2. bölüm / 20
HYBE'de 4 Türk2 Bölüm: Ortak karar
Bölümler 20Şu an: 2 Bölüm: Ortak karar
- 1 1 Bölüm: Hayallerin peşinden...900 kelime
- 2 2 Bölüm: Ortak karar1.155 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3 Bölüm: Yıldızlar kaostan doğar...1.289 kelime
- 4 4 Bölüm: koreliler Buray bilmez.1.228 kelime
- 5 5 Bölüm: ilk tanışma1.278 kelime
- 6 6 Bölüm: Tatlı küçük yalancılar.1.766 kelime
- 7 7 Bölüm: cevapsız sorular1.343 kelime
- 8 8 Bölüm: BTS1.525 kelime
- 9 9 Bölüm: İlk resmi tanışma2.283 kelime
- 10 10. Bölüm: Şirkette ki yeni departman.2.552 kelime
- 11 11 Bölüm: operasyon çita1.903 kelime
- 12 12 Bölüm: Kızlar firarda..1.571 kelime
- 13 13 Bölüm: Fotoğrafcı krizi...2.310 kelime
- 14 14 Bölüm: İyi poz veremiyorsun1.881 kelime
- 15 15 Bölüm: Galiba yakalandık1.746 kelime
- 16 16 bölüm: Kül kedisi hanım...2.173 kelime
- 17 17 Bölüm: İtiraf et1.071 kelime
- 18 18 Bölüm: kutlama2.494 kelime
- 19 19 Bölüm: Apartman da ki olay3.021 kelime
- 20 20 Bölüm: Eski bir dost1.586 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mila: Şey, merhaba biz iş görüşmesi için gelmiştik.
Yazardan
Görevli 20 li yaşlarda, 1'70 boylarında ince bir kızdı. Önce 4'nü de baştan sona süzmüş ardından geniş gülümsemesini takınarak kızlara dönmüştü.
Mila: Hanımefendi!
Görevli: Şey, pardon randevunuz var mıydı?
Sima: CEO bizi bekliyor zaten, yurt dışından transfer olan ekip deyin o anlar.
Genç kız, şaşkınlık karışık gülümseme ile telefonu çevirmiş ve birileri ile kısa bir görüşme yapmıştı, ardından kızlara dönerek yine içten bir gülümseme sundu.
Görevli: Beni takip edin lütfen.
Rana: (Türkçe) Hepsi mi böyle garip bunların?
Beyzanur: İçimizde o soruya cevap verecek en son kişi bile değilim ben.
Asansörde ki gergin sessizlikten sonra nihayet 27-ci kata ulaşmışlardı.
Görevli: Buyrun böyle geçin lütfen. İçecek bir şey alır mısınız?
Beyzanur: Hayır teşekkürler.
Görevli: Bay Bang Si-Hyuk'un çok önemli bir toplantısı var.
Beyzanur: (Saatine bakar) Bizim randevu saatimiz de mi? Bu ne disiplinsizlik.
Görevli: (Büyümüş gözler ile) Eee şey ama şimdi bitmek üzere tabi.
Mila: Anlıyoruz, peki biraz bekleyelim mi o zaman?
Rana: Yani çok uzun yoldan geldik. 15 Dakika bekleriz ne olacak.
Sima: Siz de bunu böyle bildirirseniz çok memnun oluruz.
Görevli: T-tabi efendim.
15 Dakika sonra.
Mila: Eee 15 dakika geçti. Ceo nun işi bitmez tabi, biz kalkalım artık.
Görevli: Ama-
Bang So-Hyuk: Hanımlar?
Mila: Bizde tam gidiyorduk.
Bang So Hyuk: Mazur görün lütfen, bu aralar çok yoğunuz.
Sima: Anlıyoruz tabi fakat siz'de taktir edersiniz ki çok uzak bir yoldan geldik ve üstelik dinlenmeye vaktimiz bile olmadı.
Bang So-Hyuk: Çok haklısınız, anlıyorum. Buyrun lütfen ofisime geçelim, hanımefendilere soğuk bir şeyler ikram edelim lütfen.
Görevli: Hemen efendim.
Kızlar içeri girdiklerinde toplantı odasından, bir gurup çalışan çıkarak kızlara eşlik eden görevliyi soru yağmuruna tutmuşlardı.
?: Kim bunlar?
