6. bölüm / 20
HYBE'de 4 Türk6 Bölüm: Tatlı küçük yalancılar.
Bölümler 20Şu an: 6 Bölüm: Tatlı küçük yalancılar.
- 1 1 Bölüm: Hayallerin peşinden...900 kelime
- 2 2 Bölüm: Ortak karar1.155 kelime
- 3 3 Bölüm: Yıldızlar kaostan doğar...1.289 kelime
- 4 4 Bölüm: koreliler Buray bilmez.1.228 kelime
- 5 5 Bölüm: ilk tanışma1.278 kelime
- 6 6 Bölüm: Tatlı küçük yalancılar.1.766 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7 Bölüm: cevapsız sorular1.343 kelime
- 8 8 Bölüm: BTS1.525 kelime
- 9 9 Bölüm: İlk resmi tanışma2.283 kelime
- 10 10. Bölüm: Şirkette ki yeni departman.2.552 kelime
- 11 11 Bölüm: operasyon çita1.903 kelime
- 12 12 Bölüm: Kızlar firarda..1.571 kelime
- 13 13 Bölüm: Fotoğrafcı krizi...2.310 kelime
- 14 14 Bölüm: İyi poz veremiyorsun1.881 kelime
- 15 15 Bölüm: Galiba yakalandık1.746 kelime
- 16 16 bölüm: Kül kedisi hanım...2.173 kelime
- 17 17 Bölüm: İtiraf et1.071 kelime
- 18 18 Bölüm: kutlama2.494 kelime
- 19 19 Bölüm: Apartman da ki olay3.021 kelime
- 20 20 Bölüm: Eski bir dost1.586 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar.
Sabahın ilk ışıkları ile kızlar uyanmışlardı. Geçtikleri gece Sima'nın ağrılarından dolayı geç yatsalar da sabah erken kalkmışlardı.
Rana: Saat farkından dolayı bir süre uyuyup, uyanmakta zorluk çekeriz diye düşünmüştüm ama hiç öyle olmadı.
Beyzanur: Evet çok belli, hiç öyle olmadığı, diş fırçan sağ tarafta.
Rana: Yani?
Beyzanur: Sol tarafta arıyorsun.
Rana: Aaa doğru.
Beyzanur: Göz kapaklarını açabilirsen göreceksin.
Rana: Tamam.
Beyzanur: Ne tamam?
Rana: Ekmeğe ben giderim.
Beyzanur: Aynen kanka sen böyle devam et.
Mila: Günaydın.
Beyzanur: Günaydın
Mila: Rana nerede?
Beyzanur: Banyoda aynanın karşısında uyuyor.
Mila: Ne?
Beyzanur: Gelir şimdi, ayılmaya çalışıyordur, Sima nasıl?
Mila: Daha iyi.
Sima: Günaydın.
Mila: Günaydın.
Beyzanur: Günaydın. Nasıl hissediyorsun? Ağrın var mı hala?
Sima: Yok, ağrım yok iyiyim.
Mila: E hadi gelin kahvaltı yapalım. Sonra da üzerimizi değişir çıkarız, yoğun bir gün bizi bekliyor.
Sima: Rana nerede?
Beyzanur: Banyoda. Ranaa!! Hani ekmeğe sen gidecektin?!
Sima: Ekmek zaten var ya.
Beyzanur: Yok o öyle bir şey değil. Neyse gelir görürsün şimdi. Ranaaa!
Rana: Geldim. (Dağınık saç, üzerinde pijama ve tek elinde diş fırçası ile) 3 ekmek alınacak değil mi?
Sima: (Kıkırdar) Rana kuzum İyi misin?
Rana: Hıhı aynen 3 ekmek.
Mila: Rana? Neden elinde dış fırçası tutuyorsun?
Rana: Yeni buldum tam başlayacaktım Beyzanur ekmeğe yolladı da sonra şey oldu.
Mila: Bu her sabah böyle mi?
