HYBE'de 4 Türk kitap kapağı

12. bölüm / 20

HYBE'de 4 Türk

12 Bölüm: Kızlar firarda..

Vaveyla Yazarı: .....Melek ...

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 12 Bölüm: Kızlar firarda..

Kızlar bir kaç saat boyunca güzel vakit geçirmişlerdi. Onların neşesi ve güler yüzlülükleri görevli Hı-su ya da yansmıştı.
Hi-su sıcak kanlı, cana yakın ve sempatik birisiydi sadece biraz utangaçtı ama kızlar kendi diyalog ve samimiyetleri ile onu da kendileri gibi eğlenceli biri haline getirmişlerdi. Görevli Hi-su gittikten yarım saat sonra 4'dü de hazırlandı. Üzerlerine eşorfman takımı giyindiler az da olsa gerginlik vardı ve "en azından böyle rahat oluruz" diye düşünmüşlerdi.

Sima

Mila

Rana

Beyzanur

Rana: Eee? Nasıl sokacağız bunları? Yani başta çanta diye düşünük ama bekçi kesin anlar.

Mila: Onu düşündüm tabiki. Bekleyin (Odasından 4 tane orta boy kutu çıkarır)

Sima: Bunlar şey değil mi aldığımız eşyalar ile gelen kutular?

Mila: Evet. Alta yemekleri ve içecekleri yerleştireceğiz, üstüne de bu karton kesiğini koyup ofis eşyaları koyacağız.

Beyzanur: Sen burda harcanıyorsun, valla bak.

Kızlar eşyaları yerleştirdikten sonra bir taksi aracılığı ile şirkete varmışlardı.

Beyzanur: Of girmesek mi ya?

Sima: Saçmalama buraya kadar boşuna mı geldik?

Rana: Eee şimdi ne yapıyoruz?

Mila: Bekçi sana gelmeden sen ona gidersen şüphe çekmezsin.

Sima: Nasıl yan-

Mila: Pardon.

Sima: Ne?!

Bekçi: Evet?

Mila: (Şirket kartını gösterir) iyi akşamlar biz medya departmanıyız ofise bırakmamız gereken bir kaç eşya var.

Bekçi: Anlıyorum ama şey-

Mila: Bayan Go'nun haberi vardı ama tamam madem ben arayayım kendisini (telefonunu çıkarır) saat de biraz geç oldu ama neise, ne yapalım.

Bekçi: T-tamam ama kutulara bakmak zorundayım.

Mila: Ama şey...(Kızlara bakar)

Beyzanur: K-kırılacak eşyalar var o yüzden biraz dikkat ediyoruz.

Bekçi: Evet ama içindekileri çıkartıp kontrol etmem gerekiyor.

Sima: Hayatta olmaz! Özel eşylar var.

Bekçi: Lütfen zorluk çıkarmayın...

Sima: Ama beyefendi-

Jung kook: Neler oluyor burada? Sorun nedir?

Rana: Eveeet an itibari ile ayvayı yedik...çok güzel.

Bekçi: Efendim arkadaşlar eşyalarını getirmişler ama içine bakmam gerekiyor.

Sima: Evet ama içinde özel eşyalarımız var, ayrıca kırılacaklar da var.

Jung kook: (Simayı tek kaşı havada süzer) Özel eşyalarınızın şirkette ne işi var Sima hanımcığım?

Sima: (Fısıldar) Oha adımı aklında tutmuş, ay bana gene geliyorlar.

Mila: Hahaha Beyzanur el at çabuk.

Beyzanur: Tamam! O zaman şöyle yapalım içindekileri çıkarmayalım çok zaman alır böyle, açalım siz içine bir göz atın ikimizin de gönlü olsun, değil mi Sima arkadaşım.

Sima: Hı ne? E-evet tabiki, gönül çok önemli.

Jung kook: (Derin nefes verir, gözlerini önce ayakkabılarına sonra bekçiye diker) Eee diyorum ki hanımefendileri çok yormayalım, bizim şirkettenler sonuçta hem geç te oldu.

