İsfad one shot kitap kapağı

6. bölüm / 17

İsfad one shot

Sensiz olmaz •SIR

Vaveyla Yazarı: N Y

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 17Şu an: Sensiz olmaz •SIR

Bölüm şarkıları
•Yalın - Sensiz olmaz
•Emre Altuğ - Neyleyim
•Yalın - Olur Ya

Uzuuun bir bölümle geldimm,
❗️❗️❗️
bölüme başlamadan önce aralarındaki sır olayı burada çözüldüğü için başka bir olaydan yine 4-5 bölümlük yeni bir one shot mu yazalım yoksa buradan devam mı edelim? Fikirlerinizi belirtirseniz çok sevinirim.
Yorumlarınızı ve beğenilerinizi eksik etmeyinn
iyi okumalar🤍🌊

Fadime, İso’nun o çaresiz hali karşısında sustukça daha da delirdi. İçindeki büyük hayal kırıklığı, aylardır bastırdığı isimsiz duyguyla birleşip boğazına dayandı. İso yerdeki yıkılmış haliyle "Altında kaldık" dedikçe, Fadime’nin içindeki fırtına koptu.

"Altında mı kaldık?" diye bağırdı Fadime, İso’nun yakasına yapışıp onu sarsarak. "Sen sadece o yalanın altında kaldın İso! Ben neyin altında kaldım biliyor musun? Sana her baktığımda içimde büyüyen saçma sapan umudun altında kaldım!"

İso şaşkınlıkla başını kaldırdı, gözleri Fadime’nin öfkeden alev almış gözlerine değdi. Fadime durmuyor, vurduğu yumruklar artık birer itirafa dönüşüyordu.
"Sahteydi dedik, kağıt üzerindeydi dedik!
Ama ben o köprüde, o karanlık evde senin gölgene bile sığındım be adam! Ben sana nefret ede ede bağlandım! Sen benim her şeyimi, güvenimi, nefesimi aldın götürdün.
Şimdi gelmiş sustum diyorsun.
Niye sustun!?
Ben seninle o ateşe de yürürdüm, yeter ki beni bir yabancı gibi yalanın içine atmasaydın!"
İso birden ayağa kalktı, Fadime’nin titreyen ellerini havada yakalayıp göğsüne hapsetti. Aralarındaki buz dağı bir anda eriyip yerini yakıcı bir kora bıraktı.

"Sanıyor musun ki benim canım yanmadı?" diye kükredi İso.
Sesi ilk kez bu kadar gür ve hesapsız çıkıyordu.
"Ben her gece senin nefesini dinlerken, 'bu kadın benim yalanıma sığınıyor' diye kendimi parçalamadım mı sanıyorsun?
Ben seni sevmekten korktum Fadime!
O yalanın içinde sana dokunmaktan, seni bu pisliğe bulaştırmaktan ölesiye korktum!
Ama gel gör ki korkunun bi faydası olmadı!
Deli gibi seviyorum seni Fadime!

Fadime bu beklenmedik itiraf karşısında donup kaldı.
"Ula… Ne dedin sen?" diye fısıldadı, sesi titreyerek.

Ne yani İso’da mı onu seviyordu ?

İso, Fadime’nin ellerini bırakmadan onu kendine daha sert çekti.
Duydun işte!
Sevdim ulan!
Seni o köprüdeki inadınla,hırçınlığınla,kimseye eyvallahı olmayan halinle sevdim!
Sırf sana bir şey olmasın diye, senin temiz dünyan kararmasın diye sustum ben.
Meğer en büyük kötülüğü seni sensiz severek yapmışım!"

Fadime, duyduklarının ağırlığıyla sarsıldı. Öfkesi hala oradaydı ama kocasının dudaklarından dökülen itirafın coşkusu her şeyi yakıp geçiyordu. Hırsla İso’nun gömleğini sıktı. "Geç kaldın..." dedi hıçkırarak. "Bu kadar canımı yaktıktan sonra, beni bu kadar uykusuz bıraktıktan sonra mı söylüyorsun bunu?"

