13. bölüm / 20
HYBE'de 4 Türk13 Bölüm: Fotoğrafcı krizi...
Bölümler 20Şu an: 13 Bölüm: Fotoğrafcı krizi...
- 1 1 Bölüm: Hayallerin peşinden...900 kelime
- 2 2 Bölüm: Ortak karar1.155 kelime
- 3 3 Bölüm: Yıldızlar kaostan doğar...1.289 kelime
- 4 4 Bölüm: koreliler Buray bilmez.1.228 kelime
- 5 5 Bölüm: ilk tanışma1.278 kelime
- 6 6 Bölüm: Tatlı küçük yalancılar.1.766 kelime
- 7 7 Bölüm: cevapsız sorular1.343 kelime
- 8 8 Bölüm: BTS1.525 kelime
- 9 9 Bölüm: İlk resmi tanışma2.283 kelime
- 10 10. Bölüm: Şirkette ki yeni departman.2.552 kelime
- 11 11 Bölüm: operasyon çita1.903 kelime
- 12 12 Bölüm: Kızlar firarda..1.571 kelime
- 13 13 Bölüm: Fotoğrafcı krizi...2.310 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 14 Bölüm: İyi poz veremiyorsun1.881 kelime
- 15 15 Bölüm: Galiba yakalandık1.746 kelime
- 16 16 bölüm: Kül kedisi hanım...2.173 kelime
- 17 17 Bölüm: İtiraf et1.071 kelime
- 18 18 Bölüm: kutlama2.494 kelime
- 19 19 Bölüm: Apartman da ki olay3.021 kelime
- 20 20 Bölüm: Eski bir dost1.586 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar dilerim.💜
Çalar saat in sesi ile birlikte yeni bir gün başlamıştı. Mila rutin egzersizlerini yaparken, Rana odayı topluyordu. Beyzanur duş alıyor, Sima ise kahvaltı hazırlıyordu. Kızlar kahvaltılarını yaptıktan sonra üzerlerini giğinip evden çıkmışlardı. O gün garip bir şekilde diğer günlerden biraz daha farklıydı sanki, gün biraz daha telaşlı başlamıştı. Binadan ayrıldıklarında kimse ile karşılaşmamışlardı.
Rana
Mila
Beyzanur
SİMA
Beyzanur: Allah Allah nerede ki bunlar?
Sima: Niye? Rahat mı batıyor?
Beyzanur: Aman ne batacak? Daha iyi az biraz nefes alırız.
Kızlar şirkete vardıklarında Hi-su'ya selam vermiş ve şirkete giriş yapmışlardı. Diğer çalışanlardan farklı olarak artık Hi-su ile arkadaşlık bağları kurmuşlardı. Şirkete giriş yaptıklarında 4'dü de önce bir birlerine sonra etrafa göz gezdirdiler. Şaşkınlardı, şaşkınlardı çünkü şirkette adeta Kaos kol geziyordu. Etrafta ki çalışanlar durmadan koşturuyor, ellerinde ki evrakları bir yerlere iletiyor, durmadan telefon ile konuşuyorlardı. Resmen herkes konuşuyor ama kimse kimseyi dinlemiyordu.
Rana: Nasa'mı geliyor? Hayırdır inşallah?
Mila: Valla pek hayıra benzemiyor bu. Oradan, buraya yürümeden geldim resmen, İte ite buraya kadar getirdiler beni.
Sima: Pardon, merhaba şey neler oluyor acaba?
?: Wang geliyor, onun için hazırlanıyoruz.
Beyzanur: Wang mı? O da kim?
Mila: Harika bir kıralımız eksikti gerçekten. (Wang Korece'de Kral manasına gelir, bazen Pea da denilir, majesteleri gibi düşünün. Ayrıca çok nadir de olsa Wang soyadını taşıyan güney kore vatandaşları da vardır, soyadı Wang olan kişilerin kralın soyundan geldiği rivayet edilir)
Sima: Neyse ya bize ne zaten, hadi işimizin başına geçelim artık.
