6. bölüm / 19
GEÇMİŞİN LEKESİ6. Bölüm: Mert'in Odasındaki Sır ve Balta
Bölümler 19Şu an: 6. Bölüm: Mert'in Odasındaki Sır ve Balta
- 1 1. Bölüm: "Kokuyu Salona Verme"629 kelime
- 2 2. Bölüm: "Zabıta ve Zombi Vakası530 kelime
- 3 3. Bölüm: "Borç, Peynir ve Mahalle Baskısı"567 kelime
- 4 4. Bölüm: Karanlığın İçindeki Yüzleşme564 kelime
- 5 5. Bölüm: Pembe Montun Kanı VE Yukarıdaki İhanet716 kelime
- 6 6. Bölüm: Mert'in Odasındaki Sır ve Balta616 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. Bölüm: Sokak Lambası Sönerken ve Balta Kalkar576 kelime
- 8 8. Bölüm: Sena'nın Harika Planı776 kelime
- 9 9. Bölüm: Polisler Gider702 kelime
- 10 10. Bölüm: Yüzleşme ve Bodrumun Gerçeği863 kelime
- 11 11. Bölüm: Temizlik Vakti ve Kanlı Merdivenler639 kelime
- 12 12. Bölüm: 4 Düşman, 1 Balta Ve Kanlı İtiraf735 kelime
- 13 13. Bölüm: "Zihnin Parçalandığı An"717 kelime
- 14 14. Bölüm: Küllenen Sokağın Kıyısında700 kelime
- 15 15. Bölüm: Zamanın Donduğu Bodrum Ve 14 Yaşın Sessizliği619 kelime
- 16 16. Bölüm: Gölgenin İçindeki 14 Yaş772 kelime
- 17 17. Bölüm: Mermerin Uyanışı ve Betonun Çatlağı481 kelime
- 18 18. Bölüm: Mutfağın Son Bıçak Darbesi ve Kırmızı Sessizlik829 kelime
- 19 19. Bölüm: Son Pardenin Külleri834 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
6. Bölüm: "Mert’in Odasındaki Sır ve Balta"
Sahne 1: Salondaki Donmuş Kan
Emre’nin (25) itirafı, salondaki havayı bir bıçak gibi kesip atar. Sarp’ın (19) ellerindeki o çürümüş, kanlı pembe mont titremektedir. Gözlerindeki öfke yerini yavaş yavaş zihnini bulandıran devasa bir boşluğa ve akıl almaz bir şoka bırakır.
Sarp
(Kısık, fısıltı halindeki sesiyle)
"Ne demek... biz vurduk ama biz vurmadık? Ne saçmalıyorsunuz lan siz? O ormanda kim vardı o zaman?"
Kaan
(Yerden kalkmaya çalışan Hürkan’a elini uzatırken, yüzü kireç gibi)
"Sarp, yemin ederim ki o gece oraya gittiğimizde Charla zaten... zaten gitmişti. Biz sadece korkak heriflerdik. Polise gidemezdik, sicilimiz bozuktu, mahalle bizi harrardı. O yüzden o montu ve kalanları alıp buraya getirdik."
Pelin
(Kollarını kavuşturmuş, sesindeki titremeyi gizlemeye çalışarak)
"Eğer o gün polise gitseydik, hepimizi suçlu bulurlardı Sarp. Bize inanan tek bir kişi bile olmazdı."
Sarp, elindeki montu yere bırakır. Yavaşça başını kaldırır ve Sena’nın (Yaşı bilinmeyen kadın) az önce işaret ettiği üst kata, Mert’in (16) odasına doğru diker gözlerini. Zihninde taşlar acı bir şekilde yerine oturmaya başlar.
Sahne 2: Üst Kattaki Duvarlar
Üst kattan, Mert’in odasından tahtaya sürtülen kalın bir nesnenin sesi gelmeye başlar: Sürt... sürt... sürt...
Asla küfür etmeyen Mert, içeride kendine has o garip ritmiyle mırıldanmaktadır.
