9. bölüm / 47
Gizem9. BÖLÜM
Bölümler 47Şu an: 9. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM2.803 kelime
- 2 2. BÖLÜM1.007 kelime
- 3 3.BÖLÜM926 kelime
- 4 4.BÖLÜM1.456 kelime
- 5 5. BÖLÜM941 kelime
- 6 6. BÖLÜM1.907 kelime
- 7 7. BÖLÜM1.355 kelime
- 8 8.BÖLÜM1.370 kelime
- 9 9. BÖLÜM1.401 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 10. BÖLÜM373 kelime
- 11 11.BÖLÜM1.856 kelime
- 12 12. BÖLÜM833 kelime
- 13 13. BÖLÜM2.048 kelime
- 14 14. BÖLÜM370 kelime
- 15 15. BÖLÜM738 kelime
- 16 16. bölüm1.032 kelime
- 17 17. BÖLÜM1.079 kelime
- 18 18 BÖLÜM556 kelime
- 19 19. BÖLÜM2.391 kelime
- 20 20. BÖLÜM1.436 kelime
- 21 21. BÖLÜM722 kelime
- 22 22. BÖLÜM897 kelime
- 23 23. BÖLÜM789 kelime
- 24 24. BÖLÜM338 kelime
- 25 25. BÖLÜM821 kelime
- 26 26. BÖLÜM1.374 kelime
- 27 27. BÖLÜM505 kelime
- 28 28. BÖLÜM476 kelime
- 29 29. BÖLÜM864 kelime
- 30 30. BÖLÜM1.662 kelime
- 31 31. BÖLÜM450 kelime
- 32 32. BÖLÜM1.274 kelime
- 33 33. BÖLÜM774 kelime
- 34 34. BÖLÜM1.579 kelime
- 35 35. BÖLÜM1.584 kelime
- 36 36. BÖLÜM1.373 kelime
- 37 37. BÖLÜM941 kelime
- 38 38. BÖLÜM2.305 kelime
- 39 39. BÖLÜM2.064 kelime
- 40 40. Bölüm2.221 kelime
- 41 41. BÖLÜM1.864 kelime
- 42 42. BÖLÜM1.247 kelime
- 43 43. BÖLÜM1.751 kelime
- 44 44. BÖLÜM2.750 kelime
- 45 45. BÖLÜM1.115 kelime
- 46 46. BÖLÜM1.914 kelime
- 47 47. BÖLÜM2.173 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
KONSER
Akşam olmuştu. Konsere gidecektik. Emir geldi.
“ Hazır mısın? ”
“ Evet, dedim. ”
Otelden çıktık. Arabasına binip konser alanına doğru yola koyulduk. Gitmeden önce Instagram’a bir durum attım, etiketleme yaptım. Ardından konser alanına girdik.
Ortam inanılmaz kalabalıktı. Konser çoktan başlamıştı; bayağı üniversite öğrencisi bile katılmıştı. İçimde bir heyecan vardı. Acaba biz kazanır mıydık? Bilemiyordum.
Emir yanımdan hiç ayrılmıyordu. Tam her şey sakin ilerliyor derken bir anda kameralara yakalandık.
Muhabirlerin sorduğu sorular beni deli ediyordu:
— Gizem Hanım, Emir Baran’la barıştınız mı?
— Emir Bey, Gizem Hanım’ı seviyor musunuz?
— Gizem Hanım, takipçileriniz sizi Emir’le fotoğraflarda yakalamış. Bu doğru mu?
— Emir Baran yeni sevgiliniz mi?
— Emir Bey, Cansu Hanım’ı neden bıraktınız?
Bir an ne diyeceğimi bilemedim. Kalabalık, flaşlar ve art arda gelen sorular… Nefes almak bile zorlaşmıştı.
*********
Bunları söylerken bile sıkılmıştım.
Derken anons edildi: adım söylenmişti. Hızla grubumu topladım, kulaklı mikrofonu takıp sahnedeki yerimi aldım.
