2. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Ekin Toklu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: 2. Bölüm

21 Nisan 2003 — İzmir
Göktuğ Karadağ

İzmir de bir yaz sabahıydı.Denizden esen hafif rüzgar şehrin sokaklarını dolaşırken, bir evde daha yeni bir hayat başlıyordu. Kimse bilmiyordu; o gün gözlerini açan küçük bir çocuk, yıllar sonra “Laz Kızı” diye sesleneceği kişinin en yakın dostu olacaktı. Birlikte büyüyecek, birlikte gülecek, sonra kader onları hiç istemedikleri bir yola sürükleyecekti. Ama o gün… dünya yalnızca iki bebeğin ilk nefeslerini kutluyordu.
Aylin, kollarında koyu kahverengi saçlı, buğday tenli, ela gözlü; bebek olmasına rağmen belirgin kaşlara sahip oğlunu tutuyordu. Mustafa, büyülenmiş gibi karısına ve oğluna bakarken gözyaşlarını tutamıyordu. Sevinçten konuşamıyordu bile.”Şu ana kadar çözemediğim tek vakasınız canım ailem” dedi bebeğini kollarına alarak. Aylin, büyülenmiş gibi eşiyle oğlunu izliyor; o anın hiç bitmemesini diliyordu. Mustafa eşine bakarak “Bizim oğlumuz büyüyünce tam bir beyefendi olacak. Kızlar peşinde koşacak hatun, benden demesi” dedi gülerek. “Sende delikanlısın ama, sen benim peşimden koştun o ne olacak” dedi Aylin de kahkaha atarak. Odanın içinde Aylin’in kahkahası yankılandı. “Oraları karıştırma hanım. Benim oğlum peşinde koşmayacak koşturacak” deyip oğlunu küveze koydu. “Bir dakika bir dakika sen benim peşimden koştuğun için pişman mısın anlayamadım? “ dedi sinirle dişlerini sıkarken. “Estağfurullah güzelim ben öyle dermiyim. Gene olsa gene koşarım peşinden” dedi Mustafa. Karısının yüzündeki tebessümü görünce Mustafa’nın içi de huzurla doldu. Gönül almayı gerçekten iyi biliyordu. “Tamam hemen şımarma da bana bir su verir misin, dilim damağım kurudu” dedi eliyle dolabı göstererek. Mustafa dolaptan suyu alıp karısına uzattıktan sonra yatağının yanında duran sandalyeye oturmuştu. Aylin sezaryen doğum yaptığı için bir kaç gün hastanede kalması gerekiyordu. “Hatun birşey diyeceğim. Bizim oğlan savcı olsa nasıl olurdu sence? “
“Güzel olurdu ama kendi ne karar verirse onu olacak, şimdiden tutturma” dedi Aylin işaret parmağını kocasına doğru tutarak.
“Bence çok güçlü ve adaleti sağlayan bir Savcı olacak” derken hayallere çoktan dalmıştı. O sırada telefonu çalmıştı arayan bürodan arkadaşı Ömer Kırşandı. Telefonu kapatıp mesaj yazdı.

Ne var lan çocuğum olmuş hâlâ
arıyorsunuz. (14.09)

Araştırdığımız dava hakkında
bilgi verecektim abi sen söyledin
haber ver diye şimdi kızıyorsun. (14.10)

Tamam sen benim telefonuma gönder bakarım ben. (14.10)

Konuşması bitince odaya geri dönmüştü. “Ne oldu?” dedi Aylin merakla. “Bir şey yok yavrum. Vaka ile ilgili bilgi verecekmiş ama sonra bakarım benim için en önemli vaka sensin” deyip tekrardan karısının yatağının yanında ki sandalyeye oturdu ve günü gülüp sohbet ederek geçirdiler.

_______________________________________

Aylin’in ağrıları bittiği için hastaneden eve gelmişlerdi. Mustafa karısının ayağa kalkmasına izin vermiyor, her işi yapıyordu. Hastanede konuşurlarken bebeklerinin isminin Göktuğ olmasına karar vermişlerdi. Aylin yatağında, Göktuğ ise annesinin kucağında yatıyordu. Acıktığı için oğlunu emziriyor,bu yüzden yerinden kalkamıyordu. Bu nedenle Mustafa eşine yemeğini yediriyor ve evde yapılması gereken ne varsa tek başına üstleniyordu. Aylin kocasını bu yüzden sevmişti. Kendi mesleki işlerinden sonra ev işlerini de üstleniyordu. Bir de çocukları olmuştu artık babalık görevi de gelmişti ama bu Mustafa için hiç sorun değildi. Akşam olmak üzereydi Aylin Göktuğ’u tekrardan emzirdikten sonra uyumuştu. Kendisi de biraz uyuduktan sonra Mustafa’nın hazırladığı akşam yemeği nedeniyle uyanıp masaya gelmişti. Bir yandan yemeğini yiyor bir yandan da monitörden oğlunu izliyordu. Mustafa ise yemek yerken oğlunu ve karısını izliyordu. Ne kadar kendinde hala itiraf edemese de artık kendisi baba olmuştu. Yıllar önce hayalini kurduğu çekirdek aile şimdi karşısındaydı ve asla bırakma niyeti yoktu.