Gizem kitap kapağı

13. bölüm / 47

Gizem

13. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Naz 🕊️

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 13. BÖLÜM

Sabah olmuştu. Gün ışığının yüzüme vurması ve kuşların cıvıltısıyla uyandım.

Gözlerimi ilk anda açamadım.
Yavaşça araladığımda tavana baktığımı fark ettim. Bir an nerede olduğumu anlamaya çalıştım.

Sonra bir şeyin üzerinde uzandığımı hissettim…

Başımı hafifçe çevirdim.
O… olamazdı.

Emir’in yanında uyuyordum. Elim onun elinin içindeydi. Elimi göğsüne dayamıştım.

Kalp atışını yavaşça dinlemeye başladım. Sessiz ve sakindi kalbi…

düzenli, huzurlu.
Onu izlemeye başladım.

Yüzünün her ayrıntısını…
gamzelerini, kirpiklerini, kaşlarının keskinliğini, dudaklarının kıvrımını…

“Allah’ım…” diye içimden geçirdim. Gerçekten izlemelik bir manzaraydı.

Tam o sırada hafifçe mırıldandı
“Yaa… alamazsın… sevi… seviyorum…”

Rüyadaydı. Kiminleydi, bilmiyorum. Ama o an o kadar masum ve tatlı görünüyordu ki… kalbim bir an duracak gibi oldu.

Yavaşça elimi çekmeye çalıştım ama olmadı. Sanki bilinçsizce bile olsa bırakmıyordu.
Bir an düşündüm…

Acaba rüyadayken sorduğum sorulara cevap verir miydi? Kuzenim Mehmet’te oluyordu böyle şeyler. Belki Emir’de de olurdu…

Ona doğru biraz daha döndüm.

Umudum pek yoktu ama yine de fısıldadım:

“ Emir… Sen Cansu’yu mu seviyorsun? ”
Dudakları hafifçe kıpırdadı.

“ Hayır… o… yatmakta aklı… ” dedi belirsizce.
Sonra tekrar mırıldandı.

“ Hay… hayır… ”
Emir aşka inanmıyordu. Bunu biliyordum.

“ Neden? diye fısıldadım. ”
Cevap gelmedi. Bir süre bekledim. Kalbi hâlâ sakindi.

Sonra aklıma asıl sormak istediğim şey geldi. Cesaretimi topladım. Onun hakkında ne düşündüğünü merak ediyordum.

Yavaşça kulağına yaklaştım.

“ Emir… Sen Gizem’i seviyor musun? ”
Bir anlık sessizlik oldu. Sonra dudakları aralandı.

“ E… evet… ”

Olduğum yerde donup kaldım. Nefesim kesilmişti.
Ardından çok hafif bir şekilde ekledi:

“ Giz… Gizem… ”
Kalbim, onun kalbiyle aynı ritimde atmaya başlamıştı sanki.

İçimdeki ses susmak bilmiyordu.

Gerçekten Emir’i seviyor muydum? Neydi beni ona çeken? Aşka inanmadığını söylemişti…

ama beni sevdiğini az önce kendi ağzından duymuştum.
Peki ya ben?
Ben seviyor muydum?
Hem de gereğinden fazla…

Onu gerçekten çok seviyordum. Eğer o beni seviyorsa, âşık da olabilirdi.
Evet…
Belki de bunu kabullenmeliydim. Ben ondan nasıl ayrılamıyorsam, o da benden ayrılamazdı.

“Gizem, sen ne yapıyorsun? Yeminliydin!” diye içimden geçirdim.

Ama kalbim aklımdan daha yüksek sesle konuşuyordu.
Off… Allah’ım…

Tam o sırada saate baktım. 12 olmuştu. Emir’i uyandırmam gerekiyordu.
Ona döndüm.

“ Emir… Emir… Emir, uyan artık. ”
Kıpırdamadı.
Kulağına biraz daha yaklaşıp fısıldadım:

“ Emir, uyan. Saat 12, geç kaldık okula. ”
Bir anda gözlerini açtı ve refleksle bana sarıldı.
Şaşırmıştım.

