40. bölüm · GECEYE DOĞAN GÜNEŞ

40. BÖLÜM: Zamanla Yarış

Masal Arslan

Bölümler
1 1. BÖLÜM: Geceye Düşen İlk Yıldırım 2 2. BÖLÜM: Yabancı bir Gökyüzü 3 3. BÖLÜM: Geceyi Bölen Şimşek 4 4. BÖLÜM: Sol Kulvardan Kaçış 5 5. B’ÖLÜM: Duvarlar Arasındaki Yangın 6 6. BÖLÜM: Yatak Kırıldı, Rezillik Büyüdü 7 7. BÖLÜM: Yanlış Zaman, Yanlış Karar 8 8. BÖLÜM: Enkaz Raportajı 9 9. BÖLÜM: Sığınak 10 10. BÖLÜM: Hayallerime Engel Olamazsın 11 11. BÖLÜM: Benim Arkamdaki Güç 12 12. BÖLÜM: Sözlerin Bedeli 13 13. BÖLÜM: Kadın, Karı Değil! 14 14. BÖLÜM: Davetsiz Misafir ve Soğuk Rüzgarlar 15 15. BÖLÜM: Zehirli Akşam Yemeği 16 16. BÖLÜM: Masadaki Atom Bombası 17 17. BÖLÜM: İmparatorluğun Çöküşü 18 18. BÖLÜM: Holdingde Şok Dalgası 19 19. BÖLÜM: Dudaklardaki Mühür 20 20. BÖLÜM: Alkollü Sabotaj 21 21. BÖLÜM: Geceye Doğan Yangın 22 22. BÖLÜM: Dokuz Numaralı Şok 23 23. BÖLÜM: Bedel ve Havlu Krizi 24 24. BÖLÜM: Masadaki Soğuk Savaş 25 25. BÖLÜM: Kan ve İhanet 26 26. BÖLÜM: Elveda Küçük Mucize 27 27. BÖLÜM: Kül ve Sessizlik 28 28. BÖLÜM: Sessizliğin Kollarında 29 29. BÖLÜM: Masadaki Kor 30 30. BÖLÜM: Eksik Bir Sofra 31 31. BÖLÜM: Hüzünlü Elveda 32 32. BÖLÜM: Sessiz Ayrılık 33 33. BÖLÜM: Beklenmedik Misafir 34 34. BÖLÜM: Yabancı Dil, Tanıdık Kıskançlık 35 35. BÖLÜM: Zincirli Hesaplaşma 36 36. BÖLÜM: Kırılan Zincirler ve Kurşun Sesi 37 37. BÖLÜM: Oyun Bitti 38 38. BÖLÜM: Uzak Kalan Yıldızlar 39 39. BÖLÜM: Sessiz Zehir 40 40. BÖLÜM: Zamanla Yarış 41 41. BÖLÜM: Pişmanlığın Pençesinde 42 42. BÖLÜM: Malikanede Fırtına 43 43. BÖLÜM: Sıcak Dokunuş, Tatlı Ödül 44 44. BÖLÜM: Sabah Baskını ve İtiraf 45 45. BÖLÜM: Sahil Yolcuları 46 46. BÖLÜM: Sahildeki Kırmızı Alarm 47 47. BÖLÜM: Fırtına Öncesi Sessizlik 48 48. BÖLÜM: Kırılan Kalpler, Geri Dönüşü Olmayan Yollar 49 49. BÖLÜM: Yol Kenarındaki Yalnızlık 50 50. BÖLÜM: Eksik Bir Güneş 51 51. BÖLÜM: Mucize ve İtiraf 52 52. BÖLÜM: Gururun ve Sevginin Savaşı 53 53. BÖLÜM: Geçmişin Yaraları ve Büyük Kumar 54 54. BÖLÜM: Arka Bahçede Kalan Enkaz 55 55. BÖLÜM: Masadaki Sözleşme, Rusya Yolcusu 56 FİNAL: Yıllar Sonra Gelen "Evet"

Malikanenin yemek odası salona epey uzak bir konumdaydı. Gece’nin aniden masadan kalkıp gitmesinin ardından, içeridekiler onun sadece Enes'e olan kızgınlığından dolayı yukarı çıktığını düşünmüş, salonun ortasında cansız bir beden gibi yere yığıldığını görememişlerdi. Masada sadece çatal bıçak sesleri ve Leyla'nın yarattığı o rahatsız edici sessizlik vardı.
Enes, elindeki bardağı sıkarken içindeki pişmanlıkla kavruluyordu. Tam o sırada Sultan Hanım’ın gözleri masadaki boş meze tabağına kaydı. Hizmetçinin az önce kurduğu cümle zihninde bir şimşek gibi çaktı: "Sosun içinde mantar var..."
Sultan Hanım’ın yüzü bir anda kireç gibi bembeyaz oldu, elindeki çay bardağı masaya devrildi. Korkuyla Enes’in koluna yapıştı. "Enes..." dedi sesi titreyerek. "Gece... Gece’nin mantara ölümcül alerjisi var!"
Enes duyduğu kelimeyle sanki başından aşağı kaynar sular dökülmüş gibi yerinden fırladı. Sandalye büyük bir gürültüyle geriye devrilirken Enes, yemek odasından çıkıp koridoru ve salonu birbirine bağlayan o uzun mesafeyi deli gibi koşmaya başladı. "Gece!" diye haykırışı duvarlarda yankılandı.
Yemek odasındakiler de arkasından salona doğru koştular. Hepsi salona adım attıkları an donakaldı.
Gece, salonun tam ortasında, o kapkara parkelerin üzerinde hareketsizce yatıyordu. Yüzü solmuş, nefes alamamaktan dudakları morarmaya başlamıştı. Enes, hayatında hiç bu kadar büyük bir korku hissetmemişti. Dizlerinin üzerine çöküp Gece’yi kucağına aldı, başını göğsüne yasladı. "Güzelim... Aç gözlerini ne olur, Gece bırakma beni!" diye feryat etti.
İlacı arayarak zaman kaybedemezlerdi, her saniye Gece’yi ölüme biraz daha yaklaştırıyordu. Enes, karısının o narin bedenini kucağına alarak ayağa kalktı. Gözü hiçbir şeyi, ne annesini ne de şaşkınlıkla bakan Leyla’yı görüyordu.
Doğruca dışarıya, arabaya doğru koştu. Tek bir hedefi vardı: Gece’yi zamanında hastaneye yetiştirmek ve o "uzaklaş" kelimesinin bedelini onu kaybederek ödememek.