7. bölüm · ELEMENTLERİN EFENDİSİ
7. Bölüm: Büyük Çağrı ve Kule’ye Dönüş
Yeryüzündeki küçük evin üzerinde güneş, her zamankinden daha ağır ve solgun doğdu. Arel’in 18. yaş gününün ilk ışıkları odaya süzüldüğünde, Su’nun yıllardır korktuğu o amansız an gelip çatmıştı. Yatağında huzurla uyuyan eşi, hiçbir acı çekmeden, sadece derin bir uykuya dalar gibi son nefesini verdi. O an, evin içindeki tüm çiçekler kurudu ve sular dondu.
Arel, babasının cansız bedeninin başında diz çökmüş olan annesinin hıçkırıklarını duyarak odaya girdi. "Anne? Ne oluyor? Babam neden uyanmıyor?" diye sordu sesi titreyerek. Kendi içinde tarifi imkansız bir çekim gücü, damarlarında patlamaya hazır bir enerji hissediyordu. "Anne, kendimde garip şeyler hissediyorum... Sanki her hücrem bağırıyor gibi!"
Su, cevap veremedi. Sadece eşinin elini son kez öptü. Tam o sırada, yer gök sarsılmaya başladı. Gökyüzünden, sadece onların duyabileceği kadar derin ve kadim bir ses yankılandı:
"SÜRE DOLDU! ARTIK DÜNYANIZA DÖNME VAKTİ GELDİ!"
Gökyüzü Kulesi’nde ise yer yerinden oynuyordu. Asırlardır sönük duran Su Elementi meşaleleri bir anda safir mavisi alevlerle parlamaya başladı. Kuledeki tüm halk, büyük bir uğultuyla meydanlara döküldü. Kulaktan kulağa aynı fısıltı yayılıyordu: "Su Elementi’nin kızı 18 yaşına girdi! Melez kraliçe uyanıyor! Su geri dönüyor!"
Volkan, etrafını sarmış, ona hayranlıkla bakan bir grup soylu kızın ortasında duruyordu. Kızlar, Volkan’ın her hareketine hayranlıkla bakarken, o sadece aşağılayan bir tavırla kadehini yudumluyordu. "Gelen o kızı bu kadar merak etmeyin," dedi Volkan soğuk ve alaycı bir sesle. "Bir insanla büyüyecek kadar alçalan bir kadının kızı, kesinlikle çok kötü, zayıf ve çirkin bir şey olacak. Gökyüzü Kulesi’nin asaletine leke sürecek bir ezik bekliyorum sadece."
Kuledeki kızların çoğu Volkan’a aşıktı ama Mina, onun etrafındaki bu ilgiyi gördükçe öfkeden kuduruyordu. Mina, Volkan’ın bu kızlara olan mesafesini seviyordu ama yine de kıskançlığı her yanını sarmıştı. O sırada Kaya, Mina’nın bu hırslı halini görüp ona nazikçe gülümsedi. "Sakin ol Mina, kule bugün çok gergin," dedi. Mina ise Kaya’ya bakıp gözlerini devirdi, onun bu iyimserliği Mina’nın sinsi planları için çok yumuşaktı.
Yeryüzünde ise Su, yaşlı gözlerini sildi ve ayağa kalktı. Arel’in ellerini tuttu. Arel’in gözleri artık tamamen parlıyordu. "Anne, bu ses ne? Nereye gidiyoruz?" diye sordu genç kız korkuyla.
"Sana her şeyi anlatacağım Arel," dedi Su, sesi artık bir Leydi otoritesiyle yankılanıyordu. "Babanı, kim olduğunu ve neden kaçtığımızı... Hepsini anlatacağım. Ama şu an değil! Acilen buradan gitmemiz gerekiyor. Kule bizi çağırıyor ve bu çağrıdan kaçış yok."
Su elini havaya kaldırdı. O küçük evin etrafını devasa bir su hortumu sardı. Birkaç saniye içinde ne evden eser kaldı ne de onlardan. Arel ve Su, yüzyıllar sonra asıl evlerine, lordların ve zorbaların dünyasına doğru gökyüzüne yükselmeye başladılar. Arel’in 18. yaşı, bir sonun değil, her şeyi yıkacak bir başlangıcın habercisiydi.