Sahneye çıktığımda herkes telefonlarının el fenerlerini açmıştı. Her yer karanlıktı; sadece bulunduğum noktaya bir ışık vuruyordu. O an kalbimin atışını kulaklarımda hissediyordum.
Şarkıya başlamamla birlikte ışıklar yanıp sönmeye, sahnenin dört bir yanına yayılmaya başladı. Atmosfer bir anda değişmişti.
Emir yavaşça yanıma yaklaştı ve performansa birlikte devam ettik. Onunla dans ediyordum. Gözlerinin içine baktığımda içimde bir şeyler oluyordu… Tarif edemediğim bir his.
Bir figür sırasında eğildiğimde soğuk elleri bacaklarıma değdi. O dokunuşla birlikte vücudumu hafif bir ürperti sardı. Bana ne oluyordu, bilmiyordum. Ama hissettiklerim garip bir şekilde çok güzeldi.
Şarkı bittiğinde Emir’le sırt sırta verdik. Alkışlar salonu inletiyordu. Jüri kararını açıkladı: üç evet!
Kalabalık “Emir ve Gizem!” diye bağırıyordu.
Sahne arkasına geçtiğimizde ikimiz de heyecandan kikirdemeye başlamıştık; gülmekten çenemiz ağrıyordu.
Tam o sırada jüri sonucu duyurdu…
Herkes “Emir ve Gizem!” diye bağırıyordu. Ben ve Emir sahne arkasında heyecandan kikirdiyor, gülmekten çenemiz ağrıyordu.
Derken jüri anons etti:
— Gizem ve Emir Baran sahneye…
— Gizem ve Emir Baran sahneye…
Emir’in kolundan tutup o büyük sahneye çıktık. Bizi gören kalabalık daha da coştu. Alkışlar, çığlıklar… Ardından bir iki dakikalık sessizlik oldu.
Jüri sordu:
— Yaşlarınız kaç?
Emir cevapladı:
— Ben 20 yaşındayım, Gizem de 18’e yeni girdi.
— Hayaliniz nedir?
Emir:
— Benim hayalim belli, piyano… Beni bilirsiniz zaten.
Jüri bana döndü:
— Seni biliyoruz Emir, peki Gizem sen?
Bir an duraksadım.
— Şey… Ben galiba müzik üzerine daha çok yoğunlaşacağım.
— Anladım. Peki bu ilgi nedir? Gençler neden “Gizem, Emir” diye bağırıyor?
Emir gülerek cevap verdi:
— Vallahi hadi beni geçtim… Ama Gizem’i ben de anlamadım, sabah da böyleydi.
Tam o sırada seyirciler arasından bir kız heyecanla atıldı ama sesi duyulmadı.
Mikrofonu uzattılar, konuşmaya başladı:
— Gizem’in sesi gerçekten çok güzel, hatta ben onun hayranıyım. Instagram ve YouTube’da da takip ediyorum. O kadar hayranıyım ki bir gün onunla sohbet etmeyi çok isterim. Hesabında neredeyse 1 milyon kişi var. Doğal güzelliği ve sesiyle çok daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. İnşallah yarışmada birinci olur, diyorum.
Sözleri beni şaşırtmıştı. Kalbim yumuşamıştı. Dayanamadım:
— İzniniz olursa, sahne arkasında onunla biraz sohbet edebilir miyim?
Jüri onay verdi ve o kızı sahne arkasına götürdüler.
Jürinin son sorusu biraz daha farklıydı:
— Demek siz böylesiniz, ha? Anladım… Ama şunu anlamadım; sen ne ara bu noktalara geldin? Ve hayatında sevdiğin biri var mı?
Derin bir nefes aldım.
— Ben yavaş yavaş sesimin güzel olduğunu fark ettim. Hatta yarışmalara katıldım, madalyalar kazandım. Bir ara müzik hocamla birlikte YouTube’da bir şarkı söyledik. Her şey oradan başladı, öylece akıp gitti…
Bir an duraksadım. Kalabalık tamamen susmuştu.
— Sevdiğim biri var, evet… Bunu söyleyebilirim.
