48. bölüm · GECEYE DOĞAN GÜNEŞ

48. BÖLÜM: Kırılan Kalpler, Geri Dönüşü Olmayan Yollar

Masal Arslan

Bölümler
1 1. BÖLÜM: Geceye Düşen İlk Yıldırım 2 2. BÖLÜM: Yabancı bir Gökyüzü 3 3. BÖLÜM: Geceyi Bölen Şimşek 4 4. BÖLÜM: Sol Kulvardan Kaçış 5 5. B’ÖLÜM: Duvarlar Arasındaki Yangın 6 6. BÖLÜM: Yatak Kırıldı, Rezillik Büyüdü 7 7. BÖLÜM: Yanlış Zaman, Yanlış Karar 8 8. BÖLÜM: Enkaz Raportajı 9 9. BÖLÜM: Sığınak 10 10. BÖLÜM: Hayallerime Engel Olamazsın 11 11. BÖLÜM: Benim Arkamdaki Güç 12 12. BÖLÜM: Sözlerin Bedeli 13 13. BÖLÜM: Kadın, Karı Değil! 14 14. BÖLÜM: Davetsiz Misafir ve Soğuk Rüzgarlar 15 15. BÖLÜM: Zehirli Akşam Yemeği 16 16. BÖLÜM: Masadaki Atom Bombası 17 17. BÖLÜM: İmparatorluğun Çöküşü 18 18. BÖLÜM: Holdingde Şok Dalgası 19 19. BÖLÜM: Dudaklardaki Mühür 20 20. BÖLÜM: Alkollü Sabotaj 21 21. BÖLÜM: Geceye Doğan Yangın 22 22. BÖLÜM: Dokuz Numaralı Şok 23 23. BÖLÜM: Bedel ve Havlu Krizi 24 24. BÖLÜM: Masadaki Soğuk Savaş 25 25. BÖLÜM: Kan ve İhanet 26 26. BÖLÜM: Elveda Küçük Mucize 27 27. BÖLÜM: Kül ve Sessizlik 28 28. BÖLÜM: Sessizliğin Kollarında 29 29. BÖLÜM: Masadaki Kor 30 30. BÖLÜM: Eksik Bir Sofra 31 31. BÖLÜM: Hüzünlü Elveda 32 32. BÖLÜM: Sessiz Ayrılık 33 33. BÖLÜM: Beklenmedik Misafir 34 34. BÖLÜM: Yabancı Dil, Tanıdık Kıskançlık 35 35. BÖLÜM: Zincirli Hesaplaşma 36 36. BÖLÜM: Kırılan Zincirler ve Kurşun Sesi 37 37. BÖLÜM: Oyun Bitti 38 38. BÖLÜM: Uzak Kalan Yıldızlar 39 39. BÖLÜM: Sessiz Zehir 40 40. BÖLÜM: Zamanla Yarış 41 41. BÖLÜM: Pişmanlığın Pençesinde 42 42. BÖLÜM: Malikanede Fırtına 43 43. BÖLÜM: Sıcak Dokunuş, Tatlı Ödül 44 44. BÖLÜM: Sabah Baskını ve İtiraf 45 45. BÖLÜM: Sahil Yolcuları 46 46. BÖLÜM: Sahildeki Kırmızı Alarm 47 47. BÖLÜM: Fırtına Öncesi Sessizlik 48 48. BÖLÜM: Kırılan Kalpler, Geri Dönüşü Olmayan Yollar 49 49. BÖLÜM: Yol Kenarındaki Yalnızlık 50 50. BÖLÜM: Eksik Bir Güneş 51 51. BÖLÜM: Mucize ve İtiraf 52 52. BÖLÜM: Gururun ve Sevginin Savaşı 53 53. BÖLÜM: Geçmişin Yaraları ve Büyük Kumar 54 54. BÖLÜM: Arka Bahçede Kalan Enkaz 55 55. BÖLÜM: Masadaki Sözleşme, Rusya Yolcusu 56 FİNAL: Yıllar Sonra Gelen "Evet"

