19. bölüm · Anlarsın Ya
XV. Bir Gün Biri Kalırsa
İnsanlara güvenmekten korkuyorum.
Ama insanları sevmekten vazgeçmek istemiyorum.
Bu ikisi arasında yıllardır gidip geliyorum.
Bir yanım kapıları kilitliyor.
Diğer yanım pencereden dışarı bakıp birinin gelmesini bekliyor.
Ne kadar çelişkiliyim.
Bazen kendime bile yetişemiyorum.
Birini hayatıma aldığımda onun gidiş ihtimalini de beraberinde getiriyorum.
Daha elimi tutmadan, bırakacağı günü düşünüyorum.
Daha alışmadan, özleyeceğim günü.
Daha severken, kaybı.
Belki bu yüzden sevgiyi bile biraz korkuyla yaşıyorum.
Ama yine de istiyorum.
Birinin yanında kendimi saklamadan oturabilmek istiyorum.
Susunca neden sustuğumu sormasa bile, suskunluğumdan korkmayan biri olsun istiyorum.
Güldüğümde gülüşümü kısmaya çalışmayan.
Kırıldığımda beni suçlamak yerine ne olduğunu anlamaya çalışan.
Benimle aynı düşünmek zorunda olmayan.
Ama beni anlamaya çalışan.
Bana ait olmayan yaralarımı yüzüme vurmayan.
Beni değiştirmek yerine olduğum hâlimle tanımaya çalışan.
Belki bir gün biri kalır.
Bunu bilmiyorum.
Belki yine biri gelir ve gider.
Belki hayatıma giren herkesin bir süresi vardır.
Ama artık birinin kalmasını hayatımın şartı yapmayacağım.
Çünkü beni hayata bağlayan bir insan olmayacak.
Bunu kendime söz verdim.
Beni ben tutacağım.
İçimde hâlâ savaşan o küçük kız tutacak.
Sabahları gözlerini açan tarafım.
Bütün kırgınlıklara rağmen hâlâ güzel bir şey görebilen tarafım.
Bir ağaca bakıp birkaç saniyeliğine susabilen.
Bir şarkıyla içinden bir şeylerin kıpırdadığını hisseden.
Sevdiği insanın sesini duyunca istemsizce gülümseyen.
İşte o tarafım.
Onu kimseye teslim etmeyeceğim.
Çünkü bir gün herkes giderse, benimle kalması gereken kişi yine ben olacağım.
Belki de bütün mesele bu.
Hayatım boyunca birilerinin beni seçmesini bekledim.
Şimdi ilk defa ben kendimi seçiyorum.
Ve eğer bir gün biri gerçekten kalırsa…
O zaman onunla birlikte yürürüm.
Ama kendi yolumu bırakmadan.
Kendi evimi terk etmeden.
Kendi içimdeki ışığı söndürmeden.
Çünkü artık biliyorum:
Birini sevmek, kendine sırtını dönmek zorunda olmak değildir.
Ve belki hayatımın ilk gerçek sevgisi de bu olacak.
Kendime dönüp,
“Ben buradayım.”
diyebilmek.