Beyzanur: Saat farkı onda böyle etki etmiş demek ki. Gel biz seni temizleyelim.
Mila: Beyzanur acele edin çay soğumasın.
Beyzanur: Tamam.
Rana: Ekmeğe giderim ben.
Mila: Ne ekmekmiş arkadaş.
Sima: Tamam gidersin.
Kahvaltıdan sonra kızlar üszerlerini değiştirmişlerdi. Hafif bir makyajdan sonra evde ki ilk günlerinin şerefine gurup fotoğrafı çekildiler. Mila Fotoğraf çekmeyi de çektirmeyi de çok severdi.
Mila: Harika oldu.
Rana
Sima
BEYZANUR
Mila
Sima: Aaa gerçekten harika çıkmışız.
Rana: Ben diyorum ki soyunma odasındaki iki camın arasında küçük bir boşluk var ya hani, acaba büyütüp oraya mı assak? Altına da güzel bir makyaj masası alırız. Küçük aynalı...
Beyzanur: Çok hoş olur aslında, zaten oda bomboş.
Mila: Olur.
Sima: E çıkalım o zaman. Hem bu saatte kimseyle karşılaşmayız da rahat rahat.
Rana: Doğru dedin. Hadi zaman kaybetmeyelim.
Kızlar kapıya doğru yöneldikleri zaman, tam kapıyı açmak üzereyken zilin çalması ile 4'ü de bir birlerine baktılar, önde duran Beyzanur kapıyı açmıştı ve gelen kişi JungKook'tu
Jungkook: Günaydın.
Beyzanur: Günaydın.
Jungkook: Umarım rahatsız etmiyorumdur, saat biraz erken.
Beyzanur: Yok, hayır. Biz de çıkıyorduk zaten.
Jungkook'un sesini duyan Mila ve Rana şaşkın bakışlarını Sima'ya çevirmişlerdi çünki gelme sebebinin o olduğuna çok eminlerdi. Sima yeşil gözlerini kocaman aralayarak parmak ucunda odaya doğru yürümüştü. Şu an onu görmek en son istediği şey bile değildi.
Jungkook: Şey ben arkadaşınızı merak ettim de? Nasıl acaba? Daha iyi mi?
Beyzanur: Şey dün biraz ağrıları oldu ama ilaç falan aldı iyi şimdi içerde hazırlanıyor.
Jungkook: Peki ya morluk? Yani dün çok kötü düştü morluk falan kaldıysa hemen doktora gidebiliriz.
Beyzanur: Evet, yani sol tarafında biraz morluklar var ama bizim halledemeyeceğimiz bir şey değil.
Jungkook: Dün yukarı çıktıktan sonra çocuklar dediğinde hatırladım. Hastaneye gitmek istememe sebebiniz bendim değil mi? Hastanede görülmeyeyim diye gitmek istemedi.
Beyzanur: Evet biraz öyle oldu ama yani zaten çok abartılacak bir şeyi de yoktu.
Jungkook: Anlıyorum. Eee şey madem siz de çıkıyorsunuz, birlikte inelim aşağı hem ben de kendi gözlerimle göreyim de içim rahat etsin.
Beyzanur: (Fısıldar) kız araba çarpmasından ölmedi kalpten gidecek bu gidişle.
JungKook: Efendim?
Beyzanur: Tabi diyorum, olur ben kızlara sesleneyim. K-kızlaar!! Çıkalım hadi.
Jungkook'un gitmediğini ve onu görmek istediğini öğrenen Sima, yine panik olmuş ve elleri ile X işareti yaparak gelmek istemediğini belirtse de başka çaresi yoktu. Mila boğazını temizleyerek dışarı çıktı, ardından diğerleri de çıkmışlardı. Sima yüzüne bakmamaya gayret ediyordu.
Mila: G-gunaydın.
Jungkook: Günaydın.
Mila: Niye zahmet ettiniz buraya kadar.
Jungkook: Sağlık durumunu merak ettim.
