36. bölüm · Aşk mısın?

İlk Günlerin Büyüsüne Aldanmak

BERİL ŞAHİN

Bölümler
1 Ithaf 2 Önsöz 3 Aşk Mısın? 4 Güven 5 Kendime Sarıldım 6 Seçilmiş Aile 7 Ayrılıkta Ego 8 Sevilmek Egosu 9 Sevmeyi Sevmek 10 Tek misiniz? 11 Duygulara Üzülmek 12 Kıskançlık ve Kontrol Sevgiden Doğmaz 13 Gerçekten Sevmek 14 İyiyim ve Ağlayabilirim 15 ••• 16 Sevilmek 17 Sadakat 18 İnsanı Krizde İlan Edenler 19 İnsan Kendinin Aynasıdır 20 Başka Zihinlerdeki Versiyonumdan Sorumlu Değilim 21 Birbirimizin Yükü Değil, Huzuru Olmak 22 Aşkın Kendisinden Değil, Acısından Korkmak 23 İlişki İstemek mi, Yalnızlıktan Kaçmak mı? 24 Toksik Şifacı 25 İlişki Yöneticileri 26 Koşullu Sevgi 27 Aşk, Yanında Kalabilme Cesaretidir 28 Aşırı Uyum: Görünmez Bir İntihar Biçimi 29 Aşık Sinir Sistemi 30 Sakinlik ve Doğru Seçimler 31 Netlik Sevgi Dilidir 32 Partnerinin Gözünden Kendine Bakabilmek 33 Ego ve Ruhun Bakışı 34 Aynı Olmak Zorunda Değiliz 35 Her Gün Seçmek 36 İlk Günlerin Büyüsüne Aldanmak 37 Huzur 38 Hayır" Denildiğinde Sevebiliyor musun? 39 Uyum Değil Anlayışa Bak 40 Aşk Bir Duygu Değil, Bir Karardır. 41 Kimsenin Bilmediği O Sessiz Veda 42 Beklentiler Sessiz Sözleşmelerdir 43 ••• 44 Koşullu Sevgi, Sevgi Değildir 45 Değişmek 46 Kendine İhanet Ederek Kimseyi Sevemezsin 47 Kontrol, egonun güven arayışıdır 48 Sahip Olmak Değil; Şahit Olmak 49 Karşındakinin Sevgi Dili 50 Ego, Aşk Kılığına Girebilir mi? 51 ••• 52 İnsan, söyleyemediği duygularla ne yapar? 53 Hayran Olduğumuz Şey, Kim Olduğumuzu Söyler 54 İhtiyaç 55 Ego Özler mi? 56 Çelişki 57 İnsana Ev Demek 58 Varsayımlar 59 Sabır Biter 60 Aynı Kutup 61 Kelimeler İz Bırakır 62 Denge 63 Hayatın Anlamı 64 Sevdiği Var 65 Sevgi Cesareti 66

İlk Günlerin Büyüsüne Aldanmak

Son zamanlarda sosyal medyada sıkça karşıma çıkan bir tavsiye var:
"Bir insan ilişkinin başında senin için ne yapıyorsa, yapabileceğinin en fazlasını yapıyordur." Açıkçası bu düşünceye KATILMIYORUM! Hatta bana göre sağlıklı ilişkilerin işleyişi çoğu zaman bunun tam tersidir. İlişkinin başında insanlar birbirini henüz tanımıyordur. Karşısındaki kişinin korkularını, değerlerini, karakterini, yaralarını, hayatla nasıl mücadele ettiğini bilmez. Böyle bir noktada verilen büyük emek ve büyük fedakârlık bana her zaman biraz soru işareti gibi gelir. Bir insan daha seni tanımıyorken sana neden maksimum çaba göstersin? Neye âşık olmuştur? Neyi sevmiştir? Neyi takdir etmiştir? Henüz seni bilmiyor. Bu yüzden ilişkilerin başında görülen aşırı ilgi ve aşırı yatırım her zaman büyük sevginin göstergesi değildir. Bazen bunun altında elde etme arzusu vardır. Bazen heyecan vardır. Bazen de günümüzün popüler kavramlarından biri olan "love bombing" vardır. Karşı tarafı yoğun ilgiye, yoğun iltifatlara ve büyük vaatlere boğmak ilk bakışta romantik görünebilir. Sevgi ile yoğunluk aynı şey değildir. Hatta çoğu zaman bu ikisi karıştırılır. Bana göre sevgi bir anda en yüksek noktaya ulaşan bir duygu değildir. Zamanla köklenen bir bağdır. İnsan birinin dış görünüşünden etkilenebilir. Onu çekici bulabilir. Ondan hoşlanabilir fakat bir insanın ruhunu sevmek başka bir şeydir. Ruhu sevmek için onu tanımak gerekir. Nasıl düşündüğünü görmek gerekir. Hayata nasıl baktığını anlamak gerekir. Zor zamanlarda nasıl davrandığını bilmek gerekir. Bunların hiçbiri birkaç haftada öğrenilemez. Sağlıklı ilişkilerde emek zamanla büyür. İnsan karşısındaki kişiyi tanıdıkça daha fazla değer vermeye başlar. Daha fazla düşünmeye, özen göstermeye başlar. Artık sevdiği şey yalnızca bir görüntü değil, tanıdığı bir insandır. Hatta bu yüzden şunu söylemekten çekinmiyorum: Bir insan sizi daha tanımadan, ilişkinin en başında size maksimum çabayı gösteriyorsa, bunu büyük ihtimalle sizin ruhunuz için yapmıyordur. Neticede ruhunuzu henüz tanımıyordur. Muhtemelen dış görünüşünüzden, sizde gördüğü bir statüden, kafasında kurduğu bir hayalden ya da sizi elde etme isteğinden etkileniyordur. Bana göre kalıcı ilişkiler burada değil, bundan sonra başlar. Gerçek sevgi tanımaktan doğar. Tanımak zaman ister. Zaman ise sevginin en dürüst sınavıdır ve belki de mesele bir insanın ilk günlerde sizin için ne yaptığı değildir. Asıl mesele, sizi gerçekten tanıdıktan sonra ne yapmaya devam ettiğidir.