Sınav

Vaveyla Yazarı: Ömer Asaf Kılıç

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 26Şu an: Sınav

"Evet, hoşgeldiniz bu yolda çok şey katettiniz, hepiniz. şimdi ise son sınavınız başlıyor" dedi Borgrin Blackrose. Yaklaşık 1 yıl olmuştu, 3 kardeş ve 1 kuzen beraber geçirdikleri bu yılda aylarca eğitilimiş ve yeni şeyler öğrenmişlerdi. Asarok bu zaman diliminde gene birsürü kitap okumuştu. Kuzeyden Uzakta'da zaten az olan kitapların hepsini bitirmişti. Okumak artık onun favori aktivitesiydi. Asarok 13 yaşını geçmiş 14'üne geliyordu. Boyu birazcık uzamıştı. Yapılan eğitimler sayesinde vücüdu eskisinden daha atletik ve güçlü hale gelmişti. Kardeşi Saul'da aynen öyleydi. Saul nerdeyse Karlin'in gücüne yetişmişti. Bir yandan konuştuğu kızla baya bi sevgili olmuş ve onla takılır olmuştu. Asarokla Saul birbiriyle artık şakalaşmıyor ve birbirlerine sürekli destek çıkıyorlardı. Ablası Hild ise büyü gücünü arttırmış ve gücünü yönlendirmede daha iyi olmuştu. Asarok aşırı derin olmayan yara aldığında ablası onu 10 saniyeden az bir sürede eski haline getirebiliyordu. Karlin ise herzamanki gibiydi, silahlardaki ustalığı azalmamıştı. Amcasının genlerine sahip olan çocuğun cüssesi ve boyu birazcık daha artmıştı. Şimdi ise bulundukları ortam ormanda eskiden Asarok'un sahte ayı tarafından kovalanmadan önce oturup kitap okuduğu açık alandaydılar. Bugün Blackrose kalesine geri dönecekleri söylenmişti bunun için Borgrin Blackrose ve Kahya Burnett Blackrose beraber onları son bir sınava sokuyordu. Kuzenlerin hepsi günlük giydiği siyah kıyafetler giymiş ve onun üstünede basit siyah deriden yapılmış hafif zırhlar giydirilmişti. Karlin biraz olsada amcası Borgrin'e özendiği için omuzlarına bir kurt postu geçirmişti. Zaten cüsseli olan Karlin'in üstüne bu post gelince iyice güçlü ve asil durmuştu. Kahya ise her zamanki gibi aynıydı üstüne kendisine çok büyük gelen siyah bir cübbe giymişti. Amcaları Borgrin ise biraz daha ağır derilerden yapılma bir zırh giymiş üstünede devasa kahverengi bir ayı postu geçirmişti. Sınav 2 aşamadan oluşuyordu, ilk aşamada Kahya tarafından karışık sözlü sorular sormuştu. Bazıları biraz öznel sorulardı "böyle bir durumda kalsan napardın" gibi. 4 kuzen soruları çoğunu zorluk çıkarmadan cevaplamıştı. İkinci aşama ise Borgrin Blackrose ile teke tek bir düello. Saul ile Asarok bunun çok anlamsız ve saçma olduğunu ifade etmeye çalışsada amcaları umursamadı. Karlin ise heyecanlanmış ve gaza gelmişti. Borgrin Blackrose'un anlattığına göre savaş türleri üçe ayrılırdı. İlki meydan savaşıydı, büyük orduların biribiriyle çarpıştığı, kimsenin doğru düzgün önünü göremediği, katliamın bol olduğu savaşlar. İkincisi grup savaşıydı. Küçük, en fazla 10 kişilik grupların takımlaşarak ve birbirlerine destek çıkarak savaştığı savaş türüydü. Sonuncusu ve Borgrin için en önemlisi Düelloydu. Amcalarına göre gerçek adam teke tekte kazanmalıydı. Bundan dolayı teke tek dövüş için kâhyaya özellikle ısrar etmişti. Asarok'a göre düello mantıksızdı. Onun için asıl en önemli olan meydan savaşı, taktik ve zekayla küçücük ayrıntıların bile büyük şeyler kazandırttığı savaştı. Asarok okuduğu bir iki kitapta meydan savaşlarının