43. bölüm · GECEYE DOĞAN GÜNEŞ

43. BÖLÜM: Sıcak Dokunuş, Tatlı Ödül

Masal Arslan

Bölümler
1 1. BÖLÜM: Geceye Düşen İlk Yıldırım 2 2. BÖLÜM: Yabancı bir Gökyüzü 3 3. BÖLÜM: Geceyi Bölen Şimşek 4 4. BÖLÜM: Sol Kulvardan Kaçış 5 5. B’ÖLÜM: Duvarlar Arasındaki Yangın 6 6. BÖLÜM: Yatak Kırıldı, Rezillik Büyüdü 7 7. BÖLÜM: Yanlış Zaman, Yanlış Karar 8 8. BÖLÜM: Enkaz Raportajı 9 9. BÖLÜM: Sığınak 10 10. BÖLÜM: Hayallerime Engel Olamazsın 11 11. BÖLÜM: Benim Arkamdaki Güç 12 12. BÖLÜM: Sözlerin Bedeli 13 13. BÖLÜM: Kadın, Karı Değil! 14 14. BÖLÜM: Davetsiz Misafir ve Soğuk Rüzgarlar 15 15. BÖLÜM: Zehirli Akşam Yemeği 16 16. BÖLÜM: Masadaki Atom Bombası 17 17. BÖLÜM: İmparatorluğun Çöküşü 18 18. BÖLÜM: Holdingde Şok Dalgası 19 19. BÖLÜM: Dudaklardaki Mühür 20 20. BÖLÜM: Alkollü Sabotaj 21 21. BÖLÜM: Geceye Doğan Yangın 22 22. BÖLÜM: Dokuz Numaralı Şok 23 23. BÖLÜM: Bedel ve Havlu Krizi 24 24. BÖLÜM: Masadaki Soğuk Savaş 25 25. BÖLÜM: Kan ve İhanet 26 26. BÖLÜM: Elveda Küçük Mucize 27 27. BÖLÜM: Kül ve Sessizlik 28 28. BÖLÜM: Sessizliğin Kollarında 29 29. BÖLÜM: Masadaki Kor 30 30. BÖLÜM: Eksik Bir Sofra 31 31. BÖLÜM: Hüzünlü Elveda 32 32. BÖLÜM: Sessiz Ayrılık 33 33. BÖLÜM: Beklenmedik Misafir 34 34. BÖLÜM: Yabancı Dil, Tanıdık Kıskançlık 35 35. BÖLÜM: Zincirli Hesaplaşma 36 36. BÖLÜM: Kırılan Zincirler ve Kurşun Sesi 37 37. BÖLÜM: Oyun Bitti 38 38. BÖLÜM: Uzak Kalan Yıldızlar 39 39. BÖLÜM: Sessiz Zehir 40 40. BÖLÜM: Zamanla Yarış 41 41. BÖLÜM: Pişmanlığın Pençesinde 42 42. BÖLÜM: Malikanede Fırtına 43 43. BÖLÜM: Sıcak Dokunuş, Tatlı Ödül 44 44. BÖLÜM: Sabah Baskını ve İtiraf 45 45. BÖLÜM: Sahil Yolcuları 46 46. BÖLÜM: Sahildeki Kırmızı Alarm 47 47. BÖLÜM: Fırtına Öncesi Sessizlik 48 48. BÖLÜM: Kırılan Kalpler, Geri Dönüşü Olmayan Yollar 49 49. BÖLÜM: Yol Kenarındaki Yalnızlık 50 50. BÖLÜM: Eksik Bir Güneş 51 51. BÖLÜM: Mucize ve İtiraf 52 52. BÖLÜM: Gururun ve Sevginin Savaşı 53 53. BÖLÜM: Geçmişin Yaraları ve Büyük Kumar 54 54. BÖLÜM: Arka Bahçede Kalan Enkaz 55 55. BÖLÜM: Masadaki Sözleşme, Rusya Yolcusu 56 FİNAL: Yıllar Sonra Gelen "Evet"

Enes, salonda hizmetçiyi kovup Leyla’ya haddini bildirdikten sonra hâlâ soluk soluğaydı. İçindeki öfke dalgası yavaş yavaş çekilirken, cebindeki telefonun titremesiyle irkildi. Ekrandaki isim Gece’ydi.
“Yukarı gel.”
Tek bir cümle yetmişti Enes’in kalbinin deli gibi çarpmasına. Hızla merdivenleri tırmandı, odanın kapısını açıp içeri sızdı. Gece, yatağın kenarında oturmuş, yanakları hafifçe kızarmış bir halde ona bakıyordu. Enes’in içeri girdiğini görünce bakışlarını kaçırdı, utanarak ve kısık bir sesle konuştu:
"Duş almam gerek... Ama ameliyattan, hastaneden sonra o kadar halsizim ki kolumu dahi kıpırdatamıyorum. Beni yıkamak zorundasın..."
Enes, karısının bu tatlı sığınışı ve utangaçlığı karşısında dudaklarının kenarına o eski, özlenen çapkın bakışını yerleştirdi. Gözleri aşkla ve arzuyla parladı. "Seve seve güzelim, benim için bir şereftir," diyerek yavaşça yanına adımladı. Gece’yi yormadan, incitmekten korkarak kucağına aldı ve banyoya götürdü.
Sıcak suyun altında, Gece’nin o narin tenini incitmekten korkan bir sarraf gibi büyük bir özenle yıkadı. Saçlarındaki köpükleri durularken gözlerini karısının büyüleyici yüzünden bir an olsun ayırmadı. İşleri bittiğinde Gece’yi bornozuna sarıp banyodaki sandalyeye oturttu. Kurutma makinesini çalıştırıp, nemli saç tellerini parmaklarının arasından geçirerek nazikçe kurulamaya başladı.
Gece, saçları kuruduktan sonra ayağa kalkıp banyodan gitmeye yeltendi. Tam Enes’in yanından geçip kapıya doğru adımlıyordu ki, Enes’in refleksi ondan hızlı davrandı. Enes, ani bir hamleyle eğilerek Gece’nin pürüzsüz bacaklarını kavradı, kalçasını sıkıca avuçlarının içine alarak onu tek bir hamlede banyodaki mermer masanın üzerine oturtuverdi.
Gece şaşkınlıkla nefesini tutarken, Enes iki elini masaya, Gece'nin iki yanına dayayarak yüzünü onun yüzüne yaklaştırdı. Gözlerinde tehlikeli bir arzu vardı. "Eee..." dedi fısıltıyla. "Senin için bu kadar şey yaptım, seni ellerimle yıkadım, saçını kuruladım... Benim ödülüm ne olacak?"
Gece, Enes’in bu yakınlığıyla alt üst olmuştu. Dudakları aralandı, gözlerinin içine bakarak aralarındaki tüm mesafeyi sildi. Öne doğru uzanıp Enes’in o hasret kaldığı dudaklarına tutkuyla gömüldü.
Bu sıradan bir öpücük değildi; günlerin, acıların, o "uzaklaş" kelimesinin ve ölümden dönmenin verdiği o muazzam patlamaydı. Dudakları birbirine mühürlenirken, öpücük gittikçe derinleşti ve hırçınlaştı. Birbirlerinin dillerini adeta delice arzulayarak yalıyor, nefesleri birbirine karışırken banyonun o sıcak havasında adeta kayboluyorlardı. İkisi de bu anın bitmesini istemezcesine, birbirlerinin tadını son damlasına kadar çıkararak dünyayı arkalarında bırakmışlardı.