Sahil dönüşü malikaneye adım atar atmaz evdeki hava buz kesti. Gece, yüzündeki o donuk ifadeyle kimseye tek kelime etmeden hızla merdivenleri tırmandı ve üzerini değiştirmek için odasına çıktı. Enes de sahildeki o anlamsız gerginliği bitirmek niyetiyle hemen arkasından odaya girdi. Kapıyı kapatıp Gece’ye doğru yaklaştı, elini karısının omzuna atıp onu kendine çekmeye çalıştı.
Ancak Gece, kocasının bu hamlesiyle adeta alev aldı. Enes’i göğsünden hırsla geriye doğru itti. Gözlerindeki öfke ve kırgınlıkla haykırdı:
"GİT MELİSAYA YAKLAŞ ENES! Git onun üstüne düş, onunla ilgilen!"
Enes, zaten yorgun olmanın ve Gece’nin bu konuyu büyüteceğini düşünmenin verdiği sinirle sesini yükseltti. Sabrı tükenmiş gibi kükredi:
"ABARTMA GECE! SADECE DÜŞTÜ! Sende hiç insaf yok mu? Her boku da kıskanma artık!"
"Her boku da kıskanma" kelimesi odanın içinde yankılanırken, Gece’nin gözleri anında yaşlarla doldu. Kalbine saplanan bu ağır sözlerin acısıyla titrerken, odadan yükselen bu şiddetli kavga sesini duyan Sultan Hanım kapıyı fırlayarak açtı. Arkasından da endişeyle Hakan Bey ve Gizem odaya doluştu.
Herkesin gözü önünde, Gece’nin gözünden tek bir damla yaş süzülüp yanağından aşağı kaydı. Gece, içindeki tüm o kırılmışlığı, günlerin birikmiş acısını ve gururunu o sağ eline topladı.
ŞRAAAK!
Enes’in yüzünde patlayan tokat sesi odayı ölümcül bir sessizliğe gömdü. Gece, dişlerinin arasından, buz gibi ve net bir sesle konuştu:
"BİR DAHA BENİ ARAMA! 1 ay içinde de benden boşan!"
Gece arkasını döndü, komodinin üzerindeki telefonunu kaptı. Dolaptan büyük bir valiz çıkarıp içine rastgele birkaç parça eşyasını hırsla yerleştirdi. Fermuarını çekip valizi eline aldı ve kimsenin yüzüne bakmadan odadan fırladı.
Merdivenlerden aşağı deli gibi inerken, Gizem arkasından koşup kolunu tutmaya çalıştı. "Yenge ne olur dur, gitme! Yanlış anladın!" diye yalvardı. Sultan Hanım da gözyaşları içinde, "Güzel kızım, yapma, dur konuşalım!" diyerek önüne geçmek istedi ama Gece hiçbirini duymadı. Arabanın anahtarını kapıp kendini malikanenin dışına, o karanlık yola attı.
Yukarıda ise Hakan Bey, öfkeden deliye dönmüş bir halde Enes’in karşısına dikildi. Enes yanağını tutmuş, karısının gidişinin şokuyla kalakalmışken, Hakan Bey elini kaldırıp oğlunun yüzüne sert bir tokat indirdi.
"Aferin sana Enes! Aferin!" diye kükredi Hakan Bey, sesi evi titretiyordu. "Bu kızı kendi ellerinle kaybettin! Oysa o sana her zaman yardım etmişti, her düştüğünde senin yanındaydı! Sen ne yaptın? Bir hiç uğruna onu bu evden gönderdin! Yazıklar olsun sana!"
Enes, babasının tokadıyla ve sözleriyle sarsılırken, odada kalan sessizlikte karısının "benden boşan" sözü kulaklarında bir idam fermanı gibi yankılanmaya başladı.