8. bölüm / 19
GEÇMİŞİN LEKESİ8. Bölüm: Sena'nın Harika Planı
Bölümler 19Şu an: 8. Bölüm: Sena'nın Harika Planı
- 1 1. Bölüm: "Kokuyu Salona Verme"629 kelime
- 2 2. Bölüm: "Zabıta ve Zombi Vakası530 kelime
- 3 3. Bölüm: "Borç, Peynir ve Mahalle Baskısı"567 kelime
- 4 4. Bölüm: Karanlığın İçindeki Yüzleşme564 kelime
- 5 5. Bölüm: Pembe Montun Kanı VE Yukarıdaki İhanet716 kelime
- 6 6. Bölüm: Mert'in Odasındaki Sır ve Balta616 kelime
- 7 7. Bölüm: Sokak Lambası Sönerken ve Balta Kalkar576 kelime
- 8 8. Bölüm: Sena'nın Harika Planı776 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9. Bölüm: Polisler Gider702 kelime
- 10 10. Bölüm: Yüzleşme ve Bodrumun Gerçeği863 kelime
- 11 11. Bölüm: Temizlik Vakti ve Kanlı Merdivenler639 kelime
- 12 12. Bölüm: 4 Düşman, 1 Balta Ve Kanlı İtiraf735 kelime
- 13 13. Bölüm: "Zihnin Parçalandığı An"717 kelime
- 14 14. Bölüm: Küllenen Sokağın Kıyısında700 kelime
- 15 15. Bölüm: Zamanın Donduğu Bodrum Ve 14 Yaşın Sessizliği619 kelime
- 16 16. Bölüm: Gölgenin İçindeki 14 Yaş772 kelime
- 17 17. Bölüm: Mermerin Uyanışı ve Betonun Çatlağı481 kelime
- 18 18. Bölüm: Mutfağın Son Bıçak Darbesi ve Kırmızı Sessizlik829 kelime
- 19 19. Bölüm: Son Pardenin Külleri834 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
8. Bölüm: Sena'nın Harika Planı
Sahne 1: Kapı Kırılırken
Dışarıdaki polis sirenlerinin kırmızı ve mavi ışıkları, evin tozlu camlarından içeri dalgalar halinde vuruşmaktadır. Kapıya vuran polislerin o tok ve otoriter sesleri, evin tahta iskeletini sarsmaktadır.
“Açın kapıyı! Son kez söylüyoruz, kapıyı açın!”
Salonda panikten ne yapacağını bilemeyen ekip, birbirine çarparak ne tarafa kaçacağını şaşırmıştır. Kaan (33) kapıya doğru korkuyla bakarken, Emre (25) elindeki çakmağı sinirle açıp kapatmaktadır. Pelin (33) ise elleriyle yüzünü kapatmış, köşede titremektedir.
Üst katta, Sarp (19) duvara sapladığı o paslı baltanın başında dikilmektedir. Gözleri kan çanağıdır, nefesi hızlanmıştır. Mert (16) ise hiçbir şey olmamış gibi odanın köşesinde çömelmiş, duvardaki kanlı çizimi parmağıyla takip edip kendi kendine kıkırdamaktadır.
Tam bu kargaşanın ve patlamak üzere olan kıyametin ortasında, Sena (Yaşı kamuoyuna açık değil) gayet sakin, hatta çayını tazeleyen bir kadının rahatlığıyla öne çıkar. Yüzünde en ufak bir korku çizgisi yoktur; aksine bu kaosu yönetebilecek tek kişinin kendisi olduğunu bilen o zehirli özgüven vardır.
Sahne 2: Sena’nın Planı
Sena ellerini birbirine vurarak salondakilerin dikkatini üzerine çeker. Sesi ne çok yüksek ne de çok alçaktır ama odadaki tüm panik dalgasını bir anda kesmeye yetecek kadar keskindir.
Sena
"Kesin sesinizi ve beni dinleyin amına koyim! Burada böyle mal gibi titremeye devam ederseniz, beş dakikaya o polisler o bodrumu da, o baltayı da, sizin o korkak leşlerinizi de löp löp yer."
Kaan, karısına doğru birkaç adım atar. Gözleri yerinden fırlayacak gibidir.
Kaan
"Sena... ne planı lan? Kapıyı kırıyorlar! İçeride katil bir çocuk, duvarda kan, bodrumda da beş yıllık bir ceset var! Nasıl kurtulacağız bundan?"
Sena
(Kaan’ın yakasını düzeltir gibi yapar, yüzünde buz gibi bir sırıtışla)
"Benim bir fikrim var."
Kaan
(Soluk soluğa)
"Nedir?"
Sena etraftakilere, ardından merdivenlere doğru gözlerini gezdirir.
