5. bölüm · GECEYE DOĞAN GÜNEŞ

5. B’ÖLÜM: Duvarlar Arasındaki Yangın

Masal Arslan

Bölümler
1 1. BÖLÜM: Geceye Düşen İlk Yıldırım 2 2. BÖLÜM: Yabancı bir Gökyüzü 3 3. BÖLÜM: Geceyi Bölen Şimşek 4 4. BÖLÜM: Sol Kulvardan Kaçış 5 5. B’ÖLÜM: Duvarlar Arasındaki Yangın 6 6. BÖLÜM: Yatak Kırıldı, Rezillik Büyüdü 7 7. BÖLÜM: Yanlış Zaman, Yanlış Karar 8 8. BÖLÜM: Enkaz Raportajı 9 9. BÖLÜM: Sığınak 10 10. BÖLÜM: Hayallerime Engel Olamazsın 11 11. BÖLÜM: Benim Arkamdaki Güç 12 12. BÖLÜM: Sözlerin Bedeli 13 13. BÖLÜM: Kadın, Karı Değil! 14 14. BÖLÜM: Davetsiz Misafir ve Soğuk Rüzgarlar 15 15. BÖLÜM: Zehirli Akşam Yemeği 16 16. BÖLÜM: Masadaki Atom Bombası 17 17. BÖLÜM: İmparatorluğun Çöküşü 18 18. BÖLÜM: Holdingde Şok Dalgası 19 19. BÖLÜM: Dudaklardaki Mühür 20 20. BÖLÜM: Alkollü Sabotaj 21 21. BÖLÜM: Geceye Doğan Yangın 22 22. BÖLÜM: Dokuz Numaralı Şok 23 23. BÖLÜM: Bedel ve Havlu Krizi 24 24. BÖLÜM: Masadaki Soğuk Savaş 25 25. BÖLÜM: Kan ve İhanet 26 26. BÖLÜM: Elveda Küçük Mucize 27 27. BÖLÜM: Kül ve Sessizlik 28 28. BÖLÜM: Sessizliğin Kollarında 29 29. BÖLÜM: Masadaki Kor 30 30. BÖLÜM: Eksik Bir Sofra 31 31. BÖLÜM: Hüzünlü Elveda 32 32. BÖLÜM: Sessiz Ayrılık 33 33. BÖLÜM: Beklenmedik Misafir 34 34. BÖLÜM: Yabancı Dil, Tanıdık Kıskançlık 35 35. BÖLÜM: Zincirli Hesaplaşma 36 36. BÖLÜM: Kırılan Zincirler ve Kurşun Sesi 37 37. BÖLÜM: Oyun Bitti 38 38. BÖLÜM: Uzak Kalan Yıldızlar 39 39. BÖLÜM: Sessiz Zehir 40 40. BÖLÜM: Zamanla Yarış 41 41. BÖLÜM: Pişmanlığın Pençesinde 42 42. BÖLÜM: Malikanede Fırtına 43 43. BÖLÜM: Sıcak Dokunuş, Tatlı Ödül 44 44. BÖLÜM: Sabah Baskını ve İtiraf 45 45. BÖLÜM: Sahil Yolcuları 46 46. BÖLÜM: Sahildeki Kırmızı Alarm 47 47. BÖLÜM: Fırtına Öncesi Sessizlik 48 48. BÖLÜM: Kırılan Kalpler, Geri Dönüşü Olmayan Yollar 49 49. BÖLÜM: Yol Kenarındaki Yalnızlık 50 50. BÖLÜM: Eksik Bir Güneş 51 51. BÖLÜM: Mucize ve İtiraf 52 52. BÖLÜM: Gururun ve Sevginin Savaşı 53 53. BÖLÜM: Geçmişin Yaraları ve Büyük Kumar 54 54. BÖLÜM: Arka Bahçede Kalan Enkaz 55 55. BÖLÜM: Masadaki Sözleşme, Rusya Yolcusu 56 FİNAL: Yıllar Sonra Gelen "Evet"

Gece, banyoda üzerindeki o devasa gelinlikten adeta bir esaretten kurtulur gibi kurtulmuştu. Üzerine giydiği bol, pamuklu pijamalarıyla biraz olsun nefes aldığını hissetti. Saçlarını alelacele topuz yapmış, derin bir nefes alarak banyonun kapısını yavaşça aralamıştı. Kalbi hâlâ küt küt atıyordu.
Odadan içeri adım attığında, Enes’in yatakta sırtını yatak başlığına yaslamış oturduğunu gördü. Elinde holdingin tableti vardı, ciddi bir yüz ifadesiyle şirket hisselerini ve gece borsa raporlarını inceliyorsu. Gece’nin banyodan çıkışıyla birlikte Enes, bakışlarını tabletten ayırıp ona çevirdi. Ekranı yavaşça kapattı ve komodinin üzerine bıraktı.
Yüzünde, Gece’nin az önceki sakarlığını ve o cırlayışını hatırlatan, insanı çileden çıkaracak kadar karizmatik bir piç gülüşü belirdi.
Gece, o gülüşü görünce yine domates gibi kızardı. Ellerini önünde birleştirip parmaklarıyla oynarken, kekeleyerek kelimeleri tekrar etmeye başladı: "Şey... Ben cidden tekrar özür dilerim. Yani valla bilerek olmadı. Çok özür dilerim, gerçekten... Bir an şimşek çakınca ben şey ettim..."
Enes hiçbir şey söylemeden yavaşça yataktan kalktı. Üzerinde sadece alt eşofmanı vardı, çıplak göğsündeki o koyu renkli dövmeler odanın loş ışığında tehlikeli bir şekilde parlıyordu. Adımları ağır ve kendinden emindi. Gece, onun kendisine doğru geldiğini görünce panikle geri geri gitmeye çalıştı ama sadece iki adım atabilmişti ki sırtı soğuk duvarla buluştu. Kaçacak yeri kalmamıştı.
Enes, Gece’nin tam önünde durdu. Sol elini genç kızın başının hemen yanındaki duvara yaslayarak onu duvarla kendi arasına sıkıştırdı. Aralarındaki mesafe o kadar azaldı ki, Enes’in nane kokulu nefesi Gece’nin yüzüne çarpıyordu. Genç kız nefesini tuttu, gözlerini nereye kaçıracağını şaşırdı.
Enes hafifçe öne doğru eğildi, gözlerini Gece’nin panik içindeki harelerine dikti. Ses tonu boğuk, pürüzlü ve bir o kadar da alaycıydı:
"Benim karımsın artık," dedi, parmaklarının ucuyla Gece'nin çenesini hafifçe yukarı kaldırarak. "İstediğin kadar dokunabilirsin. Kendini tutmana gerek yok."
Gece duyduğu sözlerle birlikte kelimenin tam anlamıyla şoka girdi. Utanç dalgası bu sefer tüm bedenini sardı, yanakları alev alev yanmaya başladı. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki, Enes'in bunu duymasından korktu. Rezilliğin zirvesini yaşıyordu. Eli ayağı birbirine dolanmış bir halde, Enes’in göğsüne bakmamaya çalışarak kafasını tamamen yana çevirdi.