neler kazandırdığını veya neler kaybettirdiğini görmüş ve iyice öğrenmişti. Hayali her zaman bir ordu kurmak olan Asarok'un ordusuyla ilk işi bir muharebe kazanmak olacaktı. Düello yapma sırası İlk Karlinle sonra sırasıyla Saul ve Asarokla savaşıcaktı. Hild savaşlarda arka safta ve büyücü olacağı için onla savaşmadı. Amcaları savaşmak için kullanmayı en sevdiği baltasını getirmişti. Çift başlı baltanın başların arasındaki sap kısmının önünde ve arkasında büyük, metalden yapılmış siyah bir gül vardı. Kuzenler ise nerdeyse her talimde kullandıkları sıradan kılıçtan almıştı. En son buna inkar etmeye çalıştıklarında amcaları ona kendi baltasını vermişti. Baltanın ağırlığından dolayı doğru düzgün tutamamışlardı bile. İlk turda Karlin amcası ile resmen dans etmiş, Karlin'in kılıcı ve amcalarının baltası etrafta yüzlerce kıvılcım çıkarmıştı. Bir yerde Karlin, Hep Asarokla talim yaptığı için sadece Asarok'un bildiği özelliğini,tanrılar tarafından hele Poseidon tarafından verilen özelliğini büyü gücünü buza çevirmeyi kullanarak Amcasının ayaklarının altındaki toprağı dondurdu. Amcası anlık şaşkınlığa kapılmasını kullanan Karlin amcasının omzuna doğru kılıcını savurdu. "Bu hamle işe yarayacaktır. Karlin bunca zamandır yaptığımız talimlerle buz yönetme gücünde çok ustalaştı" diye düşündü Asarok. Saul'un sevgilisiyle olduğu zamanlarda Karlin ve Asarok durmak bilmeden çalışmıştı. Asarok saldırının ne kadar kusursuz olduğunu düşünmesine rağmen Borgrin kahkaha atmış ve Karlin'in karnına bir tekme savurmuştu. Amcası bir anda hızlanmış, sanki asıl gücünü şimdi devreye sokmuştu. Yerlere savrulan, amcasının aslında tüm gücünü kullanmadığını ve onu güçsüz gördüğünü düşünen Karlin öfkelendi ve etrafta bir sürü buz saçakları oluşturup Amcasına fırlattı. Amcası devasa baltasıyla beraber kendi etrafında döndü ve tüm saçakları yok etti. Karlin, bunu yapıcağını zaten bilerek amcasının arkasına geçip kılıcını buzla kaplayarak keskinleştirdi ve tüm gücüyle amcasının sırtına indirdi. "Bu darbe devasa bir kayayı bile yok eder" diye düşündü Asarok. "İyiki bana karşı hiç kullanmadı." Bu darbeyi gören Borgrin baltasını iki elle uçlarından kavrayıp sapının ortasıyla kılıcı durdurdu. "İnanılmaz" diyerek hayret etti Asarok. Borgrin, baltasıyla Karlin'in ve diğerlerinin anlamadığı bir hamleyle Karlin'in kılıcını havaya fırlatmıştı. Kılıç yere doğru saplandığında Karlin'in boynundada balta vardı. Karlin'in gözlerinde şaşkınlık ve amcasına hayranlık vardı. "Cidden... bu adamla ben nasıl savaşacağım?" Diye sordu Asarok kendi kendine. Sonra yanda durup sakalını sıvazlayarak bir şeyi doğrulayan Kahyaya baktı. "Bu moronla savaşsam herşey çok rahat olurdu" diye düşündü. Ama şöyle birşey vardıki Kahya Burnett buraya geldiğinden beri sanki gençleşmişti. Kalede her zaman kambur duran adam şuan dimdikti. Daha akıcı ve enerjik hareket ediyordu. Buruşukluktan açılmayan gözleri artık ne renk oldukları gözüküyordu. Siyah.Eskiden Asarokla aynı boyda gözüken adam şimdi Asarok'tan 5-6 santim daha uzundu. Asarok bir ara kendi boyunu ölçmüş ve 170 santime yakın boyu olduğunu bulmuştu. "Buna göre Kahyanın boyu 175 santime yakın birşey, Saul 180'e yakın ve Karlin... Çok