14. bölüm / 15
ATEŞİN DANSIBoşluk
Bölümler 15Şu an: Boşluk
- 1 Tanıtım54 kelime
- 2 Kralın gölgesi811 kelime
- 3 Kor kundakta bir yabancı566 kelime
- 4 Kor963 kelime
- 5 Kor meydanı770 kelime
- 6 Korun yansıması496 kelime
- 7 Filiz1.050 kelime
- 8 Toprağın heybeti548 kelime
- 9 Ateşin isteği992 kelime
- 10 Boynuz ve kuyruk1.450 kelime
- 11 Çatlak1.066 kelime
- 12 Kralın korkusu1.335 kelime
- 13 Gerçeğin gazabı523 kelime
- 14 Boşluk762 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 Yankı883 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Adımlarım odanın olduğu koridora yaklaştıkça ağırlaşmaya başladı sanki tüm düşüncelerim , korkum bacaklarıma yüklenmiş gibiydi. Ama korkunun yanı sıra sorularıma alacağım cevapların da rahatlığı vardı içimde. Odanın kapısının önüne gelince iki muhafız vardı evet o gün tuhaf şekilde olmayan muhafızlar .
Beni gördüklerinde elleriyde kapıya yasladıkları mızrakları çekip başları ile beni selamladılar ağır ahşap kapıyı sonuna kadar açtılar . İçeri girdiğimde kapı ardımdan ağır ağır kapandı babam herzamanki gibi önündeki parşömenlere gömülmüştü .
Ona doğru bir adım attım tam seslenecekken boğazıma düğümlenen bir yumruyla soluğum kesildi
Dizlerimin üzerine çöktüm . Ellerimle boynumu yoklayıp durdum hiçbirşey yoktu ama boğuluyordum . Sanki görünmez bir el boğazımı sıkıyor gibiydi.
Bir el çenemi sertçe kavrayıp başımı yukarı kaldırdı. Babam... Yüzünde daha önce hiç görmediğim, dehşet verici bir ifade vardı. Sanki acı çekmem onu içten içe tatmin ediyor ama bir yandan da bu işi fazla uzatmadan bitirmek istiyormuş gibi bakıyordu.
Neden?... Ben onun kızıydım...
"B... Baba " dudaklarımdan süzülen son cılız fısıltıyla ona yalvardım . Gözlerimden süzülen birkaç damla yaş taş zemine damlarken ve bilincim tamemen kapandı
" Sizcede çok ileri gitmediniz mi kralım" Dedi iblis şöminenin mermerine yaslanarak yüzünde alaycı ama bir o kadarda endişeli bir gülümseme vardı . Kral bu söz üzerine "Az bile yaptım ! tamemen işini bitirmeliydim ne hakla odama izinsiz girer , pis,aciz velet... " dedi suratına vanorayı boğarken ki yüz ifadesini takınıp .
Şeytanın yüzündeki gülümseme büyüdü "Eee bir teşekkürü hak ettim o zaman kralım " dedi laubali laubali kral buna sinir olsa da belli etmemek için yüzüne sahte bir gülümseme ekleyip iblisin yanına yürüyüp eliyle yavaş hareketler ile omzuna vurup
"haklısın sen olmasaydın odama izinsiz girdiğini öğrenemeyecektim . Ama emin olamadığım bir şey var ... Seni öğrenmediğine eminsin değil mi? bu senden şüphe ettiğimden değil elbette sonuçta .... Anladın işte seninle bir anlaşma yaptım herhalde güveniyorum am- " iblisin yüzündeki gülümseme soldu
"Söylediğin gibi bir anlaşma yaptık ve herşeyin benim elimde olduğuna bakarsak ehh seni kandırmak cazip ama yapsaydım çoktan yapardım ... yani çok fazla sorgulama kral hayır dediysem hayırdır " kral ignatiusun suratındaki ifade korkuyla karışık bir şekilde donuklaştı o gururlu kral gitmiş yerin güç ve hırs karşısında bir sahtekar iblisten korkan bir kral gelmişti .