Rana: Ne zahmeti canım, alt tarafı asansör düğmesine basacak.
Mila: hahaha çok şakacıdır kendisi, bizi de hep böyle güldürüyor işte. İlginiz için teşekkürler.
Sima: Günaydın...
Jungkook: Günaydın. Nasıl oldunuz? Bir rahatsızlığınız varsa hemen hastaneye gidebiliriz.
Sima: Hayır gerek yok teşekkürler iyiyim.
Mila: (fısıldar) Ne hastane meraklısı çıktın be arkadaşım.
Jungkook: Efendim?
Mila: Eee gidelim o zaman diyorum.
Sima: (fısıldar) Ayaklarım gitmiyor.
Beyzanur: (fısıldar) Saçmalama bir akıllı biz değiliz, normal davranmaya çalış.
Asansörün kapısı açıldığında Sima uzun uzun baktı asansöre...
Sima: Şey!
Mila: Töbe bismillah..
Rana: Niye bağırıyorsun? Ödüm koptu.
Sima: B-ben, merdivenler...Iıı demek istediğim ben merdivenlerden ineceğim. Siz devam edin lütfen.
Sima'nın beklenmedik ve sıradan olmayan tepkisi Jungkook'a garip ama kızlara normal gelmişti, çünkü onlar bu tepkinin nedenini biliyorlardı. Mila durumu toparlamak adına diyaloğa bir kez daha dahil olmuştu.
Mila: Eee şey... Biz genelde spor yapıyoruz da, bir gün bile aksatmayız değil mi Sima.
Sima: E-evet.
Mila: O yüzden biz şimdi merdivenleri kullanalım siz üçünüz asansörle inin, kardeş kardeş.
Beyzanur: Aman ne kardeş, ne kardeş.
Rana:(Türkçe) hahaha bunu bana yapamazsın.
Mila: Hahaha (Korece) canım arkadaşım (Türkçe fısıldayarak) üzgünüm.
Beyzanur: Aşağıda kim bilir kaç kişi var Gerilirim ben.
Mila: hahaha idare et.
Asansörün kapısı yavaş yavaş kapanırken Rana ağlak gözler ile dışarda duran Mila ve Sima ya bakımıştı ve asansör kapanmıştı. Mila Sima'ya baktı.
Mila: Neyin var?
Sima: Bu durum çok rahatsız ediyor.
Mila: Hepimiz için öyle.
Sima: Keşke taşına bilseydik.
Mila: Keşke ama bu pek mümkün görünmüyor.
Sima: Eyvah!!!
Mila: Ne!! Ne oldu?!!
Sima: Taksi çağır hemen. Acil olduğunu söyle.
Şimdi bunların hepsi aşağıdalarsa kesin "hadi biz bırakalım" derler.
Mila: Yok artık. Sanmam..
Sima: Olsun biz yine de işimizi garantiye alalım. Ne bakıyorsun ara hadi 5-ci kata geldik.
Mila: A evet, doğru, haklısın beynim yandı bir anlığına. Çalıyor, alo merhaba ben çok acil bir taksi rica edecektim, evet en acilinden, adresi veriyorum...
Mila ve Sima taksi moderatörü ile konuşurken Rana ve beyaza nur çoktan giriş kata inmişlerdi bile. Çıkışa doğru yaklaştıklarında Rana dışarda Jimin ve Hoseok ile konuşan Taehyung'u görünce yürümeyi kesmişti, bunu fark eden Jungkook önce çocukların olduğu tarafa sonra Rana ve Beyzanur'a bakmıştı.
Jungkook: Sorun ne?
Rana: Şey ben, bay Gunwoo'ya bir şey soracaktım da şimdi hatırladım. Biz sizi tutmayalım arkadaşlarınız bekiyor sanırım.
Jungkook: Ah peki madem. Arkadaşlarınız da geldi. (Simaya bakar)
Mila: Geldik.