“ Emir, iyi misin? ” dedim.
“ Sen iyi misin, Gizem? ”
“ Evet, iyiyim, dedim. ”

Bir an bana öyle saf, öyle masum baktı ki… içim eridi.
Sonra ciddileşti.

“ Gizem, arkanı dön. Belindeki yaraya
bakayım. ”

Yavaşça arkamı döndüm. Tişörtümü hafifçe kaldırdım. Sessizce baktı.
Sargı bezini dikkatlice açtı.

“ İyi… gayet iyi, ” dedi ve tekrar kapattı.
Sonra yataktan kalktı. Hafifçe gülüyordu.
O gülüşte hem rahatlama hem de gizli bir şey vardı.
Ve ben… hâlâ kalbimin sesini susturamıyordum.

“ Dün gece ne güzel sarıldın bana. ”

Kaşlarını kaldırdı.
“ Dalga mı geçiyorsun? ”

“ Hayır… ” dedi, sonra omuz silkti.
“ Neyse, sana şimdi bir tişört ve pantolon vereceğim. Siyah ceketimi de veririm, olur mu ? ”

Başımı onaylarcasına salladım ve ayağa kalktım.
Emir kapıya doğru seslendi:

“ Hatice Abla, kısa kot şort ve bir tişört getirebilir misin? ”

Yaklaşık on beş dakika sonra kapı çaldı. Emir kapıyı açtı, kıyafetleri aldı ve tekrar kapattı.
Bana dönüp:

“ Gizem, bunları giy ve aşağıya in, ” dedi.

Ardından kendi kotunu ve siyah ceketini yatağın üzerine fırlattı.

“ Ben aşağıda giyinirim, ” diyerek odadan çıktı.

Odanın içinde yalnız kalmıştım. Elimdeki kıyafetlere baktım…
ve aynadaki yansımama.
Kalbim hâlâ dün geceden kalan o duyguyla atıyordu.

Kıyafetleri giyip aşağıya indim. Birinin “Gizem!” diye bağırdığını duydum. Sesin geldiği yere doğru ilerledim.

Ses mutfaktan geliyordu. Kapıya yaklaştığımda onu gördüm…
Âşık olmamak elde değildi.

Bir an gözlerim daldı. Öylece ona bakakaldım. Gün ışığı yüzüne vuruyordu. Saçları hafif dağınıktı. Gülüyordu…

Tam o sırada bir kadın gelip masaya oturdu. Bana gülümseyerek:

“ Günaydın,” dedi.
“ Günaydın, ” dedim kibarca.
Emir hafifçe kikirdiyordu. Onu anlıyordum… bir şey çeviriyordu yine.

Kadın sordu:
“ Emircim, arkadaşınla tanıştırmayacak mısın? ”

Emir çayından bir yudum alıp umursamaz bir tavırla:

“ O işte, dedi ve güldü. "
“ Gerçekten mi? “
diye kadın şaşkınlıkla bana baktı. İkisi de gülüyordu.

Emir bu kez daha durgun bir sesle

“ Gel, otur, dedi. “
Masaya oturdum.
Hâlâ onları süzüyordum.
Emir aniden ekledi

“ Hatice Abla, Gizem’e şekerli Türk kahvesi lütfen. “
Çayını yudumlarken bana bakıyordu.
Şaşırmıştım.

Benim şekerli Türk kahvesi içtiğimi nereden biliyordu? Beni mi takip ediyordu? Nasıl öğrenmişti?

İçimde tuhaf bir his oluştu. Tam olarak hoşuma gitmedi desem yalan olur…
ama biraz ürkütücüydü.
O ise hiçbir şey olmamış gibi sakince oturuyordu.

Sofraya oturdum. Çayımı içtim, ardından kahvem geldi.

“ Teşekkür ederim, “ dedim.
Kadın tam karşıma oturdu.

“ Sen Gizem… Gizem Türkçü’sün değil mi? ”
“ Evet, ” dedim ve tabağımla oynamaya başladım.

Tam o sırada Emir dizime hafifçe vurdu. Gözlerini tabağıma dikerek, alçak sesle
“ Ye şunu, “ dedi.