uzun muhtemelen 190 santimden fazla" diye varsayımlarda bulundu. Borgrin Blackrose ise 2 metreyi geçiyordu. "Sıradaki" demişti amcaları. Saul'da Kılıcını alıp saldırdı. Saul Karlin gibi dengeli savaşmaktan çok daha agresif saldırılar yapıyordu. Lakin saldırılarını agresif yapmasının bir nedeni vardı. Tanrılar tarafından aldığı özellik sayesinde Saul Savaşta ne kadar çok enerji harcarsa o kadar çok hız kazanıyordu. Gitgide hızlanıyor ama enerjisi hep eşit gidiyordu. Garip bir orantı sistemi vardı. Asarok abisinin düello teklifini hatırladı. "Anlık öfkeden dolayı öyle demişti. Lakin eğer Saul'a karşı kazanmak istiyosam ya en başta bitiricek kadar ani saldırımın olması lazım ya da en sona kadar dayanıcak kadar dayanıklı olmam lazım" diye düşündü.bende ikiside yok gerçi. Birkaç dakika boyunca Borgrin, defans yapıp ciddi ciddi Saul'un güçlenmesini bekledi. Saul biryerden sonra iyi bir hızlanma almıştı. Saul bir anlık durup nefes almaya başladı. "Enerjisi bitti" diye düşündü Asarok. "Ama bu kadar hızlı bitmemesi lazımdı" dedi Karlin sanki Asarok'un düşüncelerini okumuştu. "Yeteri kadar eğlendiysen başlıyorum Saul" dedi Borgrin ve Saul'a doğru aşırı hızlı bir şekilde atıldı. O anda ne olduğunu Asarok tam göremedi ama tek görebildiği Saul'un gülümsemesiydi. Bir anda ortadan kayboldu, etrafına bakınan Borgrin bir anda kafasına bir tekme yedi. Kahyada dahil olmak üzere herkes şaşırmıştı. İlk defa birisi Borgrin Blackrose'a bu kadar iyi darbe indirebilmişti. Yerde kısa bir yuvarlanmanın ardından amcaları ayağa kalktı. Yüzü ifadesizdi ama gözlerinden ateş atıyordu. Gri gözleri sanki kıpkırmızı olmuştu. Amcası bu bakışı ona en son Darkrose'ları sorduğunda yapmıştı. Amcasının öfkeli gözlerini gören Saul, tereddüte kapılmıştı. Anlık teredütten faydalanan Borgrin, baltasını diklemesine Saul'a savurdu. Saul ondan zarzor kaçmışken amcası hiç beklemeden bir tekme savurdu. Saul Tekmenin hasarını kollarıyla hafifletmeye çalışsada nafileydi. Amcası çok güçlüydü. Havada savrulan Saul sırtıyla bir ağaca çarpıp kendi kendine durdu. Kalkıcak hali kalmadığı için olduğu yerde kalakalmıştı. Ne kadar Saul'u fena dövmüş olsada amcalarının siniri gitmiş gibi görünmüyordu. "Sıradaki!" Diye böğürdü. Böğürürken ağzından birkaç salya damlası fışkırmıştı. Amcasının ağzından salya çıkması için çok öfkelenmiş olması lazımdı. "Teşekkürler Saul" dedi kendi kendine Asarok. Kılıcını sımsıkı tutup amcasının karşısına geçti. İçinde hafif bir korku vardı. Ne yapacağını daha düşünemeden Amcası hiç beklemeden Asarok'un yanına sıçrayıp baltasını savurdu. Öfkesini biraz dizginlemiş olacakki Asarok baltayı kılıcıyla savuşturabildi. Asarok darbeyi savuşturmuş olsada direnci kırılmış bir sonraki darbeyi kaldırıcak gücü kalmamıştı. Amcası etrafında dönerek ters taraftan baltasını savurdu. Asarok amcasının devasa cüssesi ve devasa baltasının üstüne geldiğini görünce korkuya kapılmış ve aklına sahte ayı saldırısı gelmişti. Asarok, korktuğundan dolayı yerinden kıpırdayamıyordu. Kendisine öfkelenen "Lanet olası vücud hareket et" dedi kendi içinden. Vücudu onu dinlememişti. Öfkenin yerini gene korku aldı"B-ben çok güçsüzüm ve eğer amcam baltasını durdurmazsa..."