Kızlar zor da olsa kalabalığı aşarak ofislerine ulaşmışlardı. Getirdikleri son bir kaç eşyayı da yerleştirdikten sonra yerlerine geçerek bilgisayarlarının başına geçmişlerdi.
Beyzanur bayan Hara'nın onlara verdiği bir kaç sayfalık dosyaya göz atarken iç çekmişti.
Beyzanur: Şu an ki sanatçılar: BTS, TXT, Le Sserafim, Seventeen, Enhypen,
Fromis 9, New jeans. En yenileri de New jeans 2022 de kurulmuş. Adam TXT ve BTS dışındakileri satın almış burda bir kaç başka şirketlerin isimleri de var.
Rana: Kalem kutusu mu bu satın alsın. Biz ona anlaşma diyoruz her iki taraf için de uygunmuş demek ki.
Beyzanur: Aşağıda eski bir kaç grup, solist, bir de stajyerler var. Aaa bakın çok ilginç, bazı eski stajyerler şimdi ki bir kaç ünlü grup üyesiymiş. İki Ateez üyesi var mesela, iki Gfriend üyesi ve saire...
Mila: Gfrend'i hatırlıyorum, aşırı şirin bir guruptu hatta senkronları çok kuvetliydi aşırı iyi senkronize oluyorlardı, bir ara HYBE ye geçtiler diye duyuruldu.
Sim: 2020'de değil mi?
Mila: Evet, yaaa şarkının ismini unuttum şimdi ama yani ister kızlar olsun, ister şarkı, kıyafetler, klip ve saire hepsinde HYBE'nin tarzı net farkediliyordu. Aşırı değişik bir şey çıkmıştı hatta o sene bunu herkes dile getirdi. Kızlar sanki yeniden doğmuş gibiydiler.
Sima: Hatırlıyorum. Madem aldı sonra ne oldu da gittiler? Yada gittiler mi?
Beyzanur: Yaniiii olsalar listede isimleri olurdu herhalde, neyse işimize bakalım.
Kızlar büyük bir titizlikle listede ki grupların X , İnstagram ve Weverse sayfalarını güncellediler, yaklaşık 4 saatlerini alan bu titiz işlemin ardından derin bir nefes aldılar. Rana mola ilan ederek geçen gece buzdolabına yerleştirdikleri içeceklerden 4'nü alarak kızların önüne koymuştu.
Sima: Parmaklarım iflas etti.
Mila: Instagram düşkünü olduğum doğrudur ama bu kadarı bana bile fazla.
Rana: Ama olsun yaa güzel oldu. Öyle yemeğine kadar resmi şirket stesini de güncelledik mi tamamdır.
Beyzanur: Şimdi yeniyiz ya sayfalara göz attığımız iyi oldu duruma hakimiz artık bu da demek oluyor ki her gün bu işlemleri yapmak zorunda kalmayacağız.
Mila: Evet haklısın (Enerji içeceğinden bir yudum alır) şirket sitesine bir göz attım da genel olarak yenilikler paylaşılıyor. Yenilikler ve Resmi açıklamalar.
Rana: Ben X'de paylaşılıyor sanıyordum.
Mila: İlk resmi site de duyuruluyor demek ki.
(Arkadaşllar Resmi site konusunda emin değilim sadece hikayede öyle olmasını istediğim için var, aslında bu konuda araştırma yaptım şirketin eski ismine ve yeni ismine dayalı birden fazla resmi site var...ama orada her yenilik güncellenmiyor sadece çok önemli olanlar güncelleniyor en azından ben öyle anladım)
Rana: İyi de resmi site ye koyabileceğimiz bir yenilik var mı ki?
Sima: Yanii internette şu an yeni bir şey yok. Kendimi, kendi kuyruğunu yakalamaya çalışan köpek gibi hissediyorum. Şirketin haber sayfasının başında ben varım ama yine de internetten güncelleme var mı acaba diye bakıyorum, beynim yandı.
Beyzanur: O zaman birinin gidip bayan Hara'ya sorması gerekiyor.
