35. bölüm · Belki Bir Ümit
35. Middlemist.
Sabah uyandığımda ilk defa kendimi bu kadar dinlenmii hissediyordum. Kendimi yastığa sarılı halde buldum. Yatakda oturur hale gelerek camdan dışarı baktım. Dışarısı çokdan aydınlıkdı. Nerdeyse öğlen olmuştu. Kendimi geri yatağa bıraktım.
Dün olanların hayal olmamasını istiyordum. Yatakda yastığa sarılır halde yeniden kıvrıldığımda aniden kapı açıldı. İçeriye yine doktorla beraber birkaç tane koruma girdi. Büyük ihtimalle doktor iyileştiğimi söylediğinde beni geri eski merdivenin altındaki odama götüreceklerdi.
Doktor uyuyor gibi durmama umursamadan yatakda beni sırt üstü çevirip bedenimi muane etmeye başladı. Yüzü belli bir yerde ciddi kaldı. Kaburgalarıma bastırdıkça acı ile yüzümü buruşturuyordum. "Daha tam iyileşmemiş biraz daha zamana ihtiyacı var" diye korumalara söyleyince korumalar bişey demeden gitti
Bir süre daha bu odada kalacağım için rahat bir nefes verdim. Odada tek kaldığımda yavaşça ayağa kalktım. Odada ki banyoya geçip kapıyı kitledim. Başım öne eğik lavaboya bakıyordum. Aynada kendime bakmaya korkuyordum.
Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldıkdan sonra aynada kendime baktım. Berbat haldeydim. Hızla geri gözlerimi kapattım. Sol gözüm kan toplamış, gözümün etrafı diken çizikleri ile doluydu. Yanağım morarmış, dudağım patlak halde ve şişti.
Berbat haldeydim. Onun yüzünden yüzüm ve bedenim mahvoluyordu. Kendimi sakinleştirmeye çalışarak yere oturdum. Ellerimi başımın etrafına alarak derin nefes alıp vermeye başladım.
Sakinleşmem çok uzun sürsede sonunda yerde sakinleşmiştim. Aynaya bakmadan odadan çıktım. Banyo kapısını kapatarak kapıya yaslandım. Tereddüt ederek başım öne eğik şekilde odadan çıktım. Kendimi aç hissediyordum. Gün boyu bişey yememiştim. Yine merdivenlerin önüne gelince durdum.
Her merdiven basamağı resmen benim için işgence gibiydi. Basamakların yanındaki tutamaçdan tutunarak yavaşça aşağı inmeye başladım. Yorulamaya başladığımda sonunda merdivenlerden inmeyi bitirmiştim. Derin bir nefes verdim.
Merdivenin son basamağına oturup biraz soluklandıkdan sonra mutfağa doğru yöneldim ama yan odadan birkaç koruması ile Miles çıkınca duraksadım. Bakışlarını üzerimde hissedince istemsiz gerildim. Duvarın üzerindeki elimi kendime çektim.
Bişey demeden gidince titrek bir nefes verdim. Yanında oldukça sanki zaman duruyor ve her an bana daha çok zarar verecekmiş gibi hissediyordum.
Yavaşça mutfağa geçtiğimde içerisi yine yeni yapılmış yemek kokuyordu. Yemek kokusuna yeni alışmaya başlamıştım. Kapıyı kapatıp biraz daha ileri yürüdüm.
Buraya geldiğimden beri beni hiç aksatmadan tek bir hizmetçi ilgileniyordu. Biraz yaşlıda olsa kaybetmek istemediğim kişiler arasındaydı. Onun yanına yürüyüp durdum. Sağ bacağım yine ağrımaya başlamıştı.
Beni görünce yüzünde gülümseme oluştu. Hemen bana sarıldı. Durumumun biraz daha toparlandığını görünce mutlu olmuştu. Çok bişey sormadan önüme yine bir sürü yemek koymuştu. Kendimi gerçek evimde hissettiğim kısa anlardan biriydi yine. Azar azarda olsa tüm yemeklerden yedim. Bu sefer hem ben kendimi, hemde benle ilgilenen hizmetçi Agnes ben yemek yerken karşımda oturmuş beni izliyordu. "İlk içeri getirildiğinden beri iyi toparlandın. Hepimiz öleceğini düşünmüştük..." En son söylediğinde sesi kısık çıkmıştı.
Dediği şeye duraksadım. Aslında gerçekden ölmek istemiştim. Yaşadıkça daha çok acı çekiyordum. Bişey demeden yemek yemeye devam ettim. Eğer konuşursam yine kendimi tutamayıp ağlamakdan çok korkuyordum. Agnes'te çok ilerletmedi konuyu.
Yemeğimi bitirmeye yakın tereddüt ederek başımı kaldırıp Agnes'te baktım. "Yemek yeniden çok güzel olmuş teşekkür ederim." Diye mırıldandım. Agnes'tin yüzünde yeniden bir gülümseme oluştu. "Afiyet olsun canım. Yeterki sen ye." Bir anlık etrafa baktıkdan sonra geri bana döndü.
Agnes kısa süreliğine etrafa baktıkdan sonra geri bana baktı. "Miles'in bu aralar toplantıları çok. Çoğunlukla odada kalmaya çalış. Tekrardan başına bişey gelsin istemiyorum." Valentin dışında birisininde beni düşündüğünü fark edince içimde gerçekden yaşamak için bir kıpırtı oluştu. Sadece evet anlamında kafamı salladım.
Geri merdivenlerden çıkarak misafir odasına geçtim. Yatağın üzerine uzandım. Bir süre sonra uyuya kalmıştım. Yine biraz fazla yemiştim.
