44. bölüm · GECEYE DOĞAN GÜNEŞ
44. BÖLÜM: Sabah Baskını ve İtiraf
Ertesi sabah güneş, odanın perdelerinden süzülürken ilk uyanan Gece oldu. Gece boyu Enes’in kollarında, o huzurlu limanda uyumuştu. Yavaşça doğruldu, üzerine çıktığı kocasının o mahmur, yakışıklı yüzünü izledi. Dayanamayıp dudaklarına kondurduğu küçük bir öpücükle Enes’i uyandırdı.
Enes gözlerini araladığında, yüzünde muzip bir gülümseme vardı. "Yine mi istiyorsun?" diye sordu, sesi uykulu ve hafif kısık bir tonla. Gece boyu yaşadıkları o tutkulu anların etkisi hâlâ üzerlerindeydi.
Gece kıkırdadı, "Hayır, sadece uyanman için," diyerek Enes’in burnunun ucuna dokundu. Ancak daha cümlesini bitiremeden, odanın kapısı aniden açıldı. Sultan Hanım ve Hakan Bey, içeri girerken gördükleri manzara karşısında donakalmıştı. Sultan Hanım, karşısındaki o tablo karşısında şaşkınlıkla gözlerini kocaman açtı, hemen kocasının elinden tutup kapıyı hızla kapattı ve onları koridorda yalnız bıraktı.
Oda bir anda sessizliğe büründü. Gece yatağa inip Enes’in yanına sindi. Enes’e bakıp alaycı bir tavırla sordu: "Utandın mı?"
Enes hafifçe doğrulup omuz silkti, "HAYIR," dedi kararlı bir sesle. Gece ise sadece başını iki yana sallayıp elini yüzünü yıkamak için banyoya yöneldi.
Aynanın karşısına geçtiğinde, aynadaki yansımasına bakarken yüzüne yayılan o içten gülümsemeye engel olamadı. Zihninde dün akşamki o "duş almam gerek" dediği an canlandı. Aslında alerjisi koluna veya hareketlerine bu kadar yansımamıştı bile; o sadece kocasının ona olan ilgisini, o şefkatini ve yardım etme isteğini körüklemek için kurgulanmış bir oyundu. Enes’in onu o kadar titizlikle yıkaması, saçlarını kurulaması ve ona o denli şefkatle yaklaşması... Planı tıkır tıkır işlemişti. Kocasını parmağında oynatmanın ve ona kendini bu kadar muhtaç bırakıp yine de onu istediği gibi yönetmenin o tuhaf, güç dolu hazzını iliklerine kadar hissetti.
