1. bölüm / 12
GÖLGELER VE SIRLAR1.Bölüm:Sessizliğin Arkasındaki Sır
Bölümler 12Şu an: 1.Bölüm:Sessizliğin Arkasındaki Sır
- 1 1.Bölüm:Sessizliğin Arkasındaki Sır541 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm:Karanlık Koridor676 kelime
- 3 3.Bölüm:Kabusun Eşiğinde754 kelime
- 4 4.Bölüm:Korku638 kelime
- 5 5.Bölüm:Okul Koridoru617 kelime
- 6 6.Bölüm:Gölgeler Arasındaki Bir Kıvılcım415 kelime
- 7 7.Bölüm:Karanlık Büyü ve Dudaklardaki Mühür354 kelime
- 8 8.Bölüm:Gecenin Fısıltısı ve Yıldızların Altında1.120 kelime
- 9 9.Bölüm:Sabahın İlk Işıkları ve Yeni Bir Dönem328 kelime
- 10 10.Bölüm:Sokaktaki Fırtına ve Gece Gölgesi457 kelime
- 11 11.Bölüm:Gecenin Koruyucusu ve Varendadaki Yemin308 kelime
- 12 Final:Sonsuz Birincilik220 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazı insanlar karanlıktan korkar.
Ben ise karanlığın yalnızca ışığın olmadığı bir yer olduğunu sanıyordum.
Oysa yanılmışım.
Çünkü bazı karanlıklar gökyüzü kararınca değil, insanların içinde sessizce büyüyünce ortaya çıkıyormuş.
O güne kadar hayatım kusursuz bir düzenin içinde ilerliyordu. Sınavlar olurdu, sonuçlar açıklanırdı, ismim en üste yazılırdı ve herkes bana imrenerek bakardı. Sienna'nın adı ise her zaman benim hemen altımda dururdu. Aramızdaki rekabet öyle alışılmış bir hâl almıştı ki sanki kader bunu yıllar önce yazmıştı.
Ve o an bunun, hayatımın son normal günü olduğunu henüz bilmiyordum.
________________________________
Öğretmen elindeki dosyayla sınıfa girdiği anda konuşmalar bir anda kesildi.
Herkes nefesini tutmuş gibiydi.Kalbim hızlı atmıyordu.
Çünkü sonucunu biliyormuş gibi rahattım.Öğretmen kâğıtlara göz gezdirirken dudaklarını hafifçe kıvırdı.
"Bu kez 2 kişinin puanlar gerçekten birbirine çok yakın."
Sınıfta mırıldanmalar yükseldi.
Ben sadece önümdeki sıraya parmağımla ritim tutmaya devam ettim.
"O zaman hemen birincimizi söylemekle başlayalım."
"Birinci."
Sanki zamanı bilerek uzatıyormuş gibi söyle gitsin.
".Alianna."
Sınıfta alkış sesleri yankılanırken içimde tanıdık bir gurur yükseldi.
Sonra ikinci ismi söyledi.
"İkincimiz de Sienna."
Sürekli aynı sıralama.Yine değişmeyen düzen aramızda ya 2 yada 3 puan fark olurdu.
Öğretmen beni tahtaya çağırınca ayağa kalktım ve sınıfın arasından yürürken omuzlarımın dikleştiğini fark ettim. Tahtaya vardığımda herkes bana bakıyordu.
Tam o sırada gözlerim istemsizce Sienna'yı buldu.
Bana bakıyordu.Yüzü neredeyse tamamen ifadesizdi ama gözlerinde anlayamadığım garip bir donukluk vardı.
Ben ise dudaklarımın kenarında istemsizce küçücük bir sırıtış oluşmasına engel olamadım.
Hocanın yerime oturmamı söylediği an gözlerim hala Siennanın üzerindeydi.
Yerime oturduktan sonra ders normal şekilde devam etmeye başladı. Öğretmen tahtaya uzun işlemler yazıyor, sınıfta yalnızca tebeşirin tahtaya sürtünme sesi ile sayfaların çevrilme hışırtısı duyuluyordu. Her şey o kadar sıradandı ki birkaç dakika önce yaşananları neredeyse unutmaya başlamıştım.
Derken-Bir sandalye aniden sertçe geriye sürüklendi.
Ses bütün sınıfı irkiltti.Başımı kaldırdığımda Sienna'nın ayağa kalktığını gördüm.
Öğretmene bakmadı.Kimseye açıklama yapmadı.Bir an olduğu yerde durdu.
Nefes alışının hızlandığını, omuzlarının belli belirsiz titrediğini fark ettim.
Bir anda kapıya doğru koştu.Ayak sesleri koridorda yankılanırken kapı sertçe çarpıp kapandı.
Sınıfta öyle ağır bir sessizlik çöktü ki sanki herkes aynı anda nefes almayı unutmuştu.
Öğretmen bile birkaç saniye boyunca olduğu yerde donup kaldı.
"Ne oldu ona?" diye mırıldandı sonunda.
Kimse cevap vermedi.Kimse nedenini bilmiyordu.
Ben ise kapının kapanıp kaldığı noktaya bakmaya devam ediyordum.İçimde tuhaf bir his oluşmuştu.
Sienna böyle davranacak biri değildi.Ders bittiğinde koridora ilk çıkanlardan biri oldum.
Sağa baktım.
Sola baktım.
Merdivenlerden aşağı indim.
Lavaboların olduğu koridora kadar yürüdüm.Yoktu.
Bahçeye çıktım.Orda da yoktu.
Kütüphaneye baktım.Yoktu.
Sanki okulun içinden buhar olup kaybolmuştu.Öğle arasında bile geri dönmedi.
Saatler geçtikçe onu neden bu kadar düşündüğüme kendim bile sinirlenmeye başlamıştım.
Ama insan, sevmediği bile olsa birinin böyle aniden ortadan kaybolmasına kayıtsız kalamıyordu.
Son ders başladığında dışarıdaki gökyüzü iyice koyulaşmış, yağmur yağacakmış gibi ağır bulutlar okulun üzerine çökmüştü. Sınıfın içindeki hava garip şekilde bunaltıcıydı; pencereler kapalı olmasına rağmen içeri nereden geldiğini anlamadığım hafif bir soğuk sızıyor, floresan lambalar ara ara neredeyse fark edilmeyecek kadar titriyordu.
Öğretmenin sesi gittikçe uzaklaşıyormuş gibi gelmeye başladı.
Göz kapaklarım ağırlaşıyordu.
Defterimdeki harfler birbirine karışıyor, satırlar bulanıklaşıyordu.
Kalemimi biraz daha sıkı tuttum.Uyanık kalmaya çalıştım.
Başımı yavaşça sıranın üzerine bıraktım.
"Sadece birkaç saniye dinlenirim nolcak sanki..."
diye düşündüm az sonra olacaklarını beni nasıl etkileyeceğini düşünmemistim.
Ve gözlerim, istemsizce karanlığın içine kapandı.
Çıkış zilinin çaldığını duymamıstım.Uyku beni derine çekmişti.
"Onu uyandırmalım mı?"
"Bırakın yatsın kalkınca eve gider."
"Haber mi versek acaba."
"Ne uzattınız uyumasaydı son ders."
Bölüm etkileşimi