Rana: Biz de tam bay Gunwoo ile konuşacaktık.
Mila: Neden? (Beyzanur'un göz kaş hareketi ile dışarı da ki üyeleri farkeder) Aaah evet, hatırladım doğru şeyi şey yapmak için.
Jungkook: İyi madem o zaman iyi günler tekrar.
Sima: İyi günler.
Mila: Ucuz kurtulduk.
Bay Gunwoo: Evet nasıl yardımcı olabilirim?
Beyzanur: Şeyi soracaktık biz bu gün eve bazı eşyalar almak istiyoruz da, taşıma işi için kendi aracınız var mı?
Bay Gunwoo: Ah malesef yok. Zaten bu devirde hangi apartmanın taşıma hizmeti var ki?
Beyzanur: Bilmem. Şirkette stüdyo daireler, Özel psikologlar olunca bu neden olmasın diye düşündüm. Neyse teşekkürler.
Sima: Mağaza'nın kesin vardır.
Mila: Off neden gitmiyor bunlar?
Sima: TXT üyeleri de orada ama bir kişi eksik, kesin onu bekliyorlardır.
Beyzanur: Bunlar her gün gelip gidecekler mi böyle?
Mila: Ne diye biliriz ki? Gelmemeleri için hiç bir neden yok.
Rana: Aynen sorun onlarda değil, biz de.
Sima: Umarım bu durumlar sık sık yaşanmaz.
Mila: Sanmıyorum ya, yeniyiz ya biz ondan. Bir haftaya alışırız.
Kızlar içerde konuşurken Jungkook dışarı çocukların yanına çıkmıştı.
Jimin: Geldi gecenin kahramanı.Eee nasılmış?
Jungkook: Dalga geçme Hyung, tanrı şahit çok korktum, her gün birine çarpmıyorum sonuçta.
Hoseok: Tamam korkmuşsun belli, nasılmış?
Jungkook: Arkadaşının söylediğine göre gece sık ağrılar geçirmiş ve vücudunun bağzı bölgelerin de morlukları var dedi.
Taehyung: Sen neden havadurumu sunar gibi konuşuyorsun?
Jungkook: Yoo, yani bilmem öyle mi konuşuyorum?
Jimin: Eee Jungkook hastanelik bir durumu varmıymış yokmuymuş.
Jungkook: Yokmuş. Biz hallediyoruz, önemli bir şey yok dedi. Ayrıca sen haklıydın Hyung.
Hoseok: Hangi konuda? Hayır çünkü ben her konuda haklıyım da.
Jungkook: Hastaneye beni tanırlar diye gitmek istememişler.
Taehyung: Neyse ayakta olduğuna göre iyi.
Hoseok: Bizim başımız ağrımasın da, bir de dedikodularla uğraşmayalım zaten bu aralar yoğunuz.
Jimin: Aynen.
Taehyung: Sahi bunlar ve bizim şirket ne iş? Yani şirkete bağlı yabancı çalışanlarımız olmamıştı hiç.
Jimin: pazartesi anlarız, patron kesin toplantı yapacak.
Hoseok: Bizi de pek bilmiyorlar anladığım kadarıyla, yoksa dün selam vermeden geçmezlerdi.
Jungkook: Yani çok takılacak bir konu değil, sonuçta her ülkede Army olsa bile, her vatandaş bizi bilmek zorunda değil de sizce de garip davranmıyorlar mı?
Jimin: Duyan da 7/24 dip dibeyiz sanır. Sadece iki kere gördüm birinde yüzlerine bile bakmadım, ikincisin de kurduğum tek diyalog selamlaşma ve vedalaşma oldu ne farkede bilirim ki?
Hoseok: Aramızda onlarla en uzun diyalog kuran sen oluyorsun yani.
Taehyung: Tuhaftan kastın ne?
Jungkook: Yani sanki bizden kaçıyorlar mış gibi geldi bana, muhattap olmak istemiyorlar sanki.
