlas'ın kalbine hafif bir yumruk geçirdi. Ona sitem ederek, ağlarken kızdı.
"Senin yüzünden kitapta Asena'yı, yani kendimi öldürdüm ben! Uyanmıyorsun ki sevdiğim! Uyanmıyorsun! Etkiledin beni! Öldürttün bana çok sevdiğim karakterlerimi... Bizi..."
Dudakları titredi. Burun direği sızladı. Kendisini tutamayarak yeniden ağlamaya başladı.
"Ben sana kavuşamıyorum! Ama onlar kavuşsun istedim! Ben cesaret edip fişini çekemiyorum ama kitap karakterim olan Barlas çeksin istedim! Kendisi de şehit oldu. Kavuşturdum onları! Ya biz?! Biz ne yapacağız Barlas?!"
Tepkili tepkili kızmaya devam etti. Sanki yatakta olan sevdiği, karşısında uyanık olsaydı onu her an dövebilecekmiş gibiydi. Her şeyden ötürü onu suçlu buluyordu.
"Cesaret edemiyorum fişini çekmeye çünkü o kadar cesur değilim. İçimdeki umut sönmek bilmiyor. Ayrıca kaderimi de bilmiyorum! Barlas öleceğini biliyordu! Sevdiğine fişini çektikten sonra kavuşacağını biliyordu! O yüzden çekebildi zaten o fişi! Yoksa kitap karakterim olan Barlas da çekemezdi o fişi! Biliyorum, çünkü tıpkı senin gibi!"
"Korkak!"
"Ödlek!"
"Gideceksen git, gitmeyeceksen de aç gözlerini! Sürekli acı çektirip duruyorsun!"
Asena gözlerini irileştirdi. Ne dediğinin farkına varıp hızla başını sağa sola salladı. Ağzına sertçe bir şaplak geçirdi.
"Ne diyorum ben be? Tövbe tövbe. İyice gaza geldim."
Barlas'a döndü. İşaret parmağını ona sallaya sallaya konuştu.
"Barlas, sakın gideyim deme bak. En azından şimdi bir umudum var. Gidersen eğer... O umudum da olmayacak. Yaşayamam. Sakın gitme."
İşaret parmağını indirdi. İyice yumuşadı. Ağlamamaya çalıştı.
"Tamam, kızmıyorum. Sakın kızdığımı sanma. Özür dilerim. Galiba artık deliriyorum."
Genç kızın gözleri kitabı buldu. İyice kararsız kaldı.
"Acaba silsem mi? Biz mutlu olamadık. Ama neden onları da mutlu yapmıyorum ki? Sonuçta bu bir kitap ve her şey benim elimde. Mutlu yaşatırım onları. Olmaz mı?"
Asena'yı son nefesini verirken çizdiği resme baktı. O Asena'nın eli, karakteri olan Barlas'ın yanağındaydı. Resmi incelerken Barlas'a kızmaya devam etti.
"Hep senin yüzünden işte! Etkiledin beni! Asena'yı da senin gibi bitkisel hayata soktum. Acaba burada mucize mi gerçekleşse? Asena kurtulsa... Silsem mi ki? Sileyim mi ki? Çizdiğim resimler, yazdığım yazılar... Silmeli miyim ki?"
"Bence silmelisin."
"Evet, bence de silmeliyim. Değil mi? Biz mutlu olamadıysak onları da mutsuz yapmanın bir anlamı yok. Onlar benim biricik karakterlerim. Mutlu olmalılar."
"Kesinlikle."
Asena donup kaldı. Gözlerini yumdu.
"Ahhh! İyice kafayı yiyorum artık, iyice! Kendi kendime de mi konuşmaya başladım? Hem de Barlas'ın sesini hayalleyerek? Delirttin beni Barlas! Delirttin!"
Yumduğu gözlerini açtı. Sonraki sayfada ağlayıp fişe uzanan resmini çizdiği Barlas'a ve yatakta ölü olarak uzanan Asena'ya baktı.
"Çok vicdansızım. Bunu onlara nasıl yaptım cidden? Aklım almıyor. Hep-"
"Benim yüzümden."
"Evet hep-!"diyen genç kız bir gariplik olduğunu fark edip gözlerini Barlas'a çevirdi. Uyuyordu. 1,5 senedir olduğu gibi. Yarım bıraktığı cümlesini ona bakarken tamamladı.
"Senin yüzünden..."
