8. bölüm / 20
HYBE'de 4 Türk8 Bölüm: BTS
Bölümler 20Şu an: 8 Bölüm: BTS
- 1 1 Bölüm: Hayallerin peşinden...900 kelime
- 2 2 Bölüm: Ortak karar1.155 kelime
- 3 3 Bölüm: Yıldızlar kaostan doğar...1.289 kelime
- 4 4 Bölüm: koreliler Buray bilmez.1.228 kelime
- 5 5 Bölüm: ilk tanışma1.278 kelime
- 6 6 Bölüm: Tatlı küçük yalancılar.1.766 kelime
- 7 7 Bölüm: cevapsız sorular1.343 kelime
- 8 8 Bölüm: BTS1.525 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9 Bölüm: İlk resmi tanışma2.283 kelime
- 10 10. Bölüm: Şirkette ki yeni departman.2.552 kelime
- 11 11 Bölüm: operasyon çita1.903 kelime
- 12 12 Bölüm: Kızlar firarda..1.571 kelime
- 13 13 Bölüm: Fotoğrafcı krizi...2.310 kelime
- 14 14 Bölüm: İyi poz veremiyorsun1.881 kelime
- 15 15 Bölüm: Galiba yakalandık1.746 kelime
- 16 16 bölüm: Kül kedisi hanım...2.173 kelime
- 17 17 Bölüm: İtiraf et1.071 kelime
- 18 18 Bölüm: kutlama2.494 kelime
- 19 19 Bölüm: Apartman da ki olay3.021 kelime
- 20 20 Bölüm: Eski bir dost1.586 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Pencereden içeri süzülen gün ışığı ile beraber alarm da çalmıştı. Uyku sersemi Rana alarmın rahatsız edici sesini kesmek için eliyle baş ucunda ki komodinin üstünde telefonunu aramaya başlamıştı bile. Alarmı kapattıktan sonra odaya tekrar huzurlu sessizlik çökmüştü ama bu sessizlik fazla uzun sürmemişti. Rana kalkarak gözlerini ovuşturdu ve duş almak için banyonun yolunu tuttu. Herkesi uyandırmak için önce kendi'nin uyanması gerekiyordu, kısa bir duştan sonra mutfağa giderek çaydanlığın altını yaktı ve odaya geri döndü. Saate baktığında 05:30 u gösteriyordu. "Evet eğer bir kadınsanız hazırlanmak için malesef ki uykunuzdan ödün vermek zorundasınız" diye mırıldandı ve Mila'nın yatağına oturarak adeta bir un çuvalı gibi kendini onun üzerine attı.
Rana:Milaa kalk hadiii. Sütcü Jimin süt getirmiş....Kapıda.
Mila:Aman ne kadar da komik.
Rana:Benim için komik. Diğerlerini kaldırmaya gidiyorum kalk hadii hem sen pilates yapmıyormuydun?
Mila:Evet, neden?
Rana:Yetişmek istiyorsan hızlı davran biraz.
Mila:Merak etme yetişirim.
Rana kızların odasına geçiş yaparken, Mila ise gözlerini ovuşturarak kalkmış ve matını hazırlamıştı, pozitif bir gün için sabah egzersizi şarttı. Bu sırada Rana Sima'yı uyandırmıştı ve ikisi bir olup, uyanmamak konusunda ısrar eden Beyzanur'u yataktan yere atmışlardı.
Beyzanur:Şimdi görürsünüz siz!!
Beyzanur ikiliye saldırırken, odada yastık savaşı baş göstermişti ama kısa süren bu savaş Mila'nın odaya girmesi ile sona ermişti.
Mila:Ne bu gürültü?!!!! Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz?!!
Sima:Şey biz-
Mila:Bensiz yastık savaşımı yapılır?! Kendinizden utanmalısınız. (kapının dibinde ki yastığı alarak kızların üstüne koşar)
15 dakikalık yastık savaşından geriye kalan, yere serilmiş 4 kız olmuştu ama odanın durumu Filmler de gördüğünüz gibi değildi. Etrafta tek bir tüy bile yoktu.
Mila:Şu yastıkları iyi akıl ettin Sima.