Beyzanur'un öne sürdüğü fikirle ofiste sessizlik baş göstermişti çıt çıkmıyor, ofis saatin in sesi duyuluyordu, Sima sanki bilgisayarda bir işi varmış gibi gözlerini kısmış ekrana bakarken, Rana sanki duymamış gibi tavanı inceliyor, Mila ise sanki konunun kendisi ile bir alakası yokmuş gibi yeni yaptırdığı tırnaklarını inceliyordu, Beyzanur'a gelecek olursak kendisi bu fikri öne sürerek zaten bir adım attığını düşündüğü için bu vazifeyi üstlenmeği düşünmüyordu. Kısaca kimse ofisten çıkmak istemiyordu.
Rana: Eee kim gidecek? Yani hepimizin gitmesine gerek yok bence. Ben sizin için kendimi feda ederim. Kalede kalıp sizi koruyacağım.
Sanki büyük bir iş başarmış gibi öksürerek boğazını temizlemiş ve eli ile omuzlarında ki görünmez tozu silmişti. Aslında onun derdi belliydi, dün ki "rezaletten" sonra Taehyung'un yüzüne nasıl bakacağını bilmiyordu.
Sima: Bence de hepimiz gitmeyelim, bir soru için ne gerek var? Birimiz gitse yeter. Hay Allah New Jeans'in Instagram sayfasını aceleye getirdim benim ona bakmam lazım yoksa biliyorsunuz ben giderdim.
Hayır gitmezdi. Sayfa da bir sorun yoktu, sadece gitmek istemediği için öyle söylemişti.
Jung kook ile karşılaşmaya hazır değildi ya yine sorular sorarsa? Ne cevap verecekti? Konuşabilecek miydi? Kekeleyip rezil olmak hiç istemiyordu.
Beyzanur: Hazır cevap olan birisi gitmeli.
Sima: Biyasına çok tepkisi olmayan.
Rana: Kesinlike hızlı hareket eden biri böylece çabuk döne bilir. (Üçü de bakışlarını Mila'ya çevirir)
Mila üzerinde ki gözleri fark ettiğinde arkasına dönerek ofisi kontrol etmişti.
Mila: Nereye bakıyorsunuz? Yoook, hayır, asla olmaz, şurdan atlarım daha iyi.
Sima: Ama Mila hemen geleceksin zten.
Mila: Saçmalamazmısın lüfen! Neden ben gidiyormuşum? Hazır cevap Beyzanur o gitmeli asıl. Ceo'nun odasında az laf sokmadı çocuklara.
Beyzanur: Sende geride kalmadın ama.
Mila: Ayrıca "Biyasına az tepki" derken pardon? Yüreğim ağzımda atıyor, yanından geçince bile içim titriyor saçmalamayın. Üstelik Beyzanur'un biyası bile yok kimden etkilenecek de pot kıracak sanki?
Beyzanur: Hoseok var...
Sima: Oha...
Rana:(İstemsizce gözleri büyür ve ağzı açılır)yok deve.
Mila: Şaka!
Beyzanur: Hayır, hayır düşündüğünüz şey değil-
Sima: Var ya son zamanlarda zaten bir tuhaftın sen zaten.
Mila: Bir yaşıma daha girdim şu an.
Rana: Başımıza taş yağacak, yumurtaya can veren rabbim şükür kavuştu- hayır bekle yanlış yerden girdim. Yumrurtaya!!! Can veren rabbiiiim!!! Sen-
Beyzanur: Hey! Çıkar o aklındakini!! Yok öyle bir şey. Ağzımdan çıktı...
Mila: Gönlünde varmış demek ki, aramıza hoş geldin.
Sima: Merak etme ben her şeyi sana öğreteceğim. Benim yıllarımı aldı ama sen şanslısın çünkü bana sahipsin. Şimdi en sevdiği yemek-
Beyzanur: Hayır bekle!!! Konumuza dönebilir miyiz lütfen? Mila gitsin diyenler el kaldırsın. Harika Ben,Sima,Rana.
Mila gitmesin diyenler el kaldırsın Sadece Mila...
Yani Mila gidiyor.
Ofis kapısı açıldığında adeta düşman cephesine giden asker gibi uğurlamışlardı Mila'yı.