Bekçi: Yani, peki o halde siz öyle diyorsanız.

Jung kook: Yardım etmemi ister misiniz (Sima'ya yaklaşır) ağır görünüyor da.

Sima: (Geri bir adım atar) Hiiiiç gerek yok biliyor musun. Siz benden uzak durarak çok büyük yardımcı oluyorsunuz zaten.

Jung kook: Neden öyle dediniz ki?

Sima: Şey için, neden olacak canım şey yüzünden.

Jung kook: Ney yüzünden?

Sima: Geldiğimizden beri bize tavırlısınız ya ondan dedim. İyneliyici sözleriniz var ya hani, üyelerin yanında farklı yanlızken farklı davaranıyorsunuz ya hani.

Jung kook: Başka bir sebep yok yani.

Sima: Başka ne olabilir ki? Ay uzak dururmusunuz lütfen! Aaaa bu ne canım.

Jung kook: Neyse ben izin istiyeyim artık.

Mila: Hahaha bencede.

Jung kook oradan ayrıldıktan sonra Sima kızlara dönmüştü.

Sima: İsmimi aklında tutmuuuuş

Mila: Tutacak tabi, balık hafızası mı var? Niye tutamasın?

Beyzanur: Biz bir elini yüzünü mü yıkasak senin? Rengin attı sanki.

Sima: Kalbim tekledi duralım iki dakiak.

Beyzanur: Gel biz elini yüzünü yıkayalım, kızlar siz alın bunları da çıkın ofise biz de geliyoruz şimdi.

Rana: Tamam.

Kızlar 23-cü kata vardıklarında asansörün açılması ile birlikte şok olmuşlardı. Şirkette en ufak ışık süzmesi bile yoktu.

Mila: Yok artık, arkadaş sadece BTS yılda 3 milyar kazandırıyor bu kadar da cimri olamazsın ya.

Rana: Elektrik faturası çok geliyorsa demek ki.

İkisi de cep telefonlarının ışığını açarak ofislerine doğru irerlemişlerdi.
yan yana olmalarına rağmen bir birlerini görmüyorlardı bile.
Kızlar uzun kolidorda henüz yerini ezberleyemedikleri ofislerini ararken Jung kook soluğu dans odasında almıştı.

Taehyung: Eee nerede su?

Jung kook: Bırak şimdi su yu. Çok önemli haberlerim var size.

Hoseok: Ne oldu?

Jung kook: Yeniler şirkette.

Taehyung: Aha

Kung kook: Aşağı indiğimde bekçi ile tartışıyorlardı. Ofis eşyalarını getirmişler bekçi kutuların içine bakmak isteyice huzursuzluk çıkardılar.

Jimin: Ne varmış ki bu kadar?

Jung kook: Kırılgan ofis eşyaları "özel eşyalarımız da var" dediler.

Hoseok: Özel eşya demek.

Jimin: Taehyung?

Taehyung: Gittim bile.

Kızlar kolidorda yürürken Rana'nın şarjı bitmiş ve flaş ışığı sönmüştü, oflayıp puflayarak yoluna devam eden Rana birine çarpması ile yere, daha doğrusu birinin üzerine düşmesi bir olmuştu.

Rana: Ahh anneciğim, Mila ya!! Hadi benim şarjım bitti, elinde telefon var önünü görmüyor musun? (Elini karnına götürür) oha, yaptığın onca Çin işgencesinin hayrını görmüşsün valla bu baklavalar ne böyle? Omuzlar da genişlemiş bayağı, Allah Allah baktığın zaman ufacık görünüyorlar oysa, dokununca anlaşılıyorsa demek ki. Neden konuşmuyorsun? Hiii bayıldın mı yoksa? Kıııız!

Taehyung: İki dakika nefes alırsan bende fikrimi belirtmek isterim tabiki.

Rana'nın gözleri büyürken karanlıkta yüzünü göremese de kim olduğunu anlamıştı. İçinden "O olmasın" diye dua ederken kolidorun ucundan bir ışık görünmüştü ve bu Mila'dan başkası değildi.