Ormanda,çalılıkların içinde küçük, siyah birşey filizlendi.
"Tısssss!"
"Evet dostlar dediğim gibi eğer karşınıdakine savuşturucak kadar dirençli değilseniz size bir teknik söyleyeyim: aslında hepinizin adına aşina olduğu ama çoğu zaman %100 doğru bir şekilde dikkatli yapmadığınız, ustalaştığınız aşırı etkili olan o hareketin adı 'Kaçınmak'"
Borgrin Blackrose'un baltası havayı kesip dönmenin getirdiği ivme yüzünden yere saplanmıştı. Asarok ise bir ruh gibi amcasının boşta kalan tarafına geçmişti. Sadece birkaç saniyede Asarok baltanın geldiği yöne doğru atılmış, bir şekilde balta Asarok'un gözünün önünden geçmiş lakin kılına bile değmemiş ve toprağa girmişti. Asarok bu hareketi bilerek yapmamıştı lakin aklına okuyup bitirdiği "Kılıçlar Ve Dans" kitabı gelmiş ve vücüdu kitapta yazan haraketi harfiyen uygulamıştı. Borgrin Asarok'un yaptığı harekete aşırı şaşırmıştı. Diğerleride yaptığı hareketi ağzı açık bir şekilde izlemişti. "Asarok bu hareketi nasıl buldu?" Diye sordu kendi kendine Karlin. "Madem böyle ustaca bir hareketi vardı neden talimlerde yapmadı?" Borgrin ne kadar boşta kalmış olsada Asarok'un kılıç savurcak hali kalmamıştı. Genede baştan savma bir şekilde kılıcını savurdu. Amcası baltayı yerden almakla uğraşmayıp bıraktı. Çevik bir hareketle Asarok'un bileğini tutup burktu. Acıdan dolayı Asarok kılıcını bıraktı ve dizlerinin üstüne çöktü. "Hey yaşlı moruk, bu bir kılıç ya da silah düellosuydu silahını bırakan kaybetmiş sayılır. Kaybettin Asarok kazandı" Karlin arkadan bağırarak itaraz etmişti. Savaştan hiçbirşey anlamayan ama Karlin'in dediklerini duyan hild sevinçten havalara uçtu. "Tebrikler Asarok, çok iyisin Asarok kazandı Asarok kazandı" diyip zıplamaya devam etti. "Hey Asarok o hareketi nasıl yaptın inanılmazdı" dedi Saul Asarok'un yanına gelip elini uzattı. Yerde olan Asarok, Saul'un elini tutup ayağa kalktı. "Cidden ama, o hareketi talimlerde hiç yapmamıştın nasıl yaptın onu? Banada öğret hemen" dedi Karlin merakla. Asarok teredütteydi. "Ne yaptığımı bende bilmiyorum hepsi bir anda oldu bir ses duy-" "Ehh anlık öfkeden dolayı unuttum. Benim hatam, evet Asarok kazanmış sayılır lakin gerçek savaşta her an herşey olabilir bunu unutmayın" dedi üstünü silkeleyen Borgrin, Asarok'un sözünü keserek. Tamamen sakinleşmişti. baltasını bir iki defa çekip yerden çıkardı. Baltası toprağa girdiğinden bir tarafı pislenmişti. Amcaları Kendi kendine homurdanırken "Hadi hadi anladık. Gerçek savaş diyerek kendi hatanı kapatmaya çalışıyorsun" dedi Saul gülerek. "Madem öyle gerçek savaştada baltamız yere saplanır-" "KES SESİNİ ÇOCUK" Saul'un şakası yarıda kesilmişti. Amcası tekrar eski öfkesine bürünmüş olsada kahyada dahil hepsi sessiz bir şekilde ona bakınca tekrardan sakinleşti. Kahya Burnett kendisinden iki kat büyük olan siyah cübbesinin cebinden küçük bir defter ve kalem çıkarıp Borgrin'e verdi. "Yazmayı unutmayalım" dedi Kahya. Borgrin kafasını salladı ve yazmaya başladı. Küçük defteri Kahya Burnett, soru sorup aldığı cevapları kaydederkende kullanmıştı. Aldıkları kayıt sayesinde öğrencilerini daha kolay bir şekilde değerlendirebileceklerdi. Borgrin hızlıca bir kaç tane not yazdı. 