"Geç kalmadım!" dedi İso, Fadime’nin yüzünü avuçlarının arasına alarak.
"Ölsem de vazgeçmem ! Ben o yalanın içinde bile sadece seni sakladım kalbimde."
Fadime, içindeki o sinirle karışık tutkuya daha fazla direnemedi. İso’yu kendine doğru sertçe çekti ve tüm hayal kırıklığını, bitmek bilmeyen özlemi ve nefreti bu öpücüğe yükledi. İso, beklemediği bu hamleyle sarsıldı.
Elleri havada kaldı; her zamanki gibi o refleksle Fadime’nin saçlarına gitmek istedi ama tam dokunacakken durdu. Parmakları havada asılı kaldı, geri çekildi. O yasağı, kesilen örgünün acısını biliyordu. Ellerini Fadime’nin beline, sırtına kenetledi ama saçlara dokunmaya cesaret edemedi.

Fadime geri çekildiğinde ikisi de nefes nefeseydi. Fadime’nin gözlerinden akan yaşlar, İso’nun yüzündeki kan lekelerine karışıyordu. Alnını İso’nun alnına yasladı.
Bittik işte..." diye fısıldadı Fadime, sesi dumanlı ve yorgundu. "Şimdi birbirimize bu kadar itiraf etmişken, bu kadar yanmışken... Nasıl bakacağız birbirimizin yüzüne İso?
Bu yalanın orta yerinde bu aşkı nereye sığdıracağız?"
İso, Fadime’nin yüzünü avuçlarının arasına aldı ama parmak uçları hala şakaklarında, saçların bittiği sınırda durdu. "Sığdırmayacağız Fadime’m," dedi.
Sesi ilk kez bu kadar net ve korkusuzdu.
Yıkacağız bu evi de, bu yalanı da.
Beraber küle döneceğiz ama bir daha asla birbirimizden saklanmayacağız."
"Nefret ediyorum senden..." diye fısıldadı Fadime, dudakları hala İso’nun dudaklarına değerken.
"Beni kendine bu kadar bağladığın için, bana bu kadar güzel yalan söylediğin için nefret ediyorum. Ama en çok neyden nefret ediyorum biliyor musun? Bu kadar canımı yakmana rağmen hala senin nefesine muhtaç olduğumdan!"
İso, Fadime’yi daha da sıkı sardı, yüzünü onun boynuna gömdü ama elleri hala karısının saçlardan uzaktaydı.
Vazgeçme benden,dedi sesi Fadime’nin boynunda titreyerek yankılandı. "Nefret et, bağır, çağır ama sakın bırakma. Ben senin nefretine bile razıyım, yeter ki beni bu sessizliğin içinde bir başıma koyma.