İblis, taş zeminde hareketsiz yatan Vanora’nın yanına doğru yavaşça çömeldi. Kızın kömür karası saçlarını parmaklarıyla nazikçe geriye itti. Elini kızın dudaklarına yaklaştırdı; ılık, zayıf bir nefes parmaklarına çarptı. Bu onu hem memnun etti hemde endişelendirdi . İblis ve endişelenmek ...hemde günler sonra sonsuza kadar onunla yaşamaya mecbur olucak bu ölümlü kurban kıza endişelenmek bu duygu bu his iblise yakışmıyordu ama çoktan kasırgaya kapılmıştı bile . Sonra kafasını çevirip çalışma masasında oturan krala baktı ;
Tamda istediği gibi gidiyordu herşey herkesi herzamanki gibi kıvrak zekası ile kandırıyor ,köşeye sıkıştırıyor , karanlığa çekiyor ve o karanlıkta onları boğuyordu ama iblisin bilmediği bir şey vardı vanora hep karanlıkta kalmış o ışığı kullanamamış ve bu yüzden karanlığı kendi ışığına çevirmiş bir kızdı .
İblis kızı yavaşça kucağına aldı
"Hey nerey- " kralın cümlesi bitmeden iblis , kucağında baygın şekilde yatan vanora ile beraber bir toz bulutuna dönüşüp yok oldu .
Kral arkalarından bakakaldı... Tıpkı yıllardır Vanora'ya baktığı o acımasız, soğuk bakışlarla baka kaldı ve sonra hiçbir şey olmamış gibi işine kaldığı yerden devam etti.
Anlaşma yapmıştı karşılığında kızını şeytana satmıştı ama ona tuhaf gelen şeyler vardı mesela iblis neden onunla anlaşma yapmayı bu kadar çok istemişti ? evet evet yanlış değil anlaşma yapmak için iblis buraya gelmişti ve anlaşma karşılığında kralın ele geçireceği krallıkların bir kısmını ama özellikle vanorayı istemişti .
Bu istek karşısında kralın kafası karışmıştı bu isteği uzun uzun düşünmüştü ama anlam verememişti . Zaten pekte anlam vermesine gerek yoktu vanora onun öz evladı değildi hemen anlaşmayı kabul etmişti hem işe yaramaz varis yok olup giderdi ve ateş krallığı sonsuz güce sahip olurdu .
Göz kapaklarım sanki üzerlerine tonlarca taş yığılmış gibi ağırdı. Zihnimde ki o boğulma hissi ve babamın acımasız bakışları bir kâbusun kalıntıları gibi bilincimin kenarlarında geziniyordu.
Yavaşca gözlerimi açtığımda karşılaştığım şey ne odamın tavanı ne o devasa avize nede sarayın kasvetli taş duvarlarıydı .
Geniş, yüksek tavanlı ve duvarları simsiyah mermerlerle kaplı devasa bir odadaydım. Pencerelerden içeriye ne güneş ışığı giriyordu ne de ayın soğuk gümüşü... Dışarıda, mor ve siyah bulutların kasırga gibi döndüğü tekinsiz bir gökyüzü uzanıyordu. Yattığım yer ise simsiyah kadifelerle kaplanmış yüksek bir yataktı.
"Sonunda uyandın, küçük prenses."
Sesi duyunca hızla yataktan doğrulmaya çalıştım ama başımdaki zonklama beni durdurdu. Sesin geldiği yöne, odanın köşesindeki geniş, oymalı berjere döndüm.
O şeytan bozuntusu ordaydı bacak bacak üstüne atmış elindeki koyu renkli kadehi yavaşça yudumlarken beni izliyordu . Alev mavisi gözleri bu karanlık ve kasvetli oda da birer meşale gibi parlıyordu .
