34. bölüm · Aşk mısın?

Aynı Olmak Zorunda Değiliz

BERİL ŞAHİN

Bölümler
1 Ithaf 2 Önsöz 3 Aşk Mısın? 4 Güven 5 Kendime Sarıldım 6 Seçilmiş Aile 7 Ayrılıkta Ego 8 Sevilmek Egosu 9 Sevmeyi Sevmek 10 Tek misiniz? 11 Duygulara Üzülmek 12 Kıskançlık ve Kontrol Sevgiden Doğmaz 13 Gerçekten Sevmek 14 İyiyim ve Ağlayabilirim 15 ••• 16 Sevilmek 17 Sadakat 18 İnsanı Krizde İlan Edenler 19 İnsan Kendinin Aynasıdır 20 Başka Zihinlerdeki Versiyonumdan Sorumlu Değilim 21 Birbirimizin Yükü Değil, Huzuru Olmak 22 Aşkın Kendisinden Değil, Acısından Korkmak 23 İlişki İstemek mi, Yalnızlıktan Kaçmak mı? 24 Toksik Şifacı 25 İlişki Yöneticileri 26 Koşullu Sevgi 27 Aşk, Yanında Kalabilme Cesaretidir 28 Aşırı Uyum: Görünmez Bir İntihar Biçimi 29 Aşık Sinir Sistemi 30 Sakinlik ve Doğru Seçimler 31 Netlik Sevgi Dilidir 32 Partnerinin Gözünden Kendine Bakabilmek 33 Ego ve Ruhun Bakışı 34 Aynı Olmak Zorunda Değiliz 35 Her Gün Seçmek 36 İlk Günlerin Büyüsüne Aldanmak 37 Huzur 38 Hayır" Denildiğinde Sevebiliyor musun? 39 Uyum Değil Anlayışa Bak 40 Aşk Bir Duygu Değil, Bir Karardır. 41 Kimsenin Bilmediği O Sessiz Veda 42 Beklentiler Sessiz Sözleşmelerdir 43 ••• 44 Dürtüsel Kararlar 45 Koşullu Sevgi, Sevgi Değildir 46 Değişmek 47 Kendine İhanet Ederek Kimseyi Sevemezsin 48 Kontrol, egonun güven arayışıdır 49 Sahip Olmak Değil; Şahit Olmak 50 Karşındakinin Sevgi Dili 51 Ego, Aşk Kılığına Girebilir mi? 52 ••• 53 İnsan, söyleyemediği duygularla ne yapar? 54 Hayran Olduğumuz Şey, Kim Olduğumuzu Söyler 55 İhtiyaç 56 Ego Özler mi? 57 Çelişki 58 İnsana Ev Demek 59 Varsayımlar 60 Sabır Biter 61 Aynı Kutup 62 Kelimeler İz Bırakır 63 Denge 64 Hayatın Anlamı 65 Sevdiği Var 66 Sevgi Cesareti

Aynı Olmak Zorunda Değiliz

İlişkilerde en büyük yanılgılardan biri, uyumu aynı düşünmek sanmaktır. Oysa iki insanın her konuda aynı fikirde olması mümkün değildir. Hatta mümkün olsaydı bile bunun ne kadar sağlıklı olduğu tartışılırdı.

İnsan sevdiği kişinin kendisine benzemesini isteyebilir. Benzer değerler, benzer hedefler ve benzer yaşam anlayışları ilişkiyi kolaylaştırabilir. Fakat kolaylaştıran şey benzerliktir; zorunluluk değildir. Çünkü aşk bir klonunu bulmak değildir.

Bazı insanlar ilişkiye başladıkları andan itibaren karşı tarafı değiştirmeye çalışır. Daha farklı düşünsün, daha farklı davransın, olaylara benim baktığım yerden baksın, dış görünüşü ve sosyalliği idealine göre olsun isterler. Farklılıkları tanımaya çalışmak yerine onları düzeltmeye çalışırlar. Oysa bir insanı değiştirmeye çalışmak çoğu zaman onu anlamaya çalışmaktan vazgeçmektir. Belki de ilişkilerde kurulabilecek en değerli köprülerden biri şudur: Karşı tarafın seninle aynı fikirde olmama hakkını kabul etmek. Saygı tam burada başlar.

Bir insanın farklı düşünmesi sana karşı olduğu anlamına gelmez. Bir konuda seninle aynı sonuca ulaşmaması seni değersiz gördüğü anlamına gelmez. Sadece hayata başka bir yerden baktığını gösterir.

Üstelik bazen en ilginç ilişkiler birbirine çok benzeyen insanlar arasında değil, birbirine yeni pencereler açabilen insanlar arasında kurulur. Çünkü insan kendi gördüğünü zaten bilir. Gelişmesini sağlayan şey, daha önce hiç bakmadığı bir yerden bakabilmektir.

Bu yüzden farklılıklardan korkmam. Aynı şeyi düşünmeyen iki insanın birbirini anlamaya çalışmasını değerli bulurum. Bana göre asıl çekici olan da budur. Çünkü iki insanın zaten aynı olması değil, farklı olmalarına ve buna rağmen anlayışla, saygıyla, hayranlıkla birbirlerine ulaşabilmeleri etkileyicidir.

Belki de aşkın en olgun hali budur: Karşındaki insanı kendine benzetmeye çalışmadan sevebilmek. Onun düşüncelerini, bakış açısını ve bireyselliğini yok etmeden yanında kalabilmek.

Çünkü sevgi çoğu zaman aynı olmakla değil, farklı kalabilmeyi başarırken birbirini kaybetmemekle yanında kalmayı seçmekle ilgilidir.