Sessizce yemeğimi yemeye başladım.
Kadın tekrar sordu:

“ Senin ailen var mı tatlım? “
Emir’le göz göze geldik. Emir hafifçe sus işareti yapıp konuyu değiştirmeye çalışıyordu ama ben atladım.

“ Yo, yo… Sorun değil, “
dedim ve kahvemden bir yudum aldım.
Derin bir nefes çektim.

“ Benim bir ailem yok. Tekim. ”
Bana öyle bir baktı ki…
Bakışında hem şaşkınlık hem şefkat vardı. Sandalyesini çekip yanıma oturdu.

“ Seni anlıyorum, “ dedi yumuşak bir sesle ve bana sarıldı.
Bu beklemediğim bir sıcaklıktı.
Sonra sordu:
“ Nerede kalıyorsun peki? Yaşın kaç? ”
“ 18’e yeni girdim. Amcamlarla kalıyorum ama şu anlık. Yakın zamanda onlardan çıkıp kendi evime geçmeyi düşünüyorum, ev bakıyorum, “ dedim.

Masada kısa bir sessizlik oldu. Emir’in bakışlarını üzerimde hissediyordum.
O sessizlikte sanki herkes aynı şeyi düşünüyordu…

Bana öyle baktı ki…
gözlerinin içindeki sıcaklığı hissettim.

“ Seninle gurur duyuyorum, Gizem. Bu arada burada benim adım Nilüfer. Ben de Emir’in teyzesiyim. ”

Gülümsedim.
“ Tanıştığıma memnun oldum Nilüfer Abla. ”
Kaşlarını hafifçe kaldırdı.

“ Bana “abla ” demene gerek yok.
Şaşırdım.

“ Anlamadım? “
Yumuşak bir sesle devam etti:

“Teyze desen bana daha çok yakışır,
olur mu ? ”
Bir an içim ısındı. Başımı onaylarcasına salladım.

“ Olur… Nilüfer Teyze. “
Gülümsedi. Ben de kahvemi bitirdim.

Kısa bir süre sonra Emir’le vedalaşıp arabaya bindik. Sessizce okulun yolunu tuttuk.
Arabanın içi sakindi ama içimde fırtınalar kopuyordu.

Nilüfer Teyze’nin bakışı, Emir’in sabahki hali… ve dün gece söyledikleri.

Yan gözle Emir’e baktım. O da direksiyona odaklanmıştı ama yüzündeki o hafif gülümsemeyi saklayamıyordu.

Okula doğru ilerlerken, sanki hayatımda yeni bir sayfa açılıyordu.

Yarım saatlik yolculuğun ardından okula gelmiştik. Emir’in arabasından indim.

Tam kapıyı kapatmıştım ki Cansu hızla yanıma geldi. Elini kaldırdı, bana tokat atacakken bileğini havada yakaladım.

Elini sıkıca tutup kendime doğru çektim.

“ Bana yaklaşanın canını yakarım, " dedim sakin ama net bir sesle.
Tam o sırada Emir arabadan indi.

“ Cansu! “ diye bağırdı. Sesi sinirliydi.
Ardından iki kız daha geldi. Biri sarışın, diğeri esmerdi.

Gerginliği hafifletmek ister gibi alaycı bir gülümsemeyle:

“ Sarışın ve esmer… bayılırım, “ dedim.
Esmer olan bana doğru hamle yaptı. Arkama dönecek gibi oldum ama vazgeçtim.

Bir anlık şaşkınlıkla dengesini kaybedip yere düştü.

Sarışın saçlarımdan tutmaya yeltendi. O sırada esmer kızın yere düşürdüğü kitabı yerden alıp kendimi savunmak için aramıza mesafe koyacak şekilde savurdum. Kız geri çekildi.

Ortam bir anda karışmıştı.
Emir hızla aramıza girdi.

“ Yeter! “ diye bağırdı.
Etrafta toplanan öğrenciler fısıldaşıyordu.

Kalbim hızla atıyordu ama gözlerimi Cansu’dan ayırmadım.
Bu sadece bir başlangıç gibiydi…

Emir bir anda,
“ Hey, ne oluyor? “ diye bağırdı.

