41. bölüm · Aşk mısın?

Kimsenin Bilmediği O Sessiz Veda

BERİL ŞAHİN

Bölümler
1 Ithaf 2 Önsöz 3 Aşk Mısın? 4 Güven 5 Kendime Sarıldım 6 Seçilmiş Aile 7 Ayrılıkta Ego 8 Sevilmek Egosu 9 Sevmeyi Sevmek 10 Tek misiniz? 11 Duygulara Üzülmek 12 Kıskançlık ve Kontrol Sevgiden Doğmaz 13 Gerçekten Sevmek 14 İyiyim ve Ağlayabilirim 15 ••• 16 Sevilmek 17 Sadakat 18 İnsanı Krizde İlan Edenler 19 İnsan Kendinin Aynasıdır 20 Başka Zihinlerdeki Versiyonumdan Sorumlu Değilim 21 Birbirimizin Yükü Değil, Huzuru Olmak 22 Aşkın Kendisinden Değil, Acısından Korkmak 23 İlişki İstemek mi, Yalnızlıktan Kaçmak mı? 24 Toksik Şifacı 25 İlişki Yöneticileri 26 Koşullu Sevgi 27 Aşk, Yanında Kalabilme Cesaretidir 28 Aşırı Uyum: Görünmez Bir İntihar Biçimi 29 Aşık Sinir Sistemi 30 Sakinlik ve Doğru Seçimler 31 Netlik Sevgi Dilidir 32 Partnerinin Gözünden Kendine Bakabilmek 33 Ego ve Ruhun Bakışı 34 Aynı Olmak Zorunda Değiliz 35 Her Gün Seçmek 36 İlk Günlerin Büyüsüne Aldanmak 37 Huzur 38 Hayır" Denildiğinde Sevebiliyor musun? 39 Uyum Değil Anlayışa Bak 40 Aşk Bir Duygu Değil, Bir Karardır. 41 Kimsenin Bilmediği O Sessiz Veda 42 Beklentiler Sessiz Sözleşmelerdir 43 ••• 44 Dürtüsel Kararlar 45 Koşullu Sevgi, Sevgi Değildir 46 Değişmek 47 Kendine İhanet Ederek Kimseyi Sevemezsin 48 Kontrol, egonun güven arayışıdır 49 Sahip Olmak Değil; Şahit Olmak 50 Karşındakinin Sevgi Dili 51 Ego, Aşk Kılığına Girebilir mi? 52 ••• 53 İnsan, söyleyemediği duygularla ne yapar? 54 Hayran Olduğumuz Şey, Kim Olduğumuzu Söyler 55 İhtiyaç 56 Ego Özler mi? 57 Çelişki 58 İnsana Ev Demek 59 Varsayımlar 60 Sabır Biter 61 Aynı Kutup 62 Kelimeler İz Bırakır 63 Denge 64 Hayatın Anlamı 65 Sevdiği Var 66 Sevgi Cesareti

Kimsenin Bilmediği O Sessiz Veda

Bazen hayat sana çok acımasız bir görev verir. Birini unutman gerektiğini anlarsın. Artık onunla olma ihtimalinin kalmadığını bilirsin. Mantığın zamanın dolduğunu farkındadır. Belki uzun zamandır konuşmuyorsunuzdur. Belki yollarınız çoktan ayrılmıştır. Belki de hiçbir zaman gerçekten aynı yolda olmadınız.

Her şey sana aynı şeyi söyler:

"Artık bırak."

İşte en zor kısım da burada başlar. Vedalaşman gereken kişi karşında değildir. Asıl veda, kendi içinde yaşanır. Kimseye "hoşça kal" demezsin. Kimse seni son kez uğurlamaz. Ortada kapanan bir kapı bile yoktur. Sadece bir gün kendi kendine, onu artık düşünmemen gerektiğini söylersin. Fark edersin ki insan bazen başkasını değil, kendi duygularını bırakmak zorundadır. Birini unutmaya çalışmak, hafızanı silmeye çalışmak değildir. Onu gördüğünde hiçbir şey hissetmemeyi istemek de değildir. Asıl mücadele, zihninin sürekli aynı yere gitmesini durdurmaya çalışmaktır. Bir insanı sevmeyi bırakmak, bir düğmeye basmak kadar kolay değildir. Sevgi; anılarla, alışkanlıklarla, ihtimallerle ve hayallerle birlikte yaşar. Bu yüzden vazgeçtiğin şey yalnızca bir insan değildir. Onunla yaşayabileceğini düşündüğün ihtimallerdir. Bir gün kurmayı hayal ettiğin cümlelerdir. Belki hiç gerçekleşmeyecek olsa bile içini ısıtan "ya olsaydı" düşüncesidir. En önemlisi de egosal açıdan kendini onun yanında hissettiğin hal, onun yanında canlanan bazı duygulardır. Belki de bu yüzden bu kadar acır. Çünkü o kişiyle vedalaşmuyorsun. Kendi içindeki ona ait yeri kapatmaya çalışıyorsundur. Kimsenin görmediği savaş tam da budur. Dışarıdan hayat normal görünür. Gülersin, çalışırsın, arkadaşlarınla konuşursun ama zihninin bir köşesinde her gün aynı cümleyi tekrar edersin:

"Artık onu düşünmemeliyim."

Ruhu en çok yoran karşı tarafın gitmesi değil... Kendi içinde gitmesine izin vermek. Belki de en büyük vedalar, hiç yaşanmayan vedalardır. Karşı tarafın varlığından bile haberdar olmadığı, sadece senin içinde gerçekleşen sessiz vedalar... Bazı vedaların şahidi olmaz. Sadece taşıyanı olur.