Rana:Aynen yaa. Yoksa şimdi buraları temizliyor olurduk ki asıl can sıkan tarafı da tüylerin kolay kolay toparlanmıyor olması.
Beyzanur:Kalkın hadi Mila sen duşa, Sima biz de odayı toparlayalım.
Rana:Ben de gideyim de bizimkini toparlıyayım. Kızlar camı açın da oda biraz havalansın.
Sima:Tamam!
Rana hızla odayı toparladıktan sonra mutfağa giderek kahvaltıyı hazırlamıştı. Duştan sonra Mila'da yardım etmek için ona katılmıştı. Kahvaltılarını yapan kızlar hazırlanmak için kıyafet odasına geçmişlerdi.
Rana:Karasız kaldım. Ne giysem? Yani bugün toplantıda var ya hani.
Mila:Evet ama çok ta abartmamak lazım.
Beyzanur:Gene mi siyah beyaz?
Sima:Hayır tabiki yani o gün gördük şirket çalışanları kafalarına göre giyinmişlerdi. Biz de öyle giğineceğiz işte, sonuçta işimiz masabaşı ama tabi Mila haklı çok ta abartmayalım.
Mila
Rana
Sima
BEYZANUR
Kızlar hazırlanırken BTS in evinde durumlar pek de faklı değildi, yani en azından öyle denile bilirdi.
Bilgilendire(..
(Arkadaşlar solo kariyerlerine adım atmakları ile birlikte çocukların artık aynı evde yaşamadıklarını biliyorsunuzdur. Artık hepsi evini ayırdı...Solo kariyerleri 1 sene kadar devam edilecek diye düşünülüyor fakat BTS grup olarak geri dönse de ayrı evlerde kalmayı sürdürecekler bu çocukların kendi kararları ama bu hikaye de solo kariyerleri devam etse bile aynı evde yaşıyor olacaklar ve bu durum hikayenin finaline kadar böye sürecektir)
BTS artık çaylak değildi ülkenin ve düya'nın gözdesi olduğu gibi şirketin de gözdesiydi ve imzlarını attıkları bir çok başarıdan sonra, şirketleri tarafından bir kaç sene önce daha büyük ve geniş eve taşınmışlardı ve oturdukları site herkesin girebileceği bir site değildi. Yeni bir güne gözlerini aralayan Jungkook yatağında biraz daha oyalandıktan sonra kalkarak odasında bulunan banyoya gitmişti. Ferah bir duşun ardından diğerlerine bakmak için odasından çıkmış, şarj aletini dün unutuğu yerden yani ikinci kattaki oturma odasından almak için içeri girdiğinde, irkinerek geri çekilmişti.
Jung kook: Ahh ödüm koptu! Siz ikiniz ne yapıyorsunuz burada?
Jimin özenle Hoseok'un yüzüne 10 dakikalık maske yapıyor, arada kendi yüzündekini de düşmemesi için düzeltiyordu.
Jhope:Görmüyor musun 10 dakikalık maske, bakım saati...
Jimin:Aynen bakım önemli, yüzün yorgun görünüyor al birini de sen yap. İnan bana çok iyi hissedeceksin hem bu gün tanışma toplantısı var-
Yoongi:Ne toplantısı? Kiminle tanışıyoruz?
Min Yoongi (Suga,Agust D) BTS'in 3 Rapcisindan birisi ve aynı zamanda grubun Producer liğini de üsleniyor (arasıra)
Hoseok:Hani şu şirkete gelen yabancı 4 kız var ya.
Yoongi: Haberim yok, görmedim.
Hoseok: Bu gün onlarla tanışıma toplantısı var, bilirsin yeni gelen herkes için geçerlidir. Bu yüzden al bir maske yap kendine gel, göz çevrende ki siyah halkalara bak çok kötü gözüküyor.
Jung kook: Öyle mi düşünüyorsun? Tamam at birini banada.
Jimin: Yaniii biz idolüz sesimiz kadar görünüşümüzde önemli biliyorsun. Bir de şimdi belli ki yeniler bizi çok bilmiyorlar, İyi izlenim bırakmak önemli.
Nam-joon: Kime bırakıyormuşsunuz bu iyi izlenimi?
