66. bölüm · Aşk mısın?
Sevgi Cesareti
Sevgi Cesareti
İnsana en çok cesaret veren şeylerden biri sevgi. Elbette cesaretin tek kaynağı sevgi değil. Hırs insana cesaret verebilir, tutku verebilir, öfke verebilir, kendini kanıtlama isteği verebilir. İnsanların hangi duygudan daha fazla güç aldığı da birbirinden farklıdır. Kimi başarılı olmak için korkularının üzerine gider, kimi tutkusu uğruna risk alır, kimi hırsıyla gözünü kör eder. Ben kendime baktığımda, beni en çok cesaretlendiren şeyin sevgi olduğunu düşünüyorum. İnsan sevdiğinde yalnızca kendisi için hareket etmiyor. Sevdiği insanın yanında durma, onu koruma, gerektiğinde onun için bir şey söyleme ya da onun uğruna kendi korkularının karşısına çıkma isteği ortaya çıkıyor. Normalde yapmaya çekineceğin bir şeyi, sevdiğin insan söz konusu olduğunda bir anda yapabiliyorsun. Belki de sevginin insana verdiği cesaretin en güçlü tarafı burada: Kendin için gösteremediğin cesareti, sevdiğin biri için gösterebiliyorsun. Bunun içinde koruma içgüdüsü de var. Sevdiğin insanın zarar görmesini istemiyorsun. Haksızlığa uğradığında sessiz kalmak istemiyorsun. Bazen onun yanında durmak, bazen onun sustuğuna savunmak, bazen de yalnızca "Ben buradayım." diyebilmek istiyorsun. Sevgi yalnızca bir şey hissetmek değil. Onun iyiliğini istemektir de... Burada da bir vurgulama yapmak gerekiyor. Sevdiğini korumak, onun yerine yaşamak ya da onun bütün kararlarını kontrol etmek değildir. Onun kendi gücüne saygı duyarken gerektiğinde ve müsaade ettiği seviyede yanında durabilmektir. Sevgi adına yapılan her müdahale sevgi değildir. Bazen gerçekten korursun, bazen ise kendi korkunu koruma adı altında karşındaki insana yüklersin. Aradaki farkı anlayabilmek kişinin olgunluğu ve kendisini gerçekten tanımasıyla ilgili.
Sevginin insana verdiği cesareti çok kıymetli buluyorum. Hırs sana "Kazan." diyebilir, tutku "Git, al." diyebilir, öfke "Karşı koy." diyebilir. Sevgi ise bazen çok daha sade bir şey söyler: "Onun yanında dur."
İnsan bazen hayatında, yalnızca kendisi için değil, sevdiği biri için korkusunun üzerine gittiğinde kendi içinde hiç bilmediği bir cesaret olduğunu fark ediyor. Kendinden kendini doğuruyor.