Mila: Rana? Sen misin? karanlıkta kayboldum üzgünüm. Sen ne yapıyorsun yer- Yuuuhh!!

Şirketin ışıklarının yanması ile birlikte, herkes bir birini görmüştü. Rana karşısındaki yüzün sahibini görünce dona kalmıştı adeta, bir kaç saniye süren sessizliği yine Rana'nın hıçkırığı bozmuştu. Mila Rana'nın her an bir pot kırabileceğini anladığında yanına gitmişti.

Mila: Hey İyi misin?

Rana: Hı? Değilim, iyi miyim?

Taehyung: Rengin attı sanki. İyi misiniz gerçekten?

Mila Rana'nın kalkmasına yardım ederken ikisinin de gözü kutulardan düşen aburcuburlar ve içeceklere takılmıştı, bir kaç saniye bakıştıktan sonra Mila'nın bakışlarından Rana ne yapması gerektiğini anlamıştı, Mila ise koşarak yerdekileri kutulara geri koymaya başlamıştı.

Taehyung: Ahhh! Hey! Ne oldu? iyi mis-

Rana: Hay Allah kahretsin (Taehyung'un üzerine geri kapaklanır)

Taehyung: Ne?! Hey ne oluyor?

Rana: Hareket etmezmisiniz lütfen?!! Saçım düğmene ilişti.

Taehyung: Ne? Tamam bir saniye.

Rana: Ama hareket etmeyin dedim! Siz hareket ettikçe canım yanıyor, hallediyorum bir saniye (Mila'ya bakar) hay Allah anlamadım ne oldu ki birden?

Taehyung: Bir dakika üzerimde T'şört var gömlek yok ki düğme de olsun.

Rana: Tamam kurtuldum (Doğulur)

Rana ayağa kalktığı sırada Mila yerdekileri çoktan toparlamıştı bile.

Rana: Düğme değilmiş, üzgünüm. Siz i-iyi misiniz? Kötü düştünüz.

Taehyung: İyiyim teşekkürler (Bir kaç saniye Rana'ya bakar)

Mila: Sizin ne işiniz var bu saate burada?

Taehyung: hı? Şey prova için...

Mila: Onu sormuyorum, sizin prova odanız ve saire 11-ci katta değil miydi? Hani burası 23-cü kat ya.

Taehyung: Şeyy benn-

Jimin: Ahh Taehyung burada mıydın? İyi akşamkar.

Mila: İyi akşamlar.

Jimin: Hey neden beni beklemedin? Şey biz, şirketin elektriği ağrıza yapmış, malum 23-cü kattan 11-e kadar elektrik ağları aynı olduğu için, bizim prova odasında da gitti elektrikler bizde bir bakalım dedik. Değil mi Taehyung?

Taehyung: Yaa evet, yaptın mı?

Jimin: Evet evet halettim. (Kutulara bakar) siz neden buradasınız?

Mila: Ofis eşyaları.

Jimin: Yarın da getire bilirdiniz.

Mila: Anlamadım?

Jimin: Ah yani şey bu saate buraya kadar yorulmuşsunuzudur diye.

Mila: Yarın da getireceğiz bu sadece bir kısmı, düzenleme işleri hemen bitsin istedik.

Jimin: Ahh anlıyorum.

Sima: Kızlar? Neler- (Taehyung ile Jimine bakar) oluyor burada?

Rana: (Fısıldar) Ne olmuyor ki?

Taehyung: Kutular çok ağır görünüyor yardım etsydik.

Sima: Bu gün de herkes ayrı bir gönüllü.

Mila: İnanırmısınız hiç ihtiyacımız yok.

Jimin: Ofisinizin anahtarı var değil mi? Geceleri kitlerler de ondan dedim.

Beyzanur: Tabi, tabi var.

Jimin: Tamam madem yardıma ihtiyacınız yok biz izninizi istiyelim artık, çalışmamız gerek.

Mila: Ahh lütfen buyrun.

