3. bölüm · GECEYE DOĞAN GÜNEŞ

3. BÖLÜM: Geceyi Bölen Şimşek

Masal Arslan

Bölümler
1 1. BÖLÜM: Geceye Düşen İlk Yıldırım 2 2. BÖLÜM: Yabancı bir Gökyüzü 3 3. BÖLÜM: Geceyi Bölen Şimşek 4 4. BÖLÜM: Sol Kulvardan Kaçış 5 5. B’ÖLÜM: Duvarlar Arasındaki Yangın 6 6. BÖLÜM: Yatak Kırıldı, Rezillik Büyüdü 7 7. BÖLÜM: Yanlış Zaman, Yanlış Karar 8 8. BÖLÜM: Enkaz Raportajı 9 9. BÖLÜM: Sığınak 10 10. BÖLÜM: Hayallerime Engel Olamazsın 11 11. BÖLÜM: Benim Arkamdaki Güç 12 12. BÖLÜM: Sözlerin Bedeli 13 13. BÖLÜM: Kadın, Karı Değil! 14 14. BÖLÜM: Davetsiz Misafir ve Soğuk Rüzgarlar 15 15. BÖLÜM: Zehirli Akşam Yemeği 16 16. BÖLÜM: Masadaki Atom Bombası 17 17. BÖLÜM: İmparatorluğun Çöküşü 18 18. BÖLÜM: Holdingde Şok Dalgası 19 19. BÖLÜM: Dudaklardaki Mühür 20 20. BÖLÜM: Alkollü Sabotaj 21 21. BÖLÜM: Geceye Doğan Yangın 22 22. BÖLÜM: Dokuz Numaralı Şok 23 23. BÖLÜM: Bedel ve Havlu Krizi 24 24. BÖLÜM: Masadaki Soğuk Savaş 25 25. BÖLÜM: Kan ve İhanet 26 26. BÖLÜM: Elveda Küçük Mucize 27 27. BÖLÜM: Kül ve Sessizlik 28 28. BÖLÜM: Sessizliğin Kollarında 29 29. BÖLÜM: Masadaki Kor 30 30. BÖLÜM: Eksik Bir Sofra 31 31. BÖLÜM: Hüzünlü Elveda 32 32. BÖLÜM: Sessiz Ayrılık 33 33. BÖLÜM: Beklenmedik Misafir 34 34. BÖLÜM: Yabancı Dil, Tanıdık Kıskançlık 35 35. BÖLÜM: Zincirli Hesaplaşma 36 36. BÖLÜM: Kırılan Zincirler ve Kurşun Sesi 37 37. BÖLÜM: Oyun Bitti 38 38. BÖLÜM: Uzak Kalan Yıldızlar 39 39. BÖLÜM: Sessiz Zehir 40 40. BÖLÜM: Zamanla Yarış 41 41. BÖLÜM: Pişmanlığın Pençesinde 42 42. BÖLÜM: Malikanede Fırtına 43 43. BÖLÜM: Sıcak Dokunuş, Tatlı Ödül 44 44. BÖLÜM: Sabah Baskını ve İtiraf 45 45. BÖLÜM: Sahil Yolcuları 46 46. BÖLÜM: Sahildeki Kırmızı Alarm 47 47. BÖLÜM: Fırtına Öncesi Sessizlik 48 48. BÖLÜM: Kırılan Kalpler, Geri Dönüşü Olmayan Yollar 49 49. BÖLÜM: Yol Kenarındaki Yalnızlık 50 50. BÖLÜM: Eksik Bir Güneş 51 51. BÖLÜM: Mucize ve İtiraf 52 52. BÖLÜM: Gururun ve Sevginin Savaşı 53 53. BÖLÜM: Geçmişin Yaraları ve Büyük Kumar 54 54. BÖLÜM: Arka Bahçede Kalan Enkaz 55 55. BÖLÜM: Masadaki Sözleşme, Rusya Yolcusu 56 FİNAL: Yıllar Sonra Gelen "Evet"