Beyzanur: Sana her zaman güvendim (Sarılır) yüzümüzü kara çıkarma.
Sima: Al bunu (Enerji içeceğini Mila'nın eline tutşturur) Yolluk olsun. Hadi göreyim seni.
Rana: Sana tüm kalbimle güveniyorum. Seni bekleyeceğim.
Mila:(Kıkırdar) ne yapıyorsunuz? Alt tarafı bir kaç kat yukarı gidiyorum.
Rana: Olsun kanka sen hep kalbimizde yaşayacaksın. İyi tarafından bak, Alicabbar'da olabilirdin.
Mila: (kıkırdar) ay sinirim bozuldu, tamam madem çok heveslisiniz öhöm....İştee gidiyorum bir şey demeden, arkamı dönmeden, şikayet etmeden. Bir şey almadan, hiç bir şey vermeden yol ayrılmış görmeden gidiyooorum.
Rana: Kankaaağ!
Mila: Tamam bu kadar dram yeter abartmayın hadi işinizin başına.
Mila geniş gülümsemesi ile asansöre doğru yürürken. Kızlar 3 kedi yavrusu gibi kapı aralığından onu izliyorlardı. Mila küçük ve kısık bir kahkaha atmıştı kızar en kritik anları bile çok komik bir hale getire biliyorlardı ve böyle arkadaşlara sahip olduğu için kendi ile bir kez daha gurur duymuştu. Şirkette ki Kaos ve koşuşturma hala devam ediyordu...27-ci kata ulaştığın da bayan Go'nun odasına girmiş ve onu selamlamıştı. Telaşlı bir şekilde telefon ile konuşan Bayan Go ise selamını kabul etmiş ve eli ile işaret yaparak biraz beklemesini söylemişti.
Go Hara: Evet Mila seni dinliyorum.
Mila: Efendim (yanda ki küçük buzdolabından su alarak bayan Go ya uzatır) Siz iyi misiniz, renginiz kağıt gibi oldu.
Bayan Go: Yok iyiyim, şu çekim için gelen ünlü fotoğrafçı Wang sinrimi bozdu.
Mila: Anlıyorum, iyi görünmüyorsunuz hadi biraz sakinleşmeye çalışın.
Bayan Go: Teşekkür ederim iyiyim. Hayır yani ülkenin en iyilerini getirttik, Adama model beğendiremiyoruz resmen.
Mila: Model mi?
Bayan Go: BTS'in fotoğarf çekimleri var. Onun için. Her neyse sen ne istemiştin?
Mila: Ah evet, şey soracaktım. Şirketin resmi sayfasını güncelliyoruz da yeni bir gelişme var mı? Yani paylaşmamız gereken? geçen verdiğiniz dosyaya baktım ama bu konuda bir şey belirtilmemiş.
Bayan Go: Belirtilmemiş mi? Ahhh gene unutmuş olmalıyım. Kafa bırakmadılar ki insanda.
Mila: Sorun değil iş bu aksilikler her zaman olur.
Bayan Go: Keşke iş hayatı da senin gibi anlayışlı olsa (Gülümser) o zaman şöyle yapalım, siz resmi site dışında günlük güncellemeleri hallettiniz değil mi?
Mila: Evet efendim.
Bayan Go: Peki hiç yerli, yabancı muhabirlerden arayan oldu mu?
Mila: Hayır efendim şimdilik hayır.
Bayan Go: Güzel, o zaman sen kızları da al 15-ci katta ki 7A stüdyosuna gidin.Telefonlarınız ile amatör bir kaç video alırsınız çekimlerin gidişatını, çocukları belki makyaj sürecini, kısaca hazırlanma ve saire. Bunlardan küçük küçük kayıtlar alarak kolaj hazırlayın. Onu yükleyin...
Mila: Tamam (Sesli yutkunur) İzninizle o zaman.
Bayan Go: Ah Mila ofis telefonlarınızı kendi telefonlarınıza bağlayın, eğer olur da muhabirler den telefon gelirse haberiniz olsun. Stüdyo da görüşürüz.
Mila: Peki efendim.