Elini başına attı ve çatılan kaşlarıyla kaşımaya başladı. Çenesi düştü. Yine hızlı hızlı konuşmaya başladı.
"Yok yok, gerçekten iyice delirdim. Tomris diyordu zaten de reddediyordum. Zaten kim deli olduğunu kabul eder ki? Ahhh Barlas'ım ah. Karşımda uyanmış olsaydın şu an bana derdin ki; 'Atın-"
"İyisine doru, yiğidin iyisine deli derler. Deli olmak Türk'ün kanında var."
"Evet. Sonra ben de derdim ki;' Yiğit mi,-"
"Ben kızım, ancak evet, yürekli bir kızım. Sonuçta yiğit kelimesi sadece erkek için kullanılmaz, değil mi?"
"Evet! Aynen öyle söylerdim!"
Asena yine gariplik sezdi. Tüyleri dike diken oldu. Yüzünü ağlamaklı bir hâle getirdi.
"Euzubillahimineşşeydanirracim."
"Anneciğim! Gaipten sesler duyuyorum!"
Ayağa kalktı. Çevresine bakındı. Tüyleri iyice diken diken olunca güvende olabileceğini bildiği tek limana gitti. Yeniden yatağa oturdu. Derin uykuda olan sevdiğinin yanına uzanıp yerleşti. Ona sımsıkı sarıldı.
"İyice korkak olup çıkmışsın görklüm."
Ses dibinden gelince Asena şimşek hızıyla doğruldu. Gözleri Barlas'ı buldu. Baktığı gibi... Baktığı gibi 1,5 senedir hasretini çektiği o gözlerin açık olduğunu gördü!
Güçlükle gülümsüyordu Barlas. Yüzüne bakıyordu.
Asena ise şaşkındı. Ağzı açılabildiği kadar açılmış, gözleri irileşebildiği kadar irileşmişti.
"Normalde... Normalde açık kalan ağzını kapatırdım ama... Ama ellerimi kaldıracak gücüm yok görklüm. Kapat o ağzını. Sonra da kendine gel."
Asena iyice doğruldu. Gözlerini Barlas'ın üzerinden çekemedi.
"Barlas..."diye fısıldadı.
Barlas sırıttı.
"Söyle canımın yongası. Söyle."
"Barlas..."
"Hmmmm..."
"Barlas..."
"Hmmmm..."
"Barlas...."
"Hmmmmm!"
"U- uyandın mı sen şimdi?"
"Eğer döveceksen geri uyuyabilirim. Dövecekmiş gibi konuşuyorsun sürekli. Tırsıyorum."
"Barlas..."
"Hmmmm!"
"Ben delirmedim değil mi? Sen gerçekten açtın mı gözlerini?"
Hâlâ inanamıyordu genç kız bu duruma. İmkân vermiyordu. Sonuçta uyanmaz demişlerdi. 1,5 senedir de öylece yatıyordu.
"Açtım. Bu arada... O kitap harika olmuş. Ancak sonunu hiç beğenmedim. Bak, ben de iyiyim. Uyandım. Kitapta karakter olan Asena da uyanabilir, değil mi? Barlas üzülmez. Şehit düşmez. Mutlu olurlar ömür boyu."
Asena ayağa kalktı. Hâlâ inanamadığı için odadan fırladı ve doktoru çağırdı. Onun ağzından Barlas'ın uyandığını ve iyi olduğunu duyunca kendisine hâkim olamadı. Hem ağladı, hem güldü. Sevinç çığlıkları tüm hastanede yankılandı.
Bu güzel haberi başta Aybars olmak üzere tüm dostlarına ve ailesine duyurdu.
Ardından kitaba koştu. Lacivert silgisini eline aldı. Çizdiği ve yazdığı son yazıları; sayfaları sildi.
Kitabında kendilerini yerleştirerek, karakter olarak kullandığı Asena ve Barlas'ın da sonunu mutlu bitirdi.
İlelebet mutlu.
Sonra gözlerini yumdu ve Rabbine dua etti. Karakterleri gibi, ilelebet Barlas'ı ile birlikte mutlu olabilmeyi diledi.
"Kaderin Kitabının Efsanesi" isimli tarihi deri ciltli ve ortasında anahtar bulunan kitabı komodinin üzerine bıraktı.
En yakın zamanda onu okurlarına sunacak ve bastıracaktı.
SON.
Bölüm etkileşimi
