46. bölüm / 55
Zorba43.Bölüm-Kazanan Takım
Bölümler 55Şu an: 43.Bölüm-Kazanan Takım
- 1 1.-Bölüm-Yeni Dönem408 kelime
- 2 2. Bölüm-Düzenleme249 kelime
- 3 3. Bölüm- Olaylı Okul Çıkışı242 kelime
- 4 4. Bölüm-Bela Kaan401 kelime
- 5 5. Bölüm-Kurabiye226 kelime
- 6 6. Bölüm-Gece353 kelime
- 7 7. Bölüm-Olaylı Teneffüs209 kelime
- 8 8. Bölüm-Garip Davranışlar300 kelime
- 9 9. Bölüm-Müdür'ün Odası279 kelime
- 10 10. Bölüm-Görüşürüz197 kelime
- 11 11. Bölüm-Sakin201 kelime
- 12 12. Bölüm-Buluşma planı255 kelime
- 13 13. Bölüm-Eğlenmek447 kelime
- 14 14. Bölüm-Yemek231 kelime
- 15 15. Bölüm-Karamel244 kelime
- 16 16. Bölüm-Kavga351 kelime
- 17 17.bölüm-Ders arası606 kelime
- 18 18.Bölüm-Davranışlarda ki Farklılık329 kelime
- 19 19. Bölüm-Mesaj643 kelime
- 20 20.bölüm-Arama733 kelime
- 21 21.bölüm-Komik Çocuk421 kelime
- 22 22.bölüm-Günün konusu883 kelime
- 23 23.bölüm-Beklenen Hisler796 kelime
- 24 24.Bölüm-Beklenen Gün Geldi785 kelime
- 25 25. Bölüm-Evimde ki zorba221 kelime
- 26 26. Bölüm-Bir zorba ile baş başa490 kelime
- 27 27.Bölüm-Ne Bu His?274 kelime
- 28 28. Bölüm-Kısa Tartışmalar516 kelime
- 29 29.Bölüm-Patlamış Mısır626 kelime
- 30 30.Bölüm-Teşekkür354 kelime
- 31 31.Bölüm-Kaan'ın Mesajı553 kelime
- 32 32.bölüm-Mesajın Ardında633 kelime
- 33 33.Bölüm-Buluşma590 kelime
- 34 34.Bölüm-Kısa Uyarı521 kelime
- 35 35. Bölüm-Kaan Ve Tuhaflıkları778 kelime
- 36 36. Bölüm-Hisler332 kelime
- 37 37.Bölüm-Kendini Kaybetmek566 kelime
- 38 38.Bölüm-Özür Dilerim344 kelime
- 39 39.Bölüm-Bu Kız Kim?429 kelime
- 40 40.Bölüm-Yarışma151 kelime
- 41 41.Bölüm-Rakip285 kelime
- 42 42.Bölüm-Yarışma Devam Ediyor662 kelime
- 43 43.Bölüm-Kazanan Takım723 kelime · Okuduğun bölüm
- 44 44.Bölüm-Centilmen Mert801 kelime
- 45 45.Bölüm-Yarışma İptal893 kelime
- 46 46.Bölüm-Süpriz Misafir748 kelime
- 47 47.Bölüm-Karışık661 kelime
- 48 48. Bölüm-Şok531 kelime
- 49 49.Bölüm-Uyanış538 kelime
- 50 50.Bölüm-Seviyorum1.291 kelime
- 51 51.Bölüm-Acı Çekmek854 kelime
- 52 52.Bölüm-Kalp Ağrısı788 kelime
- 53 53. Bölüm-Ne Olur Uyan1.018 kelime
- 54 54.Bölüm-Nefret Ediyorum19 kelime
- 55 ÖNEMLİ DUYURU!55 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
✍️
Yan yana dizilmiş büyük kaplar vardı. Her birinin içerisinde kum bulunuyordu.
Kaan ilk kabın başına çömeldi.