4 kuzen yanyana durmuş, birbirlerine bakıyor sonrada önlerindeki iki amcalarının ne diyeceklerini bekliyorlardı. "Hımm şöylede yazarsak tamamdır, buyur abi" defteri kahya uzattı. Kahya defteri gene esrarengiz ceplerinden birine soktu ve huzursuz edici bir gülüş yaptı. "Kendini gizemli olduğunu düşünüyor lakin düz yolda zor yürüyor" diye düşündü Asarok. "Pekala eğer bir sorunuz yok-" "amca birşey soracağım" dedi Asarok. Amcasının sözünü kesmişti. Amcası kafasını sallayıp Asarok'a söz hakkı verdi. "Senin baltandan kaçarken bir ses duydum. Aynı bir farenin sesi gibiydi. Duyduğumda kalbimde birşeyler oldu ve beynim birşeyleri hatırlayıp kendi kendine uyguladı. bu neydi? Anlayamadım. Bir şey bana yardım mı etti?" Diye sordu Asarok. Yaşadığı şey çok garipti. Ruhunun derinliklerinin bir anda simsiyah olduğunu hissetmişti. Yada Asarok öyle olduğunu düşünüyordu. "Yani bir farenin sana yardım ettiğini düşünüyorsun" dedi Borgrin. Soruyu ciddiye almamış ve şakaya bağlamıştı. "Hayır kastettiğim o değil" dedi Asarok lakin amcası umursamayıp devam etti. "Görünüşe göre baya güçlü bir fareymiş" dedi ve kahkahasını patlattı. Onun gülüşüne Karlin,Saul,Hild hatta lanet olası moron kahyada katılmıştı. "Amcamın bu huyundan nefret ediyorum. Birgün güçlenince onu pis dövücem" diye düşündü Asarok. "Amca ciddiydim orda ne oldu? En azından benim o zaman ne yaptığımı söyle" dedi. Amcası sessizleşip diğerlerininde susmasını bekledi. Sessizlik sağlandığında Asarok'a döndü. "Şöyleki Asarok, ben bu zamandan beri savaşan onlarca erkek tanıdım. Savaştayken birçoğu değişir olduğu insandan çıkar. Farklı birine dönüşür bir anda, bazıları öfkelenir delirir, bazıları aşkını hatırlar, savaşma nedenini hatırlar ve düştüğü yerden tekrar ayağa kalkar." Asarok amcasının dediklerini hazmetmeye çalışıp birşeyler anlamaya çalışıyordu. "Bazıları varki dediklerimin tam tersi tereddüte kapılıp, korkuya sürüklenir. Savaşma sebebini unutup umutsuzluğa düşer. Anlayacağın üzere birçok şey olur savaşta." Asarok hala denilenleri tam anlamamıştı. "Peki ben amca? Ben ne yaptım" amcasının anlattıkları durumlardan herhangi birini yaşamamıştı, bundan emindi. "Sana gelince Asarok sen biraz farklı ve mantıksız hareket ettin." Asarok gene anlamamıştı. "Mantıksız mı?" Amcası kafasını salladı. "Şimdi şöyleki en başta her savaşçı hehangi bir hamle yapacağı zaman ciğerleini nefesle doldurur. Burdaki herkesin bu konuda hemfikir olduğuna eminiz değil mi?" Kuzenler kafalarıyla ve küçük mırıltılarla amcalarını onayladı. "İnsanlar korktuğunda yada umutsuzluğa kapıldıklarına bile hatta hareket edemez hale geldiklerinde bile refleks olarak nefeslerini tutarlar. İş Asarok'a gelince o hareketi yapmadan önce tüm nefesini veriyordu." Asarok amcasının dediğini garipsemişti. Lakin orda tam olarak yaptığını kendisi değil amcası gördüğü için ona inandı. "Neden yaptığımı bilmiyorum. Senin dediğin gibi refleksen yapanlar gibi bende bir anda yaptım, ama yaptığımın farkında değildim" amcası birazcık düşünüp sakalını sıvazladı. "Peki yaptığın hareket, eğer o hareketi cidden biliyorsan yaptığın