Tam o sırada iri yarı, göbekli iki çocuk Emir’i tuttu. Çıkamıyordu.
O an içimdeki öfke bir anda yükseldi. Esmer kızın saçından tutup geri çektim. Onu Emir’in arabasına doğru sürükledim ama tam o anda durdum.

Kendime “Yeter!” dedim. Bu iş çığrından çıkıyordu.
Emir’e baktım. Hâlâ tutuyorlardı.

“ Buğra! " diye bağırdım. Ses yoktu.
Emir’le göz göze geldik. Ona “dikkatli ol” der gibi kısa bir bakış attım.

Tam arkamı dönüp uzaklaşacakken Emir’in sesi duyuldu:
“ Gizem! “

Arkamı çevirdiğimde Emir’in biriyle boğuştuğunu gördüm. Koşarak yanlarına gittim. Çocuğun dengesini bozmak için hızla diz kapağına hamle yaptım. Bir anda yere yığıldı.

Emir diğerine yöneldi.
“ Gelen var mı?! “ diye bağırdım.
“ Evet, var, “ dedi arkamdan bir ses.

Tam arkamdaki çocuk yumruk atacaktı ki iki kolunu yakalayıp ağırlığını kullanarak yere savurdum.

“ Aa… Pardon, canın mı yandı? ” dedim alaycı bir sesle. Elimi uzatıp tutar gibi yapıp kolunu çevirince acıyla kıvrandı.

Sonra Cansu’ya döndüm.
“ Bak Cansu… Tekrar etmeyeceğim. Beni rahat bırak. Peşimi bırak. “

Cansu öfkeyle bağırdı.
“ Sen pisliksin! Emir’le olamazsın! “

Sinirle karşılık verdim.
“ Emir’le olduğumu söyleyen kim? “

Tam o anda Emir’in sert sesi duyuldu:
“ Yeter artık! “

Herkes sustu.
Emir gözlerini Cansu’ya dikmişti. O bakışta kararlılık vardı.

Tam o sırada Emir’in sesi duyuldu:
“ Bırak! “
Cansu öfkeyle bağırdı. Sonra emire dönerek dedimki
“ Sen vazgeçtin çocuk… Onu seçtin! Cezasını ödeyemedi ama… “

Emir kaşlarını çattı.
“ Ama ne, Gizem?! “
Derin bir nefes aldım.

“ Cansu’yu bana koruma, Emir. “
“ Tamam… tamam, “ dedi Emir, araya girmemeye çalışarak.

Cansu’ya doğru bir adım attım.
“ Bana bak Cansu… Ben senin bildiğin kızlardan değilim. Süsümle, makyajımla yargılanmam. Bu ben değilim. Senin gibi de değilim! “
Kalabalık tamamen susmuştu.
“ Ona aşığım diyorsun ama dün gece Mert’le olan sen değil miydin? “

Etraftan “Ooo!” sesleri yükseldi.
Cansu’nun yüzü bir anda değişti.
Devam ettim.

“ Babasını da gayet iyi tanıyorum. Aile dostumuz. Eğer sen gerçekten o sandığım kişisen… kardeşine acırım. “

Bir adım daha yaklaştım.
“ Kendini bir şey zanneden, havalı ve egoist davranan sensin. Benim adımla, ailemle ya da geçmişimle ilgili tek bir araştırma yapmaya kalkarsan… bilmediklerini sana tek tek hatırlatırım. “
Gözlerimin içine bakıyordu ama artık sesi çıkmıyordu.

“ Senin tanıdığın Gizem o Gizem değil. Bunu iyi anla. Benimle uğraşma. “
Kolunu bıraktım.

O an etrafta derin bir sessizlik vardı.
Emir yanıma geldi. Bakışları hem şaşkın hem de hayranlık doluydu.
Bu kavga bitmişti…
ama hikâye bitmemişti.

Okula girdim. Mehmetler yanıma geldi.
“ Ne oldu? “

Sinirliydim.
“ Ne olduysa oldu, size ne? “ dedim.

