Gizem kitap kapağı

4. bölüm / 47

Gizem

4.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Naz 🕊️

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 4.BÖLÜM

- SES YARISMASI -

Okuldayim, dersteydik.
O kadar sıkıcı ki sıkılmıştım. Kapı çaldı ve o kişi kimse içeri girdi.
Nöbetçiydi duyuru için girmisti.

• Sevgili öğrenciler,
Okulumuzu temsil edecek güçlü sesi arıyoruz! Ses Yarışması için ön seçmeler toplantı odasında gerçekleştirilecektir. Katılmak isteyen öğrencilerimizin ders öğretmenlerinden izin alarak toplantı odasına gelmeleri rica olunur."
saat 12:30 da aşşagıda olacaktir. Bütün bilgileri müzik hocalari feyza ve Mahmut hoca söyleyecektir.. lyi dersler diyip Çıktı..

"İçinizde sesi güzel olan var mı?"
Hocanın sesi sınıfın içinde yankılandı. O an kalbim sebepsiz yere hızlandı. Gözlerim istemsizce Mehmet'e kaydı. Bana bakıyordu. O tanıdık, muzır gülümsemesi yüzünde belirdi. İçime kötü bir his çöktü.

"Hocam, ben biliyorum galiba..." dedi kıkırdayarak.
Dünyam bir anda yavaşladı. Sınıftaki tüm bakışlar üzerime çevrildi. Sanki sandalyem küçülmüş, ben ortada kalmıştım. Yutkundum. Kaçacak bir yer aradım ama yoktu.

"Gizem, gel bakalım."

Sesini duyduğum an içim daraldı. Gitmek istemedim. Belki vazgeçer diye düşündüm. Ama tekrar etti. Israrı nazikti ama kararlıydı. Ayağa kalkarken dizlerimin titrediğini hissettim.

"Hocam... ben böyle söyleyemem," dedim kısık bir sesle. "Telefonumu alıp kulaklığımı taksam... öyle söylesem?"

Aslında izin vermeyeceğini sanıyordum. İçimde küçük bir umutla büyük bir korku çarpışıyordu.

"Peki," dedi.
O tek kelimeyle kalbim biraz daha hızlandı. Artık saklanacak hiçbir yerim yoktu.

Kulaklığımı taktım. Ellerim hafif titriyordu. Telefonumdan listeme baktım, şarkıyı seçip bağladım.

Müzik kulaklarımda yükselirken dış dünya yavaş yavaş silindi. Söylediğim şarkıyı ne kadar yüksek sesle söylediğimi fark etmiyordum bile. Sanki sesim bana ait değildi; içimde biriken her şey notalara karışıyordu.

Gözlerimi kapadım. Cesaretimi ancak karanlıkta bulabiliyordum. Sınıfa arkamı dönerek devam ettim. Kimseyi görmek istemiyordum. O an sadece ben ve şarkı vardık.

Bir ara hocamızın camları ve kapıyı açtığını hissettim. İçeri giren serin hava yüzüme çarptı. Şarkının ortasında, koridordan gelen hafif uğultuyu duydum.
Meğer sadece sınıf değil... Dışarıdaki öğrenciler de durmuş, beni dinliyormuş.

Müziğin son notası kulaklarımda yankılanırken şarkıyı bitirdim.
Bir anlık sessizlik oldu. Kalbim hâlâ ritmini bulamamıştı. Yavaşça kulaklığımı çıkardım.

Tam o anda hocamızın yüzündeki gülümsemeyle, diğer sınıflardan yükselen alkış sesi aynı anda duyuldu. Alkışlar koridordan içeri doluyor, sınıfın duvarlarına çarpıp çoğalıyordu.

Şaşkınlıkla arkamı döndüm.

Hocamız gururla,
"Birinci belli oldu galiba," dedi.

O an yüzümün kızardığını hissettim. İçimdeki o küçük, utangaç ses susmuştu. Yerine başka bir şey gelmişti... Cesaret gibi.

Gerçekten de sesim inceydi. Ve ilk kez, gerçekten güzel olduğunu kabul edebildim.

İki saat geçmişti.

Saat neredeyse 12.30 oluyordu. Çantamı ve eşyalarımı alıp aşağı indim. Mehmet merdivenlerde yanıma yaklaşmıştı.
"İnşallah kazanırsın," demişti.
Gülümseyip, "İnşallah," diye karşılık vermiştim ama içimde fırtınalar kopuyordu.

Aşağı indiğimizde ortam sandığım kadar kalabalık değildi. Buse'yle öne geçip oturduk. Beklemek, sahneye çıkmaktan daha zordu sanki. Kalbim her saniye biraz daha hızlanıyordu.

O sırada Feyza hocamızı gördük. Başımızla selam verdik, o da gülümseyerek karşılık verdi.

Tam arkamı döndüğümde Emir'i gördüm.

Soğuk duruşuyla herkesin "buz çocuk" dediği Emir...

Bana bakıyordu.
Bakışları sabitti. Ne düşündüğünü anlamak imkânsızdı. Buse hemen sinirlendi.