Ellerini kuma daldırdı.
"Çabuk!"
Burak'ın sesi duyuldu.
Kaan kumları elleriyle karıştırıyordu.
Anahtarı bulması gerekiyordu.
Ben parkurun kenarına gelmiştim. Nefesimi düzene sokmaya çalışırken Kaan'ı izledim.
"Bulacak."
Mert de kendi bölümüne hazırlanıyordu.
Eylül bu sırada tamamen sudan çıkmıştı. Saçlarından su damlıyordu.
Mert ona yaklaştı.
"Gerçekten iyi misin?"
"Evet."
"Başın falan dönmüyor?"
"Hayır."
Eylül derin bir nefes aldı.
"O zaman sıra bende."
Mert başını salladı.
"Tamam."
Kaan ilk kaptan elini çıkardı.
Hiçbir şey yoktu.
İkinci kaba geçti.
Kumları daha hızlı karıştırmaya başladı.
Mert de bekliyordu.
Ben Kaan'a seslendim.
"İyice diplerine bak!"
"Biliyorum!"
Üçüncü kaba geçti.
Kumların içinde metal bir şeye dokundu.
Bir anda durdu.
"Bu mu?"
Elini kuma daha fazla gömdü.
Sonra çıkardı.
Anahtar değildi.
Kaan kısa bir nefes verdi.
"Hayır."
Müdürün yanındaki öğretmen süreyi takip ediyordu.
"Devam!"
Kaan dördüncü kaba geçti.
Bu sırada Mert'in sırası geldi.
Müdür düdüğü çaldı.
Mert koşmaya başladı.
Eylül kenarda ona bağırdı.
"Çabuk!"
Mert ilk bölümün başına geldi ve ilerlemeye başladı.
Kaan hâlâ anahtarı arıyordu.
Beşinci kaba geçti.
Kumları iki eliyle kenara doğru itti.
Bir saniye.
İki saniye.
Sonra gözleri büyüdü.
"BULDUM!"
Anahtarı havaya kaldırdı.
Herkes bağırmaya başladı.
"KAAN!"
Kaan ayağa kalktı.
Karşısında beş tane kutu vardı.
Her birinin üzerinde farklı bir kilit bulunuyordu.
Anahtarı elinde sıkıca tutarak koşmaya başladı.
Mert ise parkurun yarısını geçmişti.
Artık Kaan'a iyice yaklaşmıştı.
"Çabuk Kaan!"
Kaan ilk kutunun önüne geldi.
Anahtarı kilide soktu.
Olmadı.
"Hayır!"
İkinci kutuya koştu.
Anahtarı denedi.
Olmadı.
Üçüncü.
Olmadı.
Mert birkaç metre gerisindeydi.
"KAAN!"
Dördüncü kutuya geçti.
Anahtarı soktu.
Kilidi çevirdi.
ÇIT.
Açılmadı.
Kaan bir an dondu.
Beşinci kutuya baktı.
Mert artık neredeyse yanına gelmişti.
Kalabalığın sesi iyice yükseldi.
"Kaan!"
"Sonuncu!"
"ÇABUK!"
Kaan anahtarı son kilide soktu.
Çevirdi.
ÇIT.
Kilit açıldı.
Kaan kutunun kapağını kaldırdı.
Sonra hemen önündeki kırmızı butona koştu.
Mert de birkaç adım gerisindeydi.
Kaan elini uzattı.
BİP!
Düdük sesi duyuldu.
Yarış bitmişti.
Bir an herkes sustu.
Sonra alan alkış ve bağırışlarla doldu.
"KAZANDIK!"
Kaan ellerini başının üzerine kaldırdı.
Ben de ona doğru koştum.
"Başardık!"
Kaan gülerek başını salladı.
"Son anda buldum."
"Ben de kalbim duracak sandım."
Mert birkaç saniye sonra yanımıza geldi.
Nefes nefeseydi.