Mila ofisten çıkarak soluğu kızların yanında almıştı.
Mila: Kızlaaaaar!
Beyzanur: Geliyor gelmekte olan.
Sima: Tek avaz da inşallah
Mila: Ne?
Rana: Hayır Sima yine yanlış söyledin. Onu doğum yapan kadınlara derler, deyimler üzerinde çalışıyoruz da.
Mila: Tamama.
Sima: Her neyse, anlat hadi.
Mila: Şimdi şöyle ki.....
Mila Bayan Go'nun söyledilerini kızkara anlatmıştı.
Rana: Resmen biz uzak durdukça kara delik gibi içine çekiyor.
Beyzanur: Neyse, ne yapalım emir büyük yerden.
Sima: Al işte, yine bir aksilik çıkacak sonra ayıkla mercimeğin taşını.
Beyzanur: (Kıkırdar) Ne?
Sima: (Rana'ya bakar) Mercimek değildi değil mi?
Rana: Mercimek değil pirinç o.
Sima: Doğruuu pirinç olmalıydı. Mercimek ve fırın ile alakalı bir deyim vardı. O zaman kullanılıyordu evet şimdi hatırladım ama yani nereden bile bilirim mercimekte de taş var sonucta
Rana: Sorun değil öğreneceksin.
Mila: Hadi artık gidelim.
4'ü ofislerinden çıkarak 15-ci katta ki 7A stüdyosuna gitmişlerdi. Stüdyo da o kadar çok çalışan vardı ki neredeyse yürümek bile zorlaşıyordu. Aslında bu bir bakıma iyiydi, ne kadar çok insan o kadar az karşılaşma şansı. Fotiğrafcı Yoongi'nin fotoğraflarını çekerken, ona yapması gereken mimikleri söylüyordu. Mila önlerinden geçen kıyafet askısına göz gezdirdikten sonra kızlara dönmüştü.
Mila: Konsep Sexy, Hot sanırım. Şu kıyafetlere baksanıza, kamera önünde duran Yoongi'ye bakın açık yaka, dağınık saçlar ama arkada ki kadın eşyalarını çözemedim.
Bayan Go: O extra Sexy lik katıyormuş. Fotoğarfcı'nın dediğine göre.
Mila: Bayan Go geldiniz demek (kızlar bayan Go'yu selamlarlar) yani ne gibi?
Bayan Go: Anlarsın ya hayranlar onları sadece idolleri olarak görmüyorlar, bunu hepimiz biliyoruz.
Sima: (Fısıldar) Bilmez miyiz yaa o kadar iyi biliyoruz ki, sorma gitsin.
Mila: E-evet.
Bayan Go: İşte erkek, kadın ve saire yani.
Mila: Yukarıda bahsettiğiniz manken, bunun için miydi?
Bayan Go: Evet..
Fotoğrafçı Wang: Ayyy harika oldu, aşkım sen geçebilirsin bitirdik. Sonuncu İdolü hazırlayın lütfen!! 10 dakika molaaa!!
Bayan Go: Neyse gidip ilgileneyim, yoksa gene süper fotoğrafçı triplerine girecek.
Beyzanur: Fotoğrafçı o kadar, yani o kadar şey ki.
Sima: Ney?
Rana:"Gay gibi davranıyor" demek istiyor. Haklı şu yürüyüşe, şu duruşa, şu çıt kırıldım tavırlarına bakın. Bana (Kiralık aşk)dizisinde ki Fotiğarfçı Koray'ı hatırlattı.
Mila: (Kahkaha atar) Aaaa gerçekten, nereden aklına geldi ya?
Rana: Şu tavırlara bakın. Elini beline koyması falan, sürekli bir şeylerden şikayet etmesi aynı o değil mi ya?
Beyzanur: (Güler) Evet benziyor gerçekten. Neyse hadi işe dönelim üç kare tarzında yapalım. Ben burada etrafı çekip 3 kare alacağım, Mila sen istersen makyaj alanına git, belki çocuklar bir kaç bir şey söylerler falan.
Mil: Ben mi?