Kim Namjoon(Rm) Grup Liğderi ve aynı zamanda 3 Rapci den birisi.
Jun gkook: Şirkete gelen yeni departrmanı diyor.
Nam-Joon: Şirkete yeni departman mı gelmiş?
Yoongi: Senin bile haberin olmadığına göre.
Jung kook: Yabancılar ne Kpop endüstrisine nede bize pek aşina değiller. Yani en azından ben öyle anladım. Yani genelde insanlar bizimle konuşurekn mutluluk, heyecan ve saire şeyleri bir şekilde ifade ederler ama bunlar öyle değillerdi. Düm düz yani, hatta biraz fazla gergin ve rahat. O yüzden bizi bildiklerini pek sanmıyorum.
Nam-joon: Garip. Amerikalılarsa anlaşırız kesin.
Hoseok: Sen o muazzam ingilizcenle kesin anlaşırsın doğru.
Taehyung: Şu yeni, gizemli ve garip çalışanlardan mı bahsediyorsunuz?
Yeonjun: Yoo bence çok tatlılar, nezaketli ve saygılılar ayrıca, malesef seninle aynı fikirde olamayacağım Hyung.
Taehyung: Sen de nereden çıktın?!
Soobin: kahvaltıya geldik, e hep siz gelecek değilsiniz ya ve ayrıca Yeonjun'a katılıyorum hiçte garip yada tuhaf değiller aksine bence dilimizi çok iyi konuşuyorlar. Ayrıca çok ta nazikler.
Jimin: Ne gibi nazikliklerini gördün mesela?
Beomgyu: Selam verirken gülümsüyorlar ve hal hatır sorabiliyorlar mesela, bunu sizin için demiyorum ama şirkette bizim grup selam verdiğinde bırak geri selam vermeği, görmezden gelen çalışanlar var. O yüzden bence güleryüzlükük yeterince nazikçe bir hareket, bence tabi.
Taehyung: Neyse bu gün anlarız.
Jimin: Aynen zamanla anlayacağız zaten.
Huening Kai: Jin hyungum nerede?
Nam-joon: Sahi sabahtan beri görmedim.
Jung kook: Mutfaktadır ben bir bakayım.
Jung kook aşağı inmiş ve mutfağın yolunu tutmuştu, içeri girdiğinde masanın üzerinde duran Jin'e baktı.
Jung kook: Hyung ne işin var masanın üstünde?
Jin: Burası benim de evim tamam mı!! nerede istersem orada dururum!!
Jung kook: Örümcek nerede?
Jin: Masanın altında.
Jun gkook kağıt yardımı ile örümceği alıp dışarı attıktan sonra Jin nihayet masadan inmişti. Seneler geçmesine ve koca adam olmasına rağmen çocukluğunda geçirdiği bir tramvadan dolayı oluşan örümcek fobisini yenememişti.
Jun gkook: Tamam attım.
Jin: Ohhh iyi, teşekkürler Kookie.
Kim Seokjin (Grubun 4 vocalistinden birisidir ve grubun Vizual'i olarak da bilinir)
Jung kook:Önemli değil Hyung. Eee? kahvaltıda ne var?
Jin: İşte yaptım bir şeyler çocuklar da bir şeyler almışlar. Yeni çalışanlardan bahsediyorlardı anlamadım.
Jun gkook: Evet onu konuşuyorlar yukarıda, şirkete 4 yeni çalışan gelmiş bir de üstelik yabancılar.
Jin: Gerçekten mi? E bize bir şey denilmedi? Sen tanıştın mı?
Jun gkook: Evet, TXT nin alt komşusular. Jimin, Taehyung, Hoseok ve ben tanıştık hatta dün eşyalarını daireye taşımaya yardım ettik.
Jin: Anlaşılan iyi anlaşmışsınız.
Jung kook: Yani çok güler yüzlü ve nezaketliler tabi de bilemiyorum sanki bir tuhaflık var gibi. Yani böyle bazen çok tuhaf davaranıyorlar, hyunglar da yukarda onu konuşuyorlar.
Jin: Hımm hangi departmana gelmişler?
Jk: Hiç bir bilgim yok, bu gün toplantıda anlayacağız artık.