Aşağıdan Ali (24) ve Ömer (29) birbirlerine bakarlar. Ömer, omzundaki gitarı yere fırlatıp merdivenlere doğru bir adım atar.
Ömer
"Yeter amına koyim... Bu evde daha fazla nefes alamayacağım. O çocuk... Mert... o gece de bizimle değil miydi?"
Salondakilerin yüzünde kan donduran bir ifade belirir. Beş yıl önce... Charla’nın öldürüldüğü o lanet gecede, Mert henüz 11 yaşındaydı. Ve o gece, ekiple birlikte ormandaydı.
Sarp, hiç kimsenin konuşmasına izin vermeden merdivenlere doğru yavaş adımlarla yürümeye başlar. Her basamağı çıkışında ahşap merdiven inler. Ekip, arkasından nefeslerini tutmuş bir şekilde onu izlemektedir.
Sahne 3: Mert’in Odasının Kapısı
Sarp, Mert’in odasının önüne gelir. Kapı aralıktır. İçereriden ağır bir boya ve nem kokusu sızmaktadır. Sarp, içeriye göz atar ve gördüğü manzara karşısında kanı çekilir.
Mert, odanın duvarlarına boya kalemleriyle değil, doğrudan kan ve boya karışımı sıvılarla devasa bir balta çizmektedir. Baltanın sapı duvardan tavana kadar uzanmaktadır. Mert, sırtı kapıya dönük bir şekilde yerde oturmakta, elleriyle duvara vurarak kıkırdamaktadır.
Mert
(Kendi kendine mırıldanarak)
"Ağabey gelir, kapıyı çalar,
Bodrumdaki sesler hepimi... oh, bakar!
Kimse bilmez kimin vurduğunu,
Ama herkes saklar suçunu... kıkır kıkır."
Sarp, kapıyı sertçe iterek içeri girer.
Sarp
(Kükrer gibi bir sesle)
"Mert...!"
Mert yavaşça başını omzunun üzerinden arkaya çevirir. Yüzünde çocuksu ama bir o kadar da akıl hastası bir sırıtış vardır. Hiç küfür etmez, sadece garip bir şekilde gözlerini kırpıştırır.
Sahne 4: Beş Yıl Önceki Gerçeğin Kilidi
Sarp, Mert’in tam önüne çömelir. Elini uzutup Mert’in yakasından tutmak ister ama elleri havada kalır; çünkü Mert’in hemen yanında, odanın köşesindeki eski bir kilimin altına gizlenmiş paslı, ucu kuru kan lekeli bir balta durmaktadır.
Beş yıldır aradıkları o balta... tam da burada, Mert’in odasındadır.
Aşağıdan gelen Emre ve Kaan kapıda belirir. O baltayı gördüklerinde her ikisi de geriye doğru bir adım atar.
Emre
"Sarp... dur! O... o baltayı biz o gece ormanda görmemiştik. Biz sandık ki..."
Sarp
(Gözlerinden ateş fışkırarak Emre’ye döner, sonra tekrar Mert’e bakar)
"Siz ne sandınız lan? Siz neyi sakladınız benden?!"
Mert, yerden yavaşça kalkar. Hiç küfür etmez, balta uzanır, parmağıyla aşağıyı, yani o kilitli bodrum katını işaret eder.
Mert
"O vurmadı... o da vurmadı...
Ben sadece tahtayı kestim,
Kardeşini oraya... ben diktim! Kıkır kıkır..."
Odada mutlak bir dehşet dalgası yayılır. Ekip, Mert’in o masum görünen yüzünün arkasındaki o hastalıklı zihnin gerçeğiyle yüz yüze gelir. Charla’yı o gece o baltayla paramparça eden çocuk, henüz 11 yaşındaki Mert’tir. Ve ekip, bunu o gece öğrendiklerinde, Mert’i ele vermemek için cesedi oradan alıp bodruma gömmüştür.
Sarp’ın gözlerindeki dünya başına yıkılır. Elini o paslı baltaya doğru uzatırken, sokağın başından gelen polis sireni sesleri gecenin sessizliğini parçalamaya başlar.
Bölüm etkileşimi