?: CEO bir şeyler'mi pilanlıyor?
?: Yabancılar üstelik. Amerikalıkar mı yoksa? BTS'in anlaşması falan var mıydı?
?: Bilmiyorum ki ama olsa duyardık, hem şimdiye kadar kaç yerle anlaşma yaptık hiç biri böyle cümbur cemahat gelmedi ki.
Görevli: CEO resmen özür diledi. Ben şok.
?: Yok artık. Ciddimisin? Kaç senelik çalışanım ben Ceo'nun hiç özür dilediğini görmedim.
Görevli: Demek ki bu gelen kişiler çok önemli insanlar. Bir de bir disiplinliler, randevu saatlerinden 15 dakika geçti diye gidiyorlardı.
?: Yaa. Sen hangi dilde konuştun peki?
Görevli: Birde o var tabi, Korece'leri mükemmel. Yüzlerini görmesem Koreli sanırım o derece.
?: Bunlar bize kök söktürürler mi dersiniz?
?: Olabilir.
Görevli: Hiç bir fikrim yok. Çekilin kahve almam lazım.
?: Off... nereden çıktı bunlar şimdi ya?!
CEO'nun odası.
Ceo Bang: Umarım yolculuğunuz rahat geçmiştir. Sizi aldıracaktım ama tamamen aklımdan çıkmış.
Beyzanur: Yolculuğumuz rahat geçti fakat Taxi bulmak biraz zor oldu tabi.
Ceo Bang: Kalmaya yeriniz var mı?
Mila: Henüz yok ama biz hallederiz.
Ceo Bang: Sizin için halletmeme izin verin lütfen.
Mila: Yok, gerek yok gerçekten zahmet etmeyin lütfen.
Ceo Bang: Olur mu ne zahmeti, zaten kendi şirket çalışanlarımız için yaptırdığımız bir bina var. Ben önceden sizin için daire ayirtmıştım.
Ran: Hey maşallah, Y-yani şey gerek yoktu biz hallederdik.
Ceo Bang: Hayır, lütfen ben hallederim.
Sima: Peki madem bu kadar ısrar ediyorsanız öyle olsun. İş mi konuşsak artık? Bizi işe aldınız ama biz tam olarak, size nasıl yardımcı olacağız? Yani bizi yurt dışından getirttiğinize göre önemli olmalı.
Ceo Bang: Aslında evet, onlarca CV içinden neden sizi seçtim biliyor musunuz?
Beyzanur: Bilsek sormazdık herhalde.
Rana: haha çok şakacidir kendisi, sussana sen canım arkadaşım.
Ceo Bang: Dil bilgileriniz. Dil bilginiz çok zengin, dünyada ki en güçlü müzik şirketlerinden biriyiz. En ön sıralarda olduğumuzu da belirtmeme gerek yok herhalde, gruplarım ve solistlerim dünyanın her yerinde kore'deki kadar büyük rol oynuyor. Özellikle BTS. Onları biliyor sunuz değil mi?
Rana: Ay bilmemiiii.
Mila: Yani şey, bayan Rana'nın demek istediği şey, bir bigimiz yoktu fakat gelmeden önce araştırma yaptık tabi.
Rana: Araştırma derken pardon?!
Sima: Haha uçaktandır, jetlek olmuş.
Ceo Bang: Anlıyorum, bilmemeniz tuhaf.
Mila: Hayır tabiki de biliyoruz, ülkemizin ana haberlerinde gördük bir kaç kez, bizim ülkemizde sevenleri çok ama bizim demek istediğimiz bizim hayranlık gibi bir durumumuz olmadığı için...
Ceo Bang: Anlıyorum. Aslında bu güzel bir şey, duygusal değil de daha profesyonel iş yaptığınız anlamına geliyor.
Mila: Evet.
Sima: Evet devam edin lütfen.
Ceo Bang: Evet nerede kalmıştık? İdollerimiz hakkında küçük bir skandal haber çıksa bile dakikalar veya saatler içinde bir çok ülkede haber kaynakların'dan veya muhabirlerden aramalar alıyoruz. Zaten 400 çalışanımız var fakat burada kimse boş değil herkesin kendi işi var. Bu konu ile ilgilenen çalışanlarımız da vardı tabi fakat onlar en fazla Korece ve ingilizce biliyorlar, ülkelere cevap vermeyince de hemen hakkımızda yalan haberler çıkıyor. Cevaplamadığımız için kötü durumuna düşüyoruz ki bu da yolumuza aşılması zor engeller koyuyor. Bu yüzden bu iş ile sizin ilgilenmenizi istiyorum.