Sena
"Şimdi siz hepiniz odalarınıza gidip perdeleri sıkıca kapatacaksınız. Ve polisler içeri girdiğinde dairesinden ses çıkmayan, mahallenin dürüst ama asosyal kiracıları gibi davranacaksınız. Hiç çıkmayın, ses vermeyin, nefesinizi bile tutun."
Emre
(Kaşlarını çatarak)
"E sen ne yapacaksın peki Sena? Polis kapıyı kırınca ne diyeceksin adamlara?"
Sena
(Özgüvenle başını yukarı kaldırır)
"Polisler geldiğinde bu ev benimmiş gibi davranacağım, tamam mı? Her şeyi ben üstleneceğim. Zaten benim hakkımda ne biliyorlar ki? Kimliğimi, yaşımı, geçmişimi bilen var mı bu kamuoyunda? Yok. Ben bu evin sahibi ve tek sakiniymiş gibi rol keseceğim."
Sahne 3: Odalara Dağılış
Salondakiler Sena’nın bu cesur ama bir o kadar da delice planı karşısında kısa bir şok yaşarlar. Ömer (29) omzundaki gitarı yere bırakır, Pelin ile Ali aynı anda merdivenlere doğru yönelir.
Ali
"Kadın kafayı yemiş amına koyim... Ama başka çaremiz yok. Sarp yukarıda delirmiş vaziyette, eğer o polisler yukarı çıkarsa hepimiz asılırız."
Emre, Sarp’a doğru merdivenlerden başını uzatır. Sarp hala baltanın sapını tutmuş, aşağıya boş boş bakmaktadır.
Emre
"Sarp! Duydun mu lan? Sesini çıkarma, odaya geç. Sena halledecek."
Sarp, gözlerini Sena’ya diker. Sena’nın yüzündeki o gizemli ve yaşsız ifadeye birkaç saniye bakar. Sarp sesini çıkarmaz, yavaşça baltayı duvardan çeker ve Mert’i de kolundan tutup kendi odasına doğru iter. Mert arkasına bakarak kıkırdayarak odaya girer.
Ekip hızla odalarına dağılır. Kapılar kilitlenir, perdeler çekilir ve evin içine derin bir sessizlik çöker. Sadece bodrum katından gelen o hafif tıkırtı duvardan duvara yankılanmaya devam eder: Tak... tak... tak...
Sahne 4: Kapının Kırılışı ve Sena’nın Sahnesi
Dışarıdaki polisler artık sabırsızlanmıştır. Göz açıp kapayıncaya kadar ön kapı dev bir gürültüyle içeriye doğru patlar. Ahşap pervazlar kırılır, toz bulutu salona yayılır.
İki çelik yelekli polis memuru, ellerinde silahlarla içeri girer. Arkalarından komiser olduğu her halinden belli olan sert bakışlı bir adam adımlarını atar.
Salonda kimse yoktur. Sadece salonun ortasındaki eski koltuğun üzerine bacak bacak üstüne atarak oturmuş, elinde sigarasıyla onlara bakan Sena vardır. Sena, polislere sanki evine misafir gelmiş gibi sakin bir yüz ifadesiyle bakar.
Komiser
(Silahını indirip şaşkınlıkla etrafa bakar)
"Kim var burada? Mahalleden ihbar geldi, içeriden bağrışmalar ve küfürler yükseliyordu! Kimin evi burası?"
Sena, sigarasından derin bir nefes çeker, dumanı polisin yüzüne doğru üflemeden havaya bırakır. Yüzünde hiç yaşlanmamış gibi duran o pürüzsüz ve korkutucu sakinlikle ayağa kalkar.
Sena
"Gürültü için kusura bakmayın memur bey... Ev benim. Sadece... biraz aile içi tartışma diyelim."
Komiser, etraftaki tozlu eşyalara, duvardaki garip boya lekelerine ve evin ağır havasına şüpheyle bakar.
Komiser
"Aile içi mi? Hanımefendi, dışarıdan burası bir savaş alanına benziyordu. Hem... evde başka kimse var mı? İçeriden sesler geliyordu."
Sena hafifçe gülümser. Yaşı kamuoyundan titizlikle saklanan bu kadın, sanki bütün bu kumpasın merkezindeymiş gibi komiserin gözlerinin içine dik dik bakar.
Sena
"Kimse yok memur bey... Sadece ben ve kafası biraz yerinde olmayan birkaç kiracı. Ama merak etmeyin, hepsi odalarında uyuyor. Birazdan ortalık tamamen sessizleşecek."
Komiser tam bir şeyler söyleyecekken, evin alt katından, tam o kilitli bodrum kapısının arkasından herkesin kanını donduran o ses yeniden yükselir:
Tak... tak... ve ardından incecik bir çocuk hırıltısı.
Sena’nın yüzündeki o harika planın tebessümü, bodrumdan gelen sesle birlikte donup kalır.
Bölüm etkileşimi