Kahvaltından sonra çocuklar da hazırlanmış ve evden çıkmışlardı.
Kızlar sabah, evden çıkarken kimseler ile karşılaşmamağın verdiği sevinç ve huzurla birlikte şirkete geçmişlerdi, fakat girişte o ana kadar hiç düşünmedikleri bir şeyi fark ettiler. Hiç birinin yaka kartı yoktu ve doğal olarak da şirkete giriş yapamıyorlardı. Şirkete geldikleri ilk gün tanıştıkları görevli ile karşılaşmışlardı, görevli kızın göz ucu ile onları izlediğini fark edince Rana boğazını temizleyerek, bütün
samimiyetini takınmış ve görevliye yaklaşmıştı.
Rana: Günaydın.
Görevli: Günaydın efendim.
Rana: Resmi olarak konuşmanıza gerek yok biz artık meselek taşı sayılırız bayan-
Rana genç ve sempatik kadının yaka kartına bakmış ve ismini sesli okumuştu
Rana: Bayan Hi-su
Hi-su: Ama siz rütbe olarak benden yükeksiniz, o yüzden-
Rana: Olur mu hiç? Hem ne olmuş öyleyse? Sonuçta hepimiz bu şirketin çalışanıyız, bu gün tanışma toplantısı olduğunu öğrendik sen de geliyorsundur herhalde
Hi-su: Ahh elbette geliyorum.
Rana:Bu harika. Sizden küçk bir ricada buluna biriymiyim?
Hi-su: T-tabi yapabileceğim bir şeyse.
Rana: Geçen gün bayan Go unutmuş olmalı. Biz de haliyle günün yorgunluğu ile unutmuşuz yaka kartları almayı ve şimdi de şirkete girmiyoruz. Acaba bu konuda bir şey yapa bilir misiniz?
Hi-su: Bir bakalım, önce bayan Go ya haber vereyim.
Görevli kız küçük bir konuşmanın ardından geniş gülümsemesi ve rahatlamış bir yüz ifadesi ile Rana'ya dönmüştü.
Hi-su: Bayan Go yaka kartlarınızın bu gün hallolacağını söyledi. Şimdi içeri sizi ben geçireceğim.
Çekmeceden çıkardığı bir kart ile yerinden ayrıldı ve geçiş izninin onaylanması için kartı kapıya tuttu. Kızlar geçtikten sonra Rana dönüp genç görevliye teşekkür etmişti.
Rana:Yardımın için teşekkürler, bu hafta sonu sana bir kahve ısmarlamama izin ver lütfen.
Hi-su: Olur mu? bu benim işim, ama bir kahveye hayır demem.
Rana: O zaman önümüzde ki hafta sonu buluşuyoruz yeri ve zamanı sonra konuşalım.
Hi-Su: Tamamdır.
Kızlar şirket kalabalığı'nın içinde kaybolup asansöre doğru irerlerken, görevli kız önüne dönerek minik bir gülümseme atmış ve o gün diğer şirket çalışanları ile birlikte onlara fazla ön yargılı yaklaştıklarını anlamış, bu davranışından dolayı utanmıştı.
Beyzanur: Anlaşılan Rana kendine arkadaş edindi.
Sima: Papucumuz dama atıldı desene.
Rana: Evet hiç arkadaşım yok burda ne yapayım? Üstelik kız kapıda duruyor yani bakarsın ileride işimize yarar.
Mila: Bak sen "hiç arkadaşı yokmuşmuş" biz neyiz bostan korkuluğu mu?
Rana: Siz Kore'deki ailemsiniz arkadaş ve aile farklıdır.
Mila: Evet laf sokmayı gerçekten biliyorsun.
Sima: Ağzın iyi laf ypıyor.
Beyzanur: Ay duygulandım..
Rana: Mersi.
Kızlar kalabalık asansöre bindiklerinde etraftaki çalışanların bakışlarını üzerlerinde hissetmişlerdi ve bu durum onları bayağı bir rahatsız etmişti.
😇😇😇😇😇😇😇😇😇😇😇😇
Emeğe saygı göstergesi olarak bölümü beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen.💜 Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bölüm etkileşimi
