4. bölüm · GECEYE DOĞAN GÜNEŞ
4. BÖLÜM: Sol Kulvardan Kaçış
Dışarıdaki gök gürültüsü yavaş yavaş uzaklaşırken, odadaki tek ses Gece’nin hızlı nefes alışverişleriydi. Enes, göğsüne sığınmış tir tir titreyen genç kızı sakinleştirmek için elini tam onun saçına doğru uzatmıştı ki... Bir anda odadaki bütün hava değişti.
Gece'nin korkudan donmuş zihni yavaş yavaş yerine gelmeye başladı. Burnuna gelen o yabancı erkek parfümü ve ten kokusuyla gözlerini kırpıştırdı. Başını gömdüğü boyundan hafifçe geri çekti. Havada asılı kalan cılız ışıkta, bir elinin çok sert, kaslı ve üzeri tuhaf kabartılarla (dövmelerle) kaplı bir şeyin üzerinde durduğunu fark etti.
Önce parmaklarını hafifçe oynattı, dokunduğu şeyi anlamaya çalışarak sertçe sıktı. O an beyninde şimşekler bir kez daha çaktı.
"Ben neye dokunuyorum oğlum?!" diye cırladı Gece bir anda. Korku filmi sahnesinden fırlamış gibi gözleri yuvalarından fırladı. Ne ara o adamın koynuna girdiğini idrak ettiği an, o panikle avazı çıktığı kadar haykırdı: "ANNEEE!"
Enes neye uğradığını şaşırarak gözlerini açtı. Daha ne olduğunu, kızın niye bağırdığını anlayamadan Gece, yataktan geriye doğru öyle bir fırladı ki dengesini kaybedip yatağın diğer tarafındaki halının üzerine KÜT diye düştü. Ağır gelinliğin tarlatanı havaya dikilirken, Gece acıyla inleyerek doğrulmaya çalıştı.
Enes yatakta hızla doğrulup şaşkınlık ve şok içinde halının üzerinde gelinlikle yuvarlanan kıza baktı. "İyi misin?" diye sordu, sesi uykulu ve tamamen şaşkındı.
Gece, karşısında üstü çıplak, dövmeli Enes’i tam olarak görünce utançtan yerin yedi kat dibine girmek istedi. Yanağı zaten babasının tokadıyla yanıyordu ama şu an utançtan bütün yüzü alev alev parlamıştı. Eli ayağına dolandı, tarlatanın içinden ayaklarını kurtarmaya çalışırken kelimeler ağzından darmadağın döküldü:
"Ö-özür dilerim! Valla bilerek olmadı, şimşek şey edince... Ben... Üstümü değiştireceğim! İyi uykular! Kusura bakma, çok afedersin!"
Gece, yerdeki çantasının yanına koyduğu pijama takımını can havliyle kaptığı gibi, gelinliğin eteklerini de kollarının arasına toplayıp banyoya doğru depar attı. Arkasında bıraktığı o koca kuyrukla banyonun kapısından içeri adeta bir fırtına gibi daldı ve kapıyı arkasından TAK diye kilitledi.
Sırtını kapıya yasladığında kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyordu. Aynadaki kıpkırmızı yüzüne baktı, elini alnına vurdu. "Aferin Gece," diye fısıldadı kendi kendine. "İlk geceden adamı taciz edip yatağından düştün, harikasın!"
Yatakta kalan Enes ise, banyonun kilitlenen kapısına bakarken dudaklarının kenarında hafif, istemsiz bir gülümsemenin belirmesine engel olamadı. Bu kız gerçekten tam bir baş belasıydı ama kesinlikle sıkıcı değildi.