şeyin tamamen şansa olduğunu biliyorsundur." Amcası haklıydı. Asarok okuduğu kitapta "kaçınma hareketini yaparken, hareketi ne kadar doğru yaparsanız ona orantıda risk olur. Yani diyeceğim odur ki eğer kumarda iyi değilseniz veya şansınızın kötü olduğunu düşünüyorsanız tekniğimi uygulamayın daha iyi" yazıyordu. Asarok amcasını doğrularcasına kafasını salladı. "Hareket tamamen şansa bağlı haklısın. Eğer o baltayı bilerek yada bilmeyerek 1-2 santim aşağı savursaydın muhtemelen hiç olmadığım kadar yakışıklı olacaktım" yaptığı şaka tüm grubu ikinci bir kahkahaya boğmuştu. Gülüşmeler azalınca Borgrin devam etti. "Neyseki yaptığımız düellolar tamamen gerçek değil bir talimdi. Hiçbiriniz yaralanmadan kolayca bitirdik sınavımızı şimdi ise değerlendirmelerimizi söyleyeceğiz" Kahya Burnett cebindeki not defterini tekrar çıkarıp açtı. "Hey bu arada demeyi unuttum ama bu defterde sizin tüm yıl boyunca yaptığınız veya yapmadığınız nerdeyse herşey yazıyor" dedi Kahya. Konuşurken bir yandan defterin tüm sayfalarını açıp göz gezdiriyordu. Amcalarının yaptığı şey Asarok'un hoşuna gitmişti. "Hey amca, eğer izin verirseniz deftere bakmak isterim" Asarok'un dediğine Saul'da katılmıştı. " Bende bakmak istiyorum. Kendi gelişimimi merak etmedim değil" kahya kafasını hayır anlamında salladı. "Üzgünüm çocuklar ama malesef defterde yazanların birçoğunu anlayamazsınız. Okuduğunuz şeyleri yanlış anlayıp sorun çıkartabilirsiniz bundan dolayı size defteri veremem" kahyanın dediklerine karşı Saul ağzının içinden birkaç şey mırıldandı. Kahya Saul'un dediklerini duymazdan gelerek defterden bir parça buldu ve okumaya başladı. "Diyar hakkında genel bilgi olarak puanlama (100 üzerinden)
Asarok: 90 puan (hala küçük eksikler var)
Hild: 60 puan (gelişebilir)
Saul: 50 puan (kötü)
Karlin: 38 puan (kuzeydeki hikayeleri bilmeseydi 0 puan) he birde son olarak ekleyeyim, bu puanlar size tüm yıl boyunca savaş talimlerinizden sonra veya boş olduğunuz vakitlerde gelip sorduğum birkaç küçük sorudan topladığım veriler." Puanlara karşı Hild, kendi halinde sevindi sonra Asarok'a döndü. "Tebrikler Asarok, çok iyisin" kız kardeşinden aldığı övgü Asarok'un hoşuna gitmişti. Kendini beğenmiş bir tavıra büründü. "Unutulmuş Diyarı avcumun içi gibi bilirim ben" Saulla Karlin, Asarok'un hareketlerine sinirlenmiş olacakki itiraz ettiler. "Asarok kopya çekmiş olmalı bu kadar yüksek puan alması imkansız" dedi Saul. Karlinde onu arkadan doğruluyordu. İkisi birkaç şey daha desede Kahya onları dinlemedi ve elini kaldırıp onları susturdu. "Dediğim gibi bu puanlar size anlık sorduğum birkaç sorudan ibaret, Asarok'un birkaç saniyelik zamanda nasıl kopya çekmesini umamabilirsiniz?" Dedi Burnett. "Ama genede bu kadar yüksek yapmazı hiç inanılır gibi değil. Asarok nasıl bu kadar bilgili olabilir?" Diye sordu Saul. Kahya cevap veremeden Asarok atladı. "Kitap okuyarak büyü yapmayı öğrendim" dediğine Borgrin başta olmak üzere hepsi gülmeye başladı. En son Saul bile gülüyordu. "Eskiden olsa dediğime sinirlenip beni dövmeye çalışırdı. Şimdi ise sadece gülüyor" diye düşündü Asarok. İçi ısınmıştı, kardeşiyle cidden gerçek bir