3. Bölüm: "Borç, Peynir ve Mahalle Baskısı"

Vaveyla Yazarı: Esma

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: 3. Bölüm: "Borç, Peynir ve Mahalle Baskısı"

Sahne 1: Salon - 10:30
Niyazi Bakkal, kafasına dökülen bir bardak buzlu suyun etkisiyle acıyla sıçrayarak uyanır. Halının üzerinde doğrulurken gözlerini ovuşturur ve karşısında üç gündür bodrumda kilitli kalan, üstü başı küf ve toz içinde kalmış Tufan’ı görür.
Niyazi Bakkal: (Titreyen eliyle cebinden tespihini çıkarırken) "Bismillah... Azrail bile bu kadar erken gelmezdi, ben kesin öldüm. Cennetin veya cehennemin girişinde niye bu amk serserileri var?"
Tufan: (Mutfağın tezgahından bulduğu yarım kalmış beyaz peyniri elle mideye indirirken ağzı dolu konuşur) "Ölmedin lan ihtiyar, kalk ayağa. Veresiye defterini getir, borcumu ödemeyeceğim ama en azından yüzüne tüküreyim, içimde kalmasın."
Ömer: (Koltuğa yayılmış, elindeki çakmakla oynarken) "Lan Tufan, sen üç aydır kayıplardın. Biz seni Edirne’den kaçak mazot getirirken kamyonun altında kaldı sandık, meğer bizim bodrumun kömürlüğünde fareyle viski içiyormuşsun."
Tufan: "Sizin o bodrum dediğiniz yer var ya... Atom reaktöründen beter amına koyayım. Orada iki gün daha kalsam mutasyona uğrayıp süper kahraman olurdum. Hem anahtar niye dışarıdan kilitliydi piçler?"
Emre: "Sarp 'Kız kardeşim içeride yaşıyor' diye kafayı yemişti, biz de kokmasın diye üstüne kilit vurduk. Nereden bilelim senin o leş tipinle orada saklandığını?"
Sarp: (Köşede dizlerini kırmış, kara kara düşünmektedir) "Charla değilmiş... Oysa o kadar emindim ki. Şimdi içeride kimse yok, peki dün gece pencereye vuran gölge kimdi amına koyayım?"
Mert, mutfağın kapı pervazına yaslanmış, elindeki tahta kaşıkla duvara vurarak tempo tutmaktadır.
Mert: "Gölge geri geleceği zamanı biliyor... Çarşamba günü hava yağmurlu olacak, o zaman yine kapıyı çalacak."
Hürkan: "Mert, kurban olayım yine batıl inançlarına başlama. Çarşamba günü gelirse bu sefer o kaşığı senin münasip bir yerine sokarım, aklın başına gelir."
[Sahne 2: Mutfak - 11:15]
Pelin, Niyazi Bakkal’a zorla taze demlenmemiş, dünden kalan acı çaydan ikram ederken konuyu mahalle dedikodularına getirir.
Pelin: "Niyazi amca, sen şimdi buraya kadar niye geldin? Sadece ekmek parası için bu rüzgarda buraya düşmezsin."
Niyazi Bakkal: (Çaydan bir yudum alıp yüzünü ekşiterek) "Haklısın kızım... Mahalle muhtarı duydu durumu. Evden gelen o ağır koku 'kaçak midye dolum tesisi' işletiyorsunuz diye şikayet edilmiş. Zabıta müdürü yarın sabah teftişe gelecek."
Tufan: (Mutfağa dalarak) "Zabıta müdürü mü? Adamlar buraya girerse beni bu halde görürler, 'Bu adam kim, niye sarı mutfak süngerine benziyor' derler, beni de içeri alırlar. Ben daha dün hırsızlıktan beraat ettim!"
Kaan: "Siktir et hırsızlığı, asıl sorun evde resmi olarak kaç kişi yaşıyoruz o bile belli değil. Kira kontratında beş kişinin adı var, evde yedi kişiyiz, bir de bodrumda mahsur kalan Tufan var. Devlete sayaç saysak açık veririz."
[Sahne 3: Salon - 11:45]
Herkes kara kara düşünürken, evin ortasındaki masanın etrafında bir kriz masası kurulur. Ortada sadece yarım paket sigara ve dünden kalan kuru ekmek vardır.
Ömer: "Dinleyin lan, plan şu: Yarın sabaha kadar bu evdeki bütün pisliği, bodrumdaki o garip kokuyu ve Tufan’ı temizleyeceğiz. Tufan, sen siktir git, nereye gidiyorsan git."
Tufan: "Cebimde beş kuruş para yok, nereye gideyim lan? Dışarıda polis çevirse 'Bu tip ne' diye beni müebbetle yargılarlar."
Ali: "O zaman sen bodruma geri gireceksin Tufan, zabıta gidene kadar orada saklanacaksın."
Tufan: "Ananızı sikeyim sizin ben! O bodrumda üç gün kaldım, ruh sağlığım bozuldu. İçerideki rutubetten ötürü solungaçlarım çıkacak yakında!"
Sarp: (Birden başını kaldırarak gözleri parlar) "Durun... Belki de Charla oradadır, sadece Tufan'ın arkasına saklanmıştır..."
Emre: (Sarp’ın kafasına elindeki plastik şişeyle vurarak) "Sarp, yemin ederim senin o hayal dünyanı sikeceğim artık. Charla yok oğlum, uyan!"
Mert, oturduğu sandalyeden yavaşça ayağa kalkar, pencereye yaklaşır ve dışarıdaki sokak lambasına bakar.
Mert: "Zabıta müdürü geliyor... Ama erken geliyor."
Dış kapıdan gelen şiddetli bir tekme sesiyle evin tahtaları sarsılır.
Bölüm Sonu

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.