GEÇMİŞİN LEKESİ kitap kapağı

11. bölüm / 19

GEÇMİŞİN LEKESİ

11. Bölüm: Temizlik Vakti ve Kanlı Merdivenler

Vaveyla Yazarı: Esma

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: 11. Bölüm: Temizlik Vakti ve Kanlı Merdivenler

11. Bölüm: "Temizlik Vakti ve Kanlı Merdivenler"
Sahne 1: Bodrumdan Yükselen Adımlar
Evin o kilitli bodrum katından yukarıya doğru tırmanan Sarp’ın (19) adımları, salonda bekleyen ekibin üzerinde celladın baltası gibi inmektedir. Her bir tahta basamağın çıkardığı o gıcırtı, içerideki herkesin kalbine saplanan birer bıçak darbesidir.
Emre (25), merdiven başından dehşet içinde geriye doğru adımlayarak ekibin arasına sığınır. Yüzündeki o asi küfürbaz ifade tamamen silinmiş, yerine ölümün soğuk nefesini hisseden bir adamın çaresizliği yerleşmiştir.
Emre
(Titreyen parmağıyla merdivenleri işaret ederek)
"Görüyor musunuz amına koyim... Adam dönüştü. Artık o eski Sarp değil, o bodrumda kalan son insanlık parçasını da bıraktı."
Kaan
(Elleriyle saçlarını çekiştirerek panik içinde sağa sola koşturur)
"Kaçalım! Kapı kırık, pencereler demirli ama bir yolunu bulup siktir olup gidelim buradan! Adamın elinde balta var, bizi teker teker doğruyacak!"
Pelin
(Duvara yaslanmış, nefesi kesilir gibi)
"Nereye kaçacaksın Kaan? Mahallenin etrafı binalarla çevrili, nereye kaçarsan kaç o balta gelip sırtımıza saplanacak."
Sena (Yaşı kamuoyuna açık değil) ise salondaki koltuğun arkasında durmaktadır. Yüzünde hala o esrarengiz, bozulmaz sakinlik vardır; fakat göz bebeklerindeki o hafif titreme, bu kez işlerin gerçekten kontrolden çıktığını anladığını ele vermektedir.
Sahne 2: Sarp’ın Salona Girişi
Ve nihayet... Sarp merdivenlerin tepesinde görünür.
Saçları dağınık, üstü başı bodrumun nemli toprağı ve küfüyle kaplanmıştır. Sağ elinde, o beş yıldır aradıkları ve son sahnede Mert’in odasında buldukları paslı, kuru kan lekeli balta durmaktadır. Baltanın ağzından aşağıya doğru yavaş yavaş koyu renkli bir sıvı damlamaktadır.
Sarp salona adımını atar. Gözleri salondakileri teker teker tarar; ne bir öfke çığlığı atar ne de küfür eder. Sadece ölümün getirdiği o mutlak sessizlikle onlara bakar.
Sarp
(Kısık, pürüzlü ve buz gibi bir sesle)
"Beş yıl... Beş yıl boyunca her gece o sokağa çıkıp 'Kim vurdu' diye bağırdım. Siz arkamdan bakıp sigara içtiniz. 'Geçecek Sarp' dediniz."
Hürkan
(Korkudan olduğu yere çökmüş bir halde ellerini kaldırarak)
"Sarp, yemin ederim benim suçum yok! Ben sadece o gece oradaydım, baltayı tutan ben değilim, Mert’ti! Mert’e bak, ona yap ne yapacaksan!"
Sarp, Hürkan’ın bu korkakça itirafına karşı hafifçe gülümser. Bu gülümseme, salondakilerin kanını donduran en korkunç manzaradır.
Sarp
"Mert çocuktu... On bir yaşındaydı. Peki siz ne oluyordunuz Hürkan? Bir masumun canını alıp onu evin altına gömerken hangi yaşta idiniz amına koyim?"
Sahne 3: Mert’in Odasından Gelen Ses
O sırada üst kattan, Mert’in (16) odasından o garip, ritmik ayak sesleri ve kıkırtılar duyulur. Asla küfür etmeyen Mert, odasının kapısını yavaşça açar ve balkona ya da merdiven başındaki korkuluklara doğru yaklaşır.
Mert
(Neşeli ve çocuksu bir ses tonuyla)
"Aşağıda balta parlar,
Ağabey hesap sorar...
Kimse kaçamaz artık buradan,
Kan sızıyor duvardan! Kıkır kıkır!"
Ali (24), sinirden ve korkudan patlama noktasına gelir. Elini beline atar ama yapacak hiçbir şeyi olmadığını anlar.
Ali
"Lan ucube çocuk! Senin yüzünden bittik amına koyim, hala kıkırdıyorsun!"
Sarp, başını yavaşça yukarı kaldırır ve merdiven korkuluklarına yaslanmış olan Mert’e bakar. Gözlerindeki o karanlık tünel, Mert’e doğru uzanır.
Sarp
"Gel aşağı Mert... Oyun bitti. Şimdi seninle son resmi çizeceğiz."
Mert hiç korkmaz. Yüzündeki o ahmakça sırıtışla merdivenlerden aşağıya, Sarp’ın tam karşısına doğru seke seke iner. Hiç küfür etmez; sadece Sarp’ın elindeki paslı baltaya meraklı gözlerle bakar, tıpkı beş yıl önce o ormanda baktığı gibi.
Sahne 4: Kanlı Hesaplaşmanın Eşiği
Mert, Sarp’ın tam önünde durur. Aralarında sadece birkaç adım mesafe kalmıştır. Ekip nefesini tutmuş, her an patlayacak olan o kanlı kıyameti izlemektedir.
Mert
"Balta keskin mi Sarp abi? Benimkisi körelmişti, boyalarla çizdim ama gerçeği gibi olmuyor."
Sarp, baltanın sapını sıkar. Ekip dehşet içinde gözlerini kapatır. Pelin çığlık atmamak için ağzını elleriyle kapatır. Kaan ise geriye doğru kaçmaya çalışırken duvara çarpar.
Sarp baltayı kaldırır...
Fakat tam o anda, dışarıdaki sokaktan ani bir fren sesi ve ardından araba kapılarının hızla kapanma sesleri yankılanır. Kırık ön kapıdan içeriye doğru peş peşe ayak sesleri doluşur. Sokağın lambası bir kez daha şiddetle titrer ve söner.
Salondakiler şaşkınlıkla kapıya döner; çünkü gelenler polis değil, mahallenin o karanlık sokaklarında adı anılmayan, bu ekibin geçmişindeki tüm günahları bilen o gizli yüzlerdir.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.