Anlarsın Ya kitap kapağı

34. bölüm / 32

XXX - Kendime Kurduğum Hayat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: XXX - Kendime Kurduğum Hayat

Otuz yaşımı düşündüğümde yüzümde nasıl bir ifade olacağını bilmiyorum.

Belki hâlâ bazı şeylere fazla takılan biri olacağım. Belki zamanla daha sakin, daha sabırlı birine dönüşeceğim. Belki geçmişte beni gecelerce düşündüren şeylerin bazılarına artık gülüp geçeceğim.

Ama bir şeyi bilmek istiyorum:

Pes etmemiş olayım.

Bir zamanlar bütün yolların kapandığını düşündüğüm günlerden sonra, kendi yolumu açmayı öğrenmiş olayım.

Başka bir şehirde, bahçesi olan güzel bir evde yaşadığımı hayal ediyorum. Evin dışına çıktığımda çiçeklerim, yetiştirdiğim sebzelerim, ilgilenmem gereken küçük şeyler olsun. Sabahları bahçeye çıkıp toprağa dokunayım. Bazen yalnızca bitkilerimi sulamak bile günün bana ait olduğunu hatırlatsın.

Belki bir köşede fotoğraf makinemi bırakırım.

Belki zamanla el sanatlarıyla uğraşmaya başlarım. Bir şeyler üretirim, ellerimle yaptığım şeyleri başkalarına gösteririm. Belki sevdiğim bir işi mesleğe dönüştürürüm, belki yalnızca kendim için yaparım.

Bunun ne olduğunun çok önemi yok.

Yeter ki hayatımın bütün amacı bir sonraki günü atlatmak olmasın.

Evde hayvanlarımız olsun istiyorum.

Bir köşede uyuyan bir kedi, bahçede dolaşan bir köpek… Belki sabahları beni erkenden uyandıran, bazen bütün düzenimi altüst eden küçük canlılar.

Ve belki sevdiğim adam.

Birlikte kurduğumuz hayatın içinde, birbirimizi değiştirmeye çalışmadan büyüyelim. Onun da kendisine ait hayalleri olsun, benim de. Bazen aynı yöne yürüyelim, bazen ayrı işlerle uğraşalım, akşam olduğunda yeniden aynı sofrada buluşalım.

Kendi paramı kazanıyor olayım.

Bir şey istediğimde günlerce hesap yapmak zorunda kalmadan alabilmek değil yalnızca… Kendi kararlarımın sonuçlarını üstlenebilmek, ihtiyaçlarımı karşılayabilmek, yarın ne olacağını bilmediğimde bile kendime bir çıkış yolu hazırlayabilmek.

Özgürlük benim için biraz da bu olsun.

Kendimi güvende hissetmek için bir başkasının kararına bağımlı olmamak.

Ailemden uzaklaşmak istiyorum.

Bunu söylerken içimde hâlâ çözülmemiş duygular olduğunu biliyorum. Bazı şeyleri geride bırakmak kolay olmayacak. Bazı günler suçluluk duyacağım, bazı günler özleyeceğim, bazı günler de neden daha önce yapmadığımı düşünüp kendime kızacağım belki.

Ama bir gün kendi hayatımı kurmuş olmanın, geçmişteki bütün bağları yok etmek anlamına gelmediğini anlayabilmek istiyorum.

Benim bir hayatım var.

Ve onu yaşamak için kimseden özür dilemek zorunda değilim.

Otuz yaşındaki kendime baktığımda saçlarımın upuzun, sağlıklı ve bakımlı olduğunu hayal ediyorum. Küçük bir ayrıntı belki. Ama bir zamanlar kendime ayırmayı unuttuğum zamanın şimdi bana geri döndüğünü hissettiren bir ayrıntı.

Aynaya baktığımda yalnızca nasıl göründüğümü değil, nasıl yaşadığımı da görmek istiyorum.

Yüzümdeki ifadeden, gözlerimin içinden, duruşumdan anlayayım.

Bu kadın çok şey yaşamış.

Ama yaşadıklarından ibaret kalmamış.

Bir zamanlar korktuğu şeylerle yüzleşmiş. Her şeyi bir anda çözemese bile kendisine yeni bir hayat kurmak için çabalamış. Bazen yorulmuş, bazen durmuş, bazen geriye dönüp bakmış ama kendisini bütünüyle terk etmemiş.

