DIVINE CARNAGE kitap kapağı

9. bölüm / 36

DIVINE CARNAGE

BÖLÜM VII

Yazar: Lady Writer ..

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: BÖLÜM VII

Tanrının Ayak Sesleri

Gece...

Normalde sessiz olurdu.

Fakat o gece sessizliğin bile bir sesi vardı.

Toprak...

Her birkaç saniyede bir derinden titriyordu.

Güm...

Güm...

Güm...

Her adımda kampın duvarlarındaki tozlar yere dökülüyor, nöbet kuleleri hafifçe sallanıyordu.

Kimse konuşmuyordu.

Çünkü herkes aynı şeyi hissediyordu.

Bu...

Sıradan bir canavar değildi.

---

"Kapıları kapatın!"

Aldren'in sesi bütün kampı doldurdu.

"Çocukları mağaralara indirin!"

"Okçular kulelere!"

"Kimse emrim olmadan saldırmayacak!"

Demir İzciler bir anda harekete geçti.

Kadınlar çocukları kollarından çekiştirerek yer altındaki tünellere götürüyor, yaşlılar yiyecek sandıklarını taşımaya çalışıyordu.

Bir çocuk ağlamaya başladı.

Annesi korkuyla onu kucağına çekti.

"Sessiz..."

"Lütfen..."

"Sessiz ol..."

Çocuğun ağzını kapattı.

Çünkü...

Bazı yaratıklar sesi duyardı.

---

Lyra doğu surlarına koştu.

Merdivenleri ikişer ikişer çıktı.

Elindeki yayı sıkıca kavradı.

Surların üzerine vardığında...

Nefesi kesildi.

Ormanın içindeki bütün ağaçlar tek tek devriliyordu.

Hiçbir savaş yoktu.

Hiçbir çığlık yoktu.

Sadece...

Bir şey yürüyordu.

Sonra karanlığın içinden ilk ayağı göründü.

Taştan yapılmış gibi görünen, çatlaklarla kaplı devasa bir ayak.

Bir ev kadar büyüktü.

Her adım attığında toprağın altındaki kayalar parçalanıyordu.

Arkasından ikinci adım geldi.

Sonra üçüncüsü.

Ve sonunda...

Yaratığın tamamı karanlığın içinden çıktı.

Boyu kulelerden yüksekti.

Sırtında siyaha dönmüş onlarca kırık çan sallanıyordu.

Paslanmış zincirler bacaklarından sürükleniyor, her hareketinde metalin iniltiye benzeyen sesi ormanın içinde yankılanıyordu.

Ama en korkuncu...

Yüzü yoktu.

Başının olması gereken yerde...

Devasa, paslı bir çan asılıydı.

Ve çanın üzerinde yüzlerce insan eli vardı.

Sanki içeriden çıkmaya çalışıyorlardı.

Gözcü kulelerinden biri korkuyla fısıldadı.

"...Tanrılar bizi affetsin..."

Yaşlı bir avcı dizlerinin üzerine çöktü.

"Çan Taşıyıcı..."

İsmi fısıltı gibi yayıldı.

Çan Taşıyıcı.

Yüz yıl önce üç şehri tek gecede yok eden yaratık.

Masallarda anlatılan...

Kimsenin gerçekten var olduğuna inanmadığı kabus.

---

Genç avcılardan biri titreyerek yayını kaldırdı.

"Onu vurabiliriz."

Aldren hiç arkasını dönmedi.

"Sakın."

"Ama lider..."

"Sakın dedim!"

Genç avcı dişlerini sıktı.

"Ya saldırırsa?"

Aldren'in sesi ilk kez titredi.

"Biz..."

"...onun avı bile değiliz."

Lyra duyduklarına inanamadı.

Hayatı boyunca ilk kez...

Aldren'in korktuğunu görüyordu.

---

Çan Taşıyıcı durdu.

Kamp ile arasında yalnızca birkaç yüz metre kalmıştı.

Rüzgâr yeniden esmeye başladı.

Paslı çan yavaşça sallandı.

Ve...

DOOOOOONG...

Ses değil...

Sanki gökyüzü ikiye ayrılmıştı.

Kulakları sağır eden uğultu bütün vadide yankılandı.

Lyra ellerini kulaklarına götürdü.

Ama ses...

Kulaklarından değil...

Zihninin içinden geliyordu.

Bir anda dizlerinin bağı çözüldü.

Etrafındaki avcılar da yere yığılmaya başladı.

Bazıları çığlık atıyordu.

Bazıları ağlıyordu.

Bazıları ise boşluğa bakarak kendi kendine konuşuyordu.

"Anne..."

"Gitme..."

"Beni bırakma..."

Lyra'nın gözleri büyüdü.

Karşısında...

Annesini gördü.

Yıllar önce onu ormanda bırakan kadını.

Kadın ona doğru yürüyordu.

Kollarını açmıştı.

"Lyra..."

"Eve dön."

Kızın nefesi kesildi.

Bir adım attı.

Sonra bir adım daha.

Tam annesine dokunacakken...

Bir el omzunu sertçe tuttu.

"Uyan!"

Aldren...

Lyra'nın yüzüne tokat attı.

Bir anda görüntü dağıldı.

Annesi yok olmuştu.

Yerine...

Çan Taşıyıcı'nın dev gölgesi vardı.

"Bu yaratık..."

Aldren dişlerini sıkarak konuştu.

"...zihninle oynuyor."

"Ne görürsen gör..."

"İnanma."

---

Tam o anda...

Çan ikinci kez çaldı.

DOOOOOONG!

Bu kez kampın doğu surlarından biri çatladı.

Taşlar aşağı dökülmeye başladı.

Çocukların çığlıkları yer altından yükseliyordu.

Okçulardan biri korkuyla yayını bıraktı.

Bir diğeri dizlerinin üzerine çöktü.

Ve içlerinden biri...

Sessizce kapıyı açmaya başladı.

Lyra bağırdı.

"Dur!"

Ama adam onu duymuyordu.

Gözleri bomboştu.

Sanki...

Birisi ona fısıldıyordu.

Kapının ağır sürgüsü yavaşça geri çekildi.

Ve dışarıdaki karanlık...

.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…