kardeş olduğu için mutluydu. "Neyse devam ediyorum" Kahya Birkaç tane daha bilgi ve zeka anlamında yaptığı değerlendirmelerden okudu. Değerlendirmelerin hepsinde sıra nerdeyse aynıydı. Asarok yada Hild birinci oluyor, onların arkasından Saul, en sonuncu olanda hep Karlin oluyordu. Lakin Karlin'in ifadesindende pek umrundaymış gibi gözükmüyordu. Hatta sonuncu olduğu için kendinden gurur duyar bir hali vardı. Bilgi ve zeka değerlendirmeleri bitince not defteri Borgrin Blackrose'un eline geçti. Borgrin, defteri karışıtırıp istediği yeri bulamayınca tekrar Kahyaya verdi. Kahya istediği yeri gösterince Kahyanın elinden aldı. Büyük kardeşlerin yaşadığı bu küçük olay kuzenlerin komiğine gitmişti. Birbirlerine bakıp gülmemek için kendilerini zor tuttular. "Şimdi dürüst olacağım sizi doğru düzgün tüm silahlarda eğitemedim bu benim hatamdı. Yaptığımız tüm talimler neredeyse hepsi kılıç odaklıydı. Bundan dolayı sizi aynı kahya gibi çeşit çeşit yerlerden puanlamayacağım. Sadece size potansiyeliniz ve 1 yıldaki tüm gelişiminiz hakkında yorum yapacağım." "Güzel" diye düşündü Asarok. "Şu bana verilen lanet olası potansiyel işe yarıyormu göreceğiz en azından"
"İlk başta Hild, diğer 3 kuzeninin aksine büyücüsün. 1 yılda ciddi güzel bir ilerleme kaydettin. Sürekli gücünün sınırlarını zorladın. Seni tebrik ediyorum kızım. Eminim yaşın biraz daha ilerledikçe gerçek sınırların dahada ortaya çıkacak ve oralara kolayca ulaşabileceksin." Hild aldığı yorumdan memnun olduğu gösteren bir ifade yaptı. "Asarok" adını duyan çocuk tüm odağını amcasına verdi. "Koskoca 1 yılda fiziksel ve bilgi anlamında iyi bir gelişim sağladın. Özellikle genel bilgin kahya amcana yetişebilecek seviyede, lakin fiziksel anlamda pekte abartılacak bir gelişim sağlamadın. Kılıç kullanımın fazla vasat, lakin eskisine nazaran her türlü daha iyi. Potansiyel açısından o kadar büyük bir potansiyelin olduğunu göremiyorum." Asarok'un yüzü düşmüştü. "Madem hiçbir işe yaramıyor bu potansiyel bana neden verildi?" Kendisine sinirlenmişti. Hep birşeyleri becerememek ortalama kalmaktan nefret etmeye başlamıştı. Kendisini yumruklamak istedi lakin dışardan saçma ve komik gözükeceğini bildiği için kendini durdurdu. Borgrin devam etti. "Karlin, gelişimin Asarok'tan biraz daha iyiydi. Kılıç çalışıp bir yandanda balta talimleride yapman azminin ne kadar iyi olduğunu bana kanıtladı sayılır. Buz büyün konusunda ise güzel bir gelişim kat etmişsin lakin yetersiz. Ayaklarımı buzlaştırdığında sadece şaşırdığımdan duraksamıştım. Eğer o hareketi yapacağını bilseydim buzları hiç umursamadan direk kırardım. Bunu dememin sebebi buzların çok ince ve kırılgan olmasıydı. Büyü gücünü biraz daha arttırmalı ve buza hacim vermeyi öğrenmelisin. Yoksa bu gücün hiçbir işe yaramaz. Onun dışında silah ve savaşma konusunda fazlasıyla iyisin tebrikler" Karlin amcasının eleştirilerine biraz sinirlenmişti lakin belli etmedi. "Şimdi ise en çok geliştiğini gördüğüm kişi Saul, ilk başlarda doğru düzgün kılıç savuramazken şimdi Karlinle eşit belki daha iyi kılıç kullanmaya başladın. Aşık olmanın verdiği güçten olsa gerek büyük bir gelişim sağladın.