Jimin: Bu komikti evet. Saçmalama lütfen şu dünyada bizimle muhattap olmak istemeyen kadın yoktur herhalde.
Taehyung: Geliyorlar.
Kızlar içerde durarak çok dikkat çektiklerini düşünmüş ve dışarı çıkma kararı almışlardı.
Yavaş adımlar ile, üyelerin yüzlerine bakmamaya gayret göstererek selam vermiş ve arabanın diğer tarafına geçmişlerdi. Ara ara üyelerin kendilerine baktıklarını fark ediyorlardı bu yüzden gözleri sürekli Taxi nin geleceği yola kayıyordu.
Mila: Hayır yani ne biçim expres taxi bu? Belki biri ölüyor, belki biri doğuruyor inasan biraz vaktinde gelir yahu.
Beyzanur: Tamam sakin ol daha çok dikkat çekiyorsun.
Mila: Vallahi sakin falan olamam, artık dananın kuyruğu koptu kopacak.
Jimin: Pardon.
Mila: Al işte...offf.
Beyzanur: (Gülümser) evet.
Jimin: Eğer şirkete gidiyorsanız biz bırakabiliriz sizin için de sorun değilse tabi. Hem böylece dün yaşananlar için de özür dilemiş oluruz.
Beyzanur: Iııı şeyy (önce kızlara sonra Mila'ya bakar)
Mila: Ç-çok iyi olurdu tabi ama biz şirkete gitmiyoruz. Başka işlerimiz var, A-ama tabi çok teşekkürler davet ettiğiniz için (saygı göstergesi olarak eğilir) değil mi kızlar.
Rana: Kesinlikle.
Sima: O kadar haklı ki.
Beyzanur: Aynen.
Jimin: Tamam o zaman toplantıda görüşürüz herhalde.
Mila: (Gülümser) N-ne toplantısı?
Taehyung: E şirket başkanımız sizin şirkete tanıtmalı sonuçta. Tanışma toplantısı.
Rana: (fısıldar) kendimi keseceğim...
Sima: Taxi!!!! Allah'ım şükürler olsun.
Beyzanur: Hayatımda ilk kez Taxi nin gelmesine bu kadar seviniyorum.
Sima: Bide bana sor.
Mila: Garip, yani bize gerekli bilgiler verildi ama bu konuda bir şey söylenmedi diye hatırlıyorum.
Jimin: Atlamışlardır. Protokol böyle her yeni gelenler için toplantı düzenlenir.
Mila: Anlıyorum. Neyse bizim bu gün gerçekten çok işimiz var, müsadenizle.
Taehyung: (gülümser) müsade sizin.
Kızlar taxi ye bindiklerin de derin nefes vermişlerdi. Bu kadar yakından diyalog kurmak onlar için sadece bir hayaldi,
gerçekleşmesi imkansız olan bir hayal.
Siteden çıktıklarında aralarında durumu tartışmışlardı. Kızlar olayı büyütmemeye çalışsalar bile hissettikleri şey kendiliğinden büyüyordu.
Onlar görmezden geldikçe sanki nisbet yapar gibi, olay daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyordu. Düşünme, görme, abartma, duyma, görmezden gel demek daha kolay ulaşılabilir bir seçenek olsa bile, yaşaması en zor seçeneklerdi ve malesef ki bunları uygulamak o kadar da kolay değildi. Hatta düşündüğünüzden daha da zordu.
💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜
Herkese merhaba nasılsınız?
Umarım sevdiğiniz bir bölüm olmuştur.
Bu henüz başlangıç, eminim bir sonraki bölümleri de seveceksiniz
Ve diğer hesapta ki hikayelerin aktarmaları ile de uğraşıyorum. yakına her bölüm itina ile düzenlenmiş olarak bütün hikayelerin ilk böümleri sizlerle olacak lütfen takipte kalın.Takip etmeyi,yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın lütfen. Seviliyorsunuzn Bal Peteklerim💜
Bölüm etkileşimi
