61. bölüm · Aşk mısın?
Aynı Kutup
Aynı Kutup
İnternette sürekli "zıt kutuplar birbirini çeker" ya da "eksiklerini tamamlayan kişiyi seçersin" gibi klişeler dolaşıyor. Benim bambaşka bir teorim var;
İnsan bazen kendisine yük olan şeyleri anlayabilecek ve o yükü paylaşabilecek birine çekilir.
İnsan, hayatı boyunca bazı sorumlulukları tek başına taşımaya alışabiliyor. Sürekli çözüm üreten, koruyan, toparlayan, fedakârlık yapan taraf olduğunda bu zamanla karakterinin bir parçası oluyor. Güçlü görünmeye alışıyor. Hatta çoğu zaman yardım istemeyi bile aklına getirmiyor. Çünkü hep veren taraf olunca, bir gün alan taraf olabileceğini unutuyor. Sonra biri çıkıyor karşısına. O da sorumluluk almaktan kaçmıyor. O da sevdiği insanı korumayı önemsiyor. O da gerektiğinde yükün altına elini koyabiliyor. İşte insanı etkileyen yalnızca onun iyi biri olması değil; yıllardır tek başına taşıdığı yükü ilk kez paylaşabileceğini hissetmesi oluyor. Bazen bizi bazı insanlara çeken şey, eksiklerimizi tamamlamaları değildir. Zaten sahip olduğumuz değerleri bizim kadar önemsemeleridir. Anlaşılmak, yalnızca aynı duyguları hissetmek değildir; bazen aynı sorumluluk anlayışına sahip olmaktır. Hayatı boyunca başkalarının yükünü taşımış biri için, "Bu kez ben de yaslanabilirim." hissi çok yabancıdır. Belki de bu yüzden çok kıymetlidir. Çünkü insan, sürekli güçlü olmak zorunda hissetmediği yerde gerçekten dinlenebilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta da var. Bu, yükünü tamamen başkasına bırakmak değildir. Sağlıklı bir ilişkide iki insan birbirinin hayatını sırtlanmaz; gerektiğinde birbirinin yükünü hafifletir. Aradaki fark budur. Çünkü sevgi, birinin diğerine bağımlı olması değil; iki güçlü insanın gerektiğinde birbirine omuz verebilmesidir.
"Beni etkileyen şey, yüklerimi senin taşıman değildi. Gerekirse benimle birlikte taşıyabilecek biri olduğunu hissetmemdi."