Çocuklar gittikten sonra Rana'nın dizleri boşalmıştı tam duvarın dibine çökecekken Beyzanur tutmuştu.

Sima: Ay gene ne oldu?!

Mila: Kameralar var, hiç sırası değil yürüyün hadi ofise geçelim orada konuşuruz.

Kızlar ofise geçtiklerinde kapıyı kitlemiş ve perdeleri çekmişlerdi. Beyzanur ve Mila kutuların alt tarafında bulunan yeiyecekleri ve içecekleri buz dolabına yerleştirirken Sima ve Rana da kutuların üst tarafında duran eşyları dolaplara yerleştiriyorlardı.

Sima: Eee sonra?

Rana: Sonrası işte Mila karanlıkta beni kaybedince ben sen git birine yapış, yere kapaklan üstüne birde Mila sanıp baklavalarına ve omuzlarına iltifat ettim Allah'ım rezaleet.

Beyzanur: (Kahkaha atar) ay keşke kameraya alma şansımız olsaydı, bakar bakar gülerdim.

Rana: Yaa tabi ağzımdan bir şey kaçırsaydım vallahi bitmiştik. Yerleştirmek yerine toparlanıyorduk şimdi.

Mila: Görecektiniz tost gibilerdi adeta.

Sima: Tost arası baklava, iyiymiş.(kahkaha atar)

Rana: Nefesini yüzümde hissettim, ben gece nasıl uyuyacağım ya?

Mila: Onu bilmem de şirkete uyuma sen, sayıklarsın falan...

Rana: Sapıkmıyım ben?! Allah Allah.

Sima: Aaa aklıma ne geldi senin bu durumuna cuk oturur.

Rana: Ne?

Sima: Belki birazcık bozuldun, ruhun belki can çekişiyor...

Mila: Haayıırrr(kahkaha atar)

Sima/Beyzanur: Belki biraz da kızardın ama sana kırmızı çok yakışıyor!!!!!

Rana: Hande Yener'in boynu bükük, gözü yaşlı.

Mila: (Kıkırdar)

Kızlar ofislerinde kahkahalara boğulurken ofisin kapısının dibine çökmüş 4'lü içeride olanları görmek için büyük gayretler verirken aralarına fısıldayarak konuşmayı da ihmal etmiyorlardı.

Jung kook: Şarkı söylüyorlar, gülüyorlar, eğleniyorlar.

Jimin: Hadi canım, şaka yapıyorsun...bende ain yapıyorlar sanıyorum. Orasını biz de anladık Jung kook.

Taehyung: Korece konuşsalar anlayacağız da işte konuşmuyirlar ki.

Hoseok: İçeri mi girsek?

Taehyung: Girdin diyelim eee? Sonra? Ne diyeceksin?

Hoseok: ama şim-

Mila: (Korece) Eveett yemek işinden de kurtulduk. Ahh gerçekten uzun ve yorucu bir gündü değil mi?

Rana: Kesinlikle, kızlar ben çok zorlanıyorum ya böyle. Yani böyle her seferinde kaçıyoruz ama nereye kadar sürecek bu?

Sima: Alışana kadar, yani öyle olmalı herhalde değil mi?

Beyzanur: Bilemiyorum, benlik fazla bir şey yok ama siz gerilince bende geriliyorum. Ayrıca şu Hoseok tan da pek haz etmedim. O adamda beni geren bir şeyler var kaba ve aşırı gıcık bir tip.

Hoseok: (Fısıldar) Bana ha? Gıcık, uyuz öyle mi? Hayır ne kabalığımı gördü? Kabamıyım ben?!

Jung kook: Yani hyung etrafına ve bize karşı değil de geldiklerinden beri onlara karşı pek yumuşak olduğun da söylenemez. Hepimiz öyleyiz, tavırlı.

Jimin: "Kaçarak" Derken neyi kastediyirlar ki?

Taehyung: Hiç bir fikirim yok.

✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨
Helloooo!
Oy verip yorum yapmayı unutmayın lütfen 💜

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18