"Niye bize bakıyor bu?" diye fısıldadı.

"Boş ver," dedim ve önüme döndüm.

Ama ne kadar boş vermeye çalışsam da o bakışlar aklımdan çıkmıyordu. İçimde garip bir huzursuzluk... ya da anlamlandıramadığım başka bir his vardı.

Kalabalıklaşmaya başlamıştık ve
Hocamız mikrofonu aldı ve konuşmaya başladı.

"Evet arkadaşlar, sayımız 100'den az değil. Güzel... Şimdi, geçen yıl birincilik alanlarınızı hatırlarsınız. O ödül fakülteye gitmişti ama bu yıl inşallah bizimle olacak. Kurallar net: asla adaletsiz olmaz!
Konserimize katıldık ve eğer kazanırsak, kazanan öğrenci Noodle Ödülünü alıyor ve sınıfıyla iki hafta boyunca kamp yapmaya gidiyor.

Sesini beğendiğiniz öğrencileri alkışlayın. Alkış alan öğrenciler bizle birlikte devam edecek.

Yarın saat 10'da konser yerine gideceğiz. Orada dört gün kalacağız; üç gün boyunca konser çalışmaları yapacağız, dördüncü gün akşamı evde olacağız. Konser mekanında otelde ağırlanacaksınız. İlk gün sizi serbest bırakacağız, sonraki iki gün hazırlıklarımızı sürdüreceğiz.

Hepsi bu kadar. Başlayalım isterseniz!"

Anons yapıldı:
"Emir Baran, sahneye... piyanonun başına!"

O sözleri duyar duymaz istemsizce arkamı döndüm. O kalkmıştı. Elinde bir gül vardı ve yanımdan geçti.

Geri adımlarla yanıma döndü, gülü bana uzattı ve gamzelerini göstererek ilerledi.

Sanki zaman yavaşlamıştı. Şok olmuştum. Gül dikenliydi... ama bir o kadar da güzeldi. Anlamsızca, etrafımda herkes bana bakıyordu. Gözlerim bir süre kime bakacağını şaşırdı.
Nedemek oluyordu bu ? Kafamı karıştırmıştı bu durum yanımdaki arkadaşım bana şaşkınlıkla bakıyordu yüz ifadesi belliydi. Hiç tepki vermeden ortamı izlemeye devam ettim elimdeki bu gül kafamı karıştırmamasına izin vermemeyi tercih ettim.
Sonra deneme yarışması başladı.

İki saat geçmişti. Sıra bize gelmişti. Buse sahneye çıktı... ve elendi. Çok üzülmüştüm. İçimde bir boşluk hissettim.

Sıra bendeydi.

Elimde gülle birlikte sahneye doğru ilerledim. Mikrofonu verdiler. Ama bir an sonra, "Sahnenin arkasında kulaklıkla rahat edersiniz," diyerek kulaklığımı taktılar ve uzun, ince bir şey ağzıma doğru yöneldi... hoş olmalıydı.

Kalbim deli gibi atıyordu. Sahne, ışıklar, izleyicilerin bakışları... Hepsi bir araya gelip nefesimi kesmişti.

Hocamız eliyle beni işaret etti
"Tanıt ve başla," dedi.

Elimdeki güle bakarak derin bir nefes aldım.
Gül’e odaklanmamam lazımdı kendimi hemen toparladım.

"Adım Gizem, Gizem Türkçü. 18 yaşındayım ve müzik tutkunu," diye başladım. Sesim önce titrek çıktı ama bir an içinde kendini buldu.

Şarkıya başlamadan önce gözlerimi Emir'e çevirdim ve ekledim:
"Göksel: Yalnız Kuş."

O an Emir şaşkınlıkla bana baktı. Sanki gerçekten söylemeye cesaret edemeyeceğimi düşünüyordu. Ama ben oradaydım. Kararlıydım. Ve artık söyleyecektim.

Sahne tamamen benimdi.

Nakaratlar gerçekten güzeldi; o ince sese hayran kalmıştım.

Derin bir nefes aldım ve şarkıya başladım:

"Bende bir aşk var...
Onu hep yalnız kalplere bıraktım..."

Sesim beklediğimden çok daha iyi çıkıyordu. Notalar akıp giderken, fark ettim ki Emir yavaşça bana mırıldanarak katılmıştı.

Söylemeye devam ettikçe ona baktım. Göz göze geldiğimiz o an, sesimin daha da güzelleşmesini sağladı. Gerçekten başarmıştım.

Müziğin son notasında, sesi inceltip uzattım ve yavaşça bitirdim.

Gözlerimi açtığımda etrafa baktım... Herkes ayağa kalkmış, alkışlıyordu. Kalbim yerinden fırlayacak gibi atıyordu.

Emir bile alkışlıyordu. Üstelik eliyle "mükemmel" işareti yapmıştı.

Etkilenmiştim. O an tam anlamıyla büyülenmiştim.

Hocamız yanıma geldi...

"Gizem Türkçü için bir kez daha moral alkışı alalım!" dedi hocamız.