Ve en önemlisi, yaşamak için bir başkasının onu kurtarmasını beklememiş.

Bunu okuduğunda küçük hâlimin ne düşüneceğini bilmiyorum.

Belki şaşırırdı.

Belki uzun uzun bana bakardı.

Belki gözlerime dolan yaşları görünce benim de hâlâ bazı şeylere üzüldüğümü anlardı.

Ama umarım benimle gurur duyardı.

Umarım bir zamanlar kendisini yalnız hisseden o kız, büyüdüğünde kendisini korumayı öğrenmiş bir kadına dönüştüğünü görürdü.

Ona her şeyin mükemmel olduğunu söyleyemezdim.

Hayatın bütün yaraları iyileştirdiğini de…

Çünkü bazı yaralar kapanırken bile iz bırakır.

Ama ona şunu söylemek isterdim:

Bak.

Bir zamanlar hayal ettiğin o evin içindesin.

Kendi kararlarını veriyorsun.

İstediğin zaman dinlenebiliyorsun.

Sevdiğin insanlara sevgi gösterebiliyor, ama onların sevgisini kazanmak için kendini küçültmüyorsun.

Bazen korkuyorsun, ama korktuğun için hayatından vazgeçmiyorsun.

Ve artık her sabah uyandığında geçmişin sana ne yaptığını düşünerek başlamıyorsun güne.

Bazen çiçeklerini suluyorsun.

Bazen kahvaltı hazırlıyorsun.

Bazen sevdiğin adamla gülüyorsun.

Bazen yalnızca pencerenin önünde oturup dışarıyı seyrediyorsun.

Hayat dediğin şey, sonunda bu küçük anların toplamı oluyor.

Belki bir gün kendimle barışacağım.

Belki geçmişime baktığımda hâlâ öfkeleneceğim ama artık onun beni yönetmesine izin vermeyeceğim.

Belki bir gün, yaşadıklarımı anlatırken sesim titremeyecek.

Belki de titreyecek.

Ama artık sesimin titremesinden utanmayacağım.

Çünkü güçlü olmak, hiçbir şey hissetmemek değil.

Bazen insanın kendisine rağmen devam edebilmesi.

Bazen yardım isteyebilmesi.

Bazen de yıllardır taşıdığı yükü yere bırakıp, ilk kez boş elleriyle kendi hayatına dokunabilmesi.

Ben kendime böyle bir gelecek diliyorum.

Her şeyin kusursuz olduğu bir hayat değil.

Korkularımın, geçmişimin ya da hatalarımın olmadığı bir hayat da değil.

Kendime ait bir hayat.

İçinde huzurun, özgürlüğün, sevginin ve neşenin gerçekten yer bulabildiği bir hayat.

Ve bir gün bütün bunların ortasında durup geriye baktığımda, bugünkü hâlime kızmak istemiyorum.

Ona sarılmak istiyorum.

Çünkü bütün bunların başlangıcı, henüz nereden başlayacağını bilemeyen o kız olacak.

Belki ona söyleyeceğim cümle şudur:

“Pes etme. Devam et. Sabret. Bir gün her şeyin kolaylaşacağını vaat edemem ama bugün hayal ettiğin hayatı kurmak için kendine bir şans ver.”

Belki bir gün gerçekten o bahçede duracağım.

Elimde bir fincan çay, yüzümde hafif bir gülümseme…

Ve içimden geçireceğim:

Demek buraya kadar gelebildim.

O an geçmiş silinmiş olmayacak.

Ama artık bütün manzarayı da kaplamayacak.

Önümde çiçekler olacak.

Arkamda bir ev.

İçeride belki sevdiğim insanlar.

Ve önümde, hâlâ yaşanmamış bir sürü gün.

İlk kez o günleri düşünürken korkudan çok merak hissedeceğim.

Çünkü sonunda anlayacağım:

Benim hayatım, başıma gelenlerle başlamış olabilir.

Ama nasıl devam edeceğine yalnızca onlar karar vermek zorunda değil.

Bir zamanlar kendime ait bir hayatın hayalini kuruyordum.

Şimdi o hayatı kurmayı öğreniyorum.

Ve belki de bütün hikâyenin en önemli cümlesi budur:

Kendimi kurtarmak, geçmişimi değiştirmek değildi. Geleceğimi ona teslim etmemeyi öğrenmekti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…