Emir peşimden gelmiyordu. Bu daha da sinirimi bozuyordu.
On dakika sonra kantine indik. Tam köşeyi dönerken Emir’le karşılaştım.
Kolumdan tuttu ve beni kenara çekti.

“ Gizem… “
“ Bırak beni. “
“ Hayır. “
Elini ittim. Kurtulmak için koluna sertçe vurdum.

Arkamı dönüp hızla uzaklaştım. Kalbim deli gibi atıyordu.
Hemen Mehmet’i aradım.

“ Mehmet, Arda’ya söyle motoru getirsin. “
“ Tamam kuzen, dedi. “
Telefonu kapattım.

Artık kaçmak mı istiyordum…
yoksa bir şeylerden mi uzaklaşmak? Emin değildim.

Ama şunu biliyordum: Emir’le konuşursam ya kırılacaktım…
ya da dayanamayacaktım.

*********

Dersteydim.
Telefonum titredi.

Emir Baran:

— Çık dışarı.
“ Hayır. “
— Çık dedim.
“ Çıkmıyorum, defol git. “
— Öyle mi?
“ Evet. “
— Bekle.
“ ? “
Mesaj orada kaldı. İçimde tuhaf bir huzursuzluk oluştu.

Öğretmen konu anlatmam için beni tahtaya kaldırdı. Ayağa kalktım, derin bir nefes alıp anlatmaya başladım.

Her şey güzel gidiyordu. Sınıf sessizdi.
Tam o sırada…
Kapı çaldı.
Herkes dönüp kapıya baktı.
Kapı açıldı.
İçeri giren kişi…

“ Hocam, dersinizi böldüğüm için özür dilerim. Gizem’i bir dersliğine alabilir miyim? “
Bu Emir’di.

Hemen hocaya döndüm.
“ İstemiyorum hocam. Hem konu anlatacaktım. “

Emir araya girdi.
“ Sonra anlatır hocam. “
Hocamız bir süre ikimize baktı. Sınıf sessizdi. Sonunda gitmeme izin verdi.

Dersten çıktım. Emir arkamdan yürüdü. Okulun bahçesine indik.

Döndüm ve sertçe sordum.
“ Ne var? Söyle Emir! Ne oldu da beni dersten çıkardın? “

“ Bir şey olmadı, Gizem. “

“ Emin misin?! Ya sen ne yaptığının farkında mısın? “

“ Değilim Gizem… değilim. “

“ Bak seni uyarıyorum Emir. Yanıma
yaklaşma. “
Arkamı dönüp okula doğru yürümeye başladım.

Tam o anda kolumdan tutup beni kendine çekti.
Dengemi kaybetmemek için elim refleksle göğsüne dayandı.

Kalbine…
Durduk.
Kalp atışını hissedebiliyordum. Hızlıydı.
Başımı kaldırdım. Bana öylece bakıyordu. Gözlerinde öfke yoktu artık…

başka bir şey vardı.
Rüzgâr hafifçe saçlarımızı savuruyordu.
İkimiz de konuşmuyorduk.
Ama o sessizlik, bütün cümlelerden daha ağırdı.

“ Beni delirtiyorsun, kadın. “

“ Bırak beni… “

Çekilmeye çalıştım ama izin vermedi.
Gözleri gözlerimdeydi.
“ Kıskanıyorum seni… Aklımı başımdan alıyorsun. “

O an dün ya durmuş gibiydi. Mavi gözleri, ela gözlerime kilitlenmişti. İçimden bir şey koptu sanki. Dizlerim titredi. Kendimi kaybedecek gibiydim.

Eli yavaşça belime kaydı.
“ Gizem… “
“ Hi… “
Sesim neredeyse çıkmıyordu.
Derin bir nefes aldı.

“ Seni seviyorum. “
Kalbim göğsümü parçalayacak gibi atıyordu.
“ Be… ben… “
“ Sus. “

Kulağıma doğru eğildi. Fısıltısı tenimde iz bırakıyordu.
Bir an daha bana baktı. Sonra yavaşça geri çekildi.

Ama aramızdaki o mesafe…
sadece birkaç adım değildi.
Çünkü artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

202okunma 110beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18