Fadime, İso’nun gömleğinin yakalarını sıkan parmaklarını daha da sıktı sanki elinden kaçırmak istemezmiş gibi.
Onu kendinden uzaklaştırmak yerine daha da yakınına, tam kalbinin üzerine çekti. Başını hafifçe geri çekip İso’nun gözlerinin tam içine, paramparça olmuş ruhuna baktı.
"Seni bırakırsam nefes alamam ki ben." diye fısıldadı Fadime, sesi artık bir isyandan ziyade teslimiyetti. "Sana kızdığım kadar kendime de kızıyorum. Bu kadar yalanın, bu kadar acının ortasında hâlâ seni nasıl bu kadar delice isteyebiliyorum?
İçim yanıyor İso, seni her gördüğümde, sana her dokunduğumda içimdeki bu yangın daha da büyüyor."
İso, Fadime’nin bu kontrolsüz dürüstlüğü karşısında daha fazla dayanamadı. Onu öyle bir kavradı ki, aralarındaki o son boşluk da yok oldu. Elleri hâlâ saçlarından uzak, belinde ve sırtında sımsıkı kilitliydi ama dudakları Fadime’nin her bir kelimesini yutmak ister gibi hırsla onunkilere kapandı.
Bu seferki öpücük bir hesaplaşma değil, bir patlamaydı. Aylardır bastırılan söylenmemiş sevdalar ve "sahte" dedikleri evliliğin altındaki gerçek kor, tüm odayı sardı. Fadime, İso’nun boynuna daha sıkı sarıldı; parmaklarını onun ensesine geçirirken İso’nun kendi boynunda asılı kalan, her dokunmak istediğinde görünmez duvara çarpıp geri çekilen ellerini hissetti.Derin bir nefes aldı ve başını hafifçe geri çekip İso’nun gözlerine baktı,
tırnaklarını avuçlarına geçirdiği yumruk halindeki ellerinden birini usulca tuttu.
İso ne olduğunu anlayamadan, Fadime onun elini kendi omuzlarına dökülen, dokunulması yasak olan saçlarına doğru yönlendirdi. İso’nun parmakları, karısının saçlarına değdiğinde vücudundan bir elektrik akımı geçmiş gibi sarsıldı.
"Dokun." dedi Fadime, sesi hem titrek hem de emreder gibiydi. Senden başka kimsenin iyileştiremeyeceği bir yara bu İso. Eğer bizi yakacaksan, önce bu hatıralardan başla. Dokun saçlarıma.
İso canından çok sevdiği kadının tüm yüz hatlarına emin olmak ister gibi bir daha baktı.
Fadime’nin onu onaylarcasına ağır ağır kapatıp açtığı gözleriyle parmak uçları, ipek gibi yumuşak ama hatırası o kadar ağır olan saç telleri arasında kayboldu.
Avuç içi Fadime’nin şakaklarına, saç diplerine değdiğinde İso’nun gözlerinden bir damla yaş, Fadime’nin yanağına düştü.
Fadime, yanağına düşen o sıcak damlayı hissettiğinde gözlerini araladı.
İso’nun omuzlarını sarsan pişmanlığına bakarken, elini kaldırıp onun yanağındaki ıslaklığı usulca sildi.
Silik bir tebessümle sımsıkı sarıldı kocasına.
İso’nun parmakları artık yasaklı saçların arasında özgürce ama büyük bir şefkatle dolaşıyordu.
"Seni sevmekten başka hiçbir şeyim yok Fadime," diye inledi İso, dudakları onun boynuna gömülürken. "Andım olsun ki, bu gece bittiğinde aramızda tek bir sır kalmayacak. Seni bir daha asla kimsesiz bırakmayacağım."
Nefesleri birbirine karışırken, odadaki ağır hava ve üzerlerine çöken geçmişin gölgesi artık taşınamaz bir hal almıştı. Bu dört duvar ona sanki sadece acıları hatırlatıyordu.
"Fadime," dedi sesi hafifçe titreyerek. "Burada durmayalım. Bu oda, bu eşyalar... Hepsi bize ait olmayan bir hayatın parçası, ruhum daralıyor sanki nefes alamıyorum burada."
İso, kadının ellerini sıkıca kavrayıp devam etti:
"Yayla evine gidelim. Sadece rüzgarın sesi olsun, kimsenin gölgesi düşmesin üzerimize. Orada ne bu 'sahte' evlilik var olsun ne de başkalarının fısıltısı.
Sadece biz olalım,
Sil baştan başlamak için, önce buradan uzaklaşmamız lazım."
Fadime, sadece başını sallayabildi. İso’nun elini tutup kapıya doğru yöneldiğinde, aslında sadece o evden değil, sırtlarındaki tüm ağır yüklerden de kaçtıklarını biliyordu.

İso, Fadime’nin elini bir an bile bırakmadan onu arabaya bindirdi. Şehrin ışıkları dikiz aynasında yavaş yavaş silinirken, ikisi de konuşmuyor ama birbirlerinin varlığını her nefeste hissediyorlardı. Yol, kıvrıla kıvrıla yukarıya, çam ağaçlarının gökyüzünü kapladığı o ıssız yayla evine çıkıyordu.