Kendine verilen özelliği mükemmel bir şekilde kullanıyorsun. Hem bir yandanda herşeye sinirlenen bir veletken, kendini olgunlaştırdın ve büyüdün. Seni her yönünden tebrik ediyorum Saul. Eminimki ilerde çok büyük ve başarılı bir lord olacaksın. Blackrose'un tanınır adamlarından biri olacaksın bundan eminim." Saul kendini beğenmiş Asarok taklidinden yaptı. "Ben kılıç kullanmayı avcumun içi gibi bilirim" yaptığı şaka herkesin gülmesine sebep oldu. Asarok'ta hafif sinirlenmiş ama belli etmemişti. "Borgrin'in dedikleri doğru sen her yönden çok geliştin Saul, tebrikler" dedi kahya. Saul amcasına kafasını sallayarak karşılık verdi. Tam o sırada Karlin'de elini uzattı. "Ne kadar söylemek beni tilt edicek olsada tebrikler Saul" Saul uzatılan eli sıkarak karşılık verdi ve gülümsedi. "Sen ben ve Asarok hepimiz başarılıyız kuzen. Ben sadece sizden bi tık fazla gelişmişim bunda abartılacak birşey yok emin olun. Sizin gelişiminiz benide mutlu eder." Karlin kuzenine gülümsedi. Sonra ikisi birden Asarok'a baktı. Asarok'ta güldü, "bu sefer yalan yok. Benim minik abiciğim haklı" dediğinin üzere hafif birkaç gülüşme yaşandı. "Neyse hadi bakalım eve dönüp hazırlanın bu akşamki yol uzun olacak" dedi Kahya aralarına girerek. Hepsi eve yola çıkmak için hazırlanmaya gitti. Asarok ve kuzenler kasabaya doğru giden patikadan yol aldı. Amcaları arkada durup bir iki şey konuşucaz diyip onları önden gönderdi. Asarok patikadan geçerken bir koku aldı. Keskin ve yoğun bir koku, güzel bir kokuydu lakin Asarok kokuyu kokladıkça kendini dahada kötü hissediyordu. "Bu kokuda ne lan böyle?" Dedi Saul etrafa bakınarak. "Koku fazla güzel ama içimi ürpertiyor" Hild kıyafetiyle burnunu ve ağzını kapattı. Asarok anlamıştı, "bu gül kokusu, saf gül" Karlin Asarok'a baktı. "O zaman neden koku kötü hissettiriyor?" Asarok soruya karşılık ellerini iki yana açarak beden diliyle "bilmiyorum" dedi. "Bence uzaklaşmalıyız biraz daha koklarsam hasta olacakmışım gibi hissediyorum" Saul konuşurken kalbini tutuyordu. "Bencede hiç uğraşmayalım sonra kahyaya sorarız" Karlin'in dediklerinin üzerine Hepsi tekrar yürümeye başladı lakin Asarok durdu. O görüyordu, kokunun geldiği yeri görüyordu. "Bir gülün kokusu, saf gül" ağaçların arasında güneş almayan karanlık bir bölge vardı. Orada birşeyler vardı, Asarok hissediyordu. Asarok tam oraya yüreyecekken "hey Asarok, Ne yapıyorsun? Yürüsene bak hazırlanamayacaksın" dedi Borgrin. Amcasını gören Asarok'un tüm dikkati dağıldı. Kafasını sallayarak karşılık verdi. "Hemen gidiyorum amca" diyip kardeşlerine ve kuzenine yetişmek için koşmaya başladı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

62okunma 16beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18