"Bir saniye daha olsa..."
Kaan gülerek ona baktı.
"Bir saniye yetti."
Mert ellerini dizlerine koydu.
"İkinci tur da sizin."
Eylül yanımıza geldi.
"Ben olsam o denge tahtalarından sonra çoktan pes ederdim."
Gülmeye başladım.
"Sen zaten suya düştün."
"Evet ama isteyerek değildi."
"Tabii."
Eylül bana hafifçe omuz attı.
"Dalga geçme."
Mert de gülüyordu.
"En azından ciddi bir şey olmadı."
Eylül başını salladı.
"Ben iyiyim."
Müdür elindeki mikrofonla yanımıza geldi.
"İkinci turu da birinci takım kazandı."
Alkışlar yükseldi.
Müdür birkaç saniye bekledi.
"Fakat üçüncü bir tur yapmayacağız. Bugünlük yarışmamız burada sona erdi."
Herkes bir anda rahatladı.
Müdür devam etti.
"Şimdi herkes şu taraftaki alanda biraz dinlensin. Daha sonra okula döneceğiz."
Öğrenciler yavaş yavaş alanın kenarındaki dinlenme bölümüne geçmeye başladılar.
Ben de bir banka oturdum.
Ayaklarımı uzatıp derin bir nefes aldım.
"Çok yoruldum."
Burak yanıma oturdu.
"Sen ilk turda da böyle demiştin."
"Çünkü gerçekten yoruldum."
"İki turda da yarıştın."
"Evet."
Kaan biraz ileride su içiyordu.
Mert ve Eylül de yanımızdaydı.
Bir süre hepimiz sessizce dinlendik.
Hava beklediğimizden daha soğuktu.
Özellikle Eylül'ün üstü hâlâ biraz ıslaktı.
Mert bunu fark etti.
Hiçbir şey söylemeden üzerindeki ceketi çıkardı ve Eylül'ün omuzlarına bıraktı.
"Eylül, bunu giy. Hava soğuk, üşüme."
Eylül şaşırarak ona baktı.
"Sen?"
"Ben iyiyim."
"Üşürsün."
"Koştum zaten."
Eylül ceketin önünü biraz kapattı.
"Teşekkür ederim."
Ben Burak'a baktım.
Burak da bana baktı.
İkimiz aynı anda sırıttık.
Mert bizi fark etti.
"Ne?"
"Hiç."
"Niye gülüyorsunuz?"
"Hiçbir şey."
Burak başını başka tarafa çevirdi ama gülmeye devam ediyordu.
Mert gözlerini kıstı.
"Sizi görüyorum."
"Biz de seni görüyoruz."
"Ne demek şimdi bu?"
Eylül araya girdi.
"Boş ver onları."
Mert başını salladı.
"Tamam."
Bir süre sonra Mert Eylül'ün yanına oturdu.
"Bu arada gerçekten iyi misin?"
"Evet."
"Suya düşünce bir an korktum."
Eylül gülümsedi.
"Ben de korktum."
"Ama sonra devam ettin."
"Adina da devam etti."
"Adina'nın dayanıklılığı farklı."
Burak hemen araya girdi.
"Kesinlikle."
Ben ona baktım.
"Abartma."
"Abartmıyorum."
Kaan da konuşmaya katıldı.
"İlk bölüm gerçekten zordu."
"O kadar mı?"
"Senin için belki kolaydı ama ben kenardan bile zor gördüm."
"Ben de zorlandım."
"Fark etmedim."
"Çünkü belli etmedim."
Kaan güldü.
"Olabilir."
Tam o sırada müdürün sesi duyuldu.
"Hadi çocuklar! Gidiyoruz!"
Herkes ayağa kalktı.
Çantalar toplandı.
Görevliler parkurun çevresindeki alanı boşaltırken biz de servislerin olduğu yere doğru ilerledik.
Otobüslere bindik.
~🪷~
Bölüm etkileşimi