…

Kapıyı açtıklarında içeriye dolan serin dağ havası, odadaki odun kokusuyla karıştı. İso, hemen şömineye yönelip kuru odunları çatırdatarak ateşi canlandırdı. Alevlerin turuncu ışığı, Fadime’nin az önce ağlamaktan nemli kalmış kirpiklerinde parlıyordu.
İso, yüzündeki kanın kuruyup gerilmesinden rahatsız olup elini kaşına götürdü.
Fadime hemen araya girdi:
"Dokunma İso, ellerin kirli. Mikrop kapacak iyice."
Fadime, kenardaki yardım çantasını alıp masanın üzerine koydu. İso’yu sandalyeye oturttu, kendisi de hemen karşısına, dizlerinin dibine bi sandalye çekti. Çantadan pamuğu ve dezenfektanı çıkardı.
İso’nun yüzüne uzanmaya çalışıyordu fakat kocası o kadar uzundu ki dizleri, sandalyeyi daha yakınlaştırıp yüzüne yaklaşmasını engelliyordu.
Fadime pes edip ayağa kalkıp kocasının yüzüne doğru yaklaştı.
Bir eliyle İso’nun çenesini hafifçe kavrayıp yüzünü kendine doğru çevirdi. Işık tam İso’nun yüzüne vururken, Fadime parmak uçlarıyla yaranın etrafındaki kurumuş kanları temizlemeye başladı.Bunu yaparken kocasının dizlerinin arasına iyice yerleşmiş olduğunun farkında değildi. Karısını dakikalardır sırıtarak izleyen İso,çevik bi hamleyle Fadime’yi bir dizine oturttu.
Fadime’nin ayağı yerden kesildiğinde ağzından küçük bir çığlık kaçtı. Ne olduğunu anlayamadan kendini İso’nun dizlerinde, onun sıcaklığıyla kuşatılmış bir halde buldu. Elindeki pansuman malzemeleri bir yana, bütün dünyası o an omuzlarından aşağı dökülmüştü.
Elleri İso’nun göğsünde, parmakları adamın gömleğinin kumaşını sıkarak asılı kaldı.
Bakışları İso’nun gözlerinde takılıp kalmış, sanki konuşma yetisini tamamen kaybetmişti. Sadece kalbinin, göğüs kafesini delmek istercesine İso’nun avuçlarına doğru vuruşunu hissedebiliyordu.

"İso..." dedi sesi titrerken. "Ne... Ne yapıyorsun? Bitirmedim daha canın yanacak böyle. "
İso, onun bu şaşkınlıktan donup kalmış halini görünce hafifçe gülümsedi ama bu gülümseme alaycı değil, tamamen sahipleniciydi. Boşta kalan eliyle Fadime'nin ensesini kavrayıp onu biraz daha kendine, kaçınılmaz yakınlığa çekti.

"Canım falan yanmıyor Fadime," dedi İso, sesi şimdi daha da derinden, daha da sahiplenici geliyordu. "Aylardır aramızdaki mesafeler canımı yaktı benim. Şimdi bırak da, nerede durman gerekiyorsa orada dur."
Fadime,kocasının sözleriyle vücuduna bi sıcaklık yayıldığını hissetti
Durması gereken yer.
Kocasının dizlerinin üstü.
Düşünceleriyle birlikte artık kaçmak istemediğini o an anladı.
Şok yerini yavaş yavaş, damarlarında dolaşan yakıcı huzura bırakıyordu.