Beyzanur: Yani işimiz yurt dışından ve yurt içinden gelen aramaları cevaplayarak ve çıkan haberleri yalanlayıp, doğrulamak. Öyle mi?
Ceo Bang: Evet. Bir de şirket sayfamızda olaya göre yazılar paylaşacaksınız. Yani Şirketin Medya departmanı olmanızı istiyorum.
Mila: Bu kadar mı?
Beyzanur: Fazla kolay bu. Bu kadar yolu bunun için gelmemiz saçmaydı, size söylemiştim.
Ceo Bang: CV'niz de birinizin en az 3 dil bildiği yazıyor, sizin için tabiki kolay olur.
Mila: Peki o zaman koşulları öğrene bilir miyiz.
Ceo Bang: Şimdi şöyle prosedür gereği zaten size bir ev tahsis edilecek, maaş konusunda anlaşacağımıza hiç şüpheniz olmasın, ayrıca 2 hafta deneme sürecinden geçeceksiniz, birbirimizden memnun kalırsak 2 senelik anlaşma imzalayacağız. Geri kalan küçük kuralları bayan Go size anlatacaktır. Bu arada size özel ofis açtırdım, departman yeni olduğu için, sadece 4'ünuz olacaksınız. İyi anlaşırsak zaman içinde kendi departmanınıza stajyerler de alabileceksiniz.
Mila: Anlıyorum. İzniniz olursa biz bunu aramızda konuşalım.
Ceo Bang: Tabi ki, yanda bekleme odası var oraya geçip bol bol duşünebilirsiniz.
Sima: Teşekkürler.
Kızlar yan ofise geçerek kapıyı kapatmışlardı.
Mila camdan manzarayı izlerekn, Rana ve Beyzanur koltuğa geçmişlerdi, Sima ise odada dolanıyordu.
Sima: Ne yapıyoruz?
Mila: Yani ortak bir karar vermemiz lazım. Bu yüzden acele karar vermeyin, iyice düşünün bu öylesine gelecek bir fırsat değil. Eğer bir karar vereceksek bu hepimiz için doğru olmalı.
Rana: Kesinlikle katılıyorum ve arttırıyorum, kalalım.
Beyzanur: Dedi eline fırsat geçse hayatını Taehyung'un önüne serecek kişi.
Rana: Ya vallahi yok. Yani evet öyle. Bak birine sempati duymak bazen elimizde olmaya biliyor, her şey kontrol dışı gelişiyor, bir gün gelecek seni de göreceğiz ve o gün, bu söylediklerini yüzüne vurmak için yanında olacağım kuzum.
Aman neyse şu an ki konumuz daha önemli, bu hayatımızla ilgili. Yani şöyle bir düşünüyorum. Teklifleri çok iyi üstelik 2 hafta deneme süresi veriyorlar.
Sima: Üstelik "Maaş konusunda anlaşacağımıza eminim" dedi, böyle emin konuşuyorsa aşağı bir şey teklif etmez, bende kalalım diyorum yani ne kaybederiz ki? Bu gerçekten iyi bir şans olabilir.
Mila: Valla ben de kalalım diyorum. Yani bu iş bütün hayatımızı iyi yönde değiştirebilir bence.
Beyzanur: Buraya geldiğimizden beri ilk kez aynı fikirdeyim, madem o kadar yol geldik eli boş geri dönmek olmaz şimdi. Teklifi de mantıklı geldi.
Mila: O zaman oy birliği ile kalmaya karar verildi.
Kızlar Verdikleri ortak kararın getirdiği huzurla bir bilerine gülümserken kapı çalmıştı... Heyecanını gizleyemeyen Rana panikle konuşmaya başladı.
Rana: Siz de benim düşündüğümü mü düşünüyorsunuz acaba?
☺️☺️☺️☺️☺️☺️☺️☺️☺️☺️☺️
Selam Cancanlarım. Keyifler nasıl bakalım? Umarım sevdiğiniz bir bölüm olmuştur. Sizinle yorumlarda buluşalım.
Bölüm etkileşimi