O sözleri duyar duymaz heyecandan yerimde zıplamaya başladım. O an anlamıştım; demek ki bu konsere gidecektim.

Tam o sırada Buse sahneye geldi ve beni sıkıca sardı. Duygulanmıştım; gözlerim kapandı ve bir anda fark ettim ki, sarıldığım kişi başka biriydi. Ama o hevesimi kırmadan, kahkaha atarak kafamı o kişinin omzuna gömdüm. Karşımdaki kişi de bana sarıldı.

Gözlerimi açtığımda Emir'e sarıldığımı fark ettim. Ne zaman yanımda olmuştu, hiç anlamamıştım. Çok sıkı sarılıyordu ve etrafımızdaki herkes bize bakıyordu. Hatta sahnede oturan o sarı kız bile bakıyordu.

Kıskançlık zirve yapmıştı; bunu anlamıştım.

Bir süre sonra yavaşça kollarından ayrıldım. Yüzüne baktım... gerçekten de çok yakışıklıydı. Ama bizden olamazdı. O, seksi düşkünüydü; ben ise aşık olmamak için kendime yemin etmiştim.

Elimdeki gülle, yavaşça ondan uzaklaşıp Buse ile sahneden indik. Hocamız kısa bir konuşma yapıp bizi bıraktı; herkes yavaş yavaş dağılmaya başladı.

Ben çantamı toplarken, yanımızdan Emir'in grubu geçti. Arkasından dönüp bana "Bol şans," dedi, üç saniye gözlerime baktı ve sonra salondan çıktı.

******

Eve geldigimizde sofra hazirdi. Hemen oturup bu gün naptığımı anlattim ve konsere gidecegimi söledim amcam ilk istemedi ama hayalimin oldugunu ögrenince tamam demisti.

Ama bir sorun vardi kiyafetlerim yenilenmesi lazımdı kaç aydir böleydim kendime çeki düzen vermem lazımdı..

Mehmet odama geldi " kuzen" gir dedim "2 dk hazirlan hemen gidiyoruz" dedi ve odamdan çikti neydi simdi bu anlamsizdi. O zaman hizlica eşofmanlarımı giyip pesinden çiktim...

Evden çiktigim da kapida bekliyordu.
Arabayi çalistirdi. Hizlica bindim kemerimi taktim aninda haraket etmeye basladik.

" nereye"
"sana yeni bir seyler almaya"
"olmaz"
"oldu bil" dedi.
Mağazaya gelmistik bile girdim

"sen nasil rahat edeceksen nasil giyineceksen seç istediklerini alalım topuklusundan elbisesine varana kadar seçim senin hadi bekliyorum"
Dedi ve oturdu koltuga..

Hızla kıyafetlere bakmaya başladım. Hepsi çok güzeldi ve seçim yapmakta zorlanıyordum.

Siyah, simli, kısa bir elbise...
Kırmızı, beyaz simli bir elbise...
Bordo bir elbise, kolları hafif tüylümsü...

Ayakkabılara geldiğimde de karar vermek zor oldu:
Siyah spor ayakkabı, rahat ve sade.
Kırmızı spor ayakkabı, daha canlı ve dikkat çekici.

Her parçaya baktıkça sahnede nasıl görüneceğimi hayal ettim. İçimde hem heyecan hem de merak vardı.

Krem renginde olan spor ayakkabl..

Alışverişe devam ettim ve birkaç parça daha seçtim:
• 4-5 tane tişört (siyah, kırmızı, beyaz, sarı)
• 3 pijama
• 6 renkli sweatshirt (sarı, kırmızı, yeşil, mavi, pembe)
• Mini şortlar; kırmızı ve beyaz kemerli, siyah ve mavi

Hepsini almıştım. Raflardan kolilerle çıkan kıyafetleri toparlarken içimde bir tatmin ve heyecan karışımı vardı. Artık sahne için hazır olacaktım.

"Mehmet," dedim, ona baktım.
"İyi, güzel... Hadi ödemeye," dedi gülümseyerek.

Ödemeye gittiğimizde kasiyer, "500 TL, Mehmet Bey," dedi ve bana bakarak arabaya geçmemi işaret etti.

Eve geldiğimizde yengeme kıyafetleri gösterdim. "İyi mi, güzel mi?" diye sordum. O çok beğendi ve heyecanla bende ona teşekkür ettim.

Teşekkür ettikten sonra yukarı odama çıktım. Valizimi hazırlamaya başladım; sahneye çıkacağım gün için her şeyi düşünmeye başlamıştım.

Valizimi hazırlamaya devam ettim:
• Eşofmanlar
• Elbisem
• Kırmızı şort, beyaz kemerli ve beyaz bluz
• Bir adet sweatshirt
• Diş macunu
• Pofuduk terlikler

Küçük çantama ise kulaklık ve powerbank'i koydum.

Her şey hazırdı.

Sonra yatağıma geçtim, yorgun ama heyecanlı bir şekilde gözlerimi kapattım. Sahne ve konser günü aklımdan çıkmıyordu. Derin bir nefes alıp uyudum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

315okunma 163beğeni 12yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18