İso kucağındaki karısını indirmeden yatak odasına doğru adımlamaya başladı.
Evde ikisinin nefes sesinden başka bir ses yoktu.
Odaya geldiklerinde İso Fadime’yi yavaşça yatağın üzerine bıraktı ve üzerine eğilerek onu öpmeye devam etti.
Fadime’nin üzerindeki utangaçlığı dağıtmak istercesine ellerini onun omuzlarından çekmedi.
Hareketleri o kadar kontrollüydü ki, odadaki zamanın akışı dışarıdaki fırtınayla tamamen bağını koparmıştı.
İso, önce Fadime’nin hırkasının düğmelerine yöneldi; parmakları yavaşça, sanki dünyanın en hassas kilidini açıyormuş gibi hareket ediyordu.
Fadime’nin, İso’nun gözlerindeki o derin sadakati gördükçe içindeki güven duygusu pekişiyordu. Ancak yine de bakışlarını İso’nun göğsünden yukarı kaldıramıyordu. İlk düğmenin çözülmesiyle omuzları hafifçe sarsıldı, yanaklarındaki kızıllık boynuna kadar yayıldı. İso, onun bu halini gördüğünde duraksadı, bir an bekledi ve Fadime’nin elini nazikçe avucunun içine alıp dudaklarına götürdü.
"Sadece bana odaklan," diye fısıldadı. "Acelemiz yok.”
İso, Fadime’nin kıyafetlerini birer birer, her bir adımda onun tenine duyduğu saygıyı belli ederek çıkardı. Fadime, teni açıkta kaldıkça elleriyle kendini gizlemek ister gibi hafifçe toparlanmaya çalıştı. Utangaçlığı, bir savunma değil, bu anın yeniliğine verdiği saf bir tepkiydi. İso ise her defasında onun ellerini usulca kenara çekip, açılan her santimi hayranlıkla izledi.
Yapma," dedi İso. "Benden saklanma artık. Seni böyle görmeme izin ver."
Fadime, utangaç bir gülümsemeyle omuzlarını dikleştirdi. "Hiç bitmeyecek sanmıştım," dedi kısılan sesiyle. Bu sahtelik, bu aramızdaki görünmez duvarlar.
"Bitti," dedi İso. "Hepsi o kapının ardında kaldı."
...
Zaman ilerledikçe, İso’nun sakin ve güven veren tavrı Fadime’nin üzerindeki tutukluğu kırmaya başladı. Fadime, yavaş yavaş omuzlarını dikleştirdi; İso’nun gözlerindeki saf arzuyu gördükçe kendi arzusu da utancının üzerine çıkmaya başladı. Şimdi sıra ona gelmişti.
Fadime, titreyen ama kararlı ellerini İso’nun gömleğinin yakasına götürdü. İlk düğmeyi çözerken parmakları İso’nun sert tenine değdiğinde bir an durakladı, gözlerini kaldırıp İso’nun gözlerinin içine baktı. İso, sanki nefesini tutmuş, Fadime’nin her hamlesini büyük bir sabırla bekliyordu. Fadime, ikinci ve üçüncü düğmeyi çözerken daha rahattı; parmaklarını gömleğin altındaki sıcak tene sürtmekten artık çekinmiyordu.
İso’nun gömleği omuzlarından geriye doğru süzülüp yatağın kenarına düştüğünde, Fadime elini onun geniş göğsüne koydu. Kalbinin vuruşlarını avucunun içinde hissetmek, aralarındaki son mesafeyi de yok etti.
Fadime fısıldadı: "Kalbin... Sanki yerinden çıkacak gibi."
İso sırıtarak onun elinin üzerine kendi elini kapattı. "Senin yüzünden. İlk günden beri böyleydi bu kalp, ama sen ilk kez duyuyorsun."
Fadime bu itiraf karşısında tekrardan kocasının dudaklarına kapandı.
İso, Fadime’nin bu cesurlaşan dokunuşlarına karşılık olarak onu belinden tutup yavaşça yastığa doğru yatırdı.
Şimdi her şey daha da ağırlaşmıştı. İso, Fadime’nin üzerine doğru eğilirken acele etmiyor, her öpücüğünü onun teninde bir imza gibi bırakıyordu. Önce boynuna, sonra köprücük kemiklerine inen dudakları, Fadime’nin her nefesinde biraz daha sahiplenici bir hal alıyordu. Fadime ise artık saklanmıyor, kollarını İso’nun boynuna dolayarak onu daha çok kendine çekiyordu.
Her temas bir keşfe, her bakış bir yemine dönüşüyordu. İso’nun anlayışlı ve sabırlı haliyle ,Fadime’nin utangaçlığı yerini tamamen tutkulu bir kabullenişe bıraktı. Aralarındaki ağır sessizlik, artık sadece birbirlerinin nefesleri ve kalp atışlarıyla doluydu. Tenleri birbirine mühürlendiğinde, ne yalanlar kalmıştı geriye ne de dışarıdaki dünya. Sadece o anın sonsuzluğu ve birbirlerine duydukları derin, sarsılmaz aşk vardı.

...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

462okunma 27beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18