Beyzanur: Ama ne yapalım işimiz bu, iş için burada değil miyiz?
Mila: Tamam haklısın gittim ben o zaman.
Beyzanur: Tamam. Sima sen şu yukarda balkon tarzı gibi, bir yer var görüyor musun?
Sima: Evet gördüm.
Beyzanur: Oradan böyle herkesi çek ama en çok üyelerin poz verdikleri alanı çek poz verirken falan ne bileyim belki zoom girersin.
Sima: Tamam gittim.
Beyzanur: Rana sen de yakın çekim alacaksın, git fotoğrafçının arkasında dur. Şu monitör var ya hani fotoğrafları çektiğinde monitöre yükleniyor ya direk. İşte o monitörü al sonra kamerayı üyelere çevir...anladın sen işte.
Rana: Tama ya instagram da görüyorum onları, anladım.
Kızlar stüdyonun farklı kısımlarından video çekimleri yaparken Mila'da kendi görevini tamamlamak için hazırlanma alanına girmişti.
Alan oldukça genişti ve orada da tıpkı içerde ki gibi çok insan vardı. Makyaj malzemelerinin videosunu çektikten sonra etrafa biraz bakınmıştı Jimin'in onu gördüğünü fark ettiğinde görmezden gelerek oradan ayrılmaya çalışmış fakat başarısız olmuştu.
Jimin: Mila hanım.
Milla: (Fısıldayarak) Allah'ım sana geliyorum. Evet? (Gülümseyerek)
Jimin: Selam.
Mila: Selam.
Jimin: Ne yapıyorsunuz burada?
Mila: Ah bayan Go'nun isteği ile buradayız. Sayfa güncellenmesi için bir kaç kare gerekiyor da.
Jimin: Anlıyorum. Beni çekecek misin?
Mila: Yani evet. Müsaitseniz çekerim tabi.
Jimin: Çok müsaitim.
Mila: Tamam o zaman şimdi kayda geçeceğim ve başlayacaksınız
Jimin: Ne söylemem gerekiyor.
Mila: Doğaçlama yapın, ARMY ye sevgilerinizi gönderin ve çok kısa setten bahsedin
Jimin: Tamam.
Mila: 3...2...1...Kayıt!
Jimin: Merhaba Army.....
(Bir kaç dakika sonra)
Mila:Tamam teşekkürler harikaydı, vay canına.
Jimin: Ne? Ne oldu?
Mila: Yok bir şey sadece tuhaf hissettim.
Jimin: Tuhaf mı? Neden?
Mila: Eeee şeyden, havadan olduğunu düşünüyorum.
Jimin: Sosyal medya kullanıyor musun?
Mila: Elbette gününümüz de sosyal medya kullanmayan mı var?
Jimin: İsmin direk Mila olarak mı kayıtlı? "Telefonunu çıkarır"
Mila: Çalışanların sosyal medya hesapları ile ilgilendiğinizi bilmiyordum.
Jimin: İlgilenmiyorum zaten, çalışanların sosyal medyalarıyla yani.
Jimin telefonunu çıkardığında Mila'nın aklından geçen saniyelik o görüntüler nabzının hızlanmasına neden olmuştu. Nerede ise bütün sosyal platformlarda takiptelerdi. Eğer bu fark edilirse bu sefer kurtulma şansları gerçekten olmazdı, nerede ise bütün sayfalarda takipçinin kişiyi takip etme tarihi yazıyordu ve kızlar yıllardır çok aktif takipçilerdi. Mila sesli yutkunurken bir Jimin'e bir de şifresini girmek üzere olduğu telefonuna bakıyordu. Genç kadın soğuk terler dökmeye başlamışken, Jimin'i durduran dışardan gelen tartışma sesleri olmuştu.
💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜
Merhabalar Bal Peteklerim nasılsınız? Umrım severek okuduğunuz bir bölüm çıkara bilmişimdir. Bölümlerde bir zayıflık görürseniz kusuruma bakmayın lütfen.Lütfen fikrilerinizi belirtmeyi unutmayın, oy vermeden de geçmeyin lütfen. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bölüm etkileşimi