Salondaki sessizlik o kadar keskindi ki, şömineden sıçrayan küçük bir kıvılcımın sesi bile içeride yankılanıyordu. Enes, babasından sert bir kükreme ya da uzun bir şirket nutku bekliyordu. Ancak hamle, her zaman ailenin gizli otoritesi olan annesinden geldi.
Sultan Hanım, elindeki pırlanta yüzüklerle süslü parmaklarını koltuğun kenarına koydu. Gözlerinde ne bir acıma kırıntısı vardı ne de bir tereddüt. Enes’in gözlerinin içine bakarak, adeta tüm kaçış yollarını kapatan o tek kelimeyi fısıldadı:
"Zorundasınız."
Enes dişlerini sıktı, tam itiraz etmek için dudaklarını aralamıştı ki Sultan Hanım elini kaldırıp sözünü kesti. Sesi bu sefer daha da soğuk ve emrediciydi: "Ve şimdi, git karının yanına."
Hakan Bey tek bir kelime bile etmeden viski bardağını yeniden eline aldı. Bu evde kurallar netti; bu milyarlık imparatorluğun ayakta kalması için bazı kurbanlar verilmesi gerekiyordu ve o kurbanlar şu an yukarıdaki odada uyuyordu. Enes, annesinin bu katı duruşu karşısında daha fazla konuşmayacağını anladı. İçindeki öfkeyi yumruk yaptığı ellerine gizleyerek arkasını döndü ve sert adımlarla merdivenlere yöneldi.
Üst kata çıkıp odaya girdiğinde içerisi tamamen karanlıktı. Gece, yatakta bıraktığı gibi, o ağır gelinliğin içinde derin bir uykudaydı. Enes, üzerindeki gerginliği fırlatıp atmak istercesine banyoya geçti. Kıyafetlerinden kurtulup kendini sıcak suyun altına bıraktı.
Tam o sırada, dışarıda gökyüzü aniden gürlemeye, bardaktan boşalırcasına bir yağmur patlamaya başladı. Şiddetli yağmur damlaları banyonun geniş camına sertçe vuruyordu. Enes suyun altında dakikalarca kalıp zihnini boşaltmaya çalıştı, ardından beline bir havlu sararak banyodan çıktı. Siyah saçları sırıklamdı ve damlayan sular göğsündeki dövmelerin üzerinden süzülüyordu.
Altına rahat bir şort geçirip yatağın boş olan diğer tarafına geçti. Tam uzanmış, gözlerini tavana dikmişti ki...
GÜÜÜÜM!
Gecenin karanlığını aniden yırtan, odayı saniyeliğine bembeyaz eden korkunç bir şimşek çaktı. Arkasından gelen gök gürültüsü o kadar şiddetliydi ki evin camları titredi.
Aynı salise içinde, yatağın diğer ucunda uyuyan Gece, dehşet içinde bir çığlık atarak gözlerini açtı. Karanlık ve şimşek... En büyük iki kabusu aynı anda üzerine çökmüştü. Genç kız ne yaptığını, nerede olduğunu bile idrak edemeden, can havliyle ve titreyen bedenini kurtarmak istercesine yanındaki tek sığınağa doğru atıldı.
Gece, Enes’in çıplak göğsüne adeta siper alırcasına sığındı. İki küçük eliyle Enes’in omzuna ve kollarına sımsıkı tutundu, yüzünü onun boynuna gömdü. Tir tir titriyor, nefes nefese ağlıyordu.
Enes bir anda neye uğradığını şaşırdı. Göğsüne çarpan bu küçük, titreyen beden ve boynuna çarpan sıcak nefes nefesini kesti. Gece ona o kadar sıkı sarılmıştı ki, genç kızın kalp atışlarını kendi göğsünde hissedebiliyordu. O an anladı; bu kız sadece bir piyon değil, canı fena halde yanmış, ürkmüş bir çocuktu.