Salon bir anda “Ooo!” sesleriyle doldu. Fısıldaşmalar başladı. Herkes merak içindeydi.
Ardından gözler Emir’e çevrildi. Ona da aynı soru yöneltildi. Emir hafifçe gülümsedi, bana baktı ve başını salladı.
Jüri teşekkür edip bizi sahne arkasına aldı.
Perde arkasına geçtiğimizde kalbim hâlâ hızlı atıyordu. Sanki az önce sadece bir performans değil, hayatımın en cesur cümlesini kurmuştum.
Kızla oturup konuşmaya başladım. Yaklaşık bir saat boyunca sohbet ettik. O kadar içtendi ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Sonunda teşekkür edip yerine geçti.
Tam o sırada Emir anons edildi ve biz de yerlerimize geçmek için hazırlandık.
Sahneye çıkmadan hemen önce küçük bir aksilik yaşandı.
Cansu sahneye çıkmak istemediğini söyledi. Herkes bir an şaşkınlıkla birbirine baktı.
Ben de tereddüt etmeden,
“ Onun yerine ben oynayabilirim, ” dedim.
Kalbim yine hızlanmıştı. Bir gecede ikinci kez sahneye çıkacaktım. Ama bu kez daha farklı bir heyecan vardı içimde…
Sunucu Emir’in adını anons ettiğinde o kendinden emin bir şekilde sahneye doğru yürüdü.
Ben ise perde arkasında derin nefesler alıyordum. Son anda karar verilmişti…
Cansu’nun yerine ben çıkacaktım.
Müzik başladı. Emir sahnede yalnızdı ve bir an etrafına baktı.
Partnerinin gelmediğini fark etmişti. Yüzündeki o kısa süreli şaşkınlık ifadesini gördüm.
Tam o anda ışıklar hafifçe karardı. Müziğin ritmi yükselirken ben adımımı attım ve sahneye çıktım.
Emir şarkıya başladı. Ben de hızla sahneye giriş yaptım. O an adeta olay olmuştu; kimse böyle bir giriş beklemiyordu.
Emir performansa devam ederken yanına doğru hızlıca ilerledim. Beni kendine çekti. Ben ise koreografinin bir parçası olarak onu hafifçe ittim.
Tekrar aynı adımı yaptım; bu kez ona sarıldım.
Bir anda beklenmedik bir hareketle onu geri ittim, kolunu tutup kendime çektim ve sırtımı seyirciye dönerek göz kırptım.
Ardından Emir’in yanağına hızlı bir öpücük kondurup geri çekildim ve kaçış adımını yaptım.
Tam o sırada Buğra sahneye girecekti. Hızla arka tarafa geçip koreografiye bağlandım. Buğra sözlerini söylerken Emir’le yan yana geldik ve birlikte eşlik ettik.
Sonra onların arasına girip ikisini de hafifçe ittim ve yere çömeldim. Onlar omuz omuza verip dimdik durdular.
Sahne ışıkları üzerlerine vururken alkışlar salonu inletti. Gerçekten büyük bir alkış vardı.
Yaklaşık on dakika sonra jüri üyelerinin sesleri duyulmaya başladı.
— Emir Baran ve Gizem Türkçü… finale kalan son isim!
O an mutluluktan kendimi Emir’in kollarına attım. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Sonra göz göze geldik; hafifçe ayrıldım.
Adım tekrar anons edilince hiç beklemeden hızla sahneye çıktım.
Alkışlar bu kez benim içindi. Mikrofon hâlâ kulağımdaydı. Derin bir nefes aldım ve şarkıma başladım.
O kadar iyi hissediyordum ki…
Jürilerin bana o şekilde bakmasından performansımın etkisini anlamıştım. Her nota içimden geliyordu. Şarkının sonuna doğru sesim biraz kısıldı ama durmadım.
Son notayı da tüm gücümle söyledim.
Salon alkıştan yıkılıyordu.
Sonra Emir sahneye geçti.
O da şarkısını söyledi. Ardından jüri karar vermek için 10 dakikalık bir ara verdi.
Emir’le kuliste yan yana duruyorduk. İkimiz de aşırı heyecanlıydık. Kalbim hâlâ hızlı atıyordu. O sırada Cansu’nun bize bakışlarını fark ettim.
Belli ki bizi kıskanıyordu. Ama o an hiçbir şeyi umursayacak hâlde değildim.
Derken jüri tekrar sahneye çıktı.
— Sonuçları açıklıyorum. Çoğunuz gerçekten çok iyiydiniz. Bazılarınız istediğiniz performansı gösterememiş olabilir. Ama buraya çıkıp cesaret göstermek bile başlı başına bir başarı.
Kısa bir duraksama oldu. Kalbim duracak gibiydi.
— Fakat… Türkiye’nin böyle bir sese sahip olduğunu keşke daha önce bilseydik.
Salon tamamen sessizleşti.
— Gizem Türkçü, sahneye gelsin!
O an kulaklarım uğuldadı. Ne hissettiğimi bile anlayamıyordum. Sadece adımın yankısını duyuyordum…
Heyecanla sahneye çıktım. Alkışlar hâlâ devam ediyordu.
Jüri bana baktı ve sordu:
— Ödülünü aldıktan sonra ne yapacaksın?
Mikrofonu biraz daha yaklaştırdım.
“ Bu ödülü kendim için… arkadaşlarım, dostlarım ve müzik için aldım, dedim. Sesim titriyordu ama gururluydum. ”
Jüri tekrar sordu:
— Peki seni destekleyen bir ailen var mı?
Bu soru içime dokundu. Bir an sustum. Salon tamamen sessizleşti.
“ Ben sekiz yaşımda annemi kaybettim… dedim.Boğazım düğümlendi ama devam ettim. Babam deseniz… boş verin. O adamdan hayır gelmez. ”
Derin bir nefes aldım.
“ Benim ailem, Instagram’daki topluluğum ve dostlarım oldu. Şu an yanımda olan kuzenim Mehmet’e ve amcalarıma çok teşekkür ediyorum. Onlar izin vermeseydi, destek olmasaydı asla burada olamazdım. ”
Gözlerim Emir’i aradı.
“ Ve beni cesaretlendiren, “yaparsın” diyen Emir Baran’a da çok teşekkür ederim. O olmasaydı belki bu kadar inanamazdım kendime… ”
Salondan “Aaa!” sesleri yükseldi. Alkışlar tekrar başladı.
O an gözlerim dolmuştu ama ağlamamaya çalışıyordum. Çünkü bu sahneye güçlü çıkmıştım… güçlü kalmalıydım.
Jüri gülümseyerek,
— Evet, ödülünü getirin, dedi.
Kısa bir süre sonra altın sarısı, mikrofon şeklinde tasarlanmış madalyonumu getirdiler. Ellerim titreyerek ödülü aldım. Fotoğraflar çekildi, alkışlar yükseldi. O an gerçekten başarmıştım.
Feyza Hoca koşarak yanıma geldi, beni sıkıca sarıldı.
“ Mucizem benim, melek yüzlüm! ” dedi ve boynuma sarıldı.
Ardından dostlarım tek tek gelip bana sarıldı. Her birinin gözleri parlıyordu.
En son Emir geldi. Önce resmi bir şekilde elimi sıktı. Göz göze geldik. İkimizin de içinde bir şeyler vardı ama kalabalığın ortasındaydık.
Sonra dayanamadı…
O da bana sarıldı.
O an her şey sustu sanki. Alkışlar, ışıklar, kalabalık… sadece kalp atışlarımı duyuyordum.
Emir hafifçe geri çekilip hocaya döndü:
“ Hocam, izninizle… Kameralara yakalanmadan biz otele geçelim mi? ”
Cevabı beklemeden nazikçe kolumdan tuttu. Birlikte kalabalığın arasından geçip arabasına doğru yürüdük.
Gece hâlâ bitmemişti..
Hızlıca otele ilerledik